buna görede bu resim 1954 ile 1958 yılı arasırda çekilmiş peki bu konuda anlaştık mı Sevgili Akın
Alıntı:
Resimler gerçekten de tramvayların halen çalıştığı yılların sonlarına yaklaşırken alınmış. Yolladığınız o nefis ilk resmi, 1 saattir en ince ayrıntısına kadar incelemekteyim... İncelerken bir detay yakaladım: Karaköy Meydanı'ndaki Merzifonlu Mescidi (Karaköy Mescidi) halen yerinde durmakta... Bu yapı, 1958 yılında taşları teker teker numaralandırılarak Burgaz (veya Kınalı'ya) taşındı orada yeniden inşa edilmek üzere (Gerçi taşların çoğu kayboldu ve maalesef yapı inşa edilemeden yokoldu gitti). Yıl olarak =1958 veya <1958 diyebiliriz. Ayrıca Karaköy'deki "Haydarpaşa-Kadıköy" dubalı iskelesi, dubaları su aldığı için yan yatıyor ve derhal hizmet dışı bırakılıyor 1958'de. Bir ay sonra da tamamen yan yatıyor ve hemen Haliç'e çekiliyor. Vapurlar geçici iskeleden kalkış yapmaya başlıyorlar. Yerine inşa edilen yenisi ise; 16 Mart 1960'da denizyolundan kılavuzlarla çekilerek buraya getiriliyor ve sahile bağlanıyor (hatırlarsınız belki, 1980'lerin başlarına kadar hizmet veren yeşil renkli meşhur eski dubalı). Sonradan çekilerek Harem'e bağlandı ve yıllarca orada yattı. Resimde bu iskele görünmediğine göre (vapurlar geçici bir iskeleye, yaklaşık 45 derece eğimli bir tarzda bağlıyorlar dikkat ettiyseniz). Bu arada Karaköy Meydanı'nın tanzim işleri de tamamlanmış (Yani 1957 senesi geçmiş). Öyleyse foto 1958 başında (belki de ortalarında) çekilmiş.
Bu cami niye yıkıldı,hala anlamış değilim.Ziraat Bankası ile aynı hizada duruyor ve dışarı doğru çıkıntısı yok.
Maalesef, İstanbul'un tarihi eserlerinden birine yapılmış bir haksızlık, bir düşüncesizlikti... Kesinlikle yolu işgal etmediği gibi, yıkılıp taşındıktan sonra boşalan alanı da günümüze kadar hiçbir şekilde değerlendirilmedi.
Sevgili Erolcuğum bu soruya kimse cevap veremiyor Camiyi ben inanç adına ele almıyorum ibadetinizi nerede olsa yaparsınız Cami bir sanat eseri emsali yok yıkılırkan her taşı numaralanmış Kınalıadaya monte edilecek diye taşından bile haber yok birtanesinden bile . Sevgili Akıncığım Haydarpaşa-Kadıköy ilk yüzer iskelesinin açılış tarihini sen 16 Mart 1960 ben ise iddali değilim ama 19 Mart 1960 olarak biliyorum araşıtıracağım demiştirm. araştırdım Denizcilik Bankası T.A.O 'nın 1960 yılı bilancosunun 8. sayfasını taradım seninle ve diğer wowturkeycilerle paylaşmak için
Ali Ağabey'ciğim... Bu bilgi için teşekkür ederim. Derhal, elimdeki kronolojinin üzerinde değişiklik yaparak, 16 rakamını 19 şeklinde değiştirdim... Bu arada, ben de resimle ilgili kesin bir sonuca ulaştım.
Neyse ki, sonunda benim ısrarlarım ve baskı-zulüm karışımı mesajlarım neticesinde, bizim Fatih'e bu resmin olduğu sayfayı buldurtabildim...
Herhalde 60'ların ilk yarısında, muhtemelen 1962'nin bir sonbahar ikindisi vakti, saat 16-17 civarları...
Akın KURTOĞLU
1961-1962 seneleri arasında, TUSLOG bünyesinde görev yapan Amerikalı askerlerin fotoğraf makinalarıyla çekilmiş albümde çıktı bu resim...
Detaylı gözlemler ve hiç akla hayale gelmeyecek ayrıntılardan yola çıkarak, doğru tarihi yakalamak, emin olun ki çok kolay ve bir şekilde muhakkak kesin sonuca varılabilmekte... (İnanın ki, bugüne kadar sitede yaptığım detaylı tarih bulma çalışmalarında kesinlikle uyduruk bir bilgi yapıştırmadım... Birçok veriyi, icabında saatlerce gözlemleyerek, bunların arasındaki ilişkilerden yola çıkarak, kesin tarih aralığını, [kimi zaman ay yanılmasıyla, kimi zaman ise sadece gün yanılmasıyla] buldum ) Bu yaşlı ve aksi denetçiye, hiç olmazsa arada bir olsun güvenin!...
2 sayfa dolu dolu fotoğraflarla kıyaslayarak,sizlere heyecan katkmak tarihini bilsemde,söylemeden sizlerin tatlı atışmalarını izlemek güzel keyif verdi. Tarihi verseydim galiba,bu konunun heyecanı kaçacaktı gibi ... Ali Bozoğlu Oflu'nun oyununa gelmiş olablirmi ?
Ben Kayseriliyim sen Oflusun teslim oldum sana kutsal toprağın çocuğu Ziya Gökalp bir sözü var yanlış hatırlamıyorsam düzeltin insanlar çarpıştıkca fikirler kabaklar çarpıştıkça çekirdekler çıkar demiş güzel bir tartışmaydı zaten bu siteninde amaçlarından biri tartışmak değilmi ? tartışarak doğruyu bulmak değilmi ? Sena teşekkür ediyorum sevgili Fatih bu tartışma ortamını açtığın için Simon'un gönderdiği Paşabahçe gemisinde devval cam tabir edilen bir cam var bu hızla dönüyor su tutmadığı için de fırtınada rahat görüş sağlıyor. Bu camın orjinal olmadığını Simon belirtmiş çok doğru çünkü bu cam Fenerbahçe gemisinin ikizi Dolmabahçe Gemisinin camları Dolmabahçe Kadro dışı bırakılıp satılırken sökülmüş ve paşabahçe gemisine takılmış bak sevgili Fatihciğim açtığın bir tartışmada bir gerçeği daha öğrendik tekrar teşekkür ediyorum görüşmek üzere
Ben paşabahçenin kaptan köşkü camlarının bu fotoğrafta görüldüğü şeklini hatırlamıyorum.21 seneden beri heryaz çınarcığa onunla gidip geldim ama tabiki vapurlara ilgi duyup bilgili bir şekilde takip edebilmeye başladığım yıllar 92-93 yıllarıdır
71 Halas'ın son durumu. İstinye koyunda bağlı iken... Görüntüsü eski naif tadını vermemekle birlikte, hala ayakta olması sanki biraz da yaşadığı tecrübelerden edindiği dirence bağlı...
(+)
(+)
İstanbulda yaşayan her kesimdeki insan için çok şey ifade ederdi adalar o tarihlerde,günler öncesinden her türlü hazırlığı yapılmış olan ADAlar macerası burda başlardı eskiden {5ve6 numaralı iskeleler}
Sabahın erken saatlerinden itibaren hızla artan kalabalık ve şamata,bambaşka bir hale sokardı iskeleyi
gelenler hemen giriverirlerdi havaya,sanki adadaymışlarcasına.Her gurupta birbaşka şenlik,Davul,Zurna_
Darbuka,Tef_Gitar,Saz_Kaşık,Kaval Türlüler,şarkılar,horonlar,danslar.Kararlı olurdu insanlar eğlenmeye.
Gemiler yolcu alırken,biryandanda Zuhurat bir gemi hazır bulunduruldu hemen[Kalabalığı taşıyabilmek için
Kaldırılan ilave gemi] iskelede,öğleden sonraya kadar önü alınamazdı kalabalığın,6_7 Zuhurat olurdu yani.
O zamanlar Karton biletler vardı.Genelde Gidiş_Dönüş alınırdı biletler,ne olur ne olmaz hani ! Her gemide bir kaç kontrol memuruda olurdu vede birde LÜX mevki bileti bile kesip sonrada bilet kontrolü yaparlardı,ciddi ciddi.Gemide yer bulmak o kadar önemli değildi.Herkez merdivenlere,yerlere oturuverirdi
Gelmek bilmezdi o kalkış saati bir türlü..Ve nihayet duyulurdu memurun düdüğü ve üç uzunda Gemiden..
(+)
Şayet tarifesinde KADIKÖYü varsa geminin buradan binerdi yolcular vapura.Bu gün yeni Kadıköy iskelesinin olduğu yerdeydi {Kadıköy araba vapuru İsk} Gömülürdü iyicene gemi suya..binince korkardı insan çaktırmadan.Gemi İnciburnunu dönüpte çevirdimiydi rotasını Kınalıya İstanbuldan kopmuş hissederdi insan kendini,sanki adalar İstanbul değilmişcesine,püfür püfür eserdi hava eğlenirdi insanlar.
(+)
Her adanın müdavimleri vardır.Kınalı denize girme imkanlarının bol olduğu adalardandı o zamanlar,bu yüzden çok insanın tercihi olurdu kınalı,hele DİOJENin mezarının yanındaki patikadan adanın arkasına sarktımı seni beklerdi çokgüzel bir deniz ve kumsal.Bilen gidebilirdi tabii.
(+)
Sevimsiz görünmesine rağmen Güzel bir adadır BURGAZ.Sevenleri bilirdi nerye gideceğini,nerde girebileceğini denize.Sakin bir piknik için idealdi burgaz,KALPAZAN KAYA da daima korurdu popülerliğini
bilenleri için,alışkanlık yapardı meret ada,mutlu olurlardı insanlar orada..
Burgazdan kalkınca gemi,muhakkak birince KAŞIKADASI muhabbeti olurdu insanlar arasında,adanın mülkiyeti ile ilgili,şöyle bir alıcı gözüyle bakardı insan bir kezde Kaşıkadasına..
(+)
HEYBELİADAdada çok insan inerdi,okadar inene rağmen gemide kalanların kalabalığı şaşırtırdı herkezi ulan nekadar dolu gelmişiz meğer!! üç adadır yolcular iniyor geminin kalabalığına bak..
İnenler derhal dağılırdı adaya. Onları beklerdi Değirmen,Çam limanı ve Güzel bir gün..
(+)
Heybeliada,Büyükada arası yaklaşık 15 dakika sürer.Gemi iskelenin alnına yanaşır yanaşmaz,daha sürme iskeler bile verilmeden başlar insanlar kendilerini iskeleye atmaya,anonsların biri biri ardına ikazına rağmen,kapıda toplanır ozamanlar biletler,kavga gürültü,itiş kakış.Zor iş kalabalıkla uğraşmak
Gemiden inen salonda alır soluğu,Dönüş tarifesine bakıp onagöre hareket etmek için ama yolcu salonuna
girebilmek bir meseledir kalabalıktan,hani derlerya İğne atsan yere düşmez harbiden.Büyükada iskelesidir
burası neyapıcan?
Genelde herkez yapmıştır planını,gidiceği yeri bilir.Yörükali plajı motorları vızır vızır yolcu taşır,doludur Dilburnu,lunapark civarı,Nakibey plajı,Kumsal.Bilenler hemen tutar denizin yolunu,bilmeyenlerde öğreniverir hemen..Güzeldir Büyükada,misgibi kokar at sidikleri ilginçtir insanın içi açılır kokladıkça.
Adanın yerlisi tırmanır AYAYORGİye,kaçar hafta sonları bu çılgın kalabalıktan,piknikçilere ağır gelir tırmanmak Allahın Dağına,oysa süper bir manzara vardır tepede,püfür püfürdür,mangal yapar insanlar rakı yudumlarlar,bazende tercihleri Papazın şarabından yana olur,bu özel şarabın içimi hafif kafasıda iyidir.bilen için mükemmel bir sığınaktır AyaYorgi tepesi..
Büyükada iskelesinin dönüş kalabalığı gecenin geç saatlerine kadar devam eder hafta sonları,birkeşmekeştirki sormayın. Saat 18 00 _ 19 00 gibiydi..
Bostancıdan dönmeye karar verdim bu pazar,öyle geçlere kalmadan hani.
İskelenin pasajından zorla geçebildikten sonra şok..İskelenin üstü daha birbeter
İskelenin heybeli tarafında iki gemi bağlı,üst üstte.Dıştaki yolcu alıyor,anonstan anlaşıldığı kadarıyla
[İskelemizin yan tarafında yolcu almakta bulunan ikinci gemi İNCİBURNU gemisi saat 19 hareketle Tekmil adalar,Sirkeciye gider..
Kartal tarafındaki gemi herhalde Zuhurat için bekletiliyor.Bardıraj ağzında bir gemici insanların gemiye binmelerini önlemeye çalışıyor,sorulardan fırttırmış bir halde,Şöyle bir gezip gelen arkadaşları nöbetçiye takılmadan edemiyorlar [HA Bu Cemi Kaçta Kalkaği] Aslında devamlı anons edilmesine rağmen yinede soruyorlar [ İhsan Kalmaz,Yolcu Almaz...İhsan Kalmaz,Yolcu Almaz] Sormadanda olucak gibi gözükmüyor
İskelenin enbaşına kadar gitmekte fayda var,kapıya kadar gidiyorum.
İskelenin baştarafı hesapta denetim altında! Memurlar,çimacılar,Hammallar,İnzibatlar,Polis ve Bekçi ve tabiiki bağzı kurnazlar. Anlıyacağınız bir ben eksiğim..
Bostancı tarafından gelen gemi baştarafa yanaşıyor.Anonstan anlaşıldıdı kadarıyla Sedefadasına gidecek
Memurlar yerlerini alıyorlar,4 memur bilet toplayacak,arkalarında elinde torbayla bekleyen tombalacı gibi beşincisininde görevi {TAHSİL} Biletsiz gelenlere cezalı bilet kesecek,Gelen yolcular kalabalıktan şaşkın aheste aheste çıkıyorlar. Koca koca çocuklarına bilet almamış birkadın cazgırlığıyla işi yırtıyor ve çekip gidiyor,Memurun cebelleşmeye niyeti yok gibi.
Adamın elinde koca bir kafes güzelce gazeteye sarmış,karısıyla birlikte biletlerini verip hızla uzaklaşmak istiyor ama nafile.Kalabalıktan imkansız..Memur soruyor_Kafeste tavşanmı var? Adam gülerek..Yok be memur efendi.Küçük bi saka Be kuzum.. Memur_Olsun efendim bütün canlı hayvanlar bilete taabidir,Lütfen cezalı olarakı ödeyiniz..TAHSİL.{Cezalı bilet kesecek olana.sesleniyor} EVVet..
Yolcu..Tahsin bey kardeşim,cezasız olamazmı be kuzum..Mağlesef bey efendi biletlerimiz öyle..
Adam karısına dönüyor ve kızarak ve bağırarak...Söyledim sana be kuzum..Satalim bu kusu be satalimde Kurtulalim..Karısı..Ben sana bilet al dedim Hiç Konuşup durma..
Yolcular çıkııyor,bir anons daha ,kapı açılıyor,o saatte sedefe yolcu olmaz ama Sedefadalı 5_10yolcu Kasıla kasıla aheste aheste gemiye biniyor ve gemi iskeleden tam saatinde ayrılıyor...
Birazdan bir anons daha İskelemizin Baş tarafına yanaşacak olan ÜLEV isimli gemi Heybeliada ve Bostancıya gidecektir...O tarihlerde yani 1975 1980 gibi falan Suvat ve Ülev Kalabalık günlerde çok işe yarıyordu ve bayağıda hızlıydılar..
Nihayet itiş kakış gemiye bine biliyorum,doğru en arkaya,babayı kapıp ters oturup ayaklarımı dışarı uzatıyorum,artık geminin içi beni ilgilendirmiyor ama..
Hala susmak bilmeyen Darbuka ve Tef seslerine eklenen Gün boyu alınan alkolün etkisiylede iyicene detone olmuş şarkı sesleride eklenince..İnsan hesapta eğlenmeye devam eden bu saygısızların kafasını kırmamak için kendini zor tutuyor..Ya sabır az kaldı
(+)
Bostancı iskelesine yanaşan gemi Salkım saçak,Yine aynı görüntüler,sürme İskeleleri bekleyen yok,Anons etsen ne olur etmesen ne olur.Ölümüne hucum..Böyleyiz...Beceremiyoruz nedense...
Ohbe Nihayet Kazasız Belasız,Vukuatsız ana karaya ayak basabildim..Şimdi doğru EFES e..
Soğuk bir Bira,birazda çerez nasıl gider ama..Siyah Beyaz Benim Gibi Biraz..Tabiki geçti O YAZ...
En son Suat Oğuz tarafından Pzr 10 Arl 2006, 05:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi