İslam Çupi'nin tarihe kazınmış sözüyle alakalı uzun bir yazı var.
"Fenerbahçe büyük takımdır ve kazanılan ve kaybedilen bir şampiyonlukla bu özelliğini kaybetmez!". Evet bu sözünde İslam Çupi kısa vadeli başarıların - alınacak bir şampiyonluk ve kaybedilecek bir şampiyonluk- Fenerbahçe'nin (genelde Büyükleri) büyüklüğüne zeval getirmeyeceğini söylemiştir.
Şimdilerde onun sözünü çarpıtanların lanse ettiği gibi yönetim hatalarıyla kaçırılan her şampiyonluğa "kılıf" bulma ya da aklı sıra rakibinin başarılarına göndermede bulunma refleksi değildi İslam Çupi'nin bu sözlerinin amacı.
Çupi kısa vadeli başarı planları ile günü kurtarma çabalarının yerine uzun vadeli planlar ile başarılı olmayı hedef olarak gösterirken günü kurtarmanın çok da önemli olmadığını kör gözlere sokabilmek için kaybedilecek kupalar ve şampiyonlukların büyük takımdan bir şey götürmeyeceği gerçeğini belirtmişti.
En son Haldun Turan tarafından Prş 05 Mar 2015, 16:25 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Yok böyle bir şey ya. Açıldığı gibi girdim 1 buçuk saattir bekliyorum alamadım bileti. saniyesi saniyesi girdim bi de yazık ya vallaha rezalet site. Biletix e kurban olsunlar
Yahu yenilirsek de "öğrenilmiş çaresizlik" der geçeriz. Ne yapalım yani
Benim hisler rüyalarıma yansırsa doğru çıkar ama bakalım bu hafta hislerim ve rüyam beni yanıltacak mı... Galatasaray'ın 3 puan kaybetmesinden dolayı seviniyordum. Beşiktaş da o esnada galip durumdaydı maç devam ediyordu. Sonucu ne olursa olsun kardeşlik içinde başlasın bitsin. Ama nemümkün.
FENERBAHÇE BÜYÜKLÜĞÜ NE ŞAMPİYONLUK BÜYÜKLÜĞÜ NE KUPA BÜYÜKLÜĞÜDÜR FENERBAHÇE BÜYÜKLÜĞÜ BAŞKA BİR BÜYÜKLÜKTÜR İŞTE ONUN ADI KONAMAZ !
Alıntı:
Niye Fenerli olunsun?
İslam ÇUPİ
Benim çocukluğumda İstanbul’un, insanı Fenerbahçeli yapmak için bir sürü gerekçesi ve cazibesi vardı. İstanbul 1940 yıllarında 600 bin nüfuslu göğü ve denizi masmavi, futbol oynanacak arsası pek çok, havası tertemiz, ulaşımın tamamı tramvay ve vapurlarla yapılan, insanları medeni, kutu gibi bir şehirdi.
Fenerbahçe benim çocukluğumda futbolda tekniği öncelikli mahalle bızdıklarının gözdesi idi. Cihat Arman, Esat Kaner, Fikret Kırcan, Naci Bastoncu süper teknikleri ile gece rüyalarımızı bile süsler, atletizmde Balkan Şampiyonu olan Melih Kotanca futbolda ilk saydıklarım kadar flaş olmasa bile top oynadığı ve leblebi gibi goller attığı için bizlerce Fenerbahçe’nin ikinci kahramanı olarak yorumlanırdı.
Fenerbahçe o zamanlar şampiyonluk rekorunu en fazla elinde bulundurduğu için sevilirdi. Fenerbahçe milli takıma en çok futbolcu verdiği, milli takımda en çok gol atan futbolcular Fenerbahçeli olduğu için sevilirdi. Topkapı’da oturmama rağmen denizi, Kadıköy’ü ve Fenerbahçe stadı ile kulübünün bağlık bahçelik köşklü bir yerde olmasını ben kendimce çok aristokrat ve ayrıcalıklı bulduğum için ayrı bir sevgi sebebi diye o semtler bozuluncaya kadar aklımda ve gönlümde tutmuşumdur. Fenerbahçe’nin bir de işgal yıllarında İstanbul halkına futbolla verdiği bir mutluluk vardı. Bütün müstevli takımlarını sahada yenmiş ve bu moral bakımından kırık halkın dinamiği olmuştur.
Delikanlılığımızın en görkemli günlerinde Fenerbahçe idmanlarına Cihat Arman, Selahattin Torkal, Halil Özyazıcı, Erol Keskin ve Mehmet Ali Has ile aynı vapurda gitmenin heyecanı şu gün bile yüreğimin en zengin vuruşudur. Kadıköy vapur iskelesinden indikten sonra o tüm zamanların en büyük futbolcusu Lefter’in adadan gelişini beklemek ve onunla birlikte Kadıköy toprağında birkaç adım atma hangi futbol hazzı ile değişilebilirdi. O Can Bartu ile Birol Pekel’in çocuk halleriyle Bahariye’deki arsa top şeytanlıklarını seyretmek, hangi stad filmi ile değiştirilebilirdi?
Şu ihtiyar yaşımda şimdi düşünüyorum. 1990 yılından sonra İstanbul mahallelerinde çocuklar niye Fenerbahçe’yi tutsunlar, niye Fenerbahçeli olsunlar diye... Fenerbahçe’nin ne Türkiye’de saha tarihi olan, o yerden ayağa paslı dantel örer gibi oyun şekli kalmış, ne de en teknik adamların o çatı altında toplanacak niyetleri. Fenerbahçe artık ne milli takıma en fazla oyuncu veren takımdır, ne o takıma gol kralını veren ekiptir. Türkiye’deki bütün şampiyonluk rekorları Fenerbahçe’nin elinden uçmuştur. Ne kalmıştır isminden başka bu vatanda...
Başka takımlar UEFA Kupası’nı, Süper Kupa’yı müzelerine götürmüş iken, yerli tenekelerle çocuğu nasıl Fenerbahçeli yaparsınız artık...