1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
Leyla
9 yıl önce - Prş 26 Hzr 2014, 13:52
"Adam Sen de" cilik doğru mu?
Her birimizin o kadar çok şikayeti var ki çevremizden, bir dokunup bin ah işitiyoruz.
Trafik berbat, insanlar güvenilmez, meslek erbabı işini iyi yapmıyor, esnaf kazıkçı, düşenin dostu yok, yerlerde çöp, zaman kötü, vesaire, vesaire...
Peki ama bu şikayet edilen durumlar nasıl ortaya çıkıyor? Herkes bir diğerinden şikayetçi. Peki ama trafiği berbat eden, insanları güvenilmez yapan, işini layıkıyla yapmayan, halka kazık atan, zor zamanında eşinin dostunun yanında olmayan, yerlere çöp atan, zamanı kötü yapan kim? Kim bunlar ve nerden geliyorlar?
Bunlar bizleriz.. Yaşadığımız her olumsuzluğun sorumlusu teker teker her birimiziz.
Bir şeyler olmak üzereyken, daha olmadan önce fark edip önlem almayan, başkalarında gördüğümüzde tenkit edip ama sıra bize geldiğinde alasını yapan bizleriz...
Bir çok şeyi devletten bekleyen, vatandaş, yurttaş, birey olarak birbirimize yardım etmeyerek, uyarmayarak, öğretmeyerek, yardımına koşmayarak uzaktan bakan bizleriz.
Adam sende diyerek gözlerimizin önünde, yanı başımızdaki komşumuzda, hatta aile içinde olan durumlarda sorun olan şeyleri sorun değilmiş gibi görmezden gelerek, tüm şikayet ettiğimiz durumlara zemin hazırlayan bizleriz.
En çok yapmayı başardığımız şey kötülemek, yerden yere vurmak.
Tüm bu anlattıklarımı daha iyi ifade edebilmek için bir örnek vermek istiyorum.
Örneğin toplu taşıma araçlarından birine bindiğinizde, aracı kullanan kişinin, insanları tehlike içine sokan davranışlarını görmeden gelip ağzımızı açmamamız, tepkisiz kalan insan modeline alışkın olan araç sürücüsünü, istediği çılgınlığı yapacak hale sokmuyor mu?
Yere tüküren, çöp atan kişileri görmezden gelmemiz, "nasıl olsa kimse bir şey demiyor, yerlere istediğimi atayım, hatta biraz da tüküreyim" diyen kişilerin artmasını sağlamıyor mu?
Rüşveti, yolsuzluğu eleştirip de kendi çıkarımıza bir durum olduğunda el altından kanunsuz bir iş için para ile iş yaptırmamız, rüşveti körüklemiyor mu?
Adam kayırmaya kızıyorken, kendi çıkarımız için tanıdık vasıtasıyla tayin, görev değişikliği, falan filan yaparak birilerinin hakkını gaspetmemiz, "her yerde adamın olacak" düşüncesini perçinlemiyor mu?
Herhangi bir meslek erbabını, örneğin memuru, polisi, öğretmeni vs.. işini doğru yapmıyor diye eleştirirken, sıra bize geldiğinde "ne kadar az iş yapıp ne kadar çok ense yaparsak iyidir" şekline yaşamamız tembel çalışanlar ordusunu ortaya çıkarmıyor mu?
Kabullenmek zor ama, yaşadığımız çevreden, zamandan, dünyadan her birimiz sorumluyuz...
|
 |
Resul GUL
9 yıl önce - Prş 26 Hzr 2014, 14:36
Maalesef Toplumumuzun kanayan yarasına parmak basmışsınız..
Bu Aslında bir çoğu Küçüklükten verilen Birazı da yaşamımızda Çevremizde gördüğümüz kişilerden bize ve Diğer bireylere bulaşan bir mikroptur..
En Başta Annelerimiz , Babalarımız olmak üzere Büyüklerimiz Hayatın vermiş olduğu zorlukları bilen kişiler olarak
Mağdurların Hakkını savunamayanların Her zaman Sıkıntı içerisinde olduklarını görerek ve yaşayarak test ediyorlar
Ve Evletlarına da bu yaşamda boğulup kaybolmaması için Biraz daha Agresif olan Her şeyde bir çıkar arayan Uyanık olmayı ,pısırık olmamayı öğütlüyorlar
Ama iş gerçek hayatta tatbik etmeye gelince Dürüstlüğü; Enayilik olarak gören Yalanı mübah sayan Uyanık olmayı; Çarpıcı çırpıcı, Dolandırıcılık olmakla karıştıran bir nesil yetiştiriyor..Para kazanmak için her yolu mubah sayanlar da bu işin cabası..
Yani Ailelerimiz Bilmeden de olsa böyle bir nesil yetiştiriyor..
Babam, annem küçükken , zorda olanlara yardım etmeyi, ihtiyacı olanlara paranız olmasa bile bedenen yadım etmeyi karşılık beklemememeyi tembih ederlerdi
Ama iş öyle bir noktaya geliyor ki;
Artık Baban bile "oğlum ne yapıyorsun sen enayimisin millete yardım ediyorsun bak seni kullanıyorlar haberin yok..İşleri bittiği zaman seni arayıp sormuyorlar gibi sözlerle bizi bu davranışlardan soğutmaya çalışıyorlar.. Ama huylu huyundan vaz geçmiyor işte..
Bu konuda Haksız da değillerdi gerçi..
Çünkü bu tür şeyleri kullanan İnsanlarla dolu bir Toplumda yaşıyorduk
Toplumumuz "İyi olanların" "Dürüst" bir şekilde İş yapmaya çalışanların kendisi gibi olmayanlar karşısında kaybettiğini görünce Hayal kırıklığına uğruyorlar Sonra
"Dur bir dakika" diyorlar.. Nerede yanlış yapıyorum O da kandırılmış olmanın vermiş olduğu eziklikle Hakkını savunayım derken Onlardan birisi olup çıkıyor..
Bu Çarpıklığı Aile dışında İş yeri Ortamında veya Elaman alırken de çok görüyoruz..
İşveren bir İşçi arıyor : Dürüst olsun Hırsızlık yapmasın, Çalmasın, Çırpmasın, Saygılı olsun Bana yeter diyor
Ama işe alınca Adam işi bilmiyor İstediği kadar iyi niyetli olsun dürüst olsun Adamı harcıyorlar
Sonra da İşveren bu tür İşçilerden kaçıyor..
Ortaklık Çarpıcıya Dürüst olmayana kalıyor.. Çünkü onlar ayakta kalıyor Onlar bu işi götürüyor gibi görünüyor Ama biliyorum ki bu düzenin de bir gün sonu gelecek
|
 |
DemetEce
9 yıl önce - Prş 10 Tem 2014, 12:28
Toplum olarak bu duruma gelmedik mi biz??
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|