Dün H. Maas ve M. Çavuşoğlu nun Ortak Basın toplantısında Alman DİB nı:"Müteffikimiz Fransa nın Libya ve Doğu Akdeniz deki dengeli ve de bilhassa İtalya ile ortak hareket ettiğini memnuniyetle karşılamaktadır ve de bunu desteklemektedir. Bunun yanında Doğu Akdeniz de Almanya in da yer aldığı İRİNİ Operasyonunu önümüzdeki dönemde KUSURSSUZ devam ettireceğimizi beyan etmek isterim.
(Açıktan Almanya, Fransa, Yunanistan, GKRY, Mısır, BAE, Suudların yanında yer aldığını ve de bir daha Deniz Kuvvetlerizim geçen haftalarda yaptığı gibi ne Yunan ne de Fransız Savaş Gemilerine uyduruk "İRİNİ OPERASYONU" çerçevessindeki karşı koymaları a MÜSAADE ETMEYECEĞİNİ, resmen Basın Toplantısında Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğluna söylemiştir. )
Birde dalga geçer sesine Alman Dışişleri Bakanı sırıtarak :Beni her görüşmemizde, M. Çavuşoğlu(kendisi M. Çavuşoğlu gibi DOSTUM ifadesini kullanmamaktadır) Antalya ya davet ediyor zaten, demesi de cabası.
Mevlüt Çavuşoğlu ise :DOSTUM HEIKO YU Antalya ya davet ediyorum...
Bunun yanında taraflı olan Alman Basınından (Süddeutsche Zeitung) muhabirinin şu sorusuna M. Çavuşoğluna :Siz (Türkiye) nasıl oluyorda NATO Müttefığiniz olan Fransa in Gemisine ve de Silah aramasına karşı koyuyorsunuz ve de neden hem Silahçı Savaşçılar ile Silah sevk edebiliyorsunuz Libya ya....
-Burada da bence kamuoyu önünde iyi cevap veremedik ki aslında o soruya karşılık :Nasıl oluyorda BM in resmi tanıdığı Sarrac Hükumetine karşılık NATO ve AB üyeleri olan Yunanistan ve de bilhassa Fransa bir Darbeci ve de katliamcı Hafter i Suudi Arabistan, BAE, Rusya gibi Ülkeler ile beraber desteklemektedir..! Hemde NATO ve AB Şemsiyessinde..! (Bu soru Berlin de kamuoyu önünde mutlaka sorulmalıydı)
Ben Basın toplantısını Internetten izledim, maalesef bu Basın toplantısını TRT HABER veriyordu o da yarıda kesmişti onun için başka bir kaynaktan izledim.
Kısacası Almanya Doğu Akdeniz de Yunanistan, GKRY ve Fransa ( İtalya!) yı da yanına alarak İRİNİ Misyonunu daha da inatla Türkiye ye karşı sürdürecek iken bizim sadece tek derdimiz "Alman Turist" de bu işin tuzu biberi oldu. Maalesef Basınımız da Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas ın bilhassa Libya ve İRİNİ için söylediklerini ya bilerek veya da bilmeyerek ES GEÇTİ..
En son Guven75 tarafından Cmt 04 Tem 2020, 00:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi
Kısacası Almanya Doğu Akdeniz de Yunanistan, GKRY ve Fransa ( İtalya!) yı da yanına alarak İRİNİ Misyonunu daha da inatla Türkiye ye karşı sürdürecek iken bizim sadece tek derdimiz "Alman Turist" derdimiz de bu işin tuzu biberi oldu. Maalesef Basınımız da H. Maaş in bilhassa Libya ve İRİNİ için söylediklerini ES GEÇTİ..
Adamlar bizi çekemiyor, Güven abi
Türkiye'nin ayağını nasıl kaydırırız diye düşünüyorlar...
1500 Km ötedeki Almanya'nın doğu Akdeniz'de ne işi var ?
Türkiye'nin ayağını nasıl kaydırırız diye düşünüyorlar...
1500 Km ötedeki Almanya'nın doğu Akdeniz'de ne işi var ?
Almanya, AB ve de NATO çerçevesinde her zaman her yerde YUNANİSTAN ve de 1 Mayıs 2004 de daha çözülmemiş sorunları ile bilerek GKRY yani Kıbrıs lı Rumları alarak bilhassa şu AB Maskesi altında onların yanında olacaktır.
Asil sorun bizlerin geçmişte neredeyse Meis Adası gibi veya 12 Ada gibi, Midilli gibi, Samos gibi Adaları nasıl kaybettiğimizi. Bunun cezasını çekiyoruz zaten. 80 Milyonun üzerinde ki bir Türkiye nin Kita sahanlığı hakkını 10 Milyonluk ve de her zaman AB sırtından geçinen, iflas etmiş bir Yunanistan ve de 600.000 nüfuslu bir Faşist yapı olan GKRY satmasıdır.
Yani bu AB ye üye olmak bazı Ülkeler, Bulgaristan, Yunanistan, GKRY, Slovenya, Slovakya, Baltık Ülkeleri için resmen bir koz oluyor komşuları olan AB üyesi olmayan ülkelere karşı.
Aynısını biz on yıllardır bilhassa Yunanistan ve de 16 Yıldan beri GKRY dan çekmekteyiz.
Türklerin Almanya'da bu kadar bulunma nedeni Almanya'nın işçi açığı idi...
Bunun temel sebebi ise Almanya'nın 1960'ların ortasından sonra düşen doğurganlık oranları...
BM'nin 1948'de yaptığı projeksiyon'a göre Almanya nüfusunun 2000 yılına gelindiğinde 175 milyon olması gerekiyordu, çünkü Almanya'nın o dönemki nüfusu 67 milyondu ve o dönemde yıllık nüfus artış hızı %2 nin üzerindeydi...
Yinede 60'lı yıllardaki kadın başına 2.6çocuk ortalaması korunsaydı bile, Almanya nüfusu bugün 140-160 milyon arası bir noktada olacaktı, haliyle iş gücü açığı ortaya çıkmadığı için Türkler bu kadar çalışmaya gitmezdi ve bu tarz haberleri okumak zorunda kalmazdık...
Almanya da kalifiye eleman acigi var ama aynisi bizim Ülkemiz TÜRKIYE icin de gecerli, bizde kalifiye elemanlari yurt disindan cok yüksek maaslar ödeyerek kazaniyoruz, Almanya, Türkiye gibi bir partneri kayip ederse, faturasi kendine daha pahaliya mal olur, bu acik ve net ortada, Feto dan dolayi, iliskiler büyük darbe aldi, Alman ya sapkasini önüne koyup iyi düsünmeli, benim görüsüm böyle, artik eski TÜRKIYE yok, net ve acik kayip eden Almanya olur.
Almanya da kalifiye eleman acigi var ama aynisi bizim Ülkemiz TÜRKIYE icin de gecerli, bizde kalifiye elemanlari yurt disindan cok yüksek maaslar ödeyerek kazaniyoruz, Almanya, Türkiye gibi bir partneri kayip ederse, faturasi kendine daha pahaliya mal olur, bu acik ve net ortada, Feto dan dolayi, iliskiler büyük darbe aldi, Alman ya sapkasini önüne koyup iyi düsünmeli, benim görüsüm böyle, artik eski TÜRKIYE yok, net ve acik kayip eden Almanya olur.
Gayet doğru...
Türkiye olmazsa Almanya'da kaybeder, ciddi bir kalifiye eleman açıkları var, Türkiye'yi kaybederlerse bu açık daha da artacak, sonuçta çalışan sayısı azalacağı için Alman ekonomiside haliyle daralacak...
Aslında Alman ekonomisinin daralmasını bende çok isterim
Bozuk zihniyetin bedelini ödetir onlara...
Yıllarca nüfus açıklarını göçmenlerle kapattılar ama şimdi bununla yüzleşme zamanı...
Alıntı:
BOZUK ZİHNİYETİN VEBALİ
Evet, Avrupa`nın nesli kuruyor. Bunun en önemli sebebinin “özgürlük” adına topluma dayatılan büyülü ama dağınık yaşam olduğunu unutmamak gerekir. Aileyi özgürlüğe engel gören, kadını haddinden fazla ve gereksiz şekilde kendi asli rol ve görevleri dışında istihdam eden anlayış nüfus dengesini bozan en önemli etkendir.