1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3  |
 |
ibrahimdr
18 yıl önce - Pts 09 May 2005, 21:59
| Alıntı: |
ERENGİN
"Sağlıkta tüketici bilgisizdir.
Bir deterjanı alır denersiniz, beğeni ölçütünüz iyi temizlemesidir.
Beğenirseniz onu kullanmaya devam edersiniz.
Oysa sağlıkta böyle değildir.
Aramızdan kaç kişi karaciğerinin yerini bilir ki..
Doktor ne derse inanmak zorundasınız.
İyi sağlık hizmeti alıp almadığınızı ölçmeniz çok zordur.
Güleryüz, temiz ve şık ortam iyi sağlık hizmeti anlamına gelmez. " |
Bir insanın başı, midesi, ayağı... vs. vs. ağrıyorsa,
bir doktora gidip tahlillerini yaptırırsa, doktorun yazdığı ilaçları kullanırsa,
basit anlamda ağrısı geçmiyorsa, doktor kötüdür.Neden kötüdür?
İyileştirememiştir.Verdiği ilaçlar yanlıştır.Uyguladığı tedavi yanlıştır.
Doktor eğer ki bataklığı kurutmak yerine sinekleri öldürüp boşa vakit geçiriyor ise
o doktor yetersizdir.
Kendimden örnek vereyim.3 tane göğüs doktoruna giitim.
Ben de reflü hastalığı olduğunu söylediler.Öksürük şurubu,
anti reflü, anti asit ilaçlar verdiler.Durumumda hiç bir gelişme yok.
İnanın ki pratisyen bir doktora giitim.Konuştu.Sadece konuştu benimle.
Uyuduğunda başını yükselt.Domates, limon yeme.Kola içme.Akşam
uyumadan 5-6 saat önce hiç bir şey yeme. Yemek yiyip hemen uyuma dedi.
Allah razı olsun pratisyen doktordan şu anda hiç bir ilaç kullanmıyorum.
Ve öksürüğüm %70 azaldı.(Aman nazar değmesin)
Bir doktoru beğenirsek, beğendiğimiz deterjan gibi terk etmeyiz o doktoru.
Saygılar.
En son ibrahimdr tarafından Pts 09 May 2005, 22:06 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
elifgcaglar
18 yıl önce - Pts 09 May 2005, 22:01
Doktorluk cok fazla özveri isteyen bir meslek, gercekten gönülden yapilmali.. Ben ne Türkiye´deki ne de yurt disindaki doktorlara pek güvenmiyorum maalesef.. Hani derler ya "Allah ne düsürsün, ne de eksik etsin"..
(Ailem Türkiye´de) Annem 2 yil önce teshis konulamayan bir hastaliga yakalandi.. Devletin bir arastirma hastanesinde 1 ay boyunca ne cileler cektik.. SSK yada özele gidecek durum yoktu.. Zaten hastalik bulunamadi, annem denek oldu.. Son sansimizi denemek icin üniversite hastanesine yatirdik bir sekilde, bu sirada SSK yapildi.. Ümit kesilmisken Profesörümüz nadir görülen ANTI JO 1 hastaligini kesfetti, gerekli tedaviyi uyguladi ve annem hayata yeniden döndü..
Almanya´da da esimin annesi senelerce teshis konulamayan agrilariyla yasadi.. Verilen hicbir ilac care olmadi.. Hep gecistirildi.. En sonunda doktoruna resmen isyan etti ve hastanede arastirmaya alindi.. Behcet hastaligi teshisi konuldu, tedavisine devam edilmekte..
Bunlari yazmamin sebebi, karilastirma yapabilmeniz icindir.. Hicbir ülkede saglik sistemi dört dörtlük degil bence..
|
 |
ibrahimdr
18 yıl önce - Pts 09 May 2005, 22:12
Arkadaşlar sayfaya 400'ün üzerinde bakılmış ama anket hep göz ardı edilmiş.Ankete katılımı bekliyoruz.
|
 |
cinümit
18 yıl önce - Sal 10 May 2005, 00:26
bir acilde günde kaç tane hayat kurtarılıyor.?orda hayat kurtaran doktorların suçu yukardaki gazeteleri oraya çağırtıp röportaj vermemesi herhalde.doktorlar hep medya için ekmek kapısı olmuştur.hep ambulans,doktor olay yerine geç gelir .diğer geç gelenlerden ise hiç söz edilmez
not:kaynak belirtmeli diye - veren güzel arkadaş özelime yazarsa kaynak belirtip aydınlatırım kendisini
|
 |
erengin
18 yıl önce - Sal 10 May 2005, 13:13
| Alıntı: |
Bir insanın başı, midesi, ayağı... vs. vs. ağrıyorsa,
bir doktora gidip tahlillerini yaptırırsa, doktorun yazdığı ilaçları kullanırsa,
basit anlamda ağrısı geçmiyorsa, doktor kötüdür.Neden kötüdür?
İyileştirememiştir.Verdiği ilaçlar yanlıştır.Uyguladığı tedavi yanlıştır.
Doktor eğer ki bataklığı kurutmak yerine sinekleri öldürüp boşa vakit geçiriyor ise
o doktor yetersizdir.
|
Keşke her zaman bu kadar basit ve kolay olsa..
Tıp sandığımızdan daha karmaşık..
Kendimin de oylamada "eh işte şöyle böyle" seçeneğine oy verdiğimi belirteyim.
Bunun nedeni hekimlerden değil "tıp"tan kaynaklanıyor.
Hekimler ağırlıklı olarak batı tıbbının kodları ile eğitiliyorlar.
Eğitimleri çok büyük çoğunlukla hastalığı "tanı"maya yönelik.
Aslına bakarsanız 4 duvar arasında hekimlik olmaz.
Hastalık-sağlık dediğiniz şey yaşamın içinde olup bitiyorsa hekimlikte yaşamın içinde olmalı diye düşünürüm.
Yaşadığı evde sağlıklı su, hijyenik ortam, tuvalet olmayan ishalli bir çocuğun ishalini 4 duvar arasında tedavi edip iyileştirmek bir şey çözmez.
Yaşamı "medikalize" etmeden hekimi (aslında tıbbı demek istiyorum) yaşamın içine çekmek gerek.
Sağlık nedir diye düşündünüz mü bilmem?
Dünya Sağlık Örgütü'nün tanımı şöyledir:
"Yalnız hastalık ya da sakatlık yokluğu değil, bedensel, ruhsal ve toplumsal olarak tam bir iyilik hali"
Hekiminizin sizin sağlığınızı bu tanıma göre ele alma olanağı sizce var mı bugün yaşadığımız koşullarda..
Hatta hekiminiz sağlıklı mı sizce?
Demek istediğim konu "hekime gittim, benim şikayetimi geçirdi, dindirdi o zaman iyi hekimdir" kadar basit değil.
Bu arada önceki iletimde hastalar ve hekimler hakkındaki alıntıya "internette dolaşan" (yani kaynağı belirsiz) dediğim halde kaynak belirtilmeliydi diyerek eksi puan veren arkadaşa saygılar sunuyorum.
Kaynak belirtseydim ne olacaktı, makalesinde referans mı gösterecekti acaba diye merak ettim.
|
 |
umit1
18 yıl önce - Cmt 21 May 2005, 10:07
Doktorlarda insandir onlarda hata yapacaktir,onemli olan hata oranini en aza dusurmektir,doktorlukta zannederim ki en onemli husus tecrube.
Turkiyede ki doktor hatalarini afise eden arkadaslarada,ABD de her sene tibbi hatalar yuzunden 180000 Amerikalinin hayatini katbettigini,2000000 ABD vatandasinin sa ayni hatalar yuzunden sakat kaldigini,Tibbi hatalar yuzunden meydana gelen olumlerin ABD nin 4. onde gelen olum nedeni oldugunu,bu yuksek hata orani yuzunden ABD de doktorlarin sorumluluk sigortasi primlerinin astronomik duzeylere firladigini ve de butun bunlarin genis teknolojik imkanlara RAGMEN oldugunu hatirlatmam gerektigini dusunuyorum.
Ben tip doktoru degilim,fakat esim neredeyse 30 yillik tip doktoru ve Turkiye,Almanya ve ABD tecrubesi var,onun yaptigi kiyaslamaya gore Turkiye de yetisen doktorlarin klinigi ABD de yetisenlerin fersah fersah ustunde.(en azindan onun bildigi devirde yetisenlerin).
Lutfen cok mesakkatli bir egitimden sonra meslege atilan genc doktorlarimizi kusturmeyelim,doktorlarimizda tibbi etik kurallarina uymayan meslekdaslarina toleransli davranmayi biraksinlar.
Saygilarimla,
|
 |
ibrahimdr
18 yıl önce - Cmt 21 May 2005, 14:52
Ya arkadaş doktorları hata yapmaya iten sebepler nelerdir?
Çoğu doktorun savuması vardır kardeşim bir günde 30 hasta muayene ediyorum.
Kardeşim saat 10:00'da gelip 12:00'de muayenehanene gidip 14:00'de hastaneye
tekrar gel saat 16:00 olmadan çoğu zaman 15:30'da tekrar muayenehane dön.
Çalıştığı saat 4 saat. 4 saatte 50 hasta bak.Muayene nasıl olur.Arkadaşım akrabasını doktora götürüyor karnı hamile bayanın karnından daha şiş.Doktor kitap okuyor.(Tıp kitabı değil roman) değil kitabı bırakmaya, kitabın üstünden bir göz ucu ile bakmayta bile tenezzül etmiyor.Hemşire hanım bir ağrı kesici yapalım.diyor.Çoğunun reçeteleri genelde değişmez.Çok hediye veren mümessilin ilaçları sağlık karnelerimize yazılır. Özel muayenelerine gideriz, kontrol için de para isterler, süresinde gittiğimiz halde.Devlet Hastaneleri ve Araştırma Hastanelerinde muayene telepati ile oluyor.Konuşmadan, dokunmadan, bir çok kez görmeden.Hatalar çok oluyor.Hatalar çoğu kez ölümlere yol açıyor. Ama ders alan doktor almıyor.Çünkü doktor doktrun hatasını gizliyor.Ört bas ediyor.
Mahkemeye başvuruyor mağdur vatandaş, Mahkeme Adli Tıp'ba soruyor, Yüksek Sağlık Şurasına soruyor.Bunlar da efendim doktor da hata yok diyorlar.Dava açan vatandaş yine mağdur.Çoğu doktor ateş derecesi, tartı yerine para sayma makinası alıyor.Aldıkları para gözümüze batmıyor.O parayı haketmemeleri bizi bitiriyor.Bu yazıyı okuyan 10 kişiden en az 9 kişisinin veya yakınlarının başına ihmalden, dikkatsizlikten, önemsememeden , umursamamadan en az bir olay gelmiştir. Bu öümler ihmaller ne zaman çözüme kavuşur.Doktorlar Hipokrat yeminlerine sadık kaldıkça. Bir de Devlet onlarca kişinin hayatını karartan ( iyi olan doktorlar benim ve toplumun başının tacıdır ) bir kaç doktorun görevine tamamen son verdiği zaman. Bir musibet bin nasihattan iyidir.
|
 |
erengin
18 yıl önce - Pzr 22 May 2005, 00:07
Türk hekimlerinin "yasal" ve demokratik örgütü Türk Tabipleri Birliği (kısaca TTB diyelim) bu ülkede yıllardır "herkese eşit, nitelikli ve ücretsiz sağlık" diye yıllardır bas bas bağırmaktadır. Bu örgüt bütün illerdeki Tabip Odalarının hekimler tarafından seçilmiş üyelerinden oluşmaktadır. Kimse TTB ülkedeki hekimleri temsil etmiyor diyemez.
İnternet sitesinden TTB'nin bütün görüşlerini okuyabilirsiniz.
TTB yıllardır ya muayehane, ya kamu hizmeti demek olan "tam gün" sistemini savunur. Bütün tabip odaları etik ilkelere aykırı davranan hekimlere yıllardır ceza verir. Uygunsuz reklamdan tutun da muayenehane tabelalarının boyutları ve renkleri ile bile uğraşır.
O zaman ateş derecesi, tartı almadan para sayma makinesi almakla itham edilen hekimler kimlerdir? Bu ithamı yapan arkadaş bu çelişkiyi nasıl açıklar?
Türk hekimleri Bandırma vapuru ile Dr.Refik Saydam'ın şahsında Mustafa Kemal'le Samsun'a çıktılar. Tıbbiyeli Hikmet'in şahsında Sivas kongresinde Mustafa Kemal'e "mandayı kabul ederseniz size de karşı çıkarız" diyerek kafa tuttular. Nusret Fişek'in şahsında 12 Eylül'de idamlara karşı çıktılar, mahkemelerde yargılandılar. 1980'lerde haritada adını bile bulamayacağınız yerlerde zorunlu hizmet yaptılar, oraları çok sevdiler, çocuklarına oralardan isimler verdiler. Çocuk felcini ülkeden kazıdılar. Az kaldı, kızamığı da kazıyorlar.
Öte yandan muayenehaneler bildiğiniz gibi hayır kurumudur. Orada para alınmayabilir. Hekim zevkinden herkes 5'te evine giderken akşamın 7'sine 8'ine kadar muayenehanede çalışır. Cumartesi günleri gezip tozmak varken o zevk için açmış olduğu muayehanesine gider, hasta bakar. Doğrusu para sayma makinesi yerine kapının önüne bir "gönlünüzden ne koparsa kutusu" koyup hastaların bahşişlerini biriktirmesidir. Zaten bakkal da zaman zaman ona bedava ekmek, süt vermektedir. Ülkede de zaten kapitalizmin kuralları işlememektedir ve hekimin okutacağı çocuğu yoktur.
Son söz: Para sayma makineli, 10'da 9'lu, mümessil reçeteli ithamları yazan arkadaşı özür dilemeye davet ediyorum. Parantez içine iyiler başımın tacımın tacıdır demek yetmez.
|
 |
ibrahimdr
18 yıl önce - Pts 23 May 2005, 19:19
İyiler demek yetmez diyor arkadaş. Ben kötü olanları başımın tacı grubuna dahil edemem.Sözlerimde genelleyici ibareler mevcut değildir.Zaten iyi doktorları değerlendirmelerin dışında tuttuğum için de kesinlikle özür dileme gibi bir durumda söz konusu olamaz.
Bildiğiniz hayır Kurumu muayenehane var mı? ( Allah aşkına Türkiye'de kaç tane böyle hayır kurumu var)
Türkiye ve Dünya'daki ilaç mümesillerinin durumunu bilmeyen var mı? (cep telefonları, laptop, tatil, kitap vs.durumları)
Hatalı olduğum bir durum göremiyorum.Bu yazıyı okuyan arkadaşlar bu konuları da hayatlarından kesitlerle, örneklerle daha da vurgulayabilirler.
Saygılarımla, iyi doktorların ellerinden öperim.
|
 |
ibrahimdr
18 yıl önce - Cmt 28 May 2005, 16:41
Türkiye’de iyi şeyler de oluyor
Doğu ve Güneydoğu bölgemizde çalışma koşullarının olumsuzluğu nedeniyle istifa eden doktor sayısı artarken, Ortopedi Uzmanı Dr. Turgut Kırkgöz, imkansızlığı aşarak hastasını sağlığına kavuşturan yolu açtı.
Gaziantep SSK Hastanesi’nde, bir şeker hastasına ameliyatla kök hücre nakli yapıldı.
Şeker hastası olduğu için 2 yıl önce sağ bacağında kan dolaşımının durması nedeniyle baş parmağı kesilen Hüseyin Sökmen’in (49) sol bacağındaki kan dolaşımı da durunca, ayağının kesilmesi gündeme geldi.
Sökmen’e ilk müdahaleyi yapan Gaziantep SSK Hastanesi’nde görevli Ortopedi Uzmanı Dr. Turgut Kırkgöz, ayağın kesilmemesi için merkezi Hollanda’da bulunan Celles 4 Health Laboratuvar’ı ile temasa geçip, hastaya kök hücre nakli yapılması için girişimlerde bulundu.
Bunun üzerine, Celles 4 Health Laboratuvarı’nın sahibi Hollandalı Dr. Carnellis Kleinbloesem, Gaziantep’e geldi. Sökmen, Dr. Kleinbloesem başkanlığındaki Gaziantep SSK, Mersin ve Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakülteleri hastanelerinde görevli 12 doktor tarafından ameliyat edildi. Başarılı geçen ameliyatta, Sökmen’in ayağına kök hücre enjekte edilerek kesilmekten kurtarıldı. Prof. Dr. Carnellis Kleinbloesem, şeker hastası ve sigara tiryakisi olan Sökmen’in daha önce sağ bacağındaki kan dolaşımının durması nedeniyle baş parmağının kesildiğini belirterek, şunları söyledi: ‘’Doktorlar, kan dolaşımı duran hastanın sağ ayağının kesilmesinin gerekli olduğunu tespit ettiler. Ancak son çare olarak kök hücre yapılabilmesi için bize müracaat edildi. SSK Hastanesi ve Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Hastalıkları Ana Bilim Dalı üyelerinin ortak girişimleri ile hastadan kemik iliği alınarak Hollanda’daki laboratuvarımıza gönderildi. Gaziantep SSK Hastanesi Ortopedi Uzmanı Dr. Turgut Kırkgöz ise şunları anlattı: ‘’Fakir ve muhtaç olan bir hastaya Türkiye’de ilk kez GPM şartlarında bir laboratuarda ayrıştırılmış kök hücre enjekte edilmesi, son derece önemli. Yapılan bu başarılı ameliyat, SSK Hastanelerinin istenirse neleri başaracaklarını ortaya kayması bakımından da önemli. Bu arada, ameliyatta kullanılan ve fiyatı 12 milyar lira olan kök hücre, Hollanda’daki laboratuvar tarafından ücretsiz karşılandı.’’
YENİ MESAJ
|
 |
sayfa 3  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|