Nur Ulusoy
17 yıl önce - Cum 11 Ağu 2006, 15:02
Kayabağ Köyü
Fotoğraflar çok güzel, Kayabağ'ı Köyünü anlatacak kadar, kutluyorum.
Eşimin köyü olan Kayabağ'ını bende iyi tanıyorum.
Arkadaşlarımı pikniğe götürmüştük köye;
- Aaaaaaa burda da peri bacaları var, ne kadar güzeller.
demişlerdi kuşluklara, gerçekten herkesin ilgisini çeken yapılar. Kuşluk olduğunu ve insan yapısı olduğunu söylediğimizde çok şaşırmışlardı. Hemen hemen hepsi Kayseri'li olduğu halde görmediklerinden eseflenmişlerdi.
Köyde ki bahçemize gitmiştik, o zamanlar su sıkıntısı yoktu köyde. Sulama kanallarıyla su bağlara sırasıyla veriliyordu. O günde sıra bizim evdeydi.
- Bahçenizde şelale var.
diye düşünmüşlerdi.
Köyün genel yapısı kayalık olduğu için, yükseklikten akan su şelale görüntüsü veriyordu ve muhteşemdi. Şu sıralar bu görüntüler görülmüyor. Su sıkıntısı elbette.
Bence Kayabağı ve civarındaki su sıkıntısı tüm Kayseri'yi ilgilendiren önemli bir sorun.
Eğer çözüm bulunmazsa, Gesibağlarının güzelliği tarihe karışacak diye korkuyorum.
Su sıkıntısından bizim bağlar kurumaya başladı. yaklaşık 50 ağaç var sanarım kurudu. İnsan bir arkadaşını kaybetmiş kadar üzülüyor o kaç yıllık ağaçların kurumasına. Hatta gitmek bile istemiyoruz bağlara. Yürek dayanmıyor çünkü.
Bağ diye nitelendirdiğimiz o yörede üzüm bağları değil. Meyve bahçeleri bağ olarak anlatılıyor.
|
bilget
16 yıl önce - Pts 04 Arl 2006, 13:24
Çoğumuz şehirlerin kirli havasını soluyoruz artık. Artık hiçbir şeye zamanımız yok. Herşey acele. İşimiz, ailemiz, sorumluluklarımız var. Ama kendimi birçok şehir insanından çok daha şanslı sayıyorum. Çünkü buğday başakları yoldaşımdı çocukluğumda, kağnı gıcırtısı ninnim. Sonradan traktör üstlense de kağnının görevini, başakların, ağaçların arasında büyümüş ve eli ayağı toprak kokan bir çocuk olarak yetişmekten her zaman gurur duydum. Çocukluğumuzda tüm yazı geçirirken köyde, şimdi yılda bir-iki kez kısa gidiş gelişlerden öteye gitmiyor ziyaretlerimiz. Tüm köy halkını tanırken, şimdi genç neslin hemen hiçbirini tanımıyorum. Herkese bir başka şey ifade ediyor köy. Benim köyüm, çocukluğumun tohumu, ilk gençliğimin heyecanı, elimdeki ceviz karası ve ağzımdaki bütün güzel tatlardır benim için. O yüzden, şimdi çok fazla zaman geçiremesem de ağaçlar arasında, hep içimdedir. Benim ben olmamdaki en büyük sebeptir. Şimdi yazları bir tatil köyünü andırsa da Darsıyak, şehirliler -aman ne güzel yermiş- diyerek burada bağ alma, ev yaptırma yarışına girse de, bizim yaşadığımız gibi, bizim hissettiğimiz gibi algılayamaz onu. Tanımasam da, Yavuz Alper'e teşekkür ediyorum bu forumu başlattığı için. Ama gönlümden şöyle güzel, gösterişli bir internet sitesi de geçmiyor değil hani. Daha birçok şey geçiyor ama bunları yapmak için zaman, çokça emek ve çıkarsız bir ortak çalışma gerekiyor.
Bilge Firdevs Gökduman
|