Ana Sayfa  



Aydinsert



Prş 21 Nis 2005, 12:56   Pertevniyal Valide Sultan Camii - Aksaray

Padişah II.Mahmud'un eşi Padişah Sultan Abdülaziz'in annesi Pertevniyal Valide Sultan tarafından
1871 yılında Aksaray da Balyan ailesine yaptırtılmıştır.




(+)



 

(+)



 mesajı beğendiniz mi?: +3
Akın Kurtoğlu




Cmt 23 Nis 2005, 18:06   SER MİMÂRAN-I HASSA: BALYANLAR...

Merhabalar...

Yine ecdad yadigârlarımızı resimleyerek su yüzüne çıkarmışsınız. Gerçekten teşekkür ederiz... Özellikle 81-84 döneminde okuduğum Pertevniyal Lisesi'ne hemen komşu olan bu güzel yapıyı, 3 yıl zarfında detaylı olarak görme şansına eriştim.

İstanbul mimarisinin 18. yy'ına damgasını vuran ve sarayın Hassa Mimarı (Saray Başmimarı) olan meşhur BALYAN Ailesi hakkındaki araştırmaların özetini aşağıda veriyorum (Balyanlar hakkında İstanbul Ansiklopedisi'nde ve Pars Tuğlacı'nın bunlar için yazmış olduğu kitapta çok daha detaylı açıklamalar mevcuttur):

BALYAN SÜLÂLESİ: Osmanlı İmparatorluğu’nun son 100 yıllık dönemine damgasını vurmuş olan Ermeni kökenli mimar sülâlenin ismidir. Beş kuşak boyunca Osmanlı Devleti’nde mimarlık yapmış olan bu aile, geleneksel Osmanlı mimarlığının Batı seçmeciliği doğrultusunda değişimini hızlandırmışlardır.

Meremmetçi Bali Kalfa’nın oğlu olan Krikor Balyan, III. Selim döneminde hassa mimarlığı yaptı. Sonraları II.Mahmud’un da güvenini kazanarak önemli yapılar gerçekleştirdi. Bunlar arasında 1807’de yanan Selimiye Kışlası (1800), Nusretiye Camii (1823-26) ve Davutpaşa Kışlası (1826-27) sayılabilir. Krikor Balyan, Gregoryen ve Katolik Ermeniler arasındaki çatışmalara karışınca 1820’de Kayseri’ye sürüldü, ama daha sonra bağışlanarak İstanbul’a döndü.

Onunla birlikte çalışan kardeşi Senekerim Balyan daha geri plânda kaldı. 1826’da Krikor Balyan’ın ahşap olarak yaptığı ve bir yangında tahrip olan Beyazıt Kulesi’ni Senekerim bugünkü biçimiyle yeniden yaptı. Senekerim’in bilinen başka yapıtı yoktur. Krikor Balyan’ın ölümünden sonra yerini alan oğlu Garabet Amira Balyan İstanbul’un birçok önemli yapısının mimarıdır. Ermeni Hastanesi Pavyonları (1832-34), Surp Yerrortutyun (Üç Horan) Kilisesi (1838), Surp Asdvazazin (Meryem Ana) Kilisesi (1838), sebili ve haziresiyle birlikte ampir üslubundaki II.Mahmud Türbesi (1840), Beykoz Deri ve Kösele Fabrikası (1842), Hereke Fabrikası (1843), Ortaköy Camii (Nigogos Balyan ile birlikte, 1854), Dolmabahçe Sarayı (Nigoğos Balyan ile. birlikte, 1848-56), bugün Mimar Sinan Üniversitesi olan Cemile ve Münire Sultan Sarayları (1856-59) başlıca yapıtları arasında yer alır. Garabet, Ermeni cemaatinin eğitim ve yönetim işlerinde de etkin oldu ve Ermeni mimarlığı üzerinde çeşitli araştırmalar yaptı.

Garabet Balyan’ın oğulları Nigoğos Sarkis ve Agop Balyan da mimardı. Nigoğos ve Sarkis 1843’te babaları tarafından Paris’e, Sainte-Barbe Okulu Mimarlık Bölümü’nde okumaya gönderildiler, ama Nigoğos’un hastalığı nedeniyle 1845’te İstanbul’a döndüler. Babasının çalışmalarına katılarak deneyimini artıran Nigoğos, Abdülmecid’in sanat danışmanı oldu ve yerli mimarlara Avrupa mimarlığını tanıtmak amacıyla bir okul kurdu. Nigoğos’un önemli yapılan arasında Dolmabahçe Camii olarak bilinen Bezm-i Âlem Valide Sultan Câmii (1852-54), Ihlamur Kasrı ve Küçüksu Kasrı yer alır. Nigoğos, “Nizamname-i Millet-i Ermeniyan”ın hazırlık çalışmalarına da katıldı.

Sarkis 1847’de yeniden Paris’e gitti ve Sainte-Barbe Okulu’na girdi. Daha sonra Güzel Sanatlar Yüksekokulu’na devam etti; 1855’te buradan mezun oldu ve İstanbul’a dönerek babası ve ağabeyi ile birlikte çalışmaya başladı. Onların ölümünden sonra çalışmalarını kardeşi Agop’la sürdürdü. Çoğunlukla Agop’un tasarladığı binaların uygulamasını üstlendiğinden, kardeşinden daha fazla tanındı, hatta birçok yapının tasarımcısı olarak bilindi. Önemli yapıları arasında Beylerbeyi Sarayı (1865), Makruhyan Okulu (1866), Çırağan Sarayı (1863-71), Valide Camii (1871), Zeytinburnu Barut Fabrikası (1874), Sıraevler biçiminde 138 konuttan oluşan ve Türkiye’deki ilk toplu konut uygulaması sayılabilecek olan Beşiktaş-Akaretler (yapımına 1874’te başlandı), Harbiye Nezareti (bugün İstanbul Üniversitesi Merkez Binası), Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane (bugün Galatasaray Lisesi), Maçka Silahhanesi (bugün İTÜ Maden Fakültesi) sayılabilir. Hızlı çalışmasıyla ün yapan Sarkis’in meslek yaşamı, 1875’te kardeşinin ölümü ve II. Abdülhamid’in tahta çıkmasıyla aksadı. Siyasal suçlamalar sonucu Avrupa’ya gitmek zorunda kaldı ve ancak 15 yıl sonra geri dönebildi.

Valide Camii’nin mimarı Sarkis Balyan olmakla birlikte, tasarımına Agop Balyan da katılmış, çizim işlerinde de, desinatör Osep çalışmıştır. Uygulama ve şantiye yönetimi için Bedros Kalfa ve duvarcı Ohannes ile dülger kolbaşısı Dimitri görevlendirilmiştir.

1855’te Sainte-Barbe’a giren Agop, üç yıl sonra eğitimini tamamlayarak Venedik’e, sonra Nigoğos’un ölümü üzerine İstanbul’a döndü ve Sarkis’le birlikte çalışmaya başladı. En önemli yapısı Valide Sultan Köşkü’dür. Güzel sanatların öteki dallarıyla da ilgilenen Agop, Ermeni yazarları, müzikçileri ve özellikle de tiyatrocuları destekledi. Ayrıca, Patrikhane Genel Meclisi üyeliği yaptı.





(+)

Ara Usta'nın kadrajından (Aksaray ve Valide Camii, 1954)


Balyanlar son dönem Osmanlı mimarlığının önde gelen ustalarıdır. Osmanlı mimarlığının gelenekten uzaklaşarak Batı’ya açıldığı 19.yüzyılda, özellikle İstanbul’un görünümünü değiştiren birçok büyük yapıya imzalarını atmışlardır. Avrupa mimarlığında o dönemde geçerli olan seçmeci tutumu benimseyen Balyanlar’ın gerçekleştirdiği en önemli ve büyük yapılardan biri Dolmabahçe Sarayı’dır. Saray, Avrupa mimarlığının belirgin etkilerini taşımakla birlikte, özellikle plân çözümündeki Osmanlı-Türk öğeler nedeniyle herhangi bir Batı üslubuna da tam anlamıyla uymaz. Balyanlar yapılarında Batı mimarlığının özelliklerini  kullanmış, ama geleneksel Osmanlı-Türk öğelerini de gözardı etmemişlerdir.

Sonuç olarak, yine de benim şahsi görüşüm, Balyanlar tarafından inşa edilen, şatafata ve aşırı süslemeye dayalı saraylar, binalar ve camiler, dış görünümleri itibarıyla çekici ve estetik görünseler de, bu özellikleriyle ters orantılı olarak mimarî büyüklüklerde ve strüktürde, geleneksel Osmanlı mimarisi ile asla boy ölçüşemeyecek yapılar olarak tarihteki yerlerini almışlardır. Bunların içinde en önemli handikapları aşırı süslü fakat, fil ayaklarının kullanımının terkedilmesiyle, giderek çapı düşen cami kubbeleri, iç mekânların göreceli olarak daralması gibi...

Akın KURTOĞLU


 mesajı beğendiniz mi?: +5
Selcuk Aral




Cmt 23 Nis 2005, 20:10  

Rivayete göre , Karaman ilcesinin Belenköyü’nden, yani Anadolunun bagrindan kalkarak Istanbul’a yerlesmisler. Ekseriyetle insaatlarda hep beraber çalistiklari için, kimin neyi yaptigini tespit etmek, basli basina bir problem teskil etse de, Balyan'lara atfedilen eserlerin en önemlileri sunlar:

· Dolmabahçe Sarayi,
· Beylerbeyi Sarayi (Yeniçeriler tarafindan yakildi)
· Çiragan Sarayi (eskisi) 1910 senesinde yandi,
· Sarayburnu Sarayi (1875 de yandi),
· Salipazari Sarayi (güzel sanatlar),
· Besiktas eski Sarayi (simdiki saray mahallinde),
· Arnavutköy Valide Sultanlarin Sarayi,
· Eyüp Cifte Saraylar,
· Defterdar Sultan Sarayi (Haliç'te),
· Ortaköy Camii,
· Aksaray Valide Camii,
· Tophane Nusretiye Camii (1826),
· Üsküdar Surp Haç Ermeni Gregoryan Kilisesi (1830),
· Besiktas Ermeni Gregoryan Kilisesi (1838),
· Kayseri'de bir Kilise,
· Bandirmada bir Kilise (1858),
· Terkos Valide Bentleri,
· Üsküdar Selimiye kislasi (1807 den evvel),
· Davutpasa kislasi (1807 den evvel),
· Darphane,
· Beyazit Yangin Kulesi (Senekerim Balyan taraf. 1828),
· Harbiye Askerî Mektebi,
· Tophane Saat Kulesi,
· Yildiz Köskü (eskisi),
· Ihlamur Köskü,
· Göksu Köskü,
· Aynali Kavak Köskü,
· Sultan Mahmut Köskü,
· Sultan Mahmut, Sultan Mecid ve Sultan Aziz’ in Türbeleri,
· Hereke Kumas Fabrikasi,
· Bakirköy Kumas Fabrikasi,
· Izmit Kumas Fabrikasi,
· Zeytinburnu Demir Fabrikasi.

Ben kendi payima, sahsen, Balyan-Ailesi önünde verdikleri bu hizmetlerinden dolayi hürmetle egilmis, icimizden hangi cemaata mensup olursa olsun, daha nice Balyan’larin cikmasini her zaman arzu etmisim dir.



(+)


 mesajı beğendiniz mi?: +4
_Sinem_The_Sinner



Cmt 15 Ekm 2005, 23:22  

Ya hepinize teşekkür ederim. Özellikle Akın Kurtoğlunun mesajındaki Ara Güler fotoğrafı ödevime büyük katkıda bulundu. Zira elimde İstanbul Ansiklopedisinden alınma bi fotokopi vardı sadece. Camiyle ilgili detaylı bilgi isteyen biri olursa evya herhangi bir camiyle ilgili bütün ödevlerim ve özel araştırmalarım paylaşıma açıktır. Tek bir mesaj yeter

 mesajı beğendiniz mi?: +1
*selim*




Prş 03 Ağu 2006, 11:52  



(+)




(+)


Biraz da ayrıntı olsun

 

(+)


 

(+)



 mesajı beğendiniz mi?: +3
Mesajları seç: