Bu ülkelerin gelişim süreçleri birbirinden farklı dönemleri kapsıyor.
Bu tespitinin "Halk pavyonda, barda, diskoda, sahilde, kıraathanelerde masa başında oyunlarda boşa vakit harcıyor. Bu ülke elbet kalkınmaz." diyen kişiye verilmiş olan "Amerikalılar, Ruslar, Almanlar, Japonlar, Hollandalılar, Fransızlar ve İngilizler. Kıraathane hariç hepsi bu dediklerini yapıyor" cevabıyla ne ilgisi var? Laf olsun torba dolsun.
Farklı gelişim süreçleri, dinamikleri veya dönemleri olsun, ortak noktaları din bağnazlığından bağımsız eğitim sistemi oluşturmuş olmaları. ABD bugün dünyanın en bağnaz dindar ülkelerinden biridir ama eğitim ve müfredat sekülerdir.
Alıntı:
Ayrıca Rusya ve Japonya'nın rönesansla ne gibi bir bağlantısı var ?
Rönesans ve o iki ülke arasında bağlantı mı kurmuşum? Adam "bar pavyon" demiş, ben de bar pavyon yapan ülkeler dünyayı yönetiyor diyorum. Sen kalktın rönesans'a bağladın.
Alıntı:
Dünyada teknolojinin merkezi Japonya, Güney Kore ve ucuz iş gücünün merkezi Çin bunlar tamamen küresel siyasetin ve sermayenin yönelimiyle alakalı şeyler laikle uzaktan yakından alakalı değil. Neden Moldova, Romanya, Ukrayna gelişmiş devletler değillerde Fransa ve Almanya bu ülkelerden daha gelişmiş? Laik olmadıkları için mi? Afrikadan neden küresel güç çıkmaz sebebinin laiklik olduğunu mu düşünüyorsunuz?
O saydığın ülkelerin müfredatları ve gelişme modelleri batılıdır, din dışıdır, sekülerdir, laiktir. Uhrevi değildir. Ortak nokta bu. Türkiye laik eğitim sistemiyle donatılmış olduğundan gelişim sağlıyor. Sermaye bilimsel gelişimin itici gücü olabilir ancak, tek başına yeterli değil. Arap ülkeleri misal, o kadar paraya rağmen uçak üretti de haberimiz mi olmadı?
Alıntı:
Kaldı ki laiklik ortaçağ avrupasında dogmatik hristiyanliga tepki olarak ortaya cikti. Oysa İslamiyette Hristiyanlıkta gibi bir bakis acisi hic bir zaman var olmadi.
Dogmatiklik İslam'da yok demek için bir şeyler çekmiş olmak gerek
Alıntı:
DOGMA. 1. Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz, tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi. 2. fel. Doğruluğu sınanmadan benimsenen, bir öğretinin veya ideolojinin temeli yapılan sav, nas, inak: Dogmaların en geçerli olduğu alan din alanıdır, burada yalnızca inanılır.
Alıntı:
Belli ki Arap dunyasi konusunda hic bir bilginiz yok klasik sokaktan gecen adamlarin cevabini veriyorsunuz. Arap ülkelerinde Türkiyede ki bati meraklisi insan tipi yok . Hele ki Suudi Arabistan da halkin neredeyse tamami ulkenin yonetim biciminden memnun birakin bu oryantalist bakos acisini. Bilgi sahibi olmadan fikir yurutuyorsunuz.
Evet eveti hiçbir bilgim yok, ama sınırlar açıldığında insanların nereye göç edeceğini tahmin edebiliyorum. Neden Orta Doğu göç almaz da avrupa alır? Neden arap kadınları araba sürmek istiyor?
Alıntı:
Sizin bu cografya ile kiyasladiginiz batili ulkeler ise cografi konumlarindan oturu guvenlik sorunu kaygisi tasimadiklari ve somurgeci olduklari icin yuzlerce yildir bilgi ve sermaye birikimi yaptilar. Meselenin temeli budur.
Coğrafi olarak avrupalı bir ülke olmak Orta Doğulu olmaktan daha kötüdür. Avrupada savaşlar daha çok olmuştur. Veba salgını ve yüzyıllara varan mezhep savaşları vs. Asyalı tehdidi sadece Orta Doğu'yu değil avrupayı da vurdu. Avrupa milletlerinin şekillenmesi asyalı göçleri sayesinde olmuştur. Ek olarak tek başına olmasa da sömürgeciliğin bilimin gelişmesine katkısı yadsınamaz. Sömürgecilik kaynak girişi ve özgür dünyalar bahşetmiş.
Zaim1
mesajlar: 7
sitedeyim!
41 dakika önce - 21:33 (bugün)
Alıntı:
Amerikalılar, Ruslar, Almanlar, Japonlar, Hollandalılar, Fransızlar ve İngilizler. Kıraathane hariç hepsi bu dediklerini yapıyor. Nasıl geliştiler? 300 yıl önce Vatikan'ı ait olduğu yere tıkayarak. Dinler yapıları gereği bilime engel olmak zorundalar. Ya uzlaşacaklar Vatikan gibi ya da engel olacaklar.
Bu ülkelerin gelişim süreçleri birbirinden farklı dönemleri kapsıyor. Kaldı ki gelişmişliği laiklikle veya geri kalmışlığı dinle bağdaştırmanız çok saçma. Ayrıca Rusya ve Japonya'nın rönesansla ne gibi bir bağlantısı var ? Dünyada teknolojinin merkezi Japonya, Güney Kore ve ucuz iş gücünün merkezi Çin bunlar tamamen küresel siyasetin ve sermayenin yönelimiyle alakalı şeyler laikle uzaktan yakından alakalı değil. Neden Moldova, Romanya, Ukrayna gelişmiş devletler değillerde Fransa ve Almanya bu ülkelerden daha gelişmiş? Laik olmadıkları için mi? Afrikadan neden küresel güç çıkmaz sebebinin laiklik olduğunu mu düşünüyorsunuz? Kaldı ki laiklik ortaçağ avrupasında dogmatik hristiyanliga tepki olarak ortaya cikti. Oysa İslamiyette Hristiyanlıkta gibi bir bakis acisi hic bir zaman var olmadi.
Alıntı:
İsviçre ve Arabistan sınırlarını açsa koyu şeriatçılar da dahil tüm müslümanlar İsviçreye göçer. Çünkü İsviçre laik, seküler.
Belli ki Arap dunyasi konusunda hic bir bilginiz yok klasik sokaktan gecen adamlarin cevabini veriyorsunuz. Arap ülkelerinde Türkiyede ki bati meraklisi insan tipi yok . Hele ki Suudi Arabistan da halkin neredeyse tamami ulkenin yonetim biciminden memnun birakin bu oryantalist bakos acisini. Bilgi sahibi olmadan fikir yurutuyorsunuz.
Alıntı:
İslam'ın altın çağı ne zamandı? Dinin yerlerde sürünmediği, havasın doğa bilimleriyle meşgul olduğu zamanlar.
Müslümanların yapması gereken basit. Sekülerliği takip edip dini içlerinde yaşamak. Dini paradan uzak tutalım ki gerçek iman o zaman çıksın (mesela Diyanetin kapatılması, imam ve müezzinlerin parasını halkın vermesi vb uygulamalar).
İslamın altın çağı moğolların istilasına ugramadan, bagdat sam kahire kutuphanelerinin yagmalanmadigi endulusun medeniyet merkezi oldugu donemdi. Bu cografya yuzyillardan beri kaybetti ve kaybediyor. Moğol istilası, haçlı seferleri, balkan harbi, 1. Dünya savaşı, 2. Dünya savaşı... Sizin bu cografya ile kiyasladiginiz batili ulkeler ise cografi konumlarindan oturu guvenlik sorunu kaygisi tasimadiklari ve somurgeci olduklari icin yuzlerce yildir bilgi ve sermaye birikimi yaptilar. Meselenin temeli budur.
Alıntı:
Müslümanların yapmaları gereken ise hilafeti tekrar insa ederek kuresel bir guc olmaktan baska bir sey degildir. Tabi ki hilafet kurulurken emperyalist somurgeci batidan gelen fikirleride atarak once dusuncede bagimsiz olmaliyiz.
Sen başkasının toprağını işgal edip yurt yapınca fetih, batı yapınca emperyalist mi oluyor? Ha, hilafeti getirip tekrar geriye gidelim yani Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı: )
Hilafet yüz yıl öncesine kadar vardı ve hiç bir halta yaramıyordu. Hilafet siyasal bir sistemdir, siyasal sistemleri ordular ayakta tutar. Ottoman Empire The War Machine: Ne zaman ordu geriledi, biz de geriledik. Ordumuz çağa ayak uyduramadığı için geriledik. Fransız Alman'ı yenince Fransızı çağırıp modernizasyon istemişiz, Alman Fransız'ı yenince Alman'ı çağırmışız.
Artık kitle imha silahları olduğu için kalabalık olmak anlam ifade etmiyor, kaldı ki kalabalığın para ettiği dönemlerde bile paso yenilmişiz. Hollanda nüfus olarak bit kadar, ekonomik olarak Türkiye'den daha büyük ve güçlü. Gelişmenin yolu bilimi öncelemekten geçer. Dini bilimle barıştırmaz ya da bilimin önüne set gibi koyarsanız geri kalmaya mahkum olursunuz.
Alıntı:
Laiklik ve sekülerlik birbirinden farkli seylerdir ayrica 😊 Sekülerlik evrenseldir laiklik ise evrensel değildir.
Ee ne olmuş? Sekülerlk veya laiklik tanımı mı yapmışım?
Alıntı:
Bilimin bu felsefesi degismek zorunda ve dunya kurulan yeni siyasi duzenle birlikte degisecekte.
Afedersin de hangi hocaefendiler değiştirecek bilimin felsefesini?
Müslüman adam felsefeden korkar, lüzumsuz din dışı olarak görür bir kere. Sen tanıyor musun Popperci, Quineci veya Habermasçı gibi bilim felsefesini dönüştürecek güçte bir hocaefendi? : )
Caner Taslaman var bir tek. O da batılı gibi düşünüyor, çünkü başka yolu yok. Aklın yolu bir.
İttihatçı - Kemalistlerin inandıkları safsataların tarihsel bir karşılığı yok. Bu ülkede Atatürk ve Cumhuriyet döneminde hiç bir zaman Atatürkçülerin inandıkları gibi bir "asr-ı saadet" dönemi yaşanmadı. Atatürk döneminde hiçbir zaman dünyanın gıbtayla baktığı buluşlar gelişmeler gerçekleşmedi. Bu cumhuriyet Atatürkçülerin inandığı gibi yoktan var edilmedi Osmanlı'nın yüzlerce yıllık bilgi birikimi ve tecrübesi üzerine kuruldu ve ayrıca Atatürk'te Osmanlı'nın okullarında yetişti, Osmanlı sadece konsept değiştirdi, Çarlık Rusyası'nın SSCB olması gibi. Cumhuriyet döneminde Yaklaşık 40 yıl boyunca üniversite bile açılmadı. Atatürk'ü bilimle, özgürlükle eşleştirmek gerçek dışıdır. Bu ülkedeki Atatürk dönemi sonrası gelişmelerin tamamı Atatürk ve Atatürk'ün "aydınlanmacı" fikirleriyle alakalı değildir. Bir de şöyle bor şey var sene 2017 olmuş ülkede iyi bir gelişme oluyor, yapanlar Atatürkçü veya laiklik yanlısı olmamasına rağmen Atatürkçüler sahipleniyor. hemen "laiklik", "Atatürk'ün açtığı uygarlık yolu" v.s. iyi bir şey olunca sahiplenme kötü bir şey olunca inkar etme ikiyüzlülüğü...
En son Zaim1 tarafından Pzr 04 Hzr 2017, 23:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Üniversite değil ticarethane oralar. Sağlık sektörü de aynı durumda. Özel hastaneler birer ticarethane olmuş.
Alıntı:
Türbanlıların okullardan uzaklaştırıldığı, devlet kurumlarında çalışmalarının yasaklandığı İslam ülkesi.
Kimse kusura bakmasın, en dinsiz Avrupa devleti bile daha dindar. Okulları kiliselere bağlı. Oxford, Hardward, Cambridge gibi dünya çapındaki üniversitelerin dahi temelinde kiliseler var. Cahil ateist tayfası bu okulları ateistler kurdu diye bilir.
Bİr de rektör, dekan falan kilise lafları di mi? Bak eklemeyi unutmuşsun, dinsiz cahil ateist sana yardıma gelmiş
Ben Cambridge'de bilim değil de kilise öğretileri okutulduğunu bilmiyordum. Vay anasını: )
bilimde gelişme toplumsal birliktelikle olur başka birşeyle değil.
bizde toplumsal birliktelik yok.
millet olarak devlet olarak birey olarak geleceğe dönük vizyonumuz ve millet için bir misyonumuz yok veya yeterli değil... hepimizin yaptığı sadece günü kurtarmak.
aselsan mühendislerimiz peşisıra şüpheli bir şekilde öldüler ne oldu intihar denildi dosya kapandı.
hepimiz şapkamızı önümüze alıp düşünmemiz lazım ama gidişatımız toplum olarakda iyi değil.
Ticarethane mi? Benim bildiğim eğitimin en ucuz bazen bedava olduğu tek ülke Türkiye. Bu açıdan asıl ticarethane Avrupa okulları. Ticarethane olmaları da o kadar kötü bir sonuç vermemiş. 20. yüzyıl söylemlerini ezberlemiş, dünyadan habersiz yaşıyor bizim ateistler.
Bilim ve dinin temelleri farklı. Bilim kuşkuculukla ilerlerken din dogmatiktir. Dogmatiklik ve kuşkuculuk terazinin iki kefesindedir. Uzlaşmaz karşıtlıklardır, bir arada olmaları olanaksızdır. Bu ikisinin düşünce biçimleri farklı. Uyum için dinin geri adım atması, karışmaması veya desteklemesi, dönüşmesi gerekiyor.
Atatürk "eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin" demiş. Şimdi bu adamın ilerlemeci olduğu ayan beyan ortada. Dogmalara kapılıp dediklerimi değil bilimi tercih edin diyor.
Güneş Dil Teorisi vardı eskiden. Sırf Atatürk merak saldı, inandı diye devam ettirilmedi. Bilim tercih edildi.
Türkiye'de yapılan bilimsel gelişmeler din sayesinde olmamıştır. Bunun altını çizelim. Dine rağmen olmuştur. Eski dönem İslam bilginlerinde de durum aynıdır. Dine rağmen gelişme.
Alıntı:
Ticarethane mi? Benim bildiğim eğitimin en ucuz bazen bedava olduğu tek ülke Türkiye. Bu açıdan asıl ticarethane Avrupa okulları. Ticarethane olmaları da o kadar kötü bir sonuç vermemiş. 20. yüzyıl söylemlerini ezberlemiş, dünyadan habersiz yaşıyor bizim ateistler.
Dandik ticarethane diye düzeltelim. Veya kolpa. Cambridge veya Sorbonne öyle mi?
En son ibn haldun10 tarafından Pzr 04 Hzr 2017, 23:26 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sen daha aklı bilimi reddedip halife beklemeye devam et. Hayal dünyasında yaşamandan kötüsü bunları gerçek sanman. Ülkedeki iyi gelişme tabi ki de bu ülkeyi dandik bir ortadoğu ülkesi olmaktan kurtaran insan da. Osmanlı da da önemli gelişmeler oldu ama yetersizdi. Keşke Osmanlı yapsaydı da onları överdik.
Müslüman ülkelerden de hiçbir zaman gelişme olmayacak.
Geleceğin bilim insanları geliyor baksanıza KAÇ BİN tane TEOG birincimiz var . ALTIN BİR KUŞAK GELİYOR. Biraz sabır ile ilim fen - matematik-vb. bizden sorulacak artık ( ! )
Mürekkep yalamış müslümanlar ortaya alternatifini koymadan "batılı düşünce biçimi" diye tanım yapıp sanki bir halt biliyormuş gibi küstahça eleştirirler. Uzaya çıkmanın müslümanca bir yolu var mıdır mesela? Batılı düşünce yapısı elektriği evlerimize getirdi, peşinden bilgisayarları icat etti ve dahası. Etrafımıza baktığımızda gördüğümüz medeniyet batılı düşünce sisteminin eseridir.
Aslında batılılık değil bu, dogmatizmden ve hurafeden arınmak bu görkemli medeniyeti oluşturmanın anahtarı. Batılı olmak gerekmiyor. Abdussalam mesela, müslüman nobelli fizikçi. Dogmatik olsaydı elektrozayıf kuvveti bulamazdı. Tıpkı çağdaşı Penrose gibi aynı yolu izledi.
Türkiye kuruluşundan bu yana en seküler dönemini yaşıyor. Bu daha da artacaktır. Ekonomi dış kaynak girişinden çok üretime dayalı olursa sekülerleşme artacak ve gelişme beraberinde gelecektir.
Ondan sonra gelsin balistikler gitsin 5. nesil jetler..
En son ibn haldun10 tarafından Pzr 04 Hzr 2017, 23:43 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi