Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7
Misafir 8ca

4 ay önce - Prş 22 Şub 2018, 00:47

Ben 10 yıl sonra şehirin ne hale geleceğini düşünemiyorum insanlarımız o zaman farkına varacak ama iş işten geçmiş olacak

Misafir 782

3 ay önce - Prş 22 Şub 2018, 06:24

En önemli sorun, elazığspora destek kılıfında, kentsel dönüşüm adı altında, şehir merkezinin talan edilmesidir. 3-4 katlı binaların yıkılıp, AYNI YERDE 10-15 katlık binaların yükselmesidir. Reisimizin bu durumdan haberi yok mu acaba?

Gurbet Brian

3 ay önce - Prş 22 Şub 2018, 07:04

Alıntı:

Kaç tanesini tanıdın?


Selam dostum tamam oyle olsun ya ben hani kendi tecrubemden konusuyorum dediklerim dogrudur ama inanmak zorundada degilsiniz dogrusu ya boyle olmamasi niye olabilir. Elaziglilarin cogunun sekeri olur tepesi atinca cok kizarlar tepesi atmaya gerek olmadigi zaman.



KEMALİYE 23
3 ay önce - Prş 22 Şub 2018, 09:24

Elazığ ın en önemli sorunu ilçelerine sorumluluk vermemesidir.Keban ı Ağını Alacakayasını canlandıramamaktır.Toki vb müteahhitleri sok oraya konut ticari alan istihdam sağla ilçeler birtürlü ayakları üstünde duramıyor Elazığ a muhtaç halde sonra da maalesef toplam nüfus her yıl 3 5 bin anca artıyor.

Misafir 6fc

3 ay önce - Cum 23 Şub 2018, 22:54

Elazığ ın en önemli sorunu Elazığ ın aleyhine işler yapan bürokratlar ve bunlara ses çıkarmayanlardır. Sahipsiz memleket. 1 milyar dolarlık yatırıma engel olabilen bir üniversite öğretmeni, Elazığ ın 15 Temmuz hadsasiyetiyle dalga geçebilen bölge müdürü. Ve bunlara ses çıkarmayanlar. Elazığ değişik bir memleket. Kameralar önünde herkes kahraman kesilir.15 Temmuz hadsasiyetimizle dalga geçiliyor bu şehirde. Daha ne olsun. Reis duysa yakar. Duyacak.

Misafir ee4

3 ay önce - Cmt 24 Şub 2018, 01:07

Kentsel dönüşümün zengin mahallerinde uygulanması



Cüneyt5316

3 ay önce - Cmt 24 Şub 2018, 03:55

Alıntı:
Reisimizin bu durumdan haberi yok mu acaba?

A haberin daimi davetlisi bir üniversitenin eğitim görevlisi/hocanın dediği çok manidar bu konuda.

Alıntı:
“Ülkeyi Reis yönetiyor ama şehirleri, ilçeleri maalesef Reisin ve partinin adını kullanarak yiyiciler yönetiyor”.

Ben bu cümleye sonuna kadar katılıyorum. Adam hangi birini takip etsin. Oraya yerleştirdiği adamı adam bilip koyuyor oraya, reisin suçu ne! Keşke 81 vilayete Tayyip gibileri gelse ama yok. Yüce mevlam bir tane yaratmış.


Misafir aab

3 ay önce - Cmt 24 Şub 2018, 07:41

Aynen. Reis, hangisini takip etsin.Bizim köyümüzde 15 Temmuz Ormanımız var.Şehire 5 kilometre.Bir abimiz var bu konularla ilgili koşuşturuyor.Diyor, hiç öyle tv de göründüğü gibi 15 Temmuz önemsenmiyor.Kurum müdürü Cumhurbaşkanlığı'nı bile yanıltabiliyormuş.15 Temmuz'la ilgili güzel birşey yapmaya çalışanı, Elazığ'da gizli bir el engelliyor.Ama kesinlikle bu olayı Reis'e duyuracağız.Devletin memuru 15 Temmuz'a saygı gösterecek.Aksi halde valizini toplayıp gidecek bu şehirden.Hatta bu ülkeden gönderilecek.

Misafir fc3

3 ay önce - Pzr 04 Mar 2018, 20:47

Elazığda okuyan üniversiteli öğrenci kardeşlerimiz kendi gözlerinden Elazığın sorunlarına değinmişler. Ben okurken önce kızdım fakat sonra hak verdim. Biz bu gençlerin sözlerine kulak verirsek Elazığımızda gerçek anlamda bir şeylerin değişeceğini düşünüyorum. Buyrun röportajlar aşağıda yorum sizin.

Haber: Faik AKGÜN/ÖZEL

Hem ülke genelinde hem de bölgede yaşanabilir iller arasında ilk sıralarda gelen İlimiz, sosyal aktiviteler açısından özellikle öğrencileri mutlu etmiyor. İlimizde üniversite eğitimi gören öğrencilerin en çok yakındığı konuların başında sosyal aktivite azlığı geliyor. Bu sıkıntılarının dışında bazı öğrenciler ise esnaf ve ev sahiplerinden dertli. Öğrenciler esnaf ve ev sahiplerinin öğrenci olduklarını öğrenmesi ile kendilerine iki kat fiyat uyguladığını söylüyor. İşte İlimize ilişkin görüşlerine başvurduğumuz üniversite öğrencilerinin düşünceleri;

“SOSYAL AKTİVİTELER AZ”

Yabancı ülke vatandaşı İrem Çağlayan, “Babam Türk annem Rus uyrukludur. Ben Ukrayna’da büyüdüm. Ukrayna’dan geliyorum. Elazığ çok güzel bir şehir. Türkiye de ilk olarak bu şehre geldim. Bir eksiği var. Her şey yapabileceğiniz bir şehir değil. Modern değil. Üniversite yapabileceğiniz çok şey yok. Sosyal aktiviteleri de az. Hem iyi insanlar hem de kötü insanlar var. Allah’tan ben şimdiye kadar hep güzel insanlarla karşılaştım. Doğası çok güzel ama sokaklar çok dar. Çünkü çok insan var. Sosyal ilişkiler de zayıf. Sadece derse gidip geliyorum. İnsanlar iletişim kurmakta sıkıntı yaşıyorum. Yaşadığım ülkeyle çok farklılık gösteriyor. Erkekleri ele alırsak, bakışları rahatsız edici diyebilirim.”dedi.

“BEKLENTİLERİMİ KARŞILAMADI”

Adıyamanlı olduğunu ifade eden Gaye İşitmen, “Yaklaşık 4 ay önce bu şehre geldim. Adıyaman ile kıyasladığımda gelişmiş bir şehir olarak gördüm. Ama beklentilerimi karşılamadı. Sivrice’nin çok güzel olduğunu söylüyorlar ama henüz gitme şansım olmadı. 5 yıl sonra ben bu şehirde olamayacağım. Ama beş yıl sonra bu şehre yolum düşerse, çok daha gelişmiş olmasını isterim. Buranın yemek kültürü Adıyaman’a göre çok farklı. Yiyecek bir şey bulamadığımı söylesem yalan söylemiş olmam. Büyük bir alışveriş merkezi daha yapılabilir. Sosyal aktivite konusunda çok sıkıntı çekiyoruz. Yapacak bir şeyimiz yok. Ancak insanları çok iyi.”şeklinde konuştu.

“KADINLAR İÇİN ÇOK AZ YAŞAM ALANI VAR”

Öğrencilerden Ece Koç da, “Elazığlıyım. İlimizi seviyorum. Ama gelişmesi gerekiyor. Kadınlar için çok az yaşam alanı var. Bu konuda daha fazla yatırım yapılması gerekiyor. 5 yıl sonra Elazığ’ı büyük şehir olarak görmek istiyorum. Ulaşım, sağlık, sosyal hayatı çok gelişmiş bir il statüsünde görmeyi arzu ediyorum. Özellikle üniversiteye giden yolların çoğaltılması, en basitinden tramvay getirilmesi çok güzel olur. 5 yıl içinde bunların kesinlikle hal edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun dışında da üniversitemiz içinde hiçbir sosyal aktivite yok. Biz öğrenciler olarak, geziler, müzik grupları, tiyatro gibi şeyleri beklerken, hiçbir şey bulamadık. Sadece okula gelip gidiyorum.” açıklamalarında bulundu.

“GİDİLECEK YERLER ÇOK KISITLI”

Öğrenci Melek Cirit ise, “Gelişmişlik olarak bizim çok geride olduğumuzu düşünüyorum. Turistik yerler gerektiği gibi kullanılmıyor. Sosyal hayat yok gibi bir şey. İnsanların bakış açıları çok dar. Özellikle önce insanlar kendilerini geliştirmeli daha sonra bununla birlikte hayat standartları da istenilen seviyeye çıkar. En basitinden tiyatrolar, konserler, gidilebilecek yerler çok kısıtlı. Bunların artırılması gerekiyor. 5 yıl sonra büyük şehir olarak görmek istiyorum.” dedi.

“BU ŞEKİLDE DEVAM EDERSE YERİNDE SAYAR”

Ben Adana’dan buraya okumak için geldim diyerek sözlerine başlayan Burçu Çetin, “Sakin ve yaşanılacak bir yer ama bunun yanında da çok sıkıcı bir yer. İnsanlar kendilerini çok fazla kısıtlıyor. İnsanlar kendilerini özgür hissetmiyor. Bende kısıtlı olarak özgür hissediyorum. Çünkü çevrenin insan üzerinde çok büyük bir etkisi var. İnsanlar çok hoşgörülü. Özellikle yaşlı kesim öğrencileri seviyor. İnsan kaynağı bence iyi. Ama sosyal ve gelişmişlik anlamda çok eksiği olan bir şehir. Bizim üniversitede dans kulübümüz vardı. Ama kapandı. Dans ettiğimiz zaman insanların tepkisi çok farklı. Yani kimse alkış çalmıyor. Alaycı bir şekilde bakıyorlar. Sonuçta dansta bir aktivite. İnsanların duygusunu hareketlerle ifade ettiği bir etkinlik çeşidi. Ama insanlar farklı bakıyor. Şehrin bu konuda eksiklikleri var. Tiyatro, dans, müzik, resim gibi kurslar açılmalı. Bu anlamda hiç yok diyemeyiz. Ama olduğunda da bir katılım göremiyoruz. Çünkü insanlar şimdiye kadar bundan mahrum olmuşlar. Birden gördüklerinde de girmek ve o etkinliğin bir parçası olamıyorlar. İnsanlarda kendilerini kısıtlama var. Elazığ’ı 5 yıl sonra bir yerde göremiyorum. Çünkü bu yapısından kurtulmalı. Özgürleşmeli. Her şeyden önce insanlar bakış açılarını genişletmeli.” ifadelerini kullandı.

“MEVCUT HALİYLE BİR GELİŞME KAT EDECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM”

Elazığ’ın mevcut haliyle bir gelişme kat edemeyeceğini ifade eden Tuğba Erkan, “ Fırat Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünde okuyorum. Elazığ’a öğrenimime devam etmek için Bingöl’den geldim. Bingöl ile Elazığ’a kıyasladığımda Elazığ Bingöl’e göre daha büyük bir şehir ancak sosyal alanları açısından baktığımızda Elazığ’da sosyal aktivite alanları olarak sadece kafeler var ve biz kafelerde oturmaktan sıkıldık. Artık daha farklı aktivite alanları oluşturulması gerekiyor. Bunlar sinema, tiyatro ve konserler olabilir. İnsanların hayatına artı katacak kursların verildiği merkezler açılabilir. Elazığ mevcut haliyle devam ederse hiçbir gelişme kat edeceğini düşünmüyorum. Dışarıdan Elazığ'a gelen biri olarak Elazığ’da bir gelişme potansiyeli göremiyorum. Her alanda olduğu gibi Elazığ’ın gelişmesi için de eğitim şart. Bir de Elazığ’da trafikte yayaya saygı gösterilmediğini bunun da bir şehrin gelişmesi için önemli bir unsur olduğunu düşünüyorum. ”dedi.

“SOSYAL AKTİVİTELER YÖNÜNDEN ÇOK BÜYÜK BİR EKSİKLİK VAR”

Aslen Elazığlı olduğunu ancak Sakarya’da yaşadığını belirten Melike Bekar, on yıl önce Elazığ’dan ayrıldığını on yıl sonra yeniden Elazığ’a döndüğünü ancak Elazığ’ın on yıl içerisinde herhangi bir gelişme kat etmediğini vurguladı. Bekar, “Aslen Elazığlıyım. Ancak Sakarya’da yaşıyorum. Elazığ’a üniversite dolayısıyla geldim. Yaklaşık on yıl önce Elazığ’dan Sakarya’ya taşınmıştık. Sakarya’dan 10 yıl sonra Elazığ’a geldiğimde Elazığ’da pek bir gelişmenin olmadığını gördüm. Şehirde sosyal aktiviteler yönünden çok büyük bir eksiklik var. Bu noktada üniversite inisiyatif alabilir diye düşünüyorum. Üniversitedeki kulüpler daha aktif çalışırsa şehir adına önemli kazanımlar olacağını düşünüyorum. Elazığ insanın genel olarak eğitime açık olması da önemli gelişmelerin ortaya çıkmasına olanak sağlıyor aslında. Umarım Elazığ insanın bu özelliği yetkililer tarafından da görülür ve bu alanda gelişme sağlanır. Ama şu aşamada bir ilgisizlik olduğunu da belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

“MALATYA’NIN ÇOK GERİSİNDE”

Elazığ’a üniversite dolayısıyla Malatya’dan geldiğini belirten Nurten Aydemir ise, “Malatya’dan üniversiteye gelip gidiyorum. Malatya Elazığ’a çok uzak bir şehir olmamasına karşın neredeyse %100’de yüz farklı bir şehir. Malatya’da insan hayatına dokunan birçok gelişme ortaya konuyor. Elazığ’da ise bu alanda neredeyse hiçbir şey yok. Elazığ’da insanlar günlerini kefelerde geçirmek zorunda kalıyor. Elazığ’a gelişmişlik açısından baktığımızda yine Malatya’nın çok gerisinde olduğunu görüyorum. En basitinden Elazığ’da ki en büyük caddeler bile Malatya’da ki normal bir caddenin neredeyse tek şeridine eş değerdedir. Maalesef Elazığ’da gidilip görülecek bir yer bulunmuyor. Malatyalı olduğum ve bu güzellikleri memleketimde yaşadığım için mutluyum. Umarım Elazığ’da bir gün bu güzelliklere kavuşur.” dedi.

“ESNAF VE EV SAHİPLERİ ÖĞRENCİYE İKİ KAT FİYAT UYGULUYOR”

Elazığ’ın gelişmesi için öncelikle anlayışının değişmesinin altını çizen Semra Ünsal ise “Ankara’dan Elazığ’a geldim. Elazığ’a büyük hayallerle gelmedim. Çünkü Elazığ’ın potansiyelini biliyordum. Ankara ile kıyaslamadım bile çünkü Ankara gerçekten hem büyük hem de çok güzel bir şehir. Elazığ gelişmeye müsait bir şehir ancak bir türlü bunu gerçekleştiremiyor. Örneğin bizler öğrenciyiz ve şehirden sosyal bir hayat sunmasını bekliyoruz. Ancak göremiyoruz. Yanlış anlaşılmasın, sosyal hayattan kast ettiğimde gece hayatı değil. Şehirde etkinlik ve festivaller noktasında hiçbir şey bulunmuyor. Yaşam alanları eksik. İnsan kaynakları açısından baktığımızda da sıkıntılı bir şehirle karşı karşıyayız. Kiralık ev aradığım da öğrenci olduğumu söylediğimde kiranın bir anda iki katına çıktığını gördüm. Esnaflarda aynı yöntemi uyguluyor. Öğrenci olduğumuzu anladıkları anda her şeyi iki katına satmaya çalışıyorlar. Sizin aracılığınızla Elazığ’ın her şeyinin üniversite öğrencileri olduğunu bu nedenle öğrencilere gereken özeni göstermeleri gerektiğini ifade etmek istiyorum. Şehrin öğrencileri kabullenmesi gerekiyor. Elazığ’ın mevcut haliyle bir gelişme göstereceğini düşünmüyorum. Elazığ gelişme göstermek istiyorsa at gözlüklerinden kurtulması gerekiyor. Bu zihniyetle kalırsa gelişmeyi sadece binalar yapmakla sağlayacağını düşünerek yerinde sayar bir dönem sonra o binaları da yapamaz hale gelir. Şehri yönetenlerden şehirde sadece 50 yaş ve üstü kişilerin yaşamadığı bilinciyle hareket ederek gençlere yönelik projelerde yapmalarını istediğimi ifade etmek istiyorum.” şeklinde değerlendirmede bulundu.

“ESNAFLARDAN ÇOK DERTLİYİZ”

Van’dan üniversite eğitimi için Elazığ’a geldiğini ifade eden Hazal Değen ise bayanlara bakışlarından duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, “Ben Elazığ’a Van’dan eğitimime devam etmek için geldim. Van ile Elazığ’ı kıyasladığımda Elazığ’ın Van’a göre çok küçük bir şehir olduğunu, sosyal yaşam alanlar ve sosyal aktiviteler yönünden Elazığ’ın Van’ın çok gerisinde kaldığını söyleyebilirim. Elazığ akşam belirli bir saatten sonra karanlığa gömülüyor. Biz ikinci öğretim öğrencisi olduğumuz için okula gece gitmek zorundayız. Gece okula giderken her yerin kapalı olmasından dolayı çok ciddi bir sıkıntı çekiyoruz. Elazığ’ın esnaflarından da çok dertli olduğumuz ifade etmek istiyorum. Elazığ esnafı gerçek manada çok kötü bir esnaflık örneği ortaya koyuyor. Öğrenci olduğumuz için esnaflar bize çok insafsızca davranıyorlar. Fiyatı 1 lira olan bir ürünü öğrenci olduğumuzu anladığımız anda 2 liraya 3 liraya satmaya çalışıyorlar. Elazığ’da bu şartlar altında bir gelişme olacağını düşünmüyorum. Şehrin gelişme gösterebilmesi için öncelikle şehirde yaşayan insanların sosyal anlamda gelişme göstermesi gerekiyor. Özellikle Elazığ’ın merkezinde insanların sadece dış görünüşleriyle yargılanmasından dolayı üzerimizde çok ciddi bir baskı hissediyoruz. Sokakta yürüdüğümüzde bazen bakışlardan rahatsız oluyoruz. Akşam okula giderken tek başımıza yolda yürümekten korkuyoruz. Elazığ halkından bayan öğrencilere yönelik rahatsız edici bakışlarından vazgeçmelerini istiyorum” dedi.
Elazığfırat gazetesi.


Misafir 72c

3 ay önce - Pzr 04 Mar 2018, 21:05

kimseyi burda zorla tutumuyoruz beğenmeyen gidebilir yada tercihlerini biz yaptırmıyoruz Elazığ kendi tercihleri.Ayrıca o malatyalı arkadaşının yorumlarıda çok yanlış yorumlar.senin malatyalıların Elazığlıları kıskandığı sevmediğini bilmiyorsan o arkadaşının objektif olduğunu sanırsın fakat malesef o arkadaşın sonderce subjektif ve yanlış bilgiler vermiş Elazığ malatya arasında öyle dağlar kadar fark yok.insan faliyetleri ve kültüründe de radikal farklar yok.



sayfa 7
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET