Ama buralarda da işgücü yok, sosyal hayat yok, limanlara uzak, nakliyesi fazla vs vs. Keşke Kars Muş Bitlis Ağrı Baynurt gibi bir yere kurulması imkanı olaydı
Tabi Almanlar gerizakalı olduğu için deniz olmayan yerlere araba fabrikası kurup tüm dünyaya satmışlar bmw münih de, mercedes ve Porsche stuttgarda vb.
Gemlik Engürücük köyünden ve/veya Gemlik Serbest Bölgeden Mudanya/Eşkel yönüne giden yol üzerinde, Gemlik Askeri K9 köpek yetiştirme yerleşkesinin bulunduğu yerde. Hatta denizden iniş imkanı sağlayan ve kullanılmayan bir toprak askeri hava iniş pisti de vardır. Googledan rahatlıkla görülebilir, Gemlik güneybatısı.
@göktuğ07
Göktuğ Bey, bilgileriniz belli ki yanlış ve yüzeysel klişelerden ibaret. Ayrıca bu başlığın önceki yorumlarını da okumadığınız belli oluyor. Sıkıntı yok. Daha önce de belirttiğimiz gibi, Türkiye'de, Bartın ırmak limanı dışında teknelerin seyrüsefer yapabildiği uygun debi ve dip seviyesine sahip nehir yoktur. Bartın'da da kabaca sadece 15-20 km kadar karanın içine gidilebilir. Almanya'da ise böyle değildir, bahsettiğiniz hemen her şehir, ırmaklar vasıtası ile taşımacılığa müsaittir. Tabi sizin bundan haberiniz yok. Aynı şekilde İsviçre'de açılan bir kanal/dok sistemi ile bütün gemiler, İstanbul boğazından geçip Karadeniz'e açıldıktan sonra Romanya Köstence limanından ( yani Tuna nehrinin döküldüğü noktadan ) taa Hollanda Rotterdam'a kadar kesintisiz gidebilmekte ve Atlas Okyanusu/Brent denizine çıkabilmektedir. Yani Tuna ve Ren nehirleri birleşmiş ve tek su yolu olmuştur, tüm Avrupa'yı doğudan batıya kat ederek, Karadeniz ve Atlas Okyanusu arasını birleştirir ve deniz ulaşımına müsaittir. Tabi siz bunu bilmediğiniz için, Almanya'daki saydığınız bu şehirleri, denizle bağlantısı olmayan Kayseri Konya Erzurum gibi kara şehirleri sanarsınız. Almanya'daki çoğu şehrin, kendi uygun limanı yoksa bile, kısa bir otoban ve demiryolu bağlantısı ile Ren nehrine bağlanabilme imkanı vardır. Bir harita açıp nehir sistemlerine bakmanızı, ve bu şehirlerin liman fotoğraflarına Googledan bakmanızı öneririm. Ayrıca limanı olmayan her şehirde de, bizdeki karayolu ağından daha sık demiryolu ağı mevcuttur. Almanya'da Türkiye'nin 8 katı, Belçika ve Çekya'da 9-10 kat yoğun demiryolu ağı vardır. Bir Almanya kadar olmadan, her şeyimizi Almanya ile karşılaştırma huyundan vazgeçsek nasıl olur acaba? Çünkü duvara tosluyoruz.
Ayrıca, bu saydığınız şehirler, otomotiv mühendisliğinin başladığı 1880'lerde, her biri kendi mütevazi imalathanelerinde, tamamen girişimci mühendislik ruhu ile, kendi ikamet ettiği evin garajında vb mütevazi yerlerde başlamış ilk üretimlerdir. O günlerde otomobili üretmek ilk amaçtı. Otomobil ihraç etmek gibi bir düşünce söz konusu değildi, hedef iç pazardı. Hala da BMW, Münih'li Brandt ailesine aittir. Argümanlarınız, bugünkü bakış açısını barındırdığı için pek tutarlı değil. Her olaya, kendi oluş ve başlangıç tarihinin perspektifinden bakmak gerekir. Sizin söyleminize bakılacak olsa, Stuttgartdan başka yerde Mercedes fabrikası olmaması gerek, ama var. Münih'ten başka yerde BMW fabrikası olmaması gerek, ama var. Bir de bu markaların katmadeğeri ve kâr marjı, diğer 100-120 yıllık markaların bile çok çok üstünde ( Opel, Renault, Peugeot, Volkswagen vb ). Yani üretimi pahalı yapsalar bile kar marjları yeterli, istediği fiyatı dikte edip satabiliyorlar. Liman avantajı gibi bir şeye ihtiyaç duymuyorlar. Sizin markanızın ise dünya genelinde tutulup tutulmayacağı bile bir muamma henüz. Kaldı ki, bir otomobili üretmek ve rekabetçi etmek için, yer seçimindeki tek kriter, limana yakınlık da değil. Bazen yetişmiş kalifiye iş gücüne "ucuz ve kolay" ulaşım, nakliye ve liman karından daha üstün gelebilir : örnek, Çekya Slovakya Polonya Macaristan gibi, komünizmden yeni çıkmış fakir doğu Avrupa ülkeleri. Başka bir örnek vermek gerekirse, Orta Asya'ya yönelik üretim yapacaksanız, liman değil, size iyi bir demiryolu taşımacılık ağı gerekir.
En son Ahmet 2585 tarafından Cum 27 Arl 2019, 19:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Bursa’da yaşayan biri olarak Bursa’da Haberli tamir bakım dışında Genel olarak su kesintisi oldum olası ne gördüm ne duydum ..
izmirden boş Atma Ziyaaaa..
Bize Bursa’da OTOMOBiL Fabrikası verdiler
Siz İZMİR ede Heykel Fabrikası yakışır tez zamanda
Arkadaşlar, neyin kavgasını ediyorsunuz Allah aşkına? İzmir de Bursa da, diğer şehirler de bu ülkenin güzide şehirleri. Her birinin çok değişik üstün ve güzel özellikleri var. İzmir/Manisa'ya da devasa Volkswagen yatırımı geliyor işte, neyin peşindesiniz? Heykel meykel diyorsunuz, heykel ülkenin her yerinde var, 7 sanat dalından biridir, gerek yok bu yaralayıcı siyasi söylemlere. Konu heykelse Ankara'nın ucube dinozor heykellerine de bakın, Konya'nın abuk Nasreddin Hoca heykeline de bakın. Bu başlık altındaki konuya, heykel tartışması bir şey katmaz. Birliğimizi dostluğumuzu bozmayalım, herkes güzelce fikrini söylesin. Sonuçta İstanbul'un da suyu yeterli değil, Istrancalardan Melen nehrinden getirilmeye çalışılıyor. Üstelik taa Bizans döneminden beri bu böyle. Sadece bugünün problemi de değil. Ankara'nınki Kızılırmak'tan getirilmeye çalışılıyor.
Özetle, bu proje çok büyük riskler içeriyor. Projenin başarılı olması için bu risklerin mümkün olduğu kadar minimuma indirilmesi gerekiyordu, karar ona göre verildi. Bu Diyarbakır'da Batman'da Adıyaman'da kurulan bir tekstil veya plastik enjeksiyon tesisi değil. Konu nüfusu batıya yığma konusu da değil. Nüfusu doğru ve doğduğu yerde, memleketinde tutmak için, bu otomobil fabrikasından daha önce yapılacak ve bugüne kadar çok daha önceden yapılmış olması gereken şeyler var. Fabrikayı örneğin Elazığ'a kurarsanız, Çankırı'dan batıya göç olmayacak mı, duracak mı? Bayburtlu artık Elazığ'a mı göçecek, o fabrikada iş bulabilecek mi sanıyorsunuz? Hayal görmenin alemi yok.
Herşeyden önce, her şehrin kendi gıdasını yakın çevresinde üretecek bir yapı ve sisteme geçilmesi gerekiyor. Ülkenin bütün patlıcanı domatesi biberi sadece Mersin ve Antalya'dan tüm ülkeye nakledilmeye devam ederse, biz daha çook dövünürüz, sağa sola sallarız. Çok basit mantık olacak ama, tezeği sobada yakmak yerine sebze seralarının ısıtılmasında kullansak nasıl olur, oradan da bir ekleme ile evlere versek? Hadi ciddi konuşalım, güneş enerjili seralar kurup İç ve Doğu Anadolu'da da sebze meyve yetiştirsek? En az güneş alan yöremizin potansiyeli, kendimizi karşılaştırmayı çok sevdiğimiz Almanya'dan çok daha iyi durumda. Herhalde daha kötü olamayız değil mi?
Almanya Güneş Enerjisinde Rekor Kırdı
02 Ağustos 2018
Alman Araştırma Enstitüsü IWR’ın verdiği bilgilere göre Almanya 6.17 TWh'nin üzerindeki güneş enerjisi üretimi ile rekor kırdı. İki ay önceki güneş enerjisi toplam üretim gücü 593 TWh'lik seviyesinde olan Almanya’nın, güneş enerjisinde yükselişe geçtiği görülüyor. Almanya Temmuz ayında güneşten 212 saat yararlanmayı beklerken 305 saatlik kayda değer bir fayda sağladı. Temmuz 2018, 2006 yılından sonraki en güneşli Temmuz ayı olarak rekor kırdı. IWR, Temmuz’da 29,1 GW kapasiteye ulaşan üretim gücü ile Almanya'nın 25 nükleer santralin sağlayacağı enerjiyi karşıladığını belirtti.
Rüzgar enerjisi üretimi için ise değerler Temmuz ayındaki hava koşullarının elverişli olmaması sebebiyle güneş enerjisi kadar verimli değildi. IWR'ye göre, rüzgar enerjisi üretimi aslında Temmuz 2017'den %20 daha düşük, 4.4 terawatt saate düştüğünü bildirdi.