Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
DİRİLİŞ Ertuğrul GAZİ (Dizi)
« önceki   123 ... 143144145 ... 152153154   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 144
osman akar
4 yıl önce - Çrş 30 Oca 2019, 21:04
DİRİLİŞ OSMAN


Alıntı:
TRT 1 ekranlarında her çarşamba akşamı yeni bölümleri ile izleyici karşısına çıkan Diriliş Ertuğrul dizisinde yeni bir dönem başlıyor. Bir süredir Diriliş Osman olarak yoluna devam edeceği söylentileri bulunan dizi için hazırlıklar başladı!

19-01/30/dirilis-osman.jpg

Diriliş Osman dizisi büyük bir merakla bekleniyor!
Haber7 sitesinde yer alan bilgilere göre Osmanlı'nın kurucusu Osman Bey'in hayatını konu edinecek olan dizinin Eylül ayında başlaması planlanıyor. Dizide Osman karakterini ise Burak Özçivit'in canlandıracağı söyleniyor. Diriliş Ertuğrul'un yapımcısı Mehmet Bozdağ geçtiğimiz aylarda konu ile ilgili olarak çeşitli açıklamalarda bulundu...

Dünyanın pek çok bölgesinde 65'ten fazla ülkede beğeniyle takip edilen Diriliş Ertuğrul dizisi, 2019-2020 sezonunda izleyicisiyle Diriliş Osman olarak buluşacak. Uzun süredir büyük bir titizlikle yürüttüğümüz projede Osman karakterine ise Burak Özçivit hayat verecek. Bu vesileyle yol arkadaşlığımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum...
19-01/30/dirilis-osman-dizi.jpg

Burak Özçivit'in dizideki karakteri için çalışmalara şimdiden başladığı Nisan ayından itibaren ise kendisini bu diziye adayacağı söyleniyor. Söylentilere göre sevilen oyuncu Osman karakterine bürünmek için Çekmeköy'de bulunan çiftlikte at ve kılıç dersleri alıyor aynı zamanda konu ile ilgili tarihsel bilgiyi edinmek için de tarihi kitaplar ve belgesellerden faydalanıyor. Özçivit cephesinden ise henüz konu ile ilgili bir açıklama gelmedi...



Kaynak: https://www.diziler.com/haber/dirilis-osman-geliy ...z5e7D3Yl9l


Güven Hoca

4 yıl önce - Prş 31 Oca 2019, 01:20

Alıntı:
MOĞOLİSTAN’DAN tozu dumana katarak çıkan atlılar, teslim olmayı reddeden tüm şehirleri acımasızca harap ettiler. 1258’in Şubat ayında, büyük bir öfkeyle Bağdat’a saldırarak şehrin surlarını yıktılar. Bir hafta boyunca insanları katlettiler ve şehri yağmaladılar. Moğollar, tüm İslam dünyası üzerinde büyük bir korkuya neden olmuştu.
1260’ın Ocak ayında Moğollar batıya doğru ilerlerken Halep de (Suriye) Bağdat’la aynı akıbeti paylaştı. Mart ayında Şam, kapılarını Moğollara açarak teslim oldu. Kısa zaman sonra Moğollar, Filistin’in Nablus (eski Şekem’in yakınında) ve Gazze şehirlerini de ele geçirdi.
Moğol generali Hulagu, Mısır’ın Müslüman sultanı Muzaffer Seyfeddin Kutuz’dan da teslim olmasını istedi. Aksi halde, Mısır’ın bunun korkunç sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağını söyleyerek onu tehdit etti. Hulagu’nun ordusu, 20.000 kişilik Mısır ordusundan neredeyse 15 kat daha büyüktü. İslam tarihçisi profesör Nazeer Ahmed şöyle söylüyor: “İslam dünyası yok olma tehlikesiyle burun burunaydı.” Peki Sultan Kutuz ne yapacaktı?
Kutuz Memlûklerdendi, kökeni Türk olan bir köleydi. Memlûkler, Kahire’nin (Mısır) Eyyubi sultanlarına hizmet eden asker kölelerdi. Bununla birlikte 1250’de bu köleler efendilerini devirerek Mısır’ın hükümdarları oldular. Kendisi de önceden asker köle olan Kutuz, iktidara geçti ve 1259’da sultan oldu. O, kolay kolay teslim olmayacak yetenekli bir savaşçıydı. Ancak, Moğolları yenemeyecek gibi görünüyordu. Fakat sonradan, tarihin akışını değiştirecek bir dizi olay gerçekleşmeye başladı.
Hulagu’ya uzaklardan, Moğolistan’dan, büyük Moğol Hanı Möngke’nin ölüm haberi geldi. Hulagu, memleketinde bir güç mücadelesinin başlayacağını tahmin etti ve ordusunun çoğunu geri çekti. Mısır’ı yenmek için yeterli olduğunu düşündüğü 10.000 ila 20.000 askeri ise orada bıraktı. Kutuz, olayların lehine döndüğünü görüyordu. İstilacıları yenmek için eline çok iyi bir fırsat geçtiğinin farkındaydı.
Bununla birlikte Mısır ve Moğollar arasında, Müslümanların başka bir düşmanı daha vardı: “Kutsal Toprakları” Hıristiyan Âlemi için ele geçirmek üzere Filistin’e gelen haçlı orduları. Kutuz oradan güvenli bir şekilde geçmek ve erzak almak için Haçlılardan izin istedi; amacı Filistin’de Moğollarla savaşmaktı. Haçlılar bunu kabul ettiler. Moğollar, en az Müslümanlar için olduğu kadar Haçlılar için de baş belasıydı; Kutuz, Moğolları o bölgeden çıkarmak için tek ümitti.
Artık, Memlûkler ve Moğollar arasındaki kritik çarpışma için sahne hazırdı.
1260’ın Eylül ayında Memlûk ve Moğol orduları, Esdrailon Ovasındaki Ayn Calut’ta karşı karşıya geldiler. Ayn Calut’un eski Megiddo şehri yakınlarında olduğuna inanılır.
Tarihçi Raşit el-Din, Memlûklerin Moğolları Megiddo’da pusuya düşürdüğünü söylüyor. Kutuz, süvarilerin çoğunu ovanın etrafındaki tepelere gizledi, küçük bir kısmını ise Moğolları kışkırtıp kendilerine saldırtmak için gönderdi. Moğollar önlerindeki ordunun tüm Memlûk ordusu olduğunu düşünerek hücum ettiler. Bunun ardından Kutuz, hazırladığı sürpriz saldırıyı başlattı. Atlı birliklerine saklandıkları yerden hemen çıkmalarını ve Moğollara yanlardan saldırmalarını emretti. İşgalciler yenildi.
Moğolistan’dan savaşmak için batıya doğru yola çıkan Moğollar, 43 yıl boyunca ilk defa yenilgiye uğramışlardı. Asker sayısı nispeten az olsa da, Ayn Calut Savaşı tarihteki en önemli savaşlardan biri olarak kabul edilir. Bu savaşın sonucunda Müslümanlar yok olmaktan kurtuldu, Moğolların yenilmez olduğu fikri çürütülmüş oldu ve Memlûkler de kaybettikleri toprakları geri alabildi.
Moğollar, Suriye ve Filistin’e birkaç kez geri döndüler ancak bir daha Mısır’ı tehdit edemediler. Hulagu’nun soyu İran’a yerleşti, İslam dinini kabul etti ve zaman içinde İslam kültürünü himayesi altına aldı. Bu topraklarda yaşayan halk İlhanlı Devleti olarak tanınmaya başlandı, bu isim “bağlı han” anlamına gelir.
Kutuz, kazandığı zaferin tadını çok fazla çıkaramadı. Kısa bir süre sonra rakipleri tarafından öldürüldü. Onlar arasında, yeniden birleşen Mısır ve Suriye krallığının ilk sultanı I. Baybars da vardı. Birçok kişi onu Memlûk hanedanının asıl kurucusu olarak görür. Kurduğu yeni devlet, iyi yönetilen ve zengin bir devletti; yaklaşık 250 yıl boyunca, yani 1517’ye kadar varlığını sürdürdü.
Bu dönem boyunca Memlûkler, Haçlıları Kutsal Topraklardan kovdular; ticaret ve sanayiyi desteklediler, sanatı koruma altına aldılar, ayrıca hastaneler, camiler ve okullar yaptırdılar. Mısır onların yönetimi altında, İslam dünyasının merkezi haline geldi.
Ayn Calut Savaşı sadece Ortadoğu’yu etkilemedi. Aynı zamanda Batı uygarlığının gidişatını da belirledi. Bir dergide şu sözler yer aldı: “Eğer Moğollar Mısır’ı fethetmeyi başarsaydı, Hulagu geri döndükten sonra Kuzey Afrika’dan Cebelitarık Boğazına kadar olan toprakları da fethetmiş olabilirlerdi” (Saudi Aramco World). Bu sırada Moğollar Polonya’ya da ulaştıkları için Avrupa’yı çok büyük bir kıskacın içine almış olacaklardı.
Aynı dergide şu sözler yer alıyor: “Bu koşullar altında Avrupa Rönesansı gerçekleşebilir miydi? Herhalde dünya bugün bambaşka bir durumda olurdu.”
Moğollar ve fetihleri hakkında daha fazla bilgi almak için Mayıs 2008 tarihli Uyanış! dergisine bakın.
Birçok önemli savaş bu bölgede yapıldığı için, “Megiddo” kelimesi Armagedon savaşıyla özdeşleştirilmeye başlandı (İbranice Har–Magedon). Kutsal Kitap Armagedon’un, “Mutlak Güce Sahip Tanrı’nın büyük gününde yapılacak savaş” ile bağlantısı olduğunu söyler (Vahiy 16:14, 16).

Kaynak: https://wol.jw.org/tr/wol/d/r22/lp-tk/102012085
Haftanın fragmanında Moğollar obaya saldırıp aile üyelerine eziyet ediyorlardı.Bu Moğollardan nasıl kurtuldular diye merak ederken Facede biri Ayn-ı Calut Savaşından bahsetmiş.Aradım bunu buldum.Paylaşalım da Moğolları Memluklerin alt ettiğini öğrenmiş olalım.


Resul GUL
4 yıl önce - Cum 01 Şub 2019, 00:40



akin87
4 yıl önce - Cum 01 Şub 2019, 00:53



osman akar
4 yıl önce - Cum 01 Şub 2019, 00:54

Alıntı:
Bu dizi baymadı mı artık?



Bu sezon son zaten... Osman GAZİ Başlayacak artık...



Misafir 2f7

4 yıl önce - Pzr 03 Şub 2019, 16:42



Suzi Dilara

4 yıl önce - Prş 07 Şub 2019, 11:03



Resul GUL
4 yıl önce - Prş 07 Şub 2019, 11:30



Güven Hoca

4 yıl önce - Cum 08 Şub 2019, 22:08



Güven Hoca

4 yıl önce - Çrş 27 Şub 2019, 23:33

Alıntı:
Babası İkinci Gıyaseddin Keyhüsrev'in 1246 yılnda ölümü üzerine asıl veliaht olan kardeşi II. Alaattin Keykubat'ın yerine Celalettin Karatay ve Şemsettin İsfahani gibi dönemin ünlü vezirleri tarafından tahta çıkarıldı. Ancak yaşının küçük olması nedeniyle yönetim Şemsettin İsfahani'nin elindeydi.
Bu sırada I. Alaattin Keykubat'ın oğlu olduğunu ileriye süren Türk Ahmet adlı biri ayaklandı, kardeşi Rüknettin Kılıç Arslan Sivas'ta bağımsızlığını ilan etti. Durumun giderek kötüleşmesi üzerine Celalettin Karatay üç kardeşin ortaklaşa saltanat sürmeleri düşüncesini ortaya attı ve kabul ettirdi. Bu durumda II. İzzettin Keykâvus, IV. Rüknettin Kılıç Arslan ve II. Alaattin Keykubat 1249 yılında ortak sultan oldular , 1254'e kadar süren ortak saltanatla devletin bütünlüğü korundu. Aynı tarihte Celalettin Karatay'ın ölmesi, II. Alaattin Keykubat'ın Karakurum'a giderken Erzurum'da ölmesi, öteki iki kardeşin ortak saltanat sürmelerini olanaksız hale getirdi.
Ahmethisar'da yapılan savaşta IV. Rüknettin Kılıç Arslan yenildi, tutuklanarak hapsedildi. Böylece İzzettin Keykâvus tahtta tek başına kaldı. 1256'da Moğollardan Aksaray yakınlarında ağır bir yenilgi aldı. Moğolların Konya'ya doğru ilerleyişlerini sürdürmeleri üzerine İzzettin Keykâvus, İznik Rum İmparatoru II. Theodoros Laskaris'e sığındı. Moğollar Selçuklu tahtına IV. Rüknettin Kılıç Arslan'ı çıkardılar. 1259'da İlhanlı Hükümdarı Hülagu'nun çabalarıyla iki kardeş yeniden ortak saltanat sürmeye başladılar. Ancak bu ikinci beraberlik de uzun sürmedi.
İzzettin Keykâvus kendi isteğiyle Antalya'ya yerleşti, daha sonra da 1261 yılında İstanbul'a gitti. Bizans İmparatoru VIII. Mikhael Palaiologos'tan yakınlık ve dostluk gördü. Ancak bu dostluk 1264'te Bizans tahtını ele geçirmek gibi yanlış bir girişimle son buldu ve İzzettin Keykâvus Rumeli'de bir kaleye hapsedildi. 1270'de Altınordu hanının yardımıyla Kırım'a yerleşti ve burada öldü.

Kaynak: https://m.timeturk.com/ikinci-izzeddin-keykavus/b ...afi-788949
Hade birazda gülelim




sayfa 144
« önceki   123 ... 143144145 ... 152153154   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET