bahadiraltundal
9 yıl önce - Pts 14 Nis 2014, 17:33
Döküman ilgili sitede Pdf formatın'da olduğu için Acrobat Reader yüklü olmayan pc 'de açılmıyacağından Diayarbakır'la ilgili olan yazının bir bölümünü kopyalayıp buraya yapıştırdım.
Öz
Diyarbakır’da çok sayıda tarihi taş köprü bulunur. Bu köprülerin her biri, yapım
yeri ve gereklilikleri nedeniyle farklı bölgelerde ve kent merkezinden uzakta yer
almaktadır. Diyarbakır-Ergani yolunun 12.km.’sinde, eski Eğil yolunda yer alan
Karaköprü, Devegeçidi Suyu üzerinde bulunur. Diğer köprülerden farklı olarak,
antik bir yolla kente bağlanmaktadır. Bazalt taşın hakim olduğu yapının uzunluğu
94m., genişliği 7m.’dir. Çok gözlü, üstü düz ve hafif eğimli köprü tipine
uymaktadır. Köprünün memba tarafındaki selyaranları üçgen gövdelidir. Altı
gözden oluşan köprünün kemerleri yarım daire formundadır. Diyarbakır köprüleri
içerisinde ayakları arasında tahkimat amaçlı döşeme bulunan tek örnektir.
Köprünün rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri 2004 yılında hazırlanmıştır.
Restorasyon çalışması 2005 yılında başlamış, büyük bir bölümü 2006 yılında
tamamlanmıştır. Antik yolun restorasyon çalışmaları devam etmektedir. Çalışmanın
ilk aşamasında özgün harç numuneleri analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına
göre restorasyonda kullanılacak uygun malzeme seçimi yapılmıştır. Köprü
kemerlerinin ve ayaklarının durumunu gözlemek amacıyla su derivasyonu yapılmıştır.
Yıkılma tehlikesi altındaki kemerler ile zayıflamış kemer ayakları askıya
alınmıştır. Açılan kemer taşları numaralandırılarak sökülmüştür. Kısmen yok olmuş
kemer taşları, selyaranlar, kemer ayakları, tempan duvarları ve üst döşemede
tamamlama yapılmıştır. Selyaran külahları, korkuluk ve çörtenler yeniden
yapılmıştır. Özgün iç doku, kemer ayakları ve selyaranların kalan bölümlerinde
sağlamlaştırma tekniği uygulanmıştır.
Giriş
Köprü; aralarında çukur, arazi, su veya yol gibi engeller bulunan, iki yakayı birbirine
bağlamak için inşa edilen yapılardır (Hasol, 1993, s:275). Anadolu’da,
büyük nehirler ve çaylar gibi yollar üzerindeki engelleri aşabilmek için çok sayıda
köprü yapılmıştır. Farklı dönemlerde yapılmış bu köprülerin birçoğu; tasarımları,
malzeme kullanımındaki özen ve işçilikleri, çeşitli süsleme ve yazıtlarıyla anıtsal
özellik gösterir (İlter, 1978, Tunç 1978, Çulpan, 2002).
Diyarbakır il sınırları içinde çok sayıda tarihi taş köprü bulunur. Önemli ticaret
yollarının kavşak noktasında yer alan Diyarbakır, antik çağlardan günümüze
kadar birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış, her dönemde bölgenin yönetim,
ticaret, sanat ve bilim merkezi olmuştur. Yol ağlarının bağlantısını sağlayan köprüler,
bu gelişmelerde önemli bir yer tutar. Köprülerin her biri farklı bölgelerde,
nehirlerin veya çayların üzerinde yer alır (Harita 1).
Bu çalışmada, Diyarbakır ve ilçelerinde tespit edilebilen, farklı dönemlerde yapılmış
11 tarihi köprünün yerleri belirlenerek, genel mimari özellikleri incelenmiştir.
Bu köprülerden Kara (Karasu) Köprü’nün restorasyon uygulama aşamaları
detaylı bir şekilde ele alınmıştır.
Diyarbakır’da Yer Alan Tarihi Köprüler
Diyarbakır merkez ve ilçelerinde tespit edilebilen tarihi köprüler; merkezde Dicle
Köprüsü (On Gözlü Köprü), Devegeçidi Köprüsü, Halil Viran Köprüsü, Devegeçidi
Suyu üzerinde Kara (Karasu) Köprü ile Sancak Köprüsü, Mardin yolunda
Kara Köprü, Silvan yolu’ndaki Anbarçayı Köprüsü, Silvan’da Malabadi Köprüsü,
Çermik’te Sinek Çayı üzerinde Haburman Köprüsü ile Sinek Köprüsü ve Çüngüş
Çayı üzerindeki Çüngüş Köprüsü’dür (Harita 1, Tablo 1–3). Birçoğu yer aldıkları
yol güzergâhının değiştirilmesi ya da hemen yanına yapılmış betonarme köprülerin
aynı işlevi devralması nedeniyle kullanılmamaktadır.
Malabadi Köprüsü, Silvan-Bitlis yolunun 10. km.’sindedir. Köprünün yapımı,
üzerindeki kitabeden 1147 yılına tarihlendirilmektedir (İlter, 1978, s:39). İki
yana eğimli, tek gözlü köprü, 1970’li yıllarda özgün dokusuna aykırı müdahalelerle
onarım geçirmiştir. Kalker taşının hâkim olduğu köprüde, hafifletme hücreleri
ile yan odaların tavan tonozları tuğladandır. Ana kemerin batı kısmından
başlayarak yüzeyi sıvanmış, sıva üzerine çizgilerle kesme taş görüntüsü verilmek
istenmiştir. Bu uygulama, köprünün özgün dokusuna ve estetik değerlerine zarar
vermiştir.
Dicle Köprüsü, kentin güneyinde, üzerinde yer aldığı Dicle Nehri’nden ismini almıştır.
Halk arasında On Gözlü Köprü olarak da bilinir. Üzerindeki yazıta dayanarak
Mervanoğullarına tarihlendirilmektedir (İlter,1978, s:31). Bazalt taşın hâkim
olduğu köprü yapımında tuğla da kullanılmıştır. Köprünün üç gözü diğerlerine
oranla daha büyük yapılmıştır. Güney yüzünde namazgâh bulunan yapı trafiğe
açıktır.
Merkez’de Mardin Yolu’nun 23. km.’sinde Kırmasırt Beldesi’nin içerisindeki Kara
Köprü, 13.yy dönemine tarihlendirilmektedir (İlter, 1978, s:85). Bazalt taştan
yapılıdır. Beş gözlü, üstü düz bir yapıdır.
Ergani–Çermik–Siverek eski yolundaki Haburman Köprüsü, Fırat Nehri’ne dökülen
Sinek Çayı üzerindedir. Artuklu Dönemi’ne (1179) tarihlendirilir (İlter,1978,
s:77). Beş gözlü köprünün, kalker taşından yapılı kemerlerinin iç kısmı tuğla ile
örülmüştür Ana kemerin iki yanındaki birer boşaltma gözü ile birlikte üç gözlü
olarak inşa edilmiştir.
Devegeçidi Suyu üzerinde, yakınındaki köyden adını alan Halil Viran Köprüsü,
terkedilmiş yol güzergâhı üzerindedir. Yedi gözlü yapı bazalt ağırlıklı olup, bir
Artuklu dönemi yapısıdır. Bu bakımdan Çulpan (2002, s:51), köprüyü “Artukoğulları
Köprüsü” olarak adlandırmaktadır.
Artuklu Dönemi eseri olduğu tahmin edilen Devegeçidi Köprüsü (Tunç, 1978,
s:67), bazalt taşın hâkim olduğu, yedi gözlü bir köprüdür. Yakın dönemde onarılan
yapının çevresi de bölge halkı tarafından mesire alanı olarak kullanılmaktadır.
Ergani yolunun sağında, eski Eğil yolu üzerindeki Karaköprü (Karasu), Devegeçidi
Suyu üzerinde yer alır. Köprü altı gözlüdür. Köprünün devamındaki antik
yolun Diyarbakır’a bağlandığı düşünülmektedir. Bazalt taş kaplama olarak yapılan
yolun Sancak Köprüsü’ne kadar uzanan bölümü tespit edilebilmiştir. Yolun
bazalt taşları çevredeki köylerde yaşayanlar tarafından sökülüp, ev yapımında
kullanıldığı için yolun nereye kadar devam ettiği, bugüne kadar, tam olarak
belirlenememiştir.
Köprülerin mimari özellikleri incelendiğinde çok sayıda sınıflandırma yapmak
mümkündür (Tunç 1978, Çulpan, 2002). Tarihi Diyarbakır köprüleri, üzerinde
yer aldığı suyun genişlik ve derinliğinin etkilediği biçimselliklerine göre incelendiğinde,
çok gözlü (üstü düz ve az eğimli köprüler) ve tek ana gözlü (üstü eğimli
ve üstü düz) köprüler olarak sınıflandırılabilir. Dicle, Devegeçidi, Halilviran, Kara
Köprü (Mardin yolunda yer alan), Karaköprü (Karasu Köprüsü), Anbarçayı ve
Sancak Köprüsü çok gözlü üstü düz geçilen köprü grubunu oluştururken, Malabadi,
Haburman ve Sinek Köprüleri tek ana kemerle geçilen üstü eğimli köprü
grubunu, Çüngüş Köprüsü ise tek ana kemerli ve üstü düz köprü grubunu oluşturur
Diyarbakır köprülerinde ana yapım malzemesi taş olmakla beraber, köprü yerinin
mevcut taş ocaklarına olan ulaşım kolaylığı taşın cinsini belirlemiştir. Malabadi,
Haburman ve Çüngüş Köprüleri sarı kalker taşından yapılırken, Dicle, Anbarçayı,
Halilviran, Kara Köprü (Mardin yolunda yer alan), Devegeçidi, Karaköprü ve
Sancak köprüleri bazalt taşından inşa edilmiştir. Tuğla, köprü tamamında olmasa
da, Haburman ile Dicle Köprüsünün iç dokusu ile Malabadi Köprüsünün oda
ve boşaltma hücrelerinin tonoz örtülerinde kullanılmıştır. Kerpiç, alçı ve kireç
gibi malzemeler köprülerin suyla temasının olacağı yerlerden uzak, kitabelerde
ya da süsleme amaçlı kullanılmıştır. Dicle köprüsü üzerindeki kitabe beyaz kireç
taşındandır.
|