Herhangi bir yanlış anlama olması korkusuyla bir saptama yapmak istiyorum:
Sarıyer Kavaklar Poyrazköy hattında bir motor İDO tarafından çalıştırıyor. Yalnız bu hat özel bir motor hattı değil, sadece bu motor Avrasya Dentur'dan kiralanmış.
İskelelerde yine eskisi gibi jeton satışını İDO yapıyor, özel motora kiralama ücreti ödeniyor.
Pendik Adalar hattı artık yok ancak İDO Deniz otobüsleri tarifesinde Kartal - Büyükada - Heybeliada - Bostancı hattı var.
Yalnız bu hatta da deniz otobüsleri adına Turyol motoru çalışıyor.
İstanbul Belediyesi'nin akıl ve mantık almaz projelerinden biri de vapurları peyderpey kaldırıp yerine çelikten deniz otobüsleri koymak. Mine Kırıkkanat Radikal'de soruyor:
"Acaba İstanbul'un 'Dubai'ci belediyesi, güzelim Boğaz vapurlarının ana hatlarını koruyan yeni vapurlar yerine, Kuzey Deniz fiyortlarının otobüslerini ithal edecek kadar akıllıyken.. Londra'daki iki katlı otobüslerin, yüzyıllık taksilerin nuhu nebiden kalma dizaynını koruyan aptal mıdır?
Boğaz'da, Marmara'da deniz otobüsleri "ilericilik" de, Venedik'te hâlâ ve bu zamanda gondol kullanmak gericilik midir? Niye Venedik kanallarında gondol yerine jetskiyle gezilmemektedir? Neden 'vaporetto'larını hâlâ deniz otobüsleriyle değiştirmez şu İtalyanlar?
Onların belediye başkanları mı zekâsızdır, yoksa bizim belediye topbaşları mı zevksiz?
Bizde Müzecilik mantığı pek gelişmediği için, maalesef elimizdeki değerleri hoyratça yok ediyoruz... Her konuda böyleyiz. Sadece taşıtlar konusunda değil... Şirket-i Hayriye vapurlarının en güzel örnekleri daha 1987'lere kadar elimizde mevcuttu ve aktif olarak da çalışmaktaydılar. Bunlar 1-2 sene içinde birdenbire alınan bir kararla yokedildiler, kaybolup gittiler. Bunların içinden hiç değilse 2-3 adedi ayrılabilirdi kenara. Ortalama yaşları; 70-75'di ki bu rakam oldukça yüksek bir değer... Müzelik olmaları için yeterli...
İngiltere, İtalya vs... bu türden eski ulaşım araçlarını korumayı çok iyi biliyor... Biz ise (herhalde elimizdeki eskilerden (!) utandığımızdan olsa gerek) bir an önce elimizden çıkarmaya çalışıyoruz bunları.
Bu lâkayt tavrın tek bir açıklaması olabilir sadece: "Sonradan görme yeni zengin psikolojisi!..." (Sonradan görme de değiliz ama, nedense onlar gibi davranmakta ısrar ediyoruz. Aklım almıyor bir türlü...)
Gokhan Bey ,bu bahsetiginiz seyler,sadece Turkiyede veya Istanbulda degil .batinin tuketim kaliplarini kopya etmeye calisip ,onun dusunce ve uretim kaliplarini "es" gecmis butun ulkelerde gorulur.
Bati ronesans ile once dusunce sistemini degistirmis,bu dusunce sistemindeki degisiklik bilim,kesifler ve teknoloji alanindaki yenilikleri dogurmustur (Bu yeniliklerin hepsinin iyi mi kotumu oldugu bugun yeniden tartismaya acilmistir batida !) bu yeniklerin getirdigi gelir artisi ve urunlerin ucuzlamasi ise bugunki bati tuketim toplumunu ortaya cikarmistir.
Bizde ise Batida basarilmis hersey tersinden yapilmaya calisilmistir ve de calisilmaktadir,yani batinin tuketim kaliplarini kopya edip batili olunabilecegi dusunulmekte,tabii boylelikle batili falan olunmuyor ancak ucuncu dunyali olunabiliyor ustune ustluk batinin tuketim kaliplarini kopya edelim derken kendi ozgun degerlerini,ki bircogu bati tuketim toplumu degerlerinin ustunde degerlerdir,kaybedip bir koksuz ,ruhsuz,butun baglarindan kopmus her egitim seviyesinde bir lumpenproleterya kalabaligi yaratilmistir,bu kalabaligin alt kesimi kapkacilikla falan bati standartlarina erisebileceklerini zannetmekte ,daha parali kesimi ise kilifina uydurup plazalar ,residence ler filan dikerek batili standartlara erisebileceklerini dusunmektedirler.
İstanbul’a ‘Yandan Çarklı’ 2 nostaljik gemi geliyor…
Devralınan vapurların bir önceki jenerasyonu olan yandan çarklı gemilerden 2 tane edinmek için çalışma yaptıklarını da belirten Mimar Topbaş, “Bu gemiler daha önce olduğu gibi Haliç'te, Boğaz'da nostalji turları yapacak ve bizi biraz daha 1900'lü yılların başlarına götürecek” diye konuştu.
Haliç Tersanesi’nde teknik bakım ve restorasyon gören Şehit Sami Akbulut gemisini gezen Mimar Topbaş, burada gazetecilere deniz ulaşımıyla ilgili hedef ve projelerini açıkladı.
Şehir hatlarına ait mevcut gemilerin şehir ulaşımından kaldırılacağı yolundaki haberlerin gerçeği yansıtmadığını ifade eden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, şöyle konuştu; “Şu anda mevcut gemiler kesinlikle kalıyor. Dışarıda oturmak, bu zevki tatmak isteyenler zaten tadacaklar. 50 sene daha bu hizmeti alırlar. Bunlar jilet olmayacak. Bana bunu 'kaldırın' deseler, zorlasalar dahi dahi kaldırmam.
Bunların gitmesi mümkün değil. Bu mevcut gemilerin manevra kabiliyetini, yanaşma imkanlarını, süratini artırabilirsek, buna dizayn olarak devam edeceğiz. Ama eğer bu mümkün olmadığı takdirde yine İstanbul'a özgün, yine dışı açık, dışarıyı izleme imkanı veren gemiler almayı düşünüyoruz. İstanbul'da yüzde 10 deniz ulaşımına ulaşmak istiyorsanız bu kaçınılmaz. Daha süratli ve manevra kabiliyeti yüksek gemilere ihtiyaç var. Sürat arttıkça da dışarıda oturma imkanı azalıyor. Ama daha hızlı ve çabuk ulaşım için bu gerekli.”
Yeni gemilerin dizaynı için çalışmalar yapıldığını, özellikle üniversiteden hocaların mimari, estetik ve İstanbul'un siluetine uygun tasarımların yanı sıra yeni iskeleler üzerinde de çalışmalar yaptıklarını anlatan Başkan Topbaş, bunların yıl sonuna kadar tamamlanacağını kaydetti. Topbaş, ayrıca mevcut hatlardaki yolcu kapasitelerinin ölçülerek yeni hatların belirlenmesi çalışmalarının sürdüğünü ve bu verilere göre kaç tane gemi alınacağına karar verileceğini söyledi.
Şehir Hatları’ndan devralınan vapurlarda yolcu kapasitesi yüzde 20 arttı…
Kadir Topbaş, Şehir Hatları İşletmesi'nin, İstanbul Deniz Otobüsleri Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye (İDO) devredilmesinin ardından yolcu kapasitesinde yüzde 20'lik bir artış meydana geldiğini belirterek, “Bu müthiş bir rakam. Bu, güven ve kalitenin yansımasıdır. Gemiler ile iskelelerde yaptığımız yenileme ve modernizasyon çalışmalarının bir sonucudur'” dedi.
Haliç Tersanesi ‘Yaşayan bir Müze’, vapurlar engellilere uygun olacak…
Mevcut 32 vapurun bakım onarım çalışmalarının Haliç Tersanesi'nde yapılacağını belirten Kadir Topbaş, onlar için de 30 trilyon liralık bütçe ayrıldığını kaydetti. Başkan Topbaş, Haliç Tersanesi'nin bir taraftan tersane işlevini görürken, bir taraftan da ‘Yaşayan bir Müze’ olacağını ve buna yönelik çalışmaların devam ettiğini belirtti. Topbaş, ilk defa engellilerin bu gemilere bireysel olarak rahatlıkla binebilecekleri düzenlemeler yaptıklarını ve modernize edilen vapurların en üst katının vatandaşlara açılacağını açıkladı.
Ulaşımda entegrasyon ve tek bilet sistemine geçilecek….
İstanbul'un ulaşımının tek otoritede toplanması yönünde adımlar atıldığını belirten Başkan Kadir Topbaş, deniz ulaşımını lastikli ve raylı sisteme entegre etme çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Topbaş, bir sonraki hedeflerinin ise deniz, kara ve raylı sistem arasında bilet entegrasyonunu sağlamak olduğunu, buna ilişkin teknik incelemelerde bulunmak üzere Ağustos ayında Seul'e gideceklerini bildirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı, “Böylece İstanbullular daha hızlı, kaliteli, konforlu ve ucuz ulaşım hizmetinden yararlanacaklar” dedi.
Büyükşehir, çürümeye terk edilen vapurları yaşatıyor…
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin şirketlerinden İDO, Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nden devralınan gemiler ile iskelelerde modernizasyon çalışmaları başlattı. Bu kapsamda yıllardır çürümeye terk edilen Şehit Sami Akbulut gibi gemiler de yenilenerek yaşatılıyor. Yaklaşık 3 aydır yenileme çalışmalarının sürdüğü Şehit Sami Akbulut Vapuru’nunda incelemelerde bulunan Başkan Kadir Topbaş, “İki yıldır atıl kalmış bir gemiyi daha gemiyi yaşatıyoruz. Vapura yeni koltukların yanı sıra klima da takılacak. Bunun gibi 31 gemi daha modernize edilecek. Bunların her biri için yaklaşık 1 trilyon lira (1 milyon YTL) masraf yapacağız. Bazı medya kuruluşlarında yer aldığı gibi eğer niyetimiz tarihi gemileri yok etmek olsaydı, hurdaya çıkmış bu gemileri yaşatır mıydık” şeklinde konuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile TDİ arasında imzalanan devir protokolü ile Büyükşehir TDİ’den 59 Boğaz gemisi, 47 yolcu gemisi, 15 feribot, 22 hizmet gemisi ve Haliç Tersanesi ile 698 personel devraldı. İDO; Üsküdar, Beşiktaş, Karaköy, Eminönü’ndeki Boğaz, Kadıköy ve Üsküdar iskelelerinin bakın, onarım ve rehabilitasyonu tamamladı. İskeleler temiz ve konforlu hale getirildi. Yolcu geçiş turnikelerininin 200’ü yenilendi. Yaklaşık bir yıldır atıl duran Necati Gürkaya Gemisi, tamamen onarılarak sefere kondu. Ayrıca, tarihi vapurların onarımı için 30 milyon YTL bütçe ayrıldı.
İnternette İBB sitesinde yayınlanan bu haberin ilk paragrafına göre, Haliç'de 2 adet yandan çarklı vapur çalıştırılacağı yazılmakta... Bizi 1900'lü yılların başına götürecek... Aman Allah'ım, bu ne kadar enteresan bir haber!... Şu anda eminim hepimiz yerimizde duramamakta ve zıp-zıp zıplamaktayız!...
Siz daha yakınlarda 30'dan fazla kömürlü ve herşeyden önemlisi orijinal Şirket-i Hayriye vapurunu elden çıkartıp jilet olmalarına izin verin, hoyrat ellerde parçalanmasına göz yumun, sonra da 105 sene önceki (ve artık hiç kimsenin hatırlayamadığı, daha doğrusu hiç görmediği) yandan çarklı gemilerin kopyalarını yaptırıp, bunları Haliç'de çalıştırma projesi yapın...
Hani nerede; "Halâs", "Altınkum", "Ülev", "Suvat", "Küçüksu", "Sarıyer", "Güzelhisar",
"Boğaziçi-66", "Burgaz", "Kalender"..... ve hatta "Dolmabahçe" ... ?
Hepsini kirli bir çamaşır gibi bir kenara fırlatan, onları yok bahasına sağa-sola iki kuruşa satan, bunların parçalanmalarına, şekilden şekile girmelerine göz yuman da bizler değil miyiz? Elimizdeki hatıralardan birer tane bile orijinal kenara ayırmayıp, sonra da kimbilir nerelerde, gerçekle hiç alâkası olmayan lunapark oyuncaklarından bozma 2 adet yandan çarklı gemi inşa ettirip, bunları nostaljiymiş gibi 800 metrelik göstermelik bir güzergâhta işletmeye çalışmak hiç de mantıklı gelmiyor bana... (Moda'da eski gerçek ahşap Kadıköy-Moda tramvay vagonları yerine, 1960 model Alman malı metal tramvayları nostalji adına çalıştırmak gibi)
Bana kalırsa, bu yanlışa hiç girmesinler. Hazırlatılacak o eski-yeni model çarklılar, pazarlarda satılan sahte Lacoste, Adidas marka eşyalarla aynı mantık çerçevesinde yer alacaklardır.
İllâki nostalji uğruna birşey yapmak istiyorlarsa, son kalanlardan, yüzer gazino olarak kullanılan ve şekli oldukça değişen eski Şirket-i Hayriye gemilerinden hiç değilse bir tane bulup bunu geri alarak bunun üzerinde çalışmaları ve bu eski vapuru olabildiğince orijinal haline geri döndürmeleri çok çok daha mantıklı ve tutarlı olacaktır. Ne de olsa, o emektar vapurun ruhu, tahtalarının arasında, kazan dairesinin kenarında-köşesinde, merdivenlerinde, çımasında hâlâ saklı...
İllâki nostalji uğruna birşey yapmak istiyorlarsa, son kalanlardan, yüzer gazino olarak kullanılan ve şekli oldukça değişen eski Şirket-i Hayriye gemilerinden hiç değilse bir tane bulup bunu geri alarak bunun üzerinde çalışmaları ve bu eski vapuru olabildiğince orijinal haline geri döndürmeleri çok çok daha mantıklı ve tutarlı olacaktır. Ne de olsa, o emektar vapurun ruhu, tahtalarının arasında, kazan dairesinin kenarında-köşesinde, merdivenlerinde, çımasında hâlâ saklı...
Akin bey sizin yazdiklariniza ve dusunce tarziniza aynen katiliyorum, ama bizlere kulak verceklerini pek sanmiyorum.
Akin Bey ustadimiz,sapka cikarttiracak mesajlar yaziyorsunuz dogrusunu soylemek gerekirse.
Nostalji sayet yasayan insanlarla bir baglanti kurabiliyorsa yasayabilir,Bugun iskocyada eski buharli ve yandan carkli gemiler turistik seferler yapmaktadir,Almanyada 1905 yapimi buharli gemi calismaktadir (1905 yapimi Insirah nerededir bugun?),Kultursuzlugu ile alay ettigimiz ABD de ise sadece vapurlar degil vapurlari ile birlikte bazi "tarihi liman" lar korunmustur.
Neden bu ulkelerde koruma vardirda bizde yoktur?
Cunki o ulkelerde korunan varliklar simdiki nesillerin babalari ile ,dedeleri ile baglantilarini saglayan bir aractir,yani bir nevi aile yadigaridir,babalari,dedeleri onlari insa etmis,onlarla gezmis aci tatli anilari olmus kendileri de onlarin anilarini dinleye dinleye buyumuslerdir.
Bizim "Istanbullularin" kac tanesinin babasi,dedesi Halasla Emirgandan Kandilliye gecmis,Bogazici ile Eminonuden Beykoza gelmis ,Burgazla Kadikoyden Burgaza gitmistir?
Birakiniz "Istanbullulari" bir yana ,acaba Istanbul icin karar verme konumunda olan yetkililerin kac tanesinin babasi ,dedesi korumalarini istedigimiz vapurlarlarla ,tramvaylarla tanismistir?
Yani bircok Istanbul "yetkilisi" icin Istanbul vapurlari ile Glasgow,Kiel veya Mystic Port vapurlari aynidir,zira babalari veya dedeleri ne Glasgow,ne Kiel,nede Mystic Port ve nede Istanbul vapurlarini bilirler,vapur dediginiz bir demir yiginidir (Kosk dediginizde bir tahta parcasi yigini,Istanbul dediginizde denize nazir arsa) Istanbulda kalmamissa bir baska yerden bulunur getirilir,istediginiz vapur degilmi iste size vapur,daha ne istiyorsunuz?
akın abi bende katılıyorum yazdıklarına ve sonuna kadarda destekliyorum... nostalji eskiyi restore edip kullanmaktır.... yeni yapıp eski süsü vermek değildir..... bu yüzden artıp herkes eski anılara özlem duyuyor...