Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
İstanbul Şehirhatları Vapurları - Nostalji ve Hatıralar
« önceki   123 ... 111213 ... 153154155   sonraki »

ANA SAYFA -> ULAŞIM
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 12
osman_k
13 yıl önce - Prş 07 Tem 2005, 16:07
Şirket-i Hayriye'den İDO'ya


Şirket-i Hayriye
Boğazdaki yolcu nakliyâtı için yurdumuzda kurulan ilk anonim şirket.
Eskiden Boğaziçinin iki yakasında yolcu taşıma birbirinden güzel kayıklarla yapılırdı. Osmanlı oymacılık sanatının ince örnekleriyle süslü piyâde, pazar kayığı, iki çifte, üç çifte vs. adları taşıyan kayıkların ilk ve sonbaharda müşterileri çok olurdu. Gemiler sefere konunca zamanla kayıklar önemini kaybetti.

Şirket-i Hayriye 1850 yılında sermâyesi, her biri üçer bin kuruş olan 2000 hisse senediyle kuruldu. Sultan Abdülmecid Hanın emriyle devlet ileri gelenleri, nâzırlar, zenginler ve halk bu hisse senetlerini satın aldılar. Vâlide Sultanın 50, Abdülmecid Hanın 100 hisse aldığı, eserlerde kayıtlıdır. Kuruluşu bittikten sonra altı yıl süreyle Antuvan Kalaycıyan ve Agop Bilezikçiyan adındaki iki tüccara ihâle edildi. Fakat bu süre tamamlanmadan 1854’te mukâvele feshedilerek şirket adına çalıştırılmaya başlandı.

İngiltere’deki Robert White fabrikasına ısmarlanan altı vapur 1853 yılında geldi ve seferlere başladı. Bu vapurların tahmini mâliyetleri sekiz bin altın civârındaydı. Yeni vapurlara; Rumeli, Trakya, Göksu, Beylerbeyi, Tophane, Beşiktaş adları verildi. Halkın bu vapurlara rağbeti neticesinde 1858 yılında İstinye, Mîrgûn, Anadolu, 1859 yılında Kandilli, Beykoz, Sudaver adı konan vapurlar satın alınarak hizmete kondu. Altmış beygir gücünde olan vapurların elektrik ve kaloriferi yoktu. Kamaralarda soba yakılarak ısıtılırdı.

Şirket-i Hayriye vapurlarında öğrenci, memur ve siviller için ayrı ücret târifeleri uygulanıyordu. Yedi yaşından küçük çocuklardan ücret alınmazdı. 1860 yılındaki Şirket-i Hayriye yolcu târifesine göre İstanbul’dan Kandilli’ye hizmetçisiyle gidecek bir şahsın aylık ödeyeceği ücret 250 kuruştu. Uzak iskeleler için böyle iki kişinin ödediği aylık ücret ise 300 kuruştu.

Şirket, 1868’de İngiltere’den getirttiği bir arabalı vapurla Kabataş-Üsküdar arasında seferlere başladı. Çalışma sahasını gün geçtikçe genişleten Şirket-i Hayriye, İzmit’ten sonra 1904’te Tekirdağ’a da vapur işletmeye başladı. Cumhûriyet kurulduktan sonra da faaliyetine devam eden şirket, 19 Haziran 1944’te, üyelerini olağanüstü bir toplantıya çağırdı. Bu toplantıdan sonra, şirketin Ulaştırma Bakanlığına devri kararlaştırıldı. Alınan karar gereğince, 12 Mayıs 1944 târihinden îtibâren Ulaştırma Bakanlığına devredildi. Böylece 94 yıllık bir geçmişi olan Şirket-i Hayriye, fiilen 1 Temmuz 1944’ten îtibâren Deniz Yolları İdâresine geçmiş oluyordu. Bu gemiler, uzun zaman deniz yollarında kullanıldıktan sonra, daha modernleriyle değiştirildi.

kaynak: www.dallog.com


mordehay kohen

13 yıl önce - Cum 08 Tem 2005, 23:05

ümit bey T.D.I logosu idareyi mahsusa zamaninda degil seyru sefain zamanindan başlar
sultan ıı abdülhamit saltanatı başladıgı zaman devlet şirketinin ismi idareyi aziziyeden (sultan abullaziz isminden kaynaklaniyor) idareyi mahsusa dönüştürdü bilmiyenler için
sultan ıı abdulhamitin saltanatı 1876- 1909 dur yani logo keşfedilmeden. evvel affınızı
buyururum

DAMARLARIMDAKI KAN KIRMIZIDIR BU KIRMIZILIK CIFT CAPA VE AY YILDIZ
T.D.I LOGONDAN KAYNAKLANIYOR


umit1
13 yıl önce - Cmt 09 Tem 2005, 00:45

Mordehay bey haklisiniz ama ben Mahsusa ile Seyri sefain arasinda bir ayirim yapmaya gerek varmi diye dusunuyorum.



mordehay kohen

13 yıl önce - Cmt 09 Tem 2005, 04:28

ben ayırım yapmıyorum ama hangi devirde hangi isim kullanıldığını belirtim

Akın Kurtoğlu

13 yıl önce - Pts 18 Tem 2005, 22:17

"Suvak" vapuru hakkında elimdeki (maalesef) kısıtlı bilgiler şunlar:

1905 İskoçya yapımı, 145 grostonluk. 1905'de inşa edilmiş ve 53 yıl Türkiye'de hizmet verdikten sonra 1958'de kadro dışı bırakılmış. 1943'de İstanbul'dan İzmit'e gönderilmiş...

18 Şubat 1943'de seferlerine uzun süre ara verilen "İzmit Körfez Hattı" yeniden hizmete açılınca, bu hatta "Suvak" vapuru tahsis edilmiş.

1958'den sonra ise vapurun ne olduğu konusunda bir bilgim yok... "Üsküdar Faciası" 1 Mart 1958'de oldu. 2 Nisan 1958'de ise yolcu talebinin sıfıra vurması yüzünden ve gelen tepkiler sonucunda; "İzmit Körfez Hattı" tamamen kaldırıldı (İleriki yıllarda yeniden açıldı). Dolayısıyla "Suvak" vapuru da böylece bu hattaki hizmetini tamamlamış oldu.

(NOT: Yukarıda vermiş olduğum bilgiler, Sevgili Ali Melih Bey'in verdiği bilgilerle paralel olsa da, detaylarda birtakım farklılıklar var. Verdiğim bilgilerin kaynağını şu dakika itibarıyla bulamadım. Yalnızca bu vapurla ilgili notları, 1980 yılında, Şehirhatları arşiv dosyalarımın birine tek bir sayfa olarak iliştirmişim. İtalya/İskoçya ve 1905/1906 farklarını bulabilirsek, kesin sonuca ulaşacağımıza eminim...)

Akın KURTOĞLU


Mustafa Erdinç
13 yıl önce - Pts 18 Tem 2005, 22:18

Eski İstanbul manzaraları ile ilgili aşağıdaki siteyi ziyaret ediniz. Fotoğraf yönünden burası bir eski İSTANBUL Hazinesi.. Fotoğrafçı Charles W. CUSHMAN'ın çekmiş olduğu fotoğraflar A.B.D. Indiana Universitesi'nin arşivlerinde internetçilere sunulmuş. Kaçırmayın derim.

http://webapp1.dlib.indiana.edu/cushman/index.jsp


Saygı ve Sevgiler sunarım



Alexandros

13 yıl önce - Pts 18 Tem 2005, 23:00

Selam arkadaslarim..............
Sevgili Elektron, al sana bizden bir hediye, umit ederim Suvak'la ruyanda guzel bir seyahat yaparsin, Bogazicinde ve Adalarda.

Hoscakalin.................



(+)


Kaynak: T.D.I.A.S. Gen. Mud. Dunden bugune gemilerimiz.


Ali Melih Atafırat

13 yıl önce - Sal 19 Tem 2005, 00:16

Resim için çok teşekkür ederiz alexandros Bey.
Gemi kaptan kulesinin önde olması ile Haliç vapurlarını andırıyor. Geminin inşa yeri olarak Akın Bey'in verdiği bilgiler de doğru olabilir. Ben bu gemi hakkında yukarıda belirtiğim kitaptan başka bir bilgiye ulaşamadım.

Selamlar

Ali Melih Atafırat


Mustafa Erdinç
13 yıl önce - Sal 19 Tem 2005, 15:23

Sevgili Alexandros,

"Bizde bir adet var" derken, KESİNLİKLE mecazi bir anlamda söylemedim.

Bana göre; "BEN TÜRKİYELİYİM. ORADA DÜNYAYA GELDİM - BÜYÜDÜM-YAŞADIM-KENDİMİ BU ŞEKİLDE HİSSEDİYORUM" diyene kim ne diyebilir ki ???

Bunun en belirgin kanıtı, bu forumda bir araya gelip, medeni birer dost ve arkadaş olarak, görüşmemiz değil mi ????

İçin rahat olsun, başka anlamlarda hiç düşünme derim.

Saygı ve Sevgilerimle


Alexandros

13 yıl önce - Sal 19 Tem 2005, 19:34

Sevgili Elektron.............

Saka yaptim, bilirsin insanlar bazi guzel seyleri tekrar duyduklari zaman mutlu oluyorlar.

Dedik ya damardaki kan, su olmaz. Ben Istanbullu dogdum, gurbete olmama ragmen Istanbullu gibi yasiyor ve Istanbullu gibi dusunuyorum ve emin olun Istanbullu gibi bu diyardan goc edecegim. Bu sitenin eskileri bilir, oldugum zaman yakilacagim ve kulum, Istanbulumun dort bir tarafina sepilecek.

Hadi Hoscakalin

Simdi bu aksamustu vaktinde, bir kenarda oturup, bu guzelim Istanbulumu, seyretmek ne guzel olurdu. Ama olsun sizler varsiniz, hasretimi boyle gideriyorum



sayfa 12
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
« önceki   123 ... 111213 ... 153154155   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM