Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Bursa İskender Kebap
« önceki   123 ... 282930   sonraki »

ANA SAYFA -> BURSA - Haberler ve Sohbet
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 2
Akın Kurtoğlu

13 yıl önce - Prş 26 May 2005, 23:33

Semih Üstadım...

Hakikaten tabakları doldurma konusunda Bursa İskendercileri biraz cimri davranıyorlar... Zaten kebabın hazırlanarak masaya getirilmesine kadar oldukça uzun bir zaman geçiyor (Ya da o nefis kokular arasında beklemek insana çok uzun geliyor, psikolojik de olabilir ama yine de önemli olan netice... Kebap masanıza bir türlü gelmiyor da gelmiyor). Bu arada yan masada İskenderleri midelerine indirenlere çaktırmadan yan gözle bakmak da sürekli yutkunma nöbetlerine yol açıyor. Onlar da sanki nispet yapar gibi, lokmaları ağızları içinde öyle bir döndürüyorlar, öyle bir iştahla şapırdatarak yutuyorlar ki kebapları, çıldırmamak elde değil o anda...

İnsana sabır duygusunu tüm detaylarıyla yaşatan bu hain bekleyişin sonunda, garson elinde tepsiyle süzülerek yanınıza geliyor ve uzun kayık tabaklara özenle dizilmiş döner kebabınızı masaya bırakıyor, hemen ardından da tüm masaların arasında kelebekler (!) gibi dolaşan tereyağ-men (yani görevi sadece tereyağı dökmek olan görevli adam) arz-ı endâm ederek, İskenderlerin üzerine erimiş kızgın tereyağ gezdirilmesini isteyip istemediğinizi soruyor. Elbette ki her yüz müşteriden doksanbeş kadarı bu teklife yutkunarak olumlu cevap veriyor. Hakiki tereyağının o leziz kokusu ılık kebabınızla ve tülbenten süzülmüş Uludağ yoğurduyla buluştuğu anda olay artık sizin kontrolünüze geçiyor ve muhabbetler derhal sona erdirilerek herkes kendi boğazının derdine düşüyor. Etlerin üzerinde fokur fokur kaynayan tereyağının üzerinde pul biberler gezdiriliyor ve hırsla ilk çatal alınıyor... Ama 1.5 porsiyon ısmarlanan kebap, yukarıda Semih üstadımızın da dediği gibi sanki bir porsiyon izlenimi veriyor... 7-8 lokmada bitiveriyor taamınız...

E, tabii ki kebabın gerisinin gelmesi, cüzdanınızın içindeki kâğıt materyallerle doğru orantılı olduğu için, yeni bir porsiyon ısmarlamakla ısmarlamamak arasında gidip geliyorsunuz. Ya yaradana sığınarak İskender'in devamını getiriyorsunuz ya da yutkunarak mekânı hızlı adımlarla terkediyorsunuz...

10 yıl önce eşimle balayında Bursa'dan da geçerken İskender'e uğradığımızda, eşimin bu olağanüstü güzel tada doyamayıp 2.5 porsiyon yemesi ve benim de yeni evli olmamızın vermiş olduğu cömertlik (!) ve de kendimi kanıtlama aşkıyla ona eşlik etmem, güzergâhımız üzerindeki gideceğimiz yerlerden birini (mecburen) eksiltmek zorunda kalmamıza sebep olmuştu. O zamanın parasıyla, bir gecelik otel parasını kebapçıya bırakmıştık!... E, yeni damadız tabii, birşey de diyememiştim ama hakikaten de içime oturduydu...

Bu arada Selçuk Abi'min önerdiği "Çiçek Izgara" da Belediye Binası ile Ulucami arasındaki yokuşun başında meydanın hemen yanıbaşındadır. Burası diğer esnaf lokantalarının arzettiği görünümle uzaktan yakından alâkası olmayan, oldukça elit bir kesime hitap eden (-ki, içinde sürekli hafif bir sesle klâsik müzik çalar) tuzluca ama güzel bir yerdir.

Genellikle köfte çeşitleri üzerine çalışılan lokantada, yaklaşık 20 farklı çeşit köfteyi yemeniz mümkündür (kaşarlı, sade, ızgara, ıslama vs...) Derim ki, eğer misafiriniz sizin için özelse hiç düşünmeyin, buraya götürün... Buranın İskenderler kadar ünlü olamamasının sebebi ise, hem diğerlerine göre daha sonra açılması (zannedersem 80'lerde), hem de kendine etiket olabilecek tek bir çeşit köftesinin olmamasındandır. Yani bir köfte türü, diğerlerinden bir adım daha önde değil bu mekânda... (Selçuk Abi, nasıl? Gurmeliğimi beğendin mi? Yoksa yine ağzının suyunu mu akıttım acaba?)

Akın KURTOĞLU


Selcuk Aral

13 yıl önce - Cum 27 May 2005, 01:02

Bak Akin haberin olsun !

Valla artik Anti-Bursa reklami yapmaya basladin.

Simdi hanima *hadi kak, Bursa'ya gidelim* desem, hayat ta sonbahardan önce kalkipta gelmez. Üstelik *sen kendi basina git pisbogaz* diyede lafi hemen yapistirir.

Yani simdi biz 1,5 Porsiyon Uludag'da, 3,5 Iskender'de (senin hanim, 2,5 devirdiyse bana buda yetmez ya) ondan sonra kalk sözverdik, köfte yeecez, Tschaykovsky dinlecez diye bide Cicek' e git.

Peki dönüste Kinalida mayo giymek, denize girmek icap ederse napcaz? Yani sen beni hep (romantik oluyor ayaklarina yatarak) ay isigindami suya sokmakdir niyetin yegenim?Yapma birader, yaziktir, günahtir sulandirma Bursadan uzakta yasayan, garibanin, fakirin, fukaranin agzini.

Sen en iyisi Iskender faslini bitir artik. Gec Bursanin maruluna, kivircik salatasina, domatez, salatalik, biberine, üstelik salatanin üzerine yagini sosunu kasikla koymak yerine parfüm gibi (eh iste adet yerini bulsun diye) serp. Ve üstünede meyva olarak seftaliyi unutma emi ... (sana yarma olsun dememe ihtiyac yok) !

Hadi gari, size afiyet banada ugurlar olsun sevgili arkadaslarim!


Akın Kurtoğlu

13 yıl önce - Cum 27 May 2005, 01:14

Ah Selçuk Abi'ciğim...

Ha Stuttgart ha İstanbul... Aslında ikimiz de aynı mesafede uzak gibiyiz İskender'lere... 2 yıldır Bursa'ya gitmedim ve İskenderler en az senin kadar benim de gözümde tütmekte... Hiç değilse 2-3 yıl öncesinin nostaljisini yapıp hevesimizi dindiriyoruz...

Ama aslında haklısın... Bu İskender muhabbetini biraz daha uzatırsak, mâzallah, yazıları okuma gafletine düşen hamileler olursa, onlara ya aşerdireceğiz, ya da çocuk düşürteceğiz...

Kimbilir, belki bir gün WOW'un Bursa toplantısı olursa, hep birlikte orada 2-3 masa kapatarak, yazıdakileri fiiliyata dökeriz ve tıka basa kebapları indiririz midelerimize...



oemiroglu1
13 yıl önce - Cmt 11 Hzr 2005, 10:52

1967 den beri İSKENDER!!




ilker75
13 yıl önce - Cum 29 Tem 2005, 04:51
en güzelleri


evet bursa iskender kebabının en güzelleri ve lezizi arkadaşlarında dediği gibi iskender iskenderoğlu ve uludağ kebabcısında yenir.Her iki yerdede bu tatları tadan biri olarak benim ayrı bir tavsiyem botanik parktaki iskerder iskenderoğlunda bu kebabı yemeleridir.Güzel bir yemekten sonra bu parkı ailece veya sevdiklerinizle mini bir treking sayılabilecek botanik park gezisini tavsiye ederim.(not:HAFTA SONLARI ÇOK KALABALIK OLUR.)afiyet olsuuuunnn.......

Selcuk Aral

12 yıl önce - Çrş 24 Ağu 2005, 13:58



(+)


Sevgili Iskenderci WOW'cular !

Aslinda ben sizin Bursadakilere pek bir söylemiyorum (ne tadini-ne fiyatini tanirim, henüz kismet olmadi) ama hepiniz bilirsiniz, artik ne Türkiyede nede Avrupada Iskenderin satilmadigi köse bucak kalmadi. Lakin (darilmayin ama) yanilmiyorsam kebapcilarin tümüde müsterilerine en büyük kazigi gene Iskender Kebabinin ünlü ve büyük ismi sayesinde atmaktadirlar.

Genel olarak kebapci dükkanlarinin girisinde bulunan döner tezgahlarindan, ekmek veya pide icersinde, domatez, patatez kizartmasi vs. ilavesiyle sandwich olarak (yerine göre) 1,5-2,5 milyon arasi satilan döner: Gene ayni dükkanin lokanta kisminda, ayni malzemeye biraz salca, biraz yogurt ilavesiyle fiyati hemen bes-alti misline cikartiveriyorlar. Kaldiki ayran-cola veya bira'dan (birde bahsis) kazandiklarida cabasi.

Bence, ya dükkan önünde o kadar ucuza döner satmayacaksin, yahutta ayni yerde, hemen hemen ayni sartlarda sattigin ayni mamülden, bu derece farkli talebte bulunmayacaksin. Benmi yanlis düsünüyorum, yoksa bana hak mi verecekmisiniz ne dersiniz bilemiyorum.

Buna ragmen aman rica ederim sakin *Aman Allahim bu Selcuk' da ne cingene adammis !* diyerek adimi cikartmayin. Eeeeee ben nede olsa 35 senedir Stuttgart' ta yasamamdan dolayi (Buranin halkina *Schwab* derler, cok tasarruflu insanlardir hatta rivayete göre Iskocyalilardan daha cimri olduklari söylenir) özürlü sayilirim, kusuruma bakmayin.

Ama haklisin abi der, sizleri uyandirdigimdan dolayi, tesekkür olarak 1,5 Iskenderi illa göndermek isterseniz lütfen sogumamasi ve icin iyi ambalaj yaparak DHL yoluyla ilestirebilirsiniz.

Hosca ve dostca kalin sevgili Iskenderciler, afiyet olsun !



ozcan alemdar
12 yıl önce - Cum 19 May 2006, 03:44



(+)


Hakan Aydın

12 yıl önce - Cum 19 May 2006, 22:34

Daha önce başka bir başlıkta paylaştığım alıntıyı burayada aktarıyorum...

İSKENDER KEBABI

1867 yılında, İskender İskenderoğlu tarafından icat edilmiştir. Yerdeki ateşe paralel olarak pişen kuzuyu sinir ve kemiklerinden arındırarak dikey ve madeni çubuk üzerine kendi ekseni etrafında dönerek pişirmiş ve daha sonra pişen bölümleri uzun bir bıçakla ince ince yaprak şeklinde kesmiştir. Eskiden "İskender" in Dönen Kebap  olarak adlandırılan kebap, zamanla "Döner" adı ile anılmıştır. Bu dönerin pide, yoğurt, domates sosu ve tereyağı ile hazırlanması ise dünya literatüründe İskender Kebabı olarak en tanınmış yemeklerden sayılmıştır.

Yapılışı

Öncelikle yere dikey olan madeni çubuğun kalın ve sağlam olması gerekir. Kuzu eti bu çubuğa itina ile yerleştirilmelidir. Etin pişen kısımlarıince ince kesilir. Etin pişirilmesi için meşe kömürü gerekiyor. Çünkü bu kömür is yapmaz ve ete ayrı bir lezzet katar.
Pideler çatala gelecek şekilde kare kare doğranır. Tabağa konulur. Üzerine yoğurt ve domates sosu koyulur. Onun üzerine yaprak şeklinde dilimlenmiş etler dizilir ve en üste de eritilmiş tereyağı dökülerek servis yapılır.

Ete hiç baharat katılmaz. Çünkü baharat "Etin kendisini gizlemek" anlamına gelir. Baharatsız oluşu bu kebabın başlıca özelliğidir.

Kaynak: Yavuz İskenderoğlu / Bursa

Uludağ Üniversitesi II. Halk Kültürü Sempozyumu anısına bastırılan Bursa'da Yemek Kültürü isimli kitaptan alıntıdır.


[Yakın zamanda bu başlık için birleştirilebilecek uygun bir başlık aranacaktır]


Cem Telgeren
12 yıl önce - Cmt 20 May 2006, 00:19

Herkesin de bildiği gibi İskender Kebap Bursa'nın simgelerinden biridir.Artık havasından mıdır suyundan mıdır bilemeyeceğim diğer şehirlerde yenilen İskender kebaptan aynı lezzet alınamaz.Ben şahsen İstanbul ve İzmir'de de İskender yedim ama Bursa da yediğim İskender kebabının tadını asla alamadım.

Bursa İskender Kebapçısının sahiplerinden birisinin bir röportajını okumuştum.Şöyle diyordu:

İskender Kebabı yeme zevkini arttıran üç sistemim vardır:

1)Tek veririm.(Yani gerçek bir İskender kebapçısında başka bir yemek bulamazsınız.)

2)Az veririm.(Porsiyondaki kebap miktarı azdır.Nedeni de şudur:Kebap yerken iyidir de aradan belli bir süre geçince çok fena şişkinlik yapar.Hele bir de hızlı yenilirse felaket.İşte bunun önüne geçebilmek için porsiyonlar az tutulur.)

3)Çok bekletirim.(Hakikatten de masada nekadar çok beklerseniz kebabın tadı okadar daha iyi çıkar.Masaya oturur oturmaz hemen önünüze kebabı koysalar inanın o kebaptan o kadar tad almazsınız.

Bir de Bursalıların kebapla ilgili başka şehirden gelen konuklar için söyledikleri bir şey vardır:Eğer bir kişi Bursa'ya gelir de İskender Kebap yemeden dönerse Bursa'da ne kadar uzun bir süre kalırsa kalsın Bursa'ya hiç gelmemiş sayılır.

Onun için siz siz olun Bursa'ya gelirseniz sakın ola İskender yemeden dönmeyin.


İlhan Yazgan
12 yıl önce - Cmt 20 May 2006, 03:56

Bursa Kent Müzesinde canlandırılan bir dönerci..



(+)


Bursa'dan başka yerde güzel yapan varmı diye sorarsanız Bursa'dakini aratmayanını ben Kastamonu'da Uludağ Kebapçısında (gerçi adı şimdi Ulugöl oldu, malum isim hakkı) bir çok kereler yedim. Deneme şansı olanlara mutlaka tavsiye ederim.



sayfa 2
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
« önceki   123 ... 282930   sonraki »
ANA SAYFA -> BURSA - Haberler ve Sohbet