1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 10 |
 |
Ahmet Özbuluk
7 yıl önce - Pts 02 Ksm 2015, 14:26
Vahdettin'in tırnağı olabilir mi sence?
Rukiye Sultan'ın ahı da vardır elbet.
|
 |
Rüştü BAKMAZ
7 yıl önce - Pts 02 Ksm 2015, 14:35
| Alıntı: |
Bunu ilk defa duyuyorum.
Yani Cumhuriyet yönetimi 161 milyon lira nakit parayı hazır teslim mi almış? |
İlkokuldan üniversite son sınıfa kadar "İnkılap Tarihi" dersi görmesine rağmen insanlarımız acaba neden ilk defa bazı şeyleri duyuyor diye de bir sorgulayın isterseniz.
İlgili bölümlerde sayfa sayısına kadar kaynak da verdik. Ama eleman hiç bir kaynak falan ortaya koymadan, hiç bir enletektuel zahmete girmeden "yok, olmaz, öyle değildir, Osmanlı parasının değeri mi kalmıştı" vb. hayali bahane üretmeye koyulmuş.
Bu arkadaş, çağdaş, laik, bilgili ve donanımlı; sayfa sayısına kadar kaynak verenler cahil, yobaz... Bazen imrenmiyor değilim ha! Hiç bir şey bilmeye gerek yok, iki üç ezber üzerinden, hiç bir emek harcamadan, hiç bir donanıma sahip olmadan, kafes içindeki bir zihine sahip olup, verilen kaynakları bile inceleme gereği hissetmeden mazeret uydur, en bir vatansever ol, en bir çağdaş ol, en bir aydın falan ol...
Çok güzel hayat gerçekten...
|
 |
Misafir b32
7 yıl önce - Pts 02 Ksm 2015, 15:12
Osmanlıdan devralınan 161 milyon tl piyasadaki paradır. Hazinedeki değil.
Kaynak olarak gösterdiğiniz Gülten Kazgan'ın tebliği bu şekilde belirtmektedir.
|
 |
Misafir cca
7 yıl önce - Pts 02 Ksm 2015, 15:14
lkokuldan üniversite son sınıfa kadar "İnkılap Tarihi" dersi görmesine rağmen insanlarımız acaba neden ilk defa bazı şeyleri duyuyor diye de bir sorgulayın isterseniz.
İlgili bölümlerde sayfa sayısına kadar kaynak da verdik. Ama eleman hiç bir kaynak falan ortaya koymadan, hiç bir enletektuel zahmete girmeden "yok, olmaz, öyle değildir, Osmanlı parasının değeri mi kalmıştı" vb. hayali bahane üretmeye koyulmuş.
Bu arkadaş, çağdaş, laik, bilgili ve donanımlı; sayfa sayısına kadar kaynak verenler cahil, yobaz... Bazen imrenmiyor değilim ha! Hiç bir şey bilmeye gerek yok, iki üç ezber üzerinden, hiç bir emek harcamadan, hiç bir donanıma sahip olmadan, kafes içindeki bir zihine sahip olup, verilen kaynakları bile inceleme gereği hissetmeden mazeret uydur, en bir vatansever ol, en bir çağdaş ol, en bir aydın falan ol...
Çok güzel hayat gerçekten...
Yahu milleti kandırmayın 161 milyon lira kağıt para yani bir değeri yok zaten...üstelik o para halkın parası zaten siz bu mantıkla osmanlıdan zamanından kalma bütün ev,saray,okul,hastane..vb katarsınız işin içine...
|
 |
Misafir cca
7 yıl önce - Pts 02 Ksm 2015, 15:30
161 milyon lira o dönem piyasada dönen toplam Osmanlı parası,cumhuriyetin ilk yıllarında para bastırılamadığından dolayı 1927'ye kadar tedavülde kaldı.1925'deki 701 sayılı kanunla ilk Türk banknotlarının basılmasına karar verildi...
|
 |
Misafir 20d
7 yıl önce - Pts 02 Ksm 2015, 15:37
Madem harcadılar Osmanlı'yı, bize de diriltmek düşer. Sarhoşu bile "Allah!" diye nara atan bir milletin geleceğinden ümit kesilmez.
|
 |
Rüştü BAKMAZ
7 yıl önce - Pts 02 Ksm 2015, 16:30
Gerçek ismi ile halka açık forumlara katılamayan cengaverler yine alışıldık şekilde "misafir" rumuzu ile birbirlerini yağlayıp ballıyorlar.
Olsun varsın.
Konuyu saptırmalarına izin vermeden; ki konumuz 2. Abdülhamid'i tahttan indiren Hareket Ordusu'dur, artık ne amaçla olduğunu bilemediğimiz şekilde "Osmanlı borçları vs. Osmanlı mirası" meselesinde, Osmanlı borçlarını gayet güzel izah eden bir çalışmayı paylaşalım. Gerçi konumuz tam olarak borçlar değil ama olsun:
http://www.atonet.org.tr/yeni/files/_files/OSMANL ...rclari.pdf
Bu link halka açıktır. Gayet bol dipnotlu, titiz bir çalışmadır. Müellifinin her fikrine katılmasak da emeğine saygı duyarak paylaşıyoruz ki; konuyu sabote edenlerce Osmanlı borcunun 2. Abdülhamid öncesi borç stokunun 2. Abdülhamid döneminde ne kadarının ödendiğini, bazılarının başlık sabotajına vesile ettikleri Osmanlı borcunun, esasen 1908 sonrası İT cemiyetinin haltları sonucu oluştuğunu da görmek isteyenlere gösterebilir umudundayız.
Gerçi, hiç bir kaynak paylaşmadan direkt sonuç alabilen bir kesime karşı bir şey ifade etmese de bir kenarda bulunsun... Tabi onları da anlamak lazım. Daha yepyeni, taptaze bir seçim hezimeti daha yaşadılar. Biryerlerden birşeyler bulup nefislerini köreltmeleri gerekiyor, yazık....
|
 |
Misafir b32
7 yıl önce - Sal 03 Ksm 2015, 10:24
Sayın Rüştü Bakmaz, Detaylı bilgiler içeren kaynağınızı da paylaştığınız için teşekkür ederiz.
Sizin belirttiğiniz gibi Cumhuriyetin devraldığı borçlar İttihat ve Terakki Cemiyeti döneminde artmıştır. 2. Abdülhamit Han tarafından borçların ödendiği de doğrudur. Diğer yandan ödediği borçlarının da ondan önceki padişahlar döneminde oluşturulduğunu unutmamak gerekir. Bu bilgilere kimsenin karşı çıkabileceğini sanmıyorum. Ancak yukarıda Cumhuriyetin, Osmanlıdan 161 milyon TL devraldığını kaynak paylaşarak iddia eden arkadaşlar var. Bahsettikleri kaynağı okusalar bahsedilen 161 milyonun Osmanlı Döneminde basılan ve Cumhuriyet Döneminde de kullanılan kağıt paranın piyasadaki hacmi olduğunu anlayacaklar. Yani bu para Osmanlı Hazinesinde değil, piyasadadır. Vatandaşın cebindeki parayı Cumhuriyet'e devredilen hazine gibi gösterilmek düpedüz insanları kandırmaktır.
Üstelik bu paralar o zamanlar Fransızlara ait Osmanlı Bankası tarafından basılmıştı. Osmanlının kullandığı parayı dahi basmıyordu.
|
 |
nedimussoy
7 yıl önce - Pzr 10 Oca 2016, 13:38
Abdülhamid'in kütüphanesi 28 Şubat'ta çöpe atılmış!
Böyle bir kültür katliamı ve kitap kıyımı Moğollar'ın 1258'de Bağdat'ı işgalleri sırasında bile yaşanmadı! Prof. Kemal Alemdaroğlu'nun rektörlüğü döneminde, Alman İmparatoru İkinci Wilhelm'in Sultan Abdülhamid'e hediye ettiği kitaplar ve daha binlerce nadir eser çöpe atılmış
Sultan Abdulhamid'in özel kütüphanesi ve hükümdarın 33 senelik iktidarı sırasında binbir zahmetle toplayıp Yıldız Sarayı'na getirttiği her biri birbirinden kıymetli kitapları barındıran İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi Pof. Kemal Alemdaroğlu'nun döneminde talana uğradı. Yıldız Sarayı'nın 31 Mart ayaklanmasından sonra defalarca uğradığı yağmalardan kurtulabilmiş tek bölüm olan kütüphane, Cumhuriyet'in ilanından sonra kararname ile İstanbul Üniversitesi'ne verilmişti.
Murat Bardakçı'nın Habertürk'te yer alan haberine göre, kütüphanenin Prof. Alemdaroğlu'nun yönetiminde olduğu dönemde, kitaplıklar 'yer sıkıntısı' gerekçesi ile rektörün talimatıyla kapatıldığı, kitaplar kolilere doldurulup mahzenlere atıldığı öğrenildi. 1999 depremiyle 'Nadir Eserler Bölümü' binasının hasar görmesi üzerine uzun bir dönem tadilata girdiğini söyleyen Bardakçı, aynı dönem, üzerinde üniversitenin damgasını taşıyan kitapların dükkanlarda, mezatlarda ve sergilerde görülmeye başlandığını bazı kolilerin ise kamyonlarla çöpe gönderildiğini kaydetti
Araştırmalar, binanın daha sonra tekrar hizmete açıldığını, Alemdaroğlu'nun seminer kitaplıklarındaki eserleri yeniden eski yerlerine taşındığını ancak binlerce cildin kayıp olduğunu gösterdi. Bu binlerce kitabın âkıbetini, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait olan Taksim'deki Atatürk Kitaplığı'nın müdürü Ramazan Minder, bundan birkaç ay önce ortaya çıkardı. Bazı kitap kolleksiyonerleri, çöpe atılan koliler dolusu kitapları satın almarak kendi kütüphanelerine koydu. Sultan Abdülhamid'e ait olan eserlerin toparlanabildiği kadarının yeniden bir kütüphaneye gitmesi için gerekli finansmanı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş sağladı. Atatürk Kitaplığı'nın müdürü Ramazan Minder 4 bin 500 kadar eseri geçtiğimiz aylarda satın alarak başında bulunduğu Atatürk Kitaplığı'na yerleştirdi.
Moğolların 1258'de Bağdatı işgali srasında gerçekleştirdiği 'kitap katliamı'ndan daha beter olduğunu söyleyen Bardakçı, Alman İmparatoru İkinci Wilhelm'in üzerine kendi anteti ile Hohenzollern Hanedanı'nın armasını bastırdığı ve Abdülhamid'e hediye ettiği kitapların da çöpe gittiğini araştırmalarına ekledi.
Kitapların 'Cumhurbaşkanlığı İstanbul Külliyesi' haline gelecek olan Yıldız Sarayı'na nakledilmelerini öneren Bardakçı "Türkiye'nin vaktiyle en mükemmel ve en zengin kitaplıklarından olan İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Bölümü'ndeki emsalsiz eserleri çöplüğe lâyık gören üçlüden; yani her biri 'Profesör' unvanını taşıyan Kemal Alemdaroğlu'ndan, Kemal Gürüz'den ve Meral Alpay'dan işledikleri cürmün hesabının sorulması gerekir!"
Murat BARDAKÇI / GAZETE HABERTÜRK
Böyle bir kültür katliamının yakın tarihimizde yaşanması utanç verici bir durum.
|
 |
mahmut11
5 yıl önce - Pzr 06 May 2018, 21:38
Abdülhamid'in kütüphanesini Yunan bile çöpe atmadı ama Kemalist vandallar zayi etti.
|
 |
sayfa 10 |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|