Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Cemoli D18
8 yıl önce - Çrş 03 Arl 2014, 02:51
Yüksek Teknoloji Üretimi




ali dostbey
8 yıl önce - Çrş 03 Arl 2014, 03:04



Cemoli D18
8 yıl önce - Çrş 03 Arl 2014, 04:19



Cemoli D18
8 yıl önce - Pts 15 Arl 2014, 13:09

Alıntı:
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, yüksek teknolojili ürünler için çalışılan teşvik paketinin detaylarının netleştiğini belirtti. Bakan Nihat Zeybekci, yüksek teknoloji için toplam 3 milyar dolarlık destek sunulacağını ifade etti


http://www.sabah.com.tr/ekonomi/2014/12/15/yuksek ...lik-destek


Misafir edf

8 yıl önce - Pts 15 Arl 2014, 17:25



Rüştü BAKMAZ
8 yıl önce - Pts 15 Arl 2014, 17:52

Alıntı:
Ülkede kaç tane dünya çapında üniversite varsa, hepsi hükümetle kavgalı. Cumhurbaşkanı yanına ordusunu almadan giremiyor. Böyle bir ülkede, ne bilim adamı çıkar ne de teknolojik ürün?

İddialar çorba edilip laf salatası okunmuş.

Ülke üniversitelerinin gerçekten bilim üretme, bilimsel faaliyetlerde bulunma aşkı olsa, bırak Cumhurbaşkanını, Başbakanı, muhtarlar bile orduyla gelse bilimsel faaliyetlere engel mi bu?

Bu ülkede gerçekten orduyla gezen Cumhurbaşkanları da oldu, muhtemelen yaşınız elvermez, zira böyle ezbere laf salatası yazmak için yakın geçmişten bihaber olmak gerekir. Zamanında Kenan Evren gerçekten de ordusuyla gezerdi. Şahsen şahit olmasam da, büyüklerimin anlattıklarından İnönü'nün de bir ilden başkasına giderken, şehirlerarası yollarda askeri yol kenarına dizdiğine dair hatıraları çok işitmişliğimiz var. Gerçi kime anlatıyorsun orası da ayrı ama yazalım işte.

Ülkede üniversitelerin işinin bilim üretmek olduğunu en başta üniversite yönetimleri bilmeliyken, bunların ideolojik itaatsizliklerini bile bile, bu hadsizlikleri bile hükümetten bilen, hükümete hesap sormaya kalkan bir zihniyete ne dense boş.

Üniversitelerin işi kavga mıdır? Rektörlerin işi "ordu göreve" şerefsiz pankartı altında dikilmek midir? Profesörlerin işi bilim üretmek için laboratuvarlarda fellik fellik araştırma yapmak mıdır, yoksa fellik fellik başörtülü öğrenci hafiyeliği yaparken yakalanıp kodesi boyladığında zırlamak mı?

Üniversite üniversiteliğini bilmiyorsa, bildiren birileri geldiğinde varsa elindeki sahip olduğu patentleri ortaya koysun. Lafla "dünya çapında" olunmaz. Bu etiketleri sırf "kavgalı" duruş algısıyla bol kepçe dağıtanların bilimsel otorite olmadığını da belirtmeye gerek yok.

Lafa gelince bilim aydınlık çağdaşlık üfürmekle olmuyor bu iş. İcraat lazım hemşerim, icraat...

Bazıları onlarca sene bu sloganlarla çok alıştırmış kendini ama, şimdi sorgulayan bir halk, ülke ve devlet yönetimi var, tabii kavgalı olacaklar, ortaya kavgadan başka koyabilecek bir "halt" çıkaramamanın acısı var...


berator

7 yıl önce - Prş 15 Ekm 2015, 11:22

Alıntı:
ASELSAN, TÜBİTAK ve Bilkent Üniversitesi üçlüsünün yürüttüğü proje kapsamında ilk milli lazer silahımıza kavuştuk.

Biz teknolojinin gelişimini sık sık robotlar, mobil cihazlar ya da benzeri şeyler üzerinden takip ediyoruz ancak, herkesin unuttuğu ve aslında en tehlikeli olan birşey daha var; silahlar.

Teknolojinin gelişimi ile silahların da yapabildikleri ve sınırları gelişiyor. Tabiki bu şekilde bir oluşum insanlık adına ne denli doğrudur, kendi ellerimizle kendi sonumuzu mu hazırlıyoruz orası tam belli değil ancak, böyle bir dünyada yarıştan kopmamak da gerekiyor.

Bunun en güzel ve ilgi çekici örneklerinden biri, geçtiğimiz günlerde ASELSAN, TÜBİTAK ve Bilkent Üniversitesi üçlüsünden geldi. Son dönemlede teknolojinin hemen hemen her alanından yaygın bir kullanım alanına sahip olmaya başlayan lazerler, silah teknolojisinin de en gözde şeylerinden. Bahsettiğimiz üçlü de bir araya gelerek, milli lazer silahımızın altına imzalarını atmışlar.
Üretilen lazer silahı, özellikle roket, füze, savaş uçağı gibi havadan gelebilecek tehditlere karşı bir numaralı savunmamız olacak. Şu an için 20kW elektrik gücünü iletebilme yetisine sahip şekilde üretilen lazerler, ilk etapta yönlendirilmiş enerji silah sistemi olarak gemilere monte edilecek.

Lazer silahı, menzilindeki herhangi bir füzeyi rahatlıkla yok edebiliyor. Yine belli bir menzildeki füzeyi etkisiz hale getirecek şekilde de hasar verebiliyor (burada bahsettiğimiz menzil mesafeleri birkaç kilometre). İlk etap olarak 2013 yılında yapımına başlanan ve IDEF 2015'te resmi olarak görücüye çıkan lazer silahı, aynı zamanda hibrit özellikte. Yani yapılan savunma silahı hem lazer silah hem de yakın mesafe roket sistemi şeklinde kullanılabiliyor.

Projenin ikinci etap süreci hala devam etmekte. Planlanan programa göre, ikinci etap 2019 yılına kadar devam edecek ve bu süreçte lazer çok daha fazla geliştirilecek. Savunma sanayisi açısından da son derece önemli olan proje büyük destek görmekte. Projenin önemli oluşunun en büyük sebeplerinden biri de, harcanan maliyet. Lazer silahının maliyeti, birkaç dakikada etkisiz hale getirebildiği füzelerinkinden çok çok daha ucuz. 


Misafir b1f

4 yıl önce - Cum 26 Ekm 2018, 00:52



Misafir 288

4 yıl önce - Cum 02 Ksm 2018, 19:22



Misafir 388

4 yıl önce - Cum 02 Ksm 2018, 19:26



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET