istanbul dişında hangi şehir metro yapabilmiş.
ankara, izmir, adana bunlar metroya başladı kaç yıl sürdü bir bakın. sonuçta bitiremediler. ulaştırma bakanlığı devreye girmek zorunda kaldı..
yıllarca atıl duran inşaat alanları. kayseride mevcut tramvay hattında 6 yıldır devasa bir çukurla
yaşamak ne kadar mantıklı olurdu. bir 6 yıl hatta 10 yıl daha inşaatın beklemeyeceğini garanisi yoltu.
metro inşaatı uzun yıllar sürebilirdi, yollar çukurlardan geçilmeyebilirdi belki. Zahmetli de olabilirdi oldukça. Ama eninde sonunda 5 yıl hadi 10 yıl sonra biterdi. Oysa ben tramvay kaynaklı trafik sıkışıklığının ne zaman ve nasıl sona ereceği ile ilgili en ufak bir tahminde dahi bulunamıyorum.
Konu tamamen başka tarafa gidiyor ...
köprülü kavşak mevzumuza geri dönelim
dün akşam MKP Bulvarı üzerindeki hemzemin geçitte TCDD nin kontrol barakası yıkılmış yerine taşeron firmanın konteynırı konulmuştu,
Barankaya grubuna ait sanırım
kar yağışı dolayısıyla birkaç gün çalışmalar ertelenecek gibi
istanbul dişında hangi şehir metro yapabilmiş.
ankara, izmir, adana bunlar metroya başladı kaç yıl sürdü bir bakın. sonuçta bitiremediler. ulaştırma bakanlığı devreye girmek zorunda kaldı..
yıllarca atıl duran inşaat alanları. kayseride mevcut tramvay hattında 6 yıldır devasa bir çukurla
yaşamak ne kadar mantıklı olurdu. bir 6 yıl hatta 10 yıl daha inşaatın beklemeyeceğini garanisi yoltu.
kayseri gibi şehirler metro İNTİHARDIR.
Metro intihar değildir. Tramvay intihardır. Bunu açık açık söylerim. Raylı sistem denilince akla hafif raylı da olsa mutlaka metro gelir. Kayseri'de de en azından Bursa'daki gibi bir sistem yapılmalıydı. Yani tamamen izole, trafikten ayrı bir sistem.
İstanbul dışında metro yapabilmiş şehirler var. Ankara 1993 - 1997 arası o dönem için ciddi sayılabilecek, 22 km'lik metro inşaatı yaptı. O tamamlanamadı denilen metrolarınsa inşaatı 10 yılı aştı ama bir anda kilometrelerce metro oldu. O metrolarının tamamlanamamasının nedeni bir anda ciddi bir işe girişilmesiydi. Biz de metroların tamamlanamamasını eleştiriyoruz ama hiç başlamamaktan, üretmemekten kat kat yeğdir tabi. Yarın gelen nesiller, o metroların gecikmesini eleştirmekle birlikte yapanları da kutlayacaktır.
Gelelim çukur olayına. Böyle bir dünya yok. TBM denilen alet yapıldı yapılalı çukur falan kalmadı. Doğu Terminali'nden TBM'yi sokuyorsun, tek TBM günde 23 metre gidip bir yılda yine tek yönde 8 km'ye yakın metro tünelini, ray ve elektromekanik işlem döşemelerine hazır hale getiriyor. Biz buna Çorum'da teknoloji diyoruz. Ne çukuru, hendek hendek!
Metronun hem yapım hem işletim maliyetleri tramvaydan çok daha yüksek. Bilmeyenler için söyleyelim. Ankara Çayyolu metrosuna 2004 yılında başladı. 2014 yılında hükümetin kararıyla Ulaştırma Bakanlığı bitirdi projeyi. Eryaman etabı aynı şekilde. Keçiören metrosu aynı şekilde. Ankara'da da köstebek vardı. Peki neden bitiremedi? İş toprağı kazmakla olmuyor. Maliyetler ciddi anlamda artıyor. Bir araştırma metronun tramvaya göre 6-7 kat maliyetli olacağını söylüyor. Bu maliyeti belediye karşılayamaz ama karşılasa bile kimden çıkacak bu para? Tabiki senden, benden. Su faturaların, çevre temizlik vergilerin artacak, bu sefer de gelip bundan şikayet edeceksin. Veyahut da belediye metro yapamak ve maliyeti vatandaşa fazla yansıtmamak için diğer birçok hizmetten vazgeçecek, sen de gelip çöplerimizi toplamıyor belediye diye şikayet edeceksin. Bu işin maliyet yönü.
Bir de araç trafiği yönü var. Şu zihniyetten artık kurtulun. Aracım var o halde istediğim yere istediğim hızda durmadan gidebilmeliyim. Gelişmiş ülkelerde ışığa bile gerek olmadan kaldırımda yayayı görünce durup yayanın geçmesini bekliyorsun. Yayanın her yerde önceliği var. Bunu görünce medeniyet deriz. Aynı şeyi kendimiz yapmaya gelince dur kalktan benzin parasından şikayet ederiz. Tramvay toplu taşıma aracıdır. Elbette üstünlük onun olacak. Sen araç sahibisin diye yollar senin değil. Senle aynı şehirde yaşayan ama aracı olmayan yüzbinlerce insanın da hakkı var o yolda. Aracı olmayan insan vergi vermiyor mu? Senin yılda verdiğin 300 400 lira araç vergisiyle mi yapılıyor o yollar? Herkesin katkısı var. Peki ne zaman yaya gördün de geçmesi için yol verdin? Kayseri'de, Türkiye'de kaç araç yol veriyor yayaya karşıya geçmesi için? Bırak durmayı belediye yaya için ışık koyunca bile rahatsız oluyorsun. İşine gelince Avrupa bizden daha medeni, işine gelmeyince dur kalk, benzin parası.
Kaç sefer söyledim, Kayseri'deki trafik sıkışıklığıysa Istanbul'daki ne? Senin derdin 2 dk, 3 dk, ışıkta beklemek. O da en fazla tramvay güzergahında sola dönersen. Günde belki iki sefer yapmadığın bir hareket. Istanbul'da adam fazladan 40 50 dakika harcıyor, yüzlerce dur kalk yapıyor yine de sizin kadar şikayet etmiyor. Bence bu da Kayseri'ye özgü görgüsüzlüklerden biri. Bu belediye başkanı Kayseri'ye fazla. Kimse kusura bakmasın.
Bir de araç trafiği yönü var. Şu zihniyetten artık kurtulun. Aracım var o halde istediğim yere istediğim hızda durmadan gidebilmeliyim. Gelişmiş ülkelerde ışığa bile gerek olmadan kaldırımda yayayı görünce durup yayanın geçmesini bekliyorsun. Yayanın her yerde önceliği var. Bunu görünce medeniyet deriz. Aynı şeyi kendimiz yapmaya gelince dur kalktan benzin parasından şikayet ederiz.
Peki gelişmiş ülkelerde Organize Sanayi Bölgelerine giderken araçlar kaç trafik lambasına takılabilir? Kayseri'de sadece şehir merkezindeki 3 km2 lik bir alanın yoğunluğundan bahsetmiyoruz. Hangi semte gidersek gidelim uzak mesafe dahi olsa onlarca trafik lambasına maruz kalıyoruz. Kuzey çevreyolu gibi trafik lambasız 2-3 alternatif olmalı Kayseri gibi bir şehirde. Düşünsenize İstanbul'da Tem de veya E5 te 30 km'lik bir güzergahta 60 adet kavşak(lamba), tramvay kesişmeleri ve yayaların kara yolundan geçtiğini... Zaten uzun olan trafik süresi kaç saate çıkacaktır ve kazalar ne kadar da artacaktır. Bizim amacımız 27 Mayıs'ta-Kazancılarda Üstten yollar köprülü kavşaklar olsun değil. Buradaki bir çok arkadaşın yazısını okuduğunuzda amacın çarşı içerisinde veya şehir merkezinde bir çok köprü yapılması değildir...
Ayrıca 2. husus, savunduğunuz ve beğendiğiniz şehrimizin, şehir içerisinde trafik lambası olması yönünde izleniminize bakarsak Sivas Caddesinde yapılan saçma sapan battı çıktılara ne diyeceksiniz? İşte biz bu kadar saçma sapan projelere karşıyız. Güzelim Sivas caddesi Kayseri'nin en hareketli ve kalabalık caddesiydi, biz bu caddede trafiğin yukarıda yer üstünde kalmasını tramvayın 3-4 km'lik hat boyunca yerin altından gitmesini tavsiye ettik. Neden trafik lambasından kurtulmak için mi? Aksine yine kavşaklarımız olacaktı ama tramvay kesişmeleri olmayacaktı. Burada çoğu arkadaşımızın söylediği her aracın tramvay beklemelerinde yaktığı yakıtı hesap edersek, 5 yıllık maliyetiyle metro yapılırdı belki de..
Eğer yazılanları detaylı bir şekilde okursanız bizlerin ne demek istediğini, trafik lambasına mı karşı olduğumuzu yoksa yapılan yanlış projelerle trafiğin berbat hale getirildiğini mi tartışıyoruz anlayacaksınız. Belki de bunu 10 yıl sonra çok daha iyi anlayacaksınız.
Sizinle bizim aynı dilden konuşmadığımızı düşünmeye başladım.
Bir de araç trafiği yönü var. Şu zihniyetten artık kurtulun. Aracım var o halde istediğim yere istediğim hızda durmadan gidebilmeliyim. Gelişmiş ülkelerde ışığa bile gerek olmadan kaldırımda yayayı görünce durup yayanın geçmesini bekliyorsun. Yayanın her yerde önceliği var. Bunu görünce medeniyet deriz. Aynı şeyi kendimiz yapmaya gelince dur kalktan benzin parasından şikayet ederiz.
Tramvay ın olduğu trafikte zaten beklemekten helak oluyoruz siz birde yayanın önceliği var diyorsunuz
Yayanın önceliği varsa yayalara niye belirli mesafe aralıklarla üstgeçit yapılmıyorki.Birde bunlar yetmezmiş gibi yaya olduğumda dahi çözemediğim butonlu trafik ışıkları var.Butona basıp da karşıya geçene kadar zaten trafik kesiliyor
En azından Carrefour kavşağında da yer altına alınabilirdi tramvay yada yukarıdan geçebilirdi
London alone has 6,000 sets of traffic lights, accounting for nearly a quarter of the nation’s total.
Nationwide, some 8,500 sets – including around 3,200 in the capital – are programmed to give buses priority over cars.
Alıntı:
Aberdeen - There are more than 270 sets of traffic signals in the city, including pelican and puffin signal crossings, working 24hrs a day, 365 day a year to help reduce road traffic accidents.
Aberdeen diye bir şehrin nufüsu 220,420, şehirdeki trafik ışığı sayısı 270. Exeter şehri 117 bin nufüsa sahip, trafik ışık sayısı 141.
Sadece Londra'da 6000 trafik ışığı var. Bunun 3200 adeti otomobillere karşı otobüslere öncelik verecek şekilde programlanmış.
Alıntı:
İmalat, bakım ve işletmesi Büyükşehir Belediyesi Trafik Müdürlüğü tarafından yapılan sinyalize kavşak sayısı İstanbul sınırları içerisinde 2013 yılı itibariyle 1967 adettir. Bu sinyalize kavşakların 297 adedi sabit zamanlı, 1488 adedi trafik uyarmalı, 14 adedi tam trafik uyarmalı, 15 adedi adaptif, 63 adedi tramvay öncelikli, geriye kalanlarda flaşta hizmet vermektedir.
Alıntı:
Kayseri - 2011 itibari ile sinyalize kavşak sayısı 157’ye ulaşmış bulunmaktadır. 3 kavşağımızda ise akıllı (adaptif- trafik yoğunluğuna göre kavşak çalışma şeklini düzenleyen) kavşak çalışması yapılmaktadır.
Alıntı:
Peki gelişmiş ülkelerde Organize Sanayi Bölgelerine giderken araçlar kaç trafik lambasına takılabilir?
Şimdi Kayseri 1 milyon nufüsa sahip. İstanbul ve Londra neredeyse aynı. Nüfusa göre oranlarsak İstanbul Londra'nın neredeyse üçte biri ışık sayısına sahip, Aberdeen Kayseri'nin 4'te biri nufüsa neredeyse 2 kat fazla trafik ışığına sahip Özgür bey. Bu da şu demek. Aberdeen denilen Kayseri'nin dörtte biri nufüsa sahip gelişmiş bir ülkenin şehrinde bir araç OSB'ye giderken Kayseri'ye göre iki kat daha fazla ışıktan geçer.
Benim şehircilik anlayışımla sizinki farklı. Ben şehirlerin gelişirken yayalara, engellilere ve bisikletlilere öncelik verilmesini savunuyorum. Aksi takdirde iş işten geçtikten sonra milyon dolarlık köprüleri, altgeçitleri yıkamazsınız. Ankara'da doğru düzgün kaldırım yok, olanlar da park eden araçlarla kaplı. Belediye'nin tek işi köprü yapmak. E bu kadar köprü yaparsan ne doğru düzgün kaldırımın olur, ne de metroları bitirebilirsin. Benim isteğim Kayseri'de de Melih Gökçek zihniyetinin hakim olmaması.
Sivas Caddesi'ndeki altgeçitler tam bir garabet. Bu konuyu da bir mesajımda eleştirdim ama hangisi bulamadım şimdi. Sivas Caddesi'nde düz gitmek isteyen yayayı sırf köprülerin maliyetine katkı yapsın diye koyulan dükkanlı altgeçitlere mahkum ediyorsunuz.
Ben eski çevreyolundaki bu köprülere de karşıyım. Şu anki çevreyolu artık şehrin içinde. Şimdi Yeni Sanayi ışıklardan kaptıran bir araba Argıncık girişe kadar ışığa takılmadan gidecek. Sanayi Odası kavşağında karşıya geçmek isteyen yayanın vay haline. Çözüm? Yaya üst geçidi. Gelişmiş bir medeniyet yayaya verdiği önemden anlaşılır. Yayayı, engelliyi, bisikletliyi 2. plana atan bir trafik uygulaması gelişmiş ülkelerde göremezsiniz. Ancak bizim gibi yaptım oldu zihniyetinde olan ülkelerde olur.
Anlaşamadığımız bir diğer nokta da şu. Trafik ışığı kazaları engeller, kazalara sebep olmaz. Sürücüler kırmızıda durmuyorsa bu trafik ışığının değil sürücünün suçudur.
Dur kalkta harcadığınız parayla da ışık konulmayan kavşaktan geçmeye çalışıp ölen bir insanın canını geri getiremezsiniz. Engelli bir insanı yolun karşısına ışınlayamazsınız. Km maliyeti 60 milyon doları bulan metronun tünelini açıp içine Bolu Tüneli gibi patates depolarsınız.
Sonuç olarak benim şahsi görüşüm Kayseri gibi bir şehirde, şehirden uzak çevreyolları hariç bütün yollarda ışık olması. Bu yolların, ışıkların yaya, bisiklet ve toplu taşıma öncelikli olması. Aynı fikirleri paylaşmak zorunda değiliz. Benim burdaki yazılarım da genel bir anlayışa karşı. Kayseri büyürken gelişirken kendimce yanlışları eleştiriyorum. Kendi yanlışlarım da olabilir, komple yanlış düşünüyor da olabilirim size göre. Böyle böyle doğru bulunur zaten.
Olaya herkes oy verdigi partiye gore bakiyor bence, tramvay metro tartismalari kayseride metro yapilana veyada sonsuza kadar gider gibi ben hasekiye oy vermedim ama vergi veriyorsak ve bu ulkenin vatandasiysak kucukte olsa bizimde soz hakkimiz varsa bir talebim olacak gecmis sayfalarda biri yanilmiyorsam 8 adet alt ust gecis yapilabilir demisti o oneri degerlendirilebilir ve yolcu inisleri yol kenarindaki kaldirima verilebilir bu sehirde yasayan bireyler olarak parti ne olursa olsun kayseri icin daha iyi olan noktasinda birlesmemiz lazim takim tutar gibi davranmamaliyiz.
Ben eski çevreyolundaki bu köprülere de karşıyım. Şu anki çevreyolu artık şehrin içinde. Şimdi Yeni Sanayi ışıklardan kaptıran bir araba Argıncık girişe kadar ışığa takılmadan gidecek. Sanayi Odası kavşağında karşıya geçmek isteyen yayanın vay haline. Çözüm? Yaya üst geçidi. Gelişmiş bir medeniyet yayaya verdiği önemden anlaşılır. Yayayı, engelliyi, bisikletliyi 2. plana atan bir trafik uygulaması gelişmiş ülkelerde göremezsiniz. Ancak bizim gibi yaptım oldu zihniyetinde olan ülkelerde olur.
Size bir kaç kavşak sayabilirim her ay bir yayaya çarpan araç, ölü veya yaralı olan kazalar.
1. Örnek Erciyes Üniversitesi Talas Bulvarına çıkış, bir çok öğrenci arkadaşımız Talasa giderken bu yolu kullanıyor ve orada bir yaya üst geçidi yok, eşimle evlenmeden önce oradan her geçerken aklıma tedirginlik düşerdi Allah göstermesin bir araç çarparsa gibi aklıma gelirdi, çünkü okul arkadaşlarına orada araç çarpmıştı ve bayan öğrenci hayatını kaybetmişti belki hatırlarsınız, zaten o kadar geniş bir cadde ki karşıya geçene kadar 5 dakika rahat bekliyorsunuz, orada yaya üst geçidi olsa bir çok öğrenci arkadaşımız ölmeyecekti belki de ve bunun gibi bir çok caddemizde de bu şekilde, evet orada trafik lambası var Adnan Bey, yıllardır var ve bu neden düzelmiyor? Düzelmeyecek te. Diyeceksiniz eğitim ile alakalı insanlar kavşaktan geçerken yavaşlamalı vs, ama olmuyor işte 10 yıldır 20 yıldır böyle ise bu düzen bozulmaz, orada yine kaza olur. Siz bu kazaları göre göre insanların öldüğünü ailelerin perişan olduğunu göre göre bir yaya üst geçidi yapamıyorsanız vay halinize, eğer o çocuklardan biri belediyemizde bir üst yöneticinin çocuğu olsaydı, 1 gün içerisinde oraya üst geçit yapılmaz mıydı sizce????
Bunlara dürüstçe cevap verin lütfen...
Ayrıca burada kimsenin siyasi konuştuğunu zannetmiyorum, konuyu başka yerlere çekmeye gerek yok. Belediye siyaset işi değil hizmet işidir. Refah partisinden aday iyiyse ona oy veririm chp deki aday iyiyse ona oy veririm, hiç bir şekilde partisinden etkilenmem.