Normalde istasyonların kapatılması için talebe gerek yok. Belediyenin bu durumu kendiliğinden öngörmesi gerekir. Eski hatlardaki istasyonlara bakarsanız hemen hemen hepsinin girişlerinin üzerinin kapalı olduğunu görürsünüz. Ancak bir tek Kızılay ve Sıhhıye gibi yerlerdeki istasyonların girişlerinin üzerinin açık olduğunu görürsünüz, o da estetik kaygısından kaynaklıdır. Diğer istasyonların neredeyse tamamının girişlerinin üzeri kapalıdır. Ki böyle olması da zorunludur. Sadece elektronik bir aksam olan yürüyen merdivenlerin korunması için değil, hem istasyona sıcak ve soğuk gelmemesi hem de normal merdivenlerin ıslanmaması ve dolayısıyla kaymaması için istasyon üzerinin kapatılması bir zorunluluktur.
Bu arada yine ve yine Bilkent istasyonuna lanet ediyorum. Böyle aptal bir istasyon düzenlemesi olamaz. Safolar istasyonu en olmaz, en ölü yere koymuşlar. Tamam anlıyorum, orada Bilkent köprüsü var ama o zaman istasyonu Ahmet Hamdi Akseki Camisi tarafına alsaydınız. Hem de böylece şu anda yaya alt geçidi olan bölge metro istasyonu olurdu. İstasyonu biraz daha batı tarafına kaydırıp köprüyle hiç çakıştırmaz ve cami önüne de bir giriş çıkış yapıp bu işi hâlledebilirlerdi. İstasyona girip çıkan her kişi, istasyonun şu andaki yeriyle hiçbir ilgi taşımıyor. Çünkü istasyon bildiğiniz köprülü kavşak içerisinde. 110, 111, 171, 175'e ulaşmak için atılan deparların, alınan mesafelerin haddi hesabı yok. Ve istasyon da öyle kaldı. Bu saflığı, bu aptal mimariyi tarih yazdı ama olan her gün fazladan iki dakika daha yürüyen vatandaşa oluyor. Sonuç olarak ''Samimiyetimle söylüyorum Bilkent istasyonunu çizen mimar kör oldu'' diyorum. O denli şahane yani.
Bu arada yine ve yine Bilkent istasyonuna lanet ediyorum. Böyle aptal bir istasyon düzenlemesi olamaz. Safolar istasyonu en olmaz, en ölü yere koymuşlar. Tamam anlıyorum, orada Bilkent köprüsü var ama o zaman istasyonu Ahmet Hamdi Akseki Camisi tarafına alsaydınız. Hem de böylece şu anda yaya alt geçidi olan bölge metro istasyonu olurdu. İstasyonu biraz daha batı tarafına kaydırıp köprüyle hiç çakıştırmaz ve cami önüne de bir giriş çıkış yapıp bu işi hâlledebilirlerdi. İstasyona girip çıkan her kişi, istasyonun şu andaki yeriyle hiçbir ilgi taşımıyor. Çünkü istasyon bildiğiniz köprülü kavşak içerisinde. 110, 111, 171, 175'e ulaşmak için atılan deparların, alınan mesafelerin haddi hesabı yok. Ve istasyon da öyle kaldı. Bu saflığı, bu aptal mimariyi tarih yazdı ama olan her gün fazladan iki dakika daha yürüyen vatandaşa oluyor. Sonuç olarak ''Samimiyetimle söylüyorum Bilkent istasyonunu çizen mimar kör oldu'' diyorum. O denli şahane yani.
Bu görüşe katılmakla birlikte, ben istasyonun ODTÜ içerisine de bir çıkış yapılması amacıyla şu anki yerinde konumlandırıldığını düşünüyorum. Ancak dediğiniz gibi cami önüne istasyonu yapıp, keza yapıldığı zamanda caminin bulunduğu yerde yeller esiyordu yapılması için hiç sıkıntı yoktu, tünelle ODTÜ kampüs içine çıkış yapmak hiç zor olmazdı.
Bu hatta inşaatın yapılma zamanından kaynaklı çok fazla sıkıntı halen daha mevcut. ODTÜ ve Söğütözü istasyonlarında Eskişehir yolunun karşısına çıkış yapılmaması gibi. İnşaat esnasında Cepa ve Kentpark yapılmamış olduğundan çıkış olmaması mantıklı olabilir ama Söğütözü'ne çıkış yapmamak, metro yapıldığı zaman bitmiş olsaydı yine hata olarak değerlendirilebilirdi.
Sonuç olarak bu sıkıntılar metronun planlanandan on sene sonra açılmasının ortaya çıkarmış olduğu sorunlar.
Bu soğuklarda metroya gidiş, eve dönüş için yarım saat durakta beklemenin tadına doyum olmuyor.
Çayyolu gibi "mahalle=ŞEHİR" de ŞEHİR içi ring seferi yapan dolmuşlara izin verilse , bir çok insan Kızılay a gitmek yerine işini Çayyolu ŞEHRİNDE bitirebilir, metro eziyetine de katlanmaktan kurtulur.
metro açılalı 2 sene olacak birkaç ay sonra. şaka gibi hâlâ eski tas eski hamam. böyle sinyalizasyon mu olur be kardeşim. şimdiye her şeyin tamamlanmış olması hatta setlerin 6lı olması gerekirdi. söğütözü uzatması çoktan bitmeliydi. şimdiye kadar yeni hat yapılırdı.
2 senede 800 metre yapamadı, melih başgan at kendini camdan:)
2005'te kazılmaya başlanmıştı AŞTİ-Söğütözü arasındaki 400 metrelik tünel. Geri kalanı zaten açıktan gidiyor, vagon deposunun oradaki hazır yoldan.
400 metre bile değil,sıfırdan yapılan kesim taş çatlasa 200-250 metre civarı,ki bu uzatma da Çayyolu metrosu ilk planlandığı zamanlarda olmayan bir uzatma idi,ancak plan değişip,hattın AŞTİ-Çayyolu şeklinde yapılması kararlaştırılıp inşaat çalışmalarına başlandığı zaman yapıldı,inşaatın durduğu dönemlerde Ankaray'ın 2 tane üniversite ve sayısız devlet kurumuna hizmet veremeyecek kapasitede olmasından dolayı tekrar Kızılay'dan Metro uzatması şeklinde olmasına karar verildi,bu sırada da AŞTİ'den yapılan 250 metrelik tünelin yapımının tamamlanmasından dolayı Ankaray hattının Söğütözü'ne uzatılması kararlaştırıldı.
Şu an da bu uzatmayı hemen hemen her hafta sonu gözlemliyorum,yapım işleri son sürat devam ediyor.