Çöpten enerji üretiminde 4 tesisle dünya 2'ncisi konumunda olan Ortadoğu Grup, yatırımlarını artırıyor. Grup CEO'su Mehmet Gür, "Şu anda 266 bin eve yeteriz" dedi
Alıntı:
Türkiye elektrik üretiminde temiz enerjiye yönelmeye devam ediyor. Ortadoğu Grup, çöpten elektrik üretimine yönelik yatırımlarıyla bu alanda öne çıkanlar arasında. Grup, 2007'den bu yana işletmesini üstlendiği İSTAŞ'ın (İstanbul Çevre Koruma ve Atık Maddelerin Değerlendirme Sanayi ve Ticaret) Kemerburgaz Odayeri Atık Tesisi'yle birlikte 3 ünitede 266 bin konuta yetecek kadar elektrik üretiyor. Ortadoğu Grup İcra Kurulu Başkanı Mehmet Gür, "Tesisimiz dünyada 2'nci sırada. Türkiye'de 20 ilde bu tesislerden var. Tüm çöpler değerlendirildiğinde Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yüzde 5'ini karşılarız. Şu anda kurulu sistemle 1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını giderebiliriz" dedi. Gür, dört tesisle en fazla üretim gerçekleştiren şirket olduklarını söyledi.
'BİYOGAZDA YOLUN BAŞINDAYIZ'
Gür, hayvansal atıklardan elde edilecek elektrik üretim potansiyelinin yıllık 5.5 milyar kWh, kentsel atıksu arıtma çamurlarındaki averajın ise 700 milyon kWh olduğuna dikkat çekerek, Türkiye'nin bu alanda daha yolun çok başında olduğunu anlattı. Bu değerlere tarımsal elektrik üretimi de eklendiğinde biyoenerjide toplam yıllık 18 bin GWh'lik potansiyel bulunduğunu belirten Gür şöyle devam etti: "2015'te yaklaşık toplam enerji tüketiminin 260 bin GWh olmasını bekliyoruz. Bu toplam elektrik üretiminin yüzde 7'sini karşılar. Şu anda ülkemizdeki biyokütle santrallerinin toplam kurulu gücünün yaklaşık 300 MW olduğunu düşünürsek biyogaz ve biyoenerjide daha gidilecek çok uzun bir yol var."
Mehmet Öğütçü, yeterli para bulunup yatırımın başlatılması durumunda Kuzey Irak doğalgazının 3 yıl içinde Türkiye'ye getirilebileceğini söyledi.
Alıntı:
Öğütçü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Irak'ta halihazırda ihracata en yakın gazın Genel Enerji'nin Miran ve Bina Bavi sahalarından çıkacağını belirterek, henüz bu konuda nihai yatırım kararı alınmadığını vurguladı. Gelecek yılın sonlarında nihai yatırım kararının alınabileceğinin altını çizen Öğütçü, "Türkiye ile alım sözleşmesi imzalandı ve fiyatı çok iyi. Yalnız 4-5 milyar dolara yakın finansman gerekiyor" dedi.
Yatırım başlayınca önce gaz üretimi, sonra gazın sülfürden temizlenmesi ve son adım olarak boru hatları ile 350 kilometre ötede BOTAŞ hatlarına bağlanacağını açıklayan Öğütçü, "Yeterli para bulunur ve yatırım başlarsa Kuzey Irak gazının getirilmesi konusunda, her şey 3 yıl içinde yapılabilir" ifadesini kullandı.
- Irak Anayasası gaz konusunu öngörmüyor
Öğütçü, petrolde Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile Bağdat yönetimi arasında yaşanan sıkıntıların hatırlatılması üzerine, anayasal düzenlemede gaz ile ilgili bir hükmün bulunmadığına dikkati çekti.
Bağdat yönetiminin kuşkusuz Türkiye'ye doğalgaz transferine de karşı çıkacağını vurgulayan Öğütçü, "Elinde herhangi bir yaptırım gücü yok. Dolayısıyla petrolde olduğu gibi IKBY ve Türkiye beraber çalışıp bu kaynakları yüksek değerli piyasalara ulaştırabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Öğütçü, Kuzey Irak gazına yatırımın Türkiye'deki oyuncular açısından da önemli bir fırsat olduğunu vurgulayarak, "Egemen servet fonlarının özellikle Körfez'deki sermayenin de bu gaza ilgi duyması bekleniyor. Bölgede muazzam bir gaz arzı kanıtlandı. Giderek büyüyen ve Rusya dışında çeşitlendirilmek istenen bir gaz talebi söz konusu. Dolayısıyla bu proje Türkiye ile Kuzey Irak'ın karşılıklı menfaatlerine hizmet eden de bir girişim olacaktır" dedi.
- "Ankara ile IKBY arasındaki ilişkiler çok iyi"
Orta Asya Kafkasya Enstitüsü Uzmanı Gareth Jenkins de Rusya'yla yaşanan kriz öncesinde dahi Türkiye'nin özellikle doğalgazda kaynak çeşitliliğine gitmesi gerektiğine olan kanının yaygın olduğuna dikkati çekti.
Jenkins, Türkiye'nin gemilerle aldığı doğalgaz miktarını artırabileceğini, ancak bunun Rus gazının yerini tamamen doldurmayacağını belirterek, şöyle devam etti:
"Bunların hepsi Kuzey Irak gazını önemli kılan sebepler. Ankara ile IKBY arasındaki ilişkiler çok iyi durumda. Kuzey Irak gazı, Rusya'ya olan büyük enerji bağımlılığını tamamen kaldırmasa da azaltacak önemli bir adım. Şu anda en önemli problem para. Yatırımın nasıl yapılacağı gibi konular. Bunların hepsi bir yana Türkiye büyük miktarlarda Kuzey Irak gazını satın almak istiyor."
- Türkiye'deki önemli ihale
Bu arada, Kuzey Irak gazını Türkiye'nin ulusal şebekesine bağlamayı öngören Şırnak Doğal Gaz Boru Hattı yapım işinin, 9 Şubat 2016'da Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) tarafından ihale edileceği dün açıklandı.
Kuzey Irak bölgesinde faaliyet gösteren Genel Energy şirketinin Başkanı Tony Hayward, bölgede 5 trilyon metreküplük önemli doğalgaz rezervi olduğunu ve bu miktarın Türkiye'nin 50 yıllık doğalgaz ihtiyacını karşılayabileceğini açıklamıştı. Hayward ayrıca bu bölgeden ilk gazın, 2-3 yıl içerisinde Türkiye'ye getirileceğini belirterek, ilk etaptaki kapasitenin 10 milyar metreküp olacağını, 2020'de ise bu rakamın 20 milyar metreküpe çıkabileceğini ifade etmişti.
Genel Energy'den alınan bilgilere göre, Bina Bavi sahası 200 milyar metreküplük doğalgazın yanı sıra 17 milyon varillik de petrol rezervine de sahip. Miran sahası da 120 milyar metreküp doğalgazla birlikte 62 milyon varil petrol rezervi bulunduruyor.
KAYNAK: TRT.NET.TR
Güzel bir anlasma yapilirsa, Türkiye cok karli cikacaktir...
Güzel bir anlasma yapilirsa, Rusya Türkiye pazarini kaybedebilir... Bu da Rusyaya hic iyi olmaz belkide..
Türkiye üzerinden dünyaya pazarlanacak Kürt gazı, Rusya'ya bağımlılığımızı azaltırken, Kuzey Irak'a trilyonlar kazandıracak.
Alıntı:
Türkiye'nin yıllık 50 milyar metreküplük gaz ihtiyacının büyük bir bölümümü karşılayan Rusya ve İran'ın Suriye'yi bahane ederek cephe oluşturmalarının en büyük sebebinin Kürt gazı olduğu ortaya çıktı. Zira Kuzey Irak topraklarındaki gaz ve petrol rezervlerinin pazara sunulabilmesi durumunda trilyon dolarla ifade edilecek bir zenginliğin bölgeye taşınacağı hesaplanıyor.
Dar çerçevede dile getirilen rakam ise Kuzey Irak'ta kişi başına düşen gelirin 100 bin doları aşması. Kürt gazının dünyadaki gaz rezervlerine göre çok fazla artısı bulunurken, gazın uluslararası pazara inmesi için en uygun rota Türkiye.
Engin Şenol'un haberine göre; hava sahası ihlali nedeniyle düşürülen uçaklarından sonra, krizi derinleştirmek için her türlü algı yöntemini uygulayan Rusya, bu gelişmelerden dolayı büyük kaygı içinde. Rusya, Türkiye'nin Kuzey Irak Doğalgaz Projesi'ndeki kararlılığı görünce Türk Akımı Boru Hattı ile ilgili kapılardan birini açık bıraktı.
Bunu da bizzat Putin'e çok yakın bir isim olan Rusya Enerji Bakanı Novak yaptı. Bakan Novak, 28 Aralık 2015'te Russiya 24 Televizyonuna yaptığı açıklamada, "Türk Akımı Boru Hattı ile ilgili müzakerelerin tekrar başlaması ihtimal dışı değil" diye konuştu.
KÜRT GAZININ AVANTAJLARI
* İşletilmeye hazır
* Çok önemli petrol ve gaz sahalarına sahip en son bölge
* Mevcut rezervin çok üstünde doğal gaz yapılarının varlığı
* Düşük üretim maliyeti
* Lojistik avantaj
* Hızla gelişen ilişkiler
* Güvenli kaynaklar
* Yeni petrol ve doğalgaz hatlarının gerekliliği
Demirtaş'ın destek verdiği hendek savaşlarının amacının Kürt gazı projesini engellemek olduğu ortaya çıktı.
İSRAİL'DEN 'GAZI BİZ VERELİM' ÇAĞRISI
Kürt gazı ile iglili kararlı adımlar atılırken, bu projeyi baltalamak için her türlü terörü canlandırmaktan geri kalmayan PKK ile kararlı bir mücadele sürerken ilginç bir yumuşama haberi Ortadoğu'dan geldi.
İsrail-Türkiye arasında Mavi Marmara krizi ile kopan ilişkileri Akdeniz ve Kürt gazı ısıttı. Bu durumda İsrail'in Akdeniz'de bulduğu 1 trilyon metreküplük gaz rezervinin batıya taşınmasındaki arayışının etkisi olduğu kesin.
İsrail, ilk planda üreteceği 30 milyar metreküp gazını 550 km'lik bir boru hattıyla Mersin'e indirmeyi planlıyor.
10 milyar metreküp gaz Türkiye'de kalırken 20 milyar metreküp gazın Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınması planlanıyor. İsrail gazı Rus gazına göre çok daha ucuz ve 1000 metreküpü 199 dolar olarak belirlendi.
KAYNAK:SABAH.COM.TR
önemli olan sadece Rusyaya bagimligimizi azaltmak degil. Genel anlamada enerji bagimligimizdan kurtulmamiz gerekiyor.. Bu durumda Irak gazi pek faydali olmaz. Simdide onlara bagli olacagiz...
Türkiye Elektrik İletim AŞ'nin tarafından açıklanan verilere göre, geçen yıl en yüksek tahsisat 130,9 megavatla Gaziantep yöresinde gerçekleşti.
Türkiye'de geçen yıl sonu itibarıyla toplam tahsisat, 6 bin 395 megavata ulaştı. Rüzgar ve güneş enerjisinde Kahramanmaraş 60 ve Niğde ise 50 megavatlık kapasitelerle en yüksek tahsisat yapılan diğer bölgeler oldu.
YÜZDE 30'A ÇIKARMAYI HEDEFLİYORLAR
Kasım 2015 sonu itibariyle kurulu güç 72 bin 486,4 megavata ulaşırken, bunun 0,6 megavatını lisansız rüzgar enerjisi, 203 megavatını ise güneş enerjisi oluşturdu. Türkiye, 2023 yenilenebilir enerji hedefleri doğrultusunda, elektrik üretimi içerisinde yenilenebilirin payını yüzde 30'a çıkarmayı hedefliyor.
Bu yıl elektrikte kurulu güce 6 bin 254 megavat kapasite eklenecek, bunun yüzde 61'i yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı olacak.
Alıntı:
Türkiye'de bu yıl elektrikte kurulu güce 6 bin 254 megavat kapasite eklenecek, bunun yüzde 61'i yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı olacak. Bu yılki yatırımların toplam tutarı ise 6 milyar avroyu aşacak.
AA muhabirinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye'nin elektrikteki kurulu gücü 2015 sonu itibarıyla 73 bin megavatı aştı. Geçen yıl kurulu güce 4 bin 287 megavatlık yeni kapasite eklendi, bunun yüzde 95'ini yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları oluşturdu.
Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir yıl içerisinde devreye alınan elektrik kapasitesinde yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payı yüzde 95 seviyesine ulaştı. Geçen yıl, bu anlamda, "enerjide yerli yıl" olarak nitelendirildi.
Geçen yıl, 2 bin 229,4 megavatlık hidroelektrik, 830 megavatlık rüzgar, 958 megavatlık termik kapasite artışı meydana geldi. Ayrıca, 2015'te çöp, biyokütle, atık ısı ve jeotermal kaynakların oluşturduğu 269 megavat gücündeki santraller de devreye alındı.
Megavat başına maliyetlerin 1 ile 1,3 milyon avro arasında değiştiği enerji sektöründe, 2015'te 4,5 milyar avroyu bulan yatırım gerçekleşmiş oldu.
Bu yıl 6 milyar avroyu aşan yatırım
Türkiye'nin kurulu gücüne 2016 içerisinde toplamda 6 bin 254 megavat daha kapasite eklenecek. Bu kapasitenin bin 716 megavatını doğal gaz, bin 300 megavatını hidroelektrik, bin megavatını rüzgar, 700 megavatını ithal kömür ve 575 megavatını da yerli kömür kaynaklarına dayalı olacak.
Bu yıl ayrıca ek olarak, 200 megavatlık jeotermal, 50 megavatlık biyokütle, 13 megavatlık lisanslı güneş, 500 megavatlık lisanssız yenilenebilir enerji kaynakları ile 200 megavat kapasitesinde lisanssız kojenerasyon tesisi devreye alınacak.
Planlanan enerji yatırımlarının maliyetinin, kurulu güç toplamı dikkate alındığında yıl sonunda 6 milyar avroyu aşacağı hesaplanıyor.
Kurulu güçte hedef 80 bin megavat
Bu yıl devreye alınacak kurulu gücün yüzde 61'inin ise yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına, yüzde 27'sinin doğal gaza, yüzde 11'inin ithal kömüre dayanması planlanıyor.
Kömür ve doğal gaz santrallerinin Bolu, Eskişehir, Mardin, Adana, Kırıkkale, Balıkesir ve Zonguldak şehirlerinde yoğunlaştığı, bu kapasitenin devreye alınması ile şu an 73 bin megavatı aşan kurulu gücün yıl sonunda 80 bin megavata ulaşması hedefleniyor.
Türkiye'nin 2023 itibarıyla elektrikteki kurulu güç hedefi ise 100 bin megavat.
İlk Milli Rüzgar Enerji Santralinin kurulumu yapıldı
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işbirliğiyle geliştirilen Türkiye’nin ilk Milli Rüzgar Santrali (MİLRES)’in 500kW gücündeki prototip türbin kurulumunun yapıldığını Twitter üzerinden duyurdu.
Bakan Işık Twitter üzerinden yaptığı açıklamasında, “TÜBİTAK-Enerji Bakanlığı işbirliğiyle hedefimiz 2,5 MW üzeri türbinleri geliştirip ticarileştirerek Türkiye’de rekabetçi bir rüzgâr sanayinin kurulmasına öncülük etmek” ifadelerini kullandı.
Özel sektördeki elektrik üreticileri fiyatların arttırılmasını istiyorlar.
Bunlar da ayrı bi vatan haini işte bu nedenle ihracaatta sorun yaşıyoruz sanayide kullandığımız enerji pahalı olunca ürettiğimiz mallara da yansıyor bizden daha ucuza enerji ile üretim yapan yabancı ülkeler bize karşı maça 1-0 önde başlıyorlar.
Zam yapan veya yapmak isteyen herkes vatan hainiyse işimiz zor Elektrik fiyatının pahalı olması yalnız sanayinin değil tarımın da problemi. Fakat kurulu tesislerin büyük kısmı doğalgaz ile çalışıyor. 1980'lerde doğalgaz bugüne göre çok ucuzdu. O zamandan beri doğalgazlı santraller kurula kurula böyle oldu. Çünkü elektrik piyasasında HES'ler ve kamuya ait kömürlü santraller ucuz fiyat veriyor, doğalgazlı santraller pahalı kalıyor.