Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Kazandibi
14 yıl önce - Sal 31 May 2005, 18:07
Olimpik Rezalet ve Rezalette Israr


Bence Şampiyonlar Ligi Finali'nde "dünyaya rezil olmanın" eşiğinden döndük.

Ve bu konuda Liverpool ile Milan'a teşekkür borçluyuz, zira son derece keyifli bir maç oldu ve rezaletin "üstü örtüldü".

Ama ya maç "sıkıcı" olsaydı?...

O zaman dünya basını tüm dikkatini "rezalet" üzerinde yoğunlaştırırdı.

Ama ne yazık ki bazı şeyler gözden kaçmadı:

http://observer.guardian.co.uk/sport/story/0,6903 ...27,00.html

A lorry load of sand was dumped at one end earlier in the day and all down the sides of the street, right next to the tables where supporters are drinking and in some cases dancing, are loose piles of fist-size cobblestones. Had any or all of these ended up through shop windows, or raining down on the heads of rival fans, Istanbul would have been described as poorly prepared, an accident waiting to happen, just like Brussels. The bricks stay untouched. It is not circumstances that cause problems, it is the way supporters behave.

The real road to Istanbul - to the Atatürk Olympic Stadium, that is - is so new that the white lines were still being painted on the morning of the match and in their haste to complete the project the contractors have also managed to coat litter, rubble and parts of the grassy verge in white. There is nothing wrong with the Atatürk Stadium, or the new roads leading to it, except for their location miles out of the city, nowhere near a railway line or any other sign of civilisation.

Istanbul's new showpiece is already unloved and unwanted, so much so that Fenerbahçe fans have given it the thumbs-down after two seasons of playing there and Turkey players have refused to play a World Cup tie against Greece - their biggest game in qualifying - at the Atatürk next month.

There is a limited market for journalists' hard-luck stories, so the following examples will be brief. We had to go to the stadium twice on the same day, first to get accredited, then to the match. In the process we managed to abandon three taxis. The first, in the morning, actually abandoned us. The driver expressed his frustration with successive police roadblocks so forcibly that he got himself arrested; he was hauled out of his cab and fined. Even though we had been in his cab for almost an hour, we were miles from the ground and although we were lucky enough to hail a second taxi in an unpromising location, our problems were far from over.

After taking us to the stadium, our new driver tried several ways of returning to Istanbul, only to be defeated on each occasion by blocked roads or dead ends. He was eventually reduced to stopping to ask one of the few locals for directions to the road to Istanbul. The poor man had been a cabbie for 10 years and had never encountered anything like the venue for the 2005 Champions League final.

After that experience it was clear that the evening journey, with about 80,000 others going the same way, would be, as the taxi driver put it 'catastroph, catastroph'. Our first cab of the evening could not even get out of a gridlocked city centre and although the second managed to break out of the business district, the journey to the stadium was a painful two-hour crawl that eventually came to a grinding halt with the Atatürk a couple of miles distant. Uefa certainly know how to pick a venue.

One hour before kick-off the scene immediately around the stadium resembled something from a science fiction film. In mounting darkness, a queue of vehicles - mostly taxis and buses - disgorged their passengers as they stuttered, bumper to bumper, along the length of the two main approach roads to the stadium. Their passengers climbed out and walked - some as far as five miles - along verges or across fields of baked mud to the stadium, shining like a recently landed spaceship in the distance.

All those whose journeys involved overland travel from Bulgaria or £500 taxi rides from Turkey's holiday destinations deserved better than such Third-World chaos at the end of their road to Istanbul. One fan, who had travelled from Austria, screamed 'Ice age! Ice age!' in frustration at the facilities. Liverpool fans, advised to arrive early, had got through without any bother five hours before kick-off, only to find no food or drink - not even water - on sale at their end of the stadium and many could not even buy a match programme to pass the time. Apparently, someone stole most of them.


Kazandibi
14 yıl önce - Sal 31 May 2005, 18:18

Zararın neresinden dönülürse kardır.

"İkitelli Olimpiyat Stadı"nda ısrar etmek bize hiçbir şey kazandırmaz, sadece daha çok zaman, para ve prestij kaybettirir.

Çoğu Süleyman Demirel projesi gibi (Isparta Havaalanı, vs.) bu da halkın parasının çöpe atıldığı ve hiçbir geleceği olmayan bir proje ne yazık ki.

Benim önerim (daha önce "Mimarlık" dergisinin de önerdiği gibi) zararı kabul edip, Maslak gibi "kent merkezine ve tarihi yerlere daha yakın, Taksim Meydanı'ndan metro bağlantısı olan" bir yere yeni ve daha iyi bir olimpik stadyumun yapılması.

Bu konuda son derece uygun iki arazi var:

1) Maslak'taki İTÜ arazisi
2) Maslak Oto Sanayi Sitesi arazisi

Hem ulaşım kolaylığı, hem medeniyete/hastanelere olan yakınlığı (şükredelim ki kimse maç sırasında kalp krizi geçirmedi, zira en yakın hastaneye gidene kadar ölürdü), hem de "göz zevki" bakımından çok daha iyi olur.

Gecekondu yığını arasında bir "Üçüncü Dünya Stadı" değil (The Observer'ın tanımı), gökdelenler ve Belgrad Ormanı ile çevrili bir stadyumu tercih ederim (ülke tanıtımı açısından).



Kazandibi
14 yıl önce - Sal 31 May 2005, 18:25

http://observer.guardian.co.uk/sport/story/0,6903 ...27,00.html

The real road to Istanbul - to the Atatürk Olympic Stadium, that is - is so new that the white lines were still being painted on the morning of the match and in their haste to complete the project the contractors have also managed to coat litter, rubble and parts of the grassy verge in white.

Çöp yığınlarını bile beyaza boyamışız...

Onlar da görmedi.


Kazandibi
14 yıl önce - Sal 31 May 2005, 18:35

İşin kötüsü bu olay SSC'deki Yunanlıların ağızına sakız oldu. Adamlar paso stadyum muhabbeti yaptıkları için (gökdelen olayına pek giremiyorlar biliyorsunuz) artık bu işin iyice suyunu çıkarırlar.

Benim endişem, aynı rezaletin "Kurtköy F1 Pisti" konusunda da yaşanacak olması.

Ben böyle şehir planlamasının $*!%&##.......


messiah_haktan

14 yıl önce - Sal 31 May 2005, 18:35

Bunun gibi yeni yapilmis bir stadi bes mac oynadiktan sonra kendi basina birakip yeni bir stad yapabilecek bir belediye tanimiyorum ben.Varsa söyleyin.Üstüne üstelik Maslak bence daha ters düsüyor.Yakinda orasi sehir ici olunca insanlar "Hangi öküz bu stadi sehrin icine insaa etti! derler.(Örnek GS'nin 18.000 kisilik mini stadcigi bile problem yaratiyor)
Hemde koskocoman olimpik köyü nasil Maslak'a sigdiracaklar,yeni bir gökdelen dikemiyor millet!Yakinda o gecekondular lüks konutlara cevrildigi zaman,stadin etfarindaki 50.000 fidan büyüdügü yeserdigi zaman,metro tamamlandigi zaman orasi gelismi,zengin bir banliyö haline gelecek.Böyle bir secenek varken niye gökdelenlerin arasina sIkIstirmaya calisalim stadi yada olimpik köyü?


Vala böyle bir stadi birakip yeni bi stad yaparlarsa icin yanar!
resim



Kazandibi
14 yıl önce - Sal 31 May 2005, 18:46

Ben oraya bir kere gittim, bir daha ölsem gitmem.

Stadın Maslak'a yapılması "Mimarlar Odası"nın önerisiydi, zaten o bölgede (Maslak ve çevresinde) boş arazi bolluğu var. İTÜ kendi arazisini vermeyi teklif etmişti zamanında. Olmadı, Ayazağa'daki gecekonduları istimlak edersin. Olmadı, Maslak Oto Sanayi Sitesi'ni başka yere taşırsın. Seçenek bol.

Şunu düşün: Babanla İkitelli'ye maça gittin ve baban kalp krizi geçirdi.

1) İkitelli'ye en yakın hastaneye gitmeniz ne kadar sürer?
2) Zamanında yetişme şansınız ne?

Ayrıca stadyum çok da güzel değil bence. Zamanının gerisinde kalmış bir tasarım ve mühendislik işi.


Kazandibi
14 yıl önce - Sal 31 May 2005, 18:51

Bir başka rezalet de Hürriyet gazetesinde yer aldı:

Liverpool-Milan maçı sırasında stadın kadınlar tuvaletinde ışık yokmuş (ışık yanmıyor değil, "ışık tesisatı" diye birşey yok), içerideki İngiliz ve İtalyan kadınlar birbirlerine karanlıkta çarpa çarpa, Türkiye'ye söve söve tuvaletlerin yerini bulmaya çalışıyorlarmış.

Durumu şikayet eden Hürriyet gazetecisine bir yetkilinin verdiği cevap ise ilginç:

"Boşversene yaaa, ışık olmasın. İngiliz karıları içeride erkeklerle kırıştırmaktan başka birşey yapmıyorlar"


OzgurK
14 yıl önce - Sal 31 May 2005, 18:55

Haktan selam
Resmi buraya direkt olarak koymak yerine link verirsen sanırım daha iyi olacak
zira panaromik olan bu resim ekranın genişlemesine sebep oluyor ve yazıların okunmasını zorlaştırıyor


messiah_haktan

14 yıl önce - Sal 31 May 2005, 18:59

Büyük oldugunu ben de farkettim simdi.
Tam edit tusuna basip img yerine url yazacaktim ama girer girmez baktim hemen 1 saniye icinde "url" olmus,ben de benim PC akimi mi okuyo dedim. Ama sen degistrimissin bile

Neye bence stadin yeri normal,tipik sehirlicik hatasi yapilmadi,ilerisi düsünüldü ama bunlarin hepsi spekülasyon.Gercegi 5-10 icinde görecegiz,su anda nasil olsa faal bir sekilde duruyor bu stad.


Kazandibi
14 yıl önce - Sal 31 May 2005, 19:04

Ayrıca maraton koşusu Olimpiyat Stadı'nın 20 km çapı içine giren alanda yapılmak zorunda.

İkitelli'nin 20 km civarında ise helikopter kameralarından dünyaya gösterebileceğimiz hiçbir güzellik (doğal güzellik, tarihi eser, vs.) yok, ama bol bol çirkinlik var.

Tüm dünya, maraton koşusu sırasında İstanbul'un çirkin ötesi "tuğla yığınları"nı görecek...

Maslak ise Boğaz'a yakın, ve sadece Boğaz'ın güzelliğini değil, pek çok tarihi binayı da (yalıları, vs.) koşu sırasında kameralarla görüntülemek mümkün olur.



sayfa 1
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet