1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Kenanwow
1 yıl önce - Sal 31 May 2022, 14:24
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Pts 27 Hzr 2022, 14:07
İleri teknolojiyle üretilen ham madde, zırhlı araçların dayanıklılığını artıracak
Konya'daki Eti Alüminyum Tesisleri'nde "özel alümina"dan üretilen zırh ham maddesi, kara, hava ve deniz araçlarında kullanılan çelik zırha göre daha yüksek koruma sağlayacak.
| Alıntı: |
Cengiz Holding bünyesindeki Eti Alüminyum, savunma sanayisi için alüminyum oksitten, patlama sönümleyici ve balistik koruma artırıcı zırh ham maddesi geliştirdi.
Tesiste, Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirilen ve yanmazlık özelliğiyle yüksek koruma sağlayan ham maddenin seri üretimine gelecek yıl başlanacak.
Eti Alüminyum'un Genel Müdürü Mehmet Arkan, AA muhabirine, ileri teknolojiyle geliştirdikleri özel alüminyum trihidroksit (ATH) ve özel alümina ile ülkenin stratejik kurumları arasında yer aldıklarını söyledi.
Savunma sanayisinde ham madde temininde zorluklar yaşanabildiğini aktaran Arkan, yerli zırh üretim firmalarından gelen talepler doğrultusunda bu çalışmaya başladıklarını dile getirdi.
Yıllık tüketilen 20 bin ton ATH'nin 12 bin tonu bu tesiste üretiliyor
Türkiye'nin yıllık 20 bin ton ATH tüketimi olduğunu vurgulayan Arkan, "Bunun 12 bin tonunu biz üretmeye başladık. Bu yatırımlarımızla, yıllık 50 milyon dolarlık ithalatın 22 milyon dolarını engelledik. Yıl sonunda 30 bin tonluk kapasiteye ulaşacağız. ATH, savunma sanayisinde çok önemli. Yanmazlık özelliği sayesinde yüksek koruma sağlayan bir malzeme. Tankların, gemilerin, denizaltıların, uçakların kablolarında ATH kullanılmak zorunda." diye konuştu.
Geliştirilen yüksek kaliteli ATH'den de "özel alümina" elde ettiklerine değinen Arkan, şöyle devam etti:
"Yüksek ısıyla içindeki su moleküllerini attığımız ATH'yi, alüminyum oksit yani özel alümina haline getiriyoruz. Bunu ağırlıklı olarak metal üretiminde kullanıyoruz. Alüminaya farklı özellikler kazandırarak dünyada fazla üreticisi olmayan savunma sanayisine dönük zırh ham maddesi ürettik. Yaptığımız testler başarıyla sonuçlandı. Önümüzdeki yıl bu ham maddenin seri üretimine başlatıp, zırh üreten şirketlere arz edeceğiz. Savunma sanayisi gelişiyor ve zırhlı araçlarımız dünyanın ilgisini çekiyor. Bunun için uluslararası standartların sağlanması gerekiyor. Biz de bu ham maddeyi üretmeyi başardık."
2 bin derecede bile erimiyor
Arkan, Türkiye'nin bu ham maddeyi üretebilen sayılı ülkeler arasına girdiğini bildirdi.
Alüminadan üretilen zırh ham maddesinin çelik zırha göre sağladığı üstünlüğe dikkati çeken Arkan, şunları kaydetti:
"Özel alümina, çok yüksek sıcaklığa dayanan, 2 bin derecelerde bile erimeyen bir malzeme. Bu malzeme çok yüksek sıcaklığa dayandığı için erimiyor ve mühimmat içeriye giremeyip dışarıda patlıyor. Suikast silahlarıyla ve zırh delici mermilerle gerçekleştirilen saldırıları da aynı şekilde engelliyor. Zırhın dayanımını artırıp ekstra koruma sağlıyor. Bu zırh ham maddesiyle üretilecek kompozitler, silahlı kuvvetlerin modernizasyon gerektiren zırhlı araçlarında da kullanılabilecek." AA |
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Pts 18 Tem 2022, 23:25
Patentli teknolojinin demir yollarındaki ihracat seferi başladı
5 patente konu olan "akustik tabanlı demir yolları ray kırıklarını algılama sistemi" geliştiren Türk teknoloji şirketi Enekom, ilk ihracatı kapsamında dünyanın en uzun demir yolu hatlarından birine sahip olan Hindistan'da kurulum aşamasına geldi.
| Alıntı: |
Demir yollarında ray kırıkları ve küresel ısınmaya bağlı olarak ortaya çıkan yeni nesil tehditleri tespit etmek için geliştirilen yenilikçi demir yolları güvenlik sistemi, ilk ihracat kapsamında 120 bin kilometre uzunluğundaki Hindistan demir yollarında görev yapmaya başlıyor.
Teknopark Ankara'da faaliyet gösteren Enekom, ray üzerindeki kırık ve çatlakları uzaktan, titreşim yoluyla algılamak için çıkılan yolculukta, alanında tüm dünyada ilgi gören bir çözüme ulaştı.
Enekom Genel Müdürü Haluk Gökmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Demiryolu Hatboyu Trafik Güvenliği Durumunu İzleme ve Alarm Sistemi'nin (RailAcoustic) dünyada bir ilk olduğunu ve AR-GE çalışmalarıyla bu noktaya geldiklerini söyledi.
Demir yolu hat güvenliğiyle ilgili bir açık olduğunu fark edip 2013'te çalışmalara başladıklarını anlatan Gökmen, o zamana kadar bu alanda kullanılan çözümlerin elektriksel yapılar üzerine inşa edildiğini ancak bunun bazı açıkları bulunduğunu ve belirli koşullarda hat üzerinde trafik güvenliğini tehdit eden durumların algılanamadığını dile getirdi.
Yunuslar, demir yolu güvenlik teknolojisine esin kaynağı oldu
Farklı bir yöntem deneyerek bütün sinyal seviyelerini elektriksel yapıdan akustik yapıya taşımaya karar verdiklerini ifade eden Gökmen, şöyle konuştu:
"Burada deniz memelilerinden esinlendik, balinalar, yunus balıkları... Bunlar akustik sinyallerle çok uzak mesafelerden haberleşebilmekte hatta önlerindeki engelleri gönderdikleri akustik sinyallerin yankılarını değerlendirerek tespit etmekte ve yönlerini bulabilmekte. Demir yollarında rayın gövdesi içinde aynı tekniği kullanmayı öngören bir teknolojik yaklaşım geliştirdik. 2013 yılında Ankara-Konya Yüksek Hızlı Tren Hattı'nda ilk testlerini yaptık ve burada başarılı sonuçlar aldık. Bu testler süresince bazı buluşlar ortaya çıktı. Bunları ulusal ve uluslararası patentle kayıt altına aldık. 2017'de TCDD'nin desteğiyle bu teknolojimizi Ankara-Konya Hızlı Tren Hattı'nın 90 kilometre çift hatlı kesiminde uygulama şansını elde ettik. Bu çok önemli bir aşamaydı. Sistem 2018 sonunda devreye alınmış oldu. Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi'nin Yerköy-Sivas arasındaki tünellerinde bir teknolojik sorun vardı, soruna uluslararası sinyal şirketi çözüm üretemeyince yerli teknoloji orada da devreye girdi. Tüm bu süreçte patent başvurularımız 5'e çıktı."
İhracat konusunda da adımlar atmaya başladıklarını, söz konusu sistemin Hindistan'da kullanılacağını belirten Gökmen, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, İspanya, ABD'de yürüttükleri görüşmelerin de son aşamaya geldiğini bildirdi.
Sistemin Türkiye'deki tüm demir yollarında hizmete alınması için göreve hazır olduklarını dile getiren Gökmen, bunun için de gerekli girişimlerde bulundukları kaydetti.
Toprak kaymaları ve kum fırtınalarında tehlikeyi haber veriyor
Haluk Gökmen, demir yollarındaki temel problemlerden birinin kırılan veya çatlayan rayların tren gelmeden algılanabilmesi olduğunu söyledi. Akustik tabanlı çözümde 2-3 kilometreye aralıklara yerleştirilen sensörlerle bu noktaların tespit edilebildiğini ve fiber optik haberleşme sistemi ile kumanda merkezinin bilgilendirilebildiğini ifade eden Gökmen, tehlikenin boyutuna göre trenin yavaşlatılıp durdurulabildiğini belirtti.
Gökmen, sistemi tren tekerlerindeki geometrik kusurları, sel, toprak kayması sonucu ortaya çıkan ray altı boşalması gibi tehditleri de algılayabilecek bir seviyeye getirdiklerini ve bunları da devreye almaya başladıklarını söyledi. Gökmen, "Avrupa'da son yıllarda küresel ısınmayla beraber sel ve toprak kayması gibi sorunlar artmaya başladı. Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır'da büyük fırtınalarda oluşan kum hareketleriyle demir yolu hatları bloke hale geldi. Demir yolu trafiğinde yeni nesil tehditler söz konusu. Bu tehditlerin hepsine akustik tabanlı olarak çözüm üretebiliyoruz. Bu konuda dünyada en ilerde olduğumuzu söyleyebilirim. Dünya pazarlarından bize gelen bildirimler bu konuyu çözen yegane şirket olduğumuz yönünde. AR-GE çalışmalarıyla da yeni çözümler peşindeyiz." dedi.
Sistemin mekanik, elektronik ve yazılım bileşenlerinden oluştuğunu anlatan Gökmen, "Fizikten matematiğe, yazılımdan elektroniğe ve malzeme bilimine kadar birçok unsuru bir araya getirdik. Çalışma grubumuzda makine, elektronik, yazılım ve malzeme mühendisi, akademik nitelikli personelimiz var." diye konuştu.
"Onlarca sene götürebilecek bir pazar"
Haluk Gökmen, Hindistan'da ray kırıklarına bağlı olarak art arda yaşanan tren kazalarının sonrasında 2017'de davet aldıklarını ve ülkeye gidip çözümlerini anlattıklarını söyledi.
Hindistan hükümeti ve demiryollarının da desteğiyle Hintli bir firmayla ilk anlaşmayı yaptıklarını aktaran Gökmen, bu ortakla Hindistan'da montaj ve bakım faaliyetleri yürüteceklerini belirtti.
Hindistan'da 110-120 bin kilometre demir yolu bulunduğuna ve yoğun şekilde hızlı tren yatırımları yapıldığına işaret eden Gökmen, şunları kaydetti:
"İlk aşamada tüm sistemi Türkiye'den sağlayacağız. 2 sene sonra mekanik aksamlarının bir kısmı 'Hindistan'da üret' programı doğrultusunda lisans altında Hindistan'da üretilecek. Yazılım ve elektronik aksamlar da Türkiye'den ihraç edilecek. Benzer bir anlaşma için ABD'de adım atmaya başladık. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır'da da bu yönde adımlar atmak üzereyiz. Hindistan bizim için örnek teşkil etti ve çok büyük bir pazar. Bizi onlarca sene götürebilecek büyüklükte bir pazar. Üretimlerin bir kısmının orada olması da üretim kapasitemiz açısından bize çok destek olacak. Çok hızla teknolojimizin pazarda geniş bir kapsama ulaşmasına olanak sağlayacak. Üretimlere başlıyoruz, 4 ay içinde Hindistan'da kurulumlarımız başlayacak, sonrasında hızlanarak devam edecek. Amacımız 120 bin kilometrelik hattın tümünü yapmak. Oradan Avrupa ve Asya pazarlarına açılmak istiyoruz. Hindistan bizim için önemli bir üretim kapasitesi de sağlayacak ama teknolojinin temeli burası." 📄🔗 (AA) |
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Pzr 07 Ağu 2022, 16:36
Çip Üretim Teknolojisi ve Merkezi
Yerli füzeler, akıllı mühimmatlar, İHA ve SİHA'lar... Savunma sanayinin etkili ürünleri yerli foto dedektörleri ile daha güçlü. Hedefler tam isabetle vuruluyor.
Foto dedektör, çipler gibi yarı iletken teknolojisine dayanıyor. O foto dedektörler TÜBİTAK BİLGEM Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü bünyesindeki laboratuvarda üretiliyor. Gebze'deki kritik laboratuvar kapılarını TRT Haber'e açtı...
|
 |
crypton
1 yıl önce - Pts 08 Ağu 2022, 12:51
Türkiye'den 7 ayda 136,5 milyar dolarlık "teknoloji yoğun ürün" ihraç edildi
Ocak-temmuzda söz konusu ürünlerin ihracatında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19,2 artış gerçekleşti. Bu dönemde yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı yüzde 11,5 artarken ithalatı yüzde 6,3 azaldı.
Ayşe Böcüoğlu Bodur |08.08.2022 Ankara
| Alıntı: |
Türkiye'nin "teknoloji yoğun ürün" ihracatı yılın 7 ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19,2 artarak 136,5 milyar dolara ulaştı.
AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, Türkiye'nin teknoloji yoğun imalat sanayi ürünleri ihracatı son dönemde artış gösterdi.
Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu verilerine bakıldığında, geçen yıl yüksek, orta yüksek, orta düşük ve düşük teknolojili ürün ihracatı toplam 212 milyar 809 milyon doları buldu. Söz konusu ürünlerde 2021'de bir önceki yıla kıyasla yüzde 33'lük artış dikkati çekti.
Bu kategorideki ihracattan 6,5 milyar dolara yakını yüksek, 71 milyar doları da orta yüksek teknolojili ürünlerden oluştu.
Yüksek teknolojili ürün ihracatı 7 ayda 3,8 milyar doları buldu
Geçen yıl genelinde teknoloji yoğun ürün ihracatında sağlanan artış bu yılın 7 ayında da sürdü.
Ocak-temmuz döneminde teknoloji yoğunluğuna göre imalat sanayi ürünleri ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19,2 artarak 136 milyar 548 milyon dolara ulaştı. Bu rakam geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 114 milyar 542 milyon dolar olarak kayıtlara geçmişti.
Bu yılın 7 ayında ihracat yüksek teknolojili ürünlerde yaklaşık 3,8 milyar dolar, orta yüksek teknolojililerde 45,8 milyar dolar, orta düşük teknolojili olanlarda 43,9 milyar dolar ve düşük teknolojili ürünlerde 43,7 milyar dolar oldu. Yüksek teknolojili ürün ihracatında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,5, orta yüksek teknolojili ürünlerde yüzde 14,1'lik artışlar öne çıktı.
Yüksek teknolojili ürün ithalatında azalış trendi
Ocak-temmuz döneminde teknoloji yoğunluğuna göre imalat sanayi ürünlerinin ithalatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 25,6 artarak 144 milyar 129 milyon dolara ulaştı. 2021 yılının aynı döneminde bu ürünlerin ithalatı 114,7 milyar dolar seviyesindeydi.
Söz konusu 7 ayda "yüksek teknolojili ürün" ithalatındaki gerileme ise dikkati çekti. Geçen yılın ocak-temmuz döneminde 14,6 milyar dolarlık yüksek teknolojili ürün ithalatı yapan Türkiye, bu yılın aynı döneminde söz konusu kategoride 13,7 milyar dolarlık dış alım gerçekleştirdi. Böylece yüksek teknolojili ürün ithalatı yüzde 6,3 azaldı.
"Orta yüksek teknolojili ürünler" kategorisinde yaklaşık 61,8 milyar dolar, "orta düşük teknolojili ürünlerde" 50,5 milyar dolar, "düşük teknolojili ürünlerde" ise 17,9 milyar dolarlık ithalat kayıtlara geçti.
https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiyeden-7-ayd ...di/2656305 |
|
 |
BJK 5106
10 ay önce - Cmt 22 Ekm 2022, 20:53
Nanografi firması, grafen ile güçlendirilmiş zırh plakaları, ilk kez SAHA Expo'da sergileyecek
Türk savunma sanayisi bünyesinde yürütülen AR-GE projesiyle "mucize malzeme" olarak nitelendirilen grafen kullanılarak kurşun geçirmez plaka geliştirildi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda, Türk Silahlı Kuvvetleri ve güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarının karşılanmasında yurt dışı bağımlılığın azaltılmasına, özgün, yerli ve milli çözümlerin hayata geçirilmesine, AR-GE ve teknoloji yetkinliğinin artırılmasına katkı sunacak çeşitli projeler yürütülüyor.
Bu kapsamda, 2020 yılında Grafen ile Güçlendirilmiş Hafif ve Mukavemetli Zırh Malzemelerinin Geliştirilmesi (GRAKOR) Projesi'ne başlandı.
Nanografi şirketi tarafından yürütülen projeyle grafen katkılanmış nanokompozitler, fiber kumaşlarla birleştirilerek grafenle güçlendirilmiş fiber takviyeli, personel korumaya yönelik polimer kompozit zırh malzemesi geliştirildi.
Piyasada yaygın olarak kullanılan zırh plakası örnekleri genellikle 1200 ila 1600 gram ağırlığa sahip olurken, proje kapsamında ilgili standarda göre üretilen ve atış testleri uygulanan prototipler ise 1580 grama karşılık geliyor. Proje kapanışının ardından yapılan iyileştirmelerle aksesuarsız zırh plakası ağırlığı 950 grama kadar düşürüldü.......(AA)
|
 |
BJK 5106
9 ay önce - Sal 01 Ksm 2022, 19:34
Türk savunma sanayisinde 3 kritik yerlileştirme
İleri malzeme teknolojilerine yönelik yürütülen çalışmalarla Türk savunma sanayisindeki ihtiyaçları karşılamaya yönelik 3 yerli ürün geliştirildi.
| Alıntı: |
Nanografi İş Geliştirme Direktörü Yunus Emre Deli, AA muhabirine, ileri malzeme teknolojilerindeki en büyük motivasyonlarının ithal ikame ürünler ortaya koymak olduğunu söyledi.
Türk savunma sanayisinde kullanılan ürünleri yerlileştirerek ithalatın önüne geçtiklerini belirten Deli, aynı zamanda ülkenin ihracat kalemlerine yeni ürünler eklediklerini bildirdi.
Deli, bu tür çabaların yoğunlaştığı en önemli alanlardan birinin ileri malzeme teknolojileri olduğuna dikkati çekerek, "Özellikle silah sanayimizin kullandığı önemli bazı kaplamaları yerlileştirmiş olduk. Bunların başında termal kamerada görünmeyen, infrared (IR) kamuflaj özelliği bulunan ürünümüz geliyor. Bu savunma sanayisinde, yurt dışında da rüştünü kanıtlamış ürünlerde sıkça kullanılan çözümlerden biri. Bunu hem kendi savunma sanayimize sağlıyoruz hem de ihracat potansiyeli olan bir ürün olarak konumlandırdığımızı söyleyebilirim." dedi.
İnfrared kamuflajın, kaplandığı yüzeyleri infrared kameralarda görünmez hale getirdiği bilgisini veren Deli, "Dolayısıyla muharebe sahalarındaki sistemleriniz, termal özellikli, infrared arama özelliği bulunan sistemlerde kamufle olmuş oluyor. Haliyle bu kaplamayla doğrudan doğruya bir görünmezlik imkanı sunuyoruz." diye konuştu.
SAHA EXPO'da yeni bir ürün sergilediklerini vurgulayan Deli, şunları kaydetti:
"Silahların üzerinde yüksek performansa sahip bir ürün var. Bu ürün silahların üzerinde yıpranmayı ve çizilmeyi önleyen, yüksek korozyon dirençli bir kaplama. Bu konuda tümüyle ithalata bağımlıydık. Burada ithal ikameyi gerçekleştirerek ürünü yerlileştirdik. Bu ürünü yerli olarak kullanıcılara sunabileceğimizin müjdesini verebiliriz. Seramik kaplama olarak bilinen bu ürün, savunma sanayisinin tüm şartlarına uygun olarak, yıpranma ve aşınma testlerinden geçerek kendini kanıtladı, fiyat ve termin süreleriyle silah üreticilerimizin işini kolaylaştıracak bir ürün olacaktır."
Deli, ülkedeki ihtiyacı karşılama ve ihracat yapabilme hedefi doğrultusunda gündemlerine aldıkları bir diğer ürünün de "kuru film yağlayıcılar" olduğunu söyledi.
Savunma sanayisinde dişli mekanizmalarında, aşınma riski bulunan ürünlerde kuru film yağlayıcıya çok ihtiyaç duyulduğunu belirten Deli, ortaya koydukları çözümü savunma sanayisi ve ağır endüstriyle paylaşabilir noktaya geldiklerini bildirdi.
Yunus Emre Deli, Ahlatcı Holding bünyesinde faaliyet gösteren bir şirket olarak 3 ana ürünü artık yerlileştirdiklerini, savunma sanayisinin kullanımına sunduklarını ve yeni ihracat ürünleri oluşturduklarını SAHA EXPO'da duyurduklarını sözlerine ekledi.(AA) |

|
 |
KenoSennin
8 ay önce - Sal 27 Arl 2022, 00:19
Aşağıdaki videoda 3:56 da konuyla ilgili yüksek teknoloji ürünleri üretebilmek için nükleer santrale ihtiyaç var deniyor, anladığım kadarıyla çok yüksek ve kesintisiz bir enerjiye ihtiyaç duyuluyor.
Nükleer santralin inşaasının bitmesi bekleniyormuş..
Demek ki bazı yüksek teknoloji üretim alanları içinde nükleer santral gerekiyor, bilmediğimiz daha neler vardır..
|
 |
KenoSennin
5 ay önce - Pzr 19 Mar 2023, 18:06
|
 |
KenoSennin
4 ay önce - Cum 14 Nis 2023, 04:51
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|