akın abi harika geyikler türetmişsin son mesajında bayıldım valla
valla renk olarak kırmızı beyaz iyi ancak çok kir belli ediyor yerine ne renk yapılmalı dan çok benim önerim her otbüs bir sanatçıya okula falan verilmeli baştan aşağı özgün biçimde boyanmalı! iett olduğunu belli etmek için de hepsinin ortasından kalın tek renk bir çizgi geçirilebilir... böylece istanbul denildiğinde insanın aklında dünyanın ;(belki de) hiç bir yerinde olmayan özgün desenli ulaşım araçları canlanacak! belki londranın iki katlı otobüslerinin forsunu sona erdiren bir uygulama olur bu da... insanlar sırf bu otobüsleri yakından görmek bunlara binmek için gelecekler belki de istanbula...
doğalgazlıyı yeşil yapmak falan gerçekten saçmalık, madem daha az kirletiyor ve daha ucuz bir yakıt yap ozaman kardeşim hepsini doğalgazlı! alla allaaa...
bu arada söylemeden geçemeyeceğim mavi halk otobüsleri google earth te harika gözüküyorlar şeker gibiler ama uydudan güzel gözüküyormuş diye inşallah iett beni duyup hepsini mavi yapmaya kalkmaz sonraki ilk icraatında
Otobüsler kir gösteriyorsa bence renk değiştireceklerine günde bir iki defa yıkasınlar, iş bitti. O kadar zor mu? En iyisi, mümkün olduğu kadar kapalı bir sistemle yıkanmalı otobüsler, ki su sarfiyatı boşa olmasın. Su ve yağ arıtması da gerek tabiî, ama garajlara yapmalı böyle bir şey. Hele İstanbul'da. Ve bir şey daha, otobüsle de pek ilgisi olmasa ... kirle ilgisi var: açık alanları yeşillendirmek lâzım. İşte o zaman pislik ve toz havaya kalkmaz. Çamurluk bölgeler tabiîki kir yapar. Artık caddeleri de suyla yıkamanın faydası olacağını vs. anlatmak boşadır herhalde, ama buralarda cadde ve sokaklar (ve kaldırımlar bile bazen) hep temizleniyor, "elektrikli süpürgeleniyor" ve yıkanıyor. Medeniyet bence bu. Sadece antika şehir - metro istasyonu kavgası sürmek değil.
Hay, Akın, mesajını şimdi okudum, vay amma da güldürdün beni!
Unuttuğun bir renk: siyah otobüs. Ama herhalde bundan kaçınırlar. Ama şöyle güzelce Osmanbey'de Eminönü'ne bir otobüse bindikten sonra açık pencerelerde gazlana gazlana (dişraıdan, içimden değil ...) miğde bulantısı geçirdiğimde hep aklıma bu renk gelirdi ...
Ama şaka bir yana, şu rengin bir yabancı için bayağı fonksiyonu (ve karıştırıcı olası) var. Benim bayan ilk haftada bayağı zorlandı, acaba şu gelen otobüs şimdi niye şöyle ve şöyle bir renktir diye. Clifford Geertz'in Thick description kitâbını bugün bitirdim de emik ve etik görüş açıları hakkında biraz şu konumuz aklıma geldi (içten ve dıştan bakış ve anlayış) ... şimdi "bizim" için dediğin geçerli, ama dünyanın milleti bir sistemde sistem (!) ararsa? İşte o zaman Belediye Otobüsü bir lâf değil, bir kurum, müessese olmuş olur.
Üf, amma da felsefî olduk ...
Bir de kurallara aykırı üye isimlerimizi kullanıp hitab ediyoruz, inşaallah kötü puan almayız
BMC’nin 2023 planları hazır
İZMİR- İETT,135 yıllık geçmişi ile Türkiye’nin ulaşım tarihinin en büyük tanığı. BMC de yüzde 100 yerli sermayesi ile özellikle ticari araçta ülkemizin geldiği noktaya taşımada önemli yapı taşı olma özelliği gösteren bir kurum. Bir anlamda otomotiv sektörün dinamosu olma özelliğini koruyan en büyük kuruluşlarından biri. İETT heyeti böylesine önemli bir işlev gören BMC’nin Bornova’da ki fabrikasını ziyaret ederek incelemelerde bulundu.
Alıntı:
BMC’nin 2023 planları hazır
İZMİR- İETT,135 yıllık geçmişi ile Türkiye’nin ulaşım tarihinin en büyük tanığı. BMC de yüzde 100 yerli sermayesi ile özellikle ticari araçta ülkemizin geldiği noktaya taşımada önemli yapı taşı olma özelliği gösteren bir kurum. Bir anlamda otomotiv sektörün dinamosu olma özelliğini koruyan en büyük kuruluşlarından biri. İETT heyeti böylesine önemli bir işlev gören BMC’nin Bornova’da ki fabrikasını ziyaret ederek incelemelerde bulundu.
İlginç bir haber gerçekten... İETT BMC Flörtünün arkasından sakın Ağustos ayında yapılan 500 adet otobüs kiralanması işi çıkmasın?
Hatırlarsanız BMC 450 Adet Citaro'nun alınması işinde ihalenin iptali için yürütmenin durdurulması kararını çıkartıp bizi bu yaz sıcağında klimasız eski otobüslere mahkum etmişti... Sonuçta ne oldu. KOcaman bi hiç. İmal edildiği halde teslim edilemeyen 100 kadar otobüs Mercedes Hoşdere garajında toz toprak içerisinde yatıyor...
Ticari olarak haklı oldukları yanlar olabilir. Zira beher otobüs için ortalama fiyat Eur 220.000 idi ve çok pahalı idi....
Ayrıca şunu da ilave edeyim BMC son zamanlarda dersine iyi çalıştı... Güzel modeller ve Avrupai çizgiler oluşturdu.
12 Eylül 2005 tarihinden itibaren, İETT "KIŞ SEZONU" uygulamasına başladı. Seferdeki İETT otobüs adedi 224 (%11.1) artışla; 2016'dan 2240'a yükseltildi. Ayrıca seferler daha yoğun hale getirildi.
Plakasız dolaşan 1221 İETT otobüsü mahkeme kararıyla trafikten men edildi
İstanbullu iki minibüsçünün başvurusunu değerlendiren 3'üncü İdare Mahkemesi plakasız otobüslerin trafiğe çıkmasının suç olduğuna karar verdi. Karar, Yargıtay 8'inci Dairesi tarafından da onaylandı. Karar uyarınca 1992-93 yıllarında alınan 1221 otobüsün seferden kaldırılması gerekiyor.
1992'den beri plakasız halde trafikte dolaşan 1221 adet İETT otobüsü trafikten men edildi. Sebebi ise, geçen yıl minibüs şoförleri İbrahim Gülsoy ve Ömer Çakır'ın plakasız İETT otobüslerinin trafikte dolaşmasının suç teşkil ettiği iddiasıyla mahkemeye yaptığı başvuru.
Davacı avukatı Yusuf Ayık'ın "Plakasız ve fenni muayeneleri yapılmayan araçların trafiğe çıkması yasaktır. Teknik olarak yetersiz olan araçlar can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmaktadır. Hukuka aykırı olarak trafikte dolaşan plakasız otobüslerin trafikten men edilmesini talep ediyoruz" talebini yerinde bulan İstanbul 3'üncü İdare Mahkemesi araçların trafiğe çıkmaması gerektiğine karar verdi.
Davalı İETT Genel Müdürlüğü avukatı Süleyman Bayer "1221 adet otobüs 1992-1993 arasında fiili ithalatı yapıldı. Ancak gümrük ve katma değer vergileri ödenmediğinden gümrüklendirme işlemleri yapılamadı. Bu araçların bir anda trafikten çekilmesi üstün kamu yararına aykırıdır. Kamu yararı gereğince plakasız araçların çalışması zorunludur. Bu nedenle haksız davanın reddini talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Ancak karar minibüsçülerin istediği şekilde çıktı.
Karar üzerine İETT Genel Müdürlüğü Danıştay'a başvurarak yürütmenin durdurulmasını telep etti. Dilekçeyi inceleyen Danıştay 8. Dairesi, temyiz edilen kararın yürütülmesinin durdurulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından reddine karar verdi. Davacı avukatı Ayık, mahkeme kararına rağmen plakasız İETT otobüslerinin trafikte yolcu taşıdığını belirterek "İETT Genel Müdürlüğü, mahkeme ve Danıştay kararını hiçe saymaktadır. Mahkeme açacağız. Ayrıca, mahkeme kararını Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'ne ileterek plakasız otobüsleri bağlatacağız. Aksi taktirde icra yoluyla otobüsleri trafikten men ettireceğiz" dedi.
Şimdi bu iki minübüscü arkadaşlar , Türkiyede yaşıyor ve damarlarında asil Türk kanı var ! Öylemi ? Şüpheliyim. Bir kamu kuruluşu kamuya yani bizlere hizmet ediyor , yapılan hizmet kalitesi düşmeden , ne kadar ucuza maledilirse ;Karşılığı o kadar ucuz olur.
Seneler 92 - 93 'ü gösterdiğinde bu iki minübüscü neredeymiş ? aradan 12-13 sene geçmiş ! Bu kadar komik duruma düşmenin tek bir anlamlı izahı olur. Eğer AB 'ye girersek minübüscü diye bişey kalmayacak Bu arkadaşlarda rafa kaldırılacak !
Her ne kadar kanunlar uygulanmadan bu araçların trafiğe çıkarılması kanunen doğru değilsede , yüce Türk milletinin menfaatine olduğu için trafikden men edilmemesinden yanayım.
Ya arkadaşlar hepsi espiriydi , şimdi aklıma geldi bu araçlar mercedes değildi eski olanlardan ıkarus - man falan heralde 13 senelik araçlar zaten tedavülden kaldırılacak ya ! sadece kasaları yenilenenler var " Bu otobüs sizin için yenilendi" diye yazanlar onların sayısıda azdır zaten.
Valla bunun üstüne bir şeyler ekleyerek yorum yapmak mümkün değil. Konu çok net. Yılların sorunu..
Hatırlatmak gerekirse; Zamanında Bedrettin DALAN'ın karşısında süpriz bir şekilde 1989 yerel seçimlerini kazanan Nurettin SÖZEN'e müşkülat çıkartmak için elinden geleni yapmıştı merkezi hükümet...
Aynı parti otobüsler olmasına rağmen Ankara'nın ikarusları 1990 ve 1991, 92 ve 93 modeldir. Halbuki İstanbul'un otobüsleri az sayıdaki 1990 ve 1991 dışındakiler haricinde (ki onlar peşin para ödenerek satın alınan ve KDV ve Gümrük vergileri ödendiği için plakaları da vardır 25 adet solo ve 100 küsür adet körüklü) 1992 1993 ve 94 modeldir.
Her ne kadar Ankara ve İstanbul belediyeleri aynı tarihlerde alım için harekete geçmişlerse de; İstanbul Belediyesi Hazine garantisi alamadığı için Ziraat Bankası'ndan alacağı teminat mektubu ile bu otobüsleri getirtmeye kalkmıştı Macaristandan. Ama orada da olmadık politik oyunlar dönmüştü. Bu yüzden de yukarıda vurgulamaya çalıştığım gecikmeler yaşanmıştı. Otobüsler geldikten sonra da merkezi hükümetin sıkıştırmaları devam etti. uzunca süre gümrükten çekilemediler. Araya Erdal İnönü ve Hikmet Çetin girdi diye not almışım... Yıllar geçti otobüsler sefere verildi, bir Allahın kulu da çözüm aramadı...
Plaka olmayınca bu otobüsleri herkez kapı numaralarından tanır oldu. eskiden sayısal ve ardışık numaralandırılmıştı bu otobüsler.... Orda da bazı hatalar vardı iki tane 2205 numara vardı mesela... ikişer tane de 40XX numaralardan.... bir kaza olduğunu düşünsenize.... siz bana palakasız 4011 numaralı solo ikarus çarptı diyosunuz.. halbuki aynı numara kadıköyde Yugo ikarusta da var...
Şimdi işin tarihçesini ve ihmalleri bir kenara bırakacak olursak... Eminim ki bir yöntem bulunarak sorun çözülecektir. Belki de yüksek emisyon değerleri ile çevre düşmanı ilan edilen bu otobüslerden de kurtulmak için vesile olur....
Ya da başlı başına bu olay minübüsçülere yada ÖHO'lara pastadan daha büyük bir pay vermek için çıkartılmış bir komplo olmasın...
Bu haberleri iyi mi bulayım, kötü mü, güleyim mi, bilmiyorum yani ...
Aslında ... plâkasız dolaşan vasıtaların mahkeme tarafından çekilmesi doğru ve iyi. Bunun Türkiye'de olacagı medenî. AMMMAAA ... İETT kamu işi, özel mi yoksa devlet mi? Yani bazen özel kuralları olmuyor mu?
Almanya'dan bir misal: eskiden (!) Posta "Alman Federe Posta" dieye devlete aitti, bütün plâkaları BP (yoksa DP miyidi?!) ile başlıyordu be normal X(xx)-(xx) 1234 cinsinden değildi. Bu vasıtalar için trâfik kuralları tam geçerli değildi. Meselâ: durulmayacak yerde durmak müsadeliydi, tek yöne aksi yönden girmek müsadeliydi. Tabiî saate 30'luk bölgede 50 yapmak müsadeli değildi (bunu polis, itfaiye, zelzele/sel yardım vasıtası ve cankurtaran yapar ...). Şimdi artık bu "şirket" özelleştirilerek "Alman Postası" oldu ve normal şehir plâkası kullanıyor. Böylece bütün eskiden yapabildiklerini yapamıyor artık. Manyak aslında, ama öyle, kamu mamu yok.
Halka ihanet etmek için böyle bir komplo (evet) yapmak mümkün. Ama o zaman da mahkemenin bu işe kamuya göre (!) bir çözüm bulması lâzım bence.
İETT de gitsin şimdi artık plâka taksın ... zaten İETT yıkılacak gibi. Ben bu özelleştirmeler TAMAMEN karşıyım!!!