1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
messiah_haktan
18 yıl önce - Cum 08 Nis 2005, 00:04
Yapamazlar bunu,Istanbullulardan cok büyük tepki gelir.Oradaki magaza sahipleri Istiklal caddesi kapandigindan beri cok sikayetci,artik her tür insan ugruyor Istiklal caddesine,önceden trafige acik günlerinde nisantasi gibi zenginlerin ugradigib ir yermis.Kendim bilmiyorum,okuduklarimi söylüyorum.
|
 |
Ati
18 yıl önce - Cum 08 Nis 2005, 00:39
Istiklal Caddesi´nin arac trafigine acilmasi haberinin
kaynagi var mi?
Ayrica olayin dogruluk derecesi nedir?
|
 |
kemalsoylemez
18 yıl önce - Cum 08 Nis 2005, 00:51
Bazen dernek başkanları yada bürokratlar veya bunun gibi mevki sahibi kişilerin aklına birşey gelir,
bunu düşünüp taşınmadan ortaya koyarlar.
Maksat ismi duyulsun, biraz hareket olsun. Sadece "desinler" diye.
Tıpkı istanbul'a yapılacak semazen heykeli gibi buda laf sadece.
Yarın kimse hatırlamaz. Hele kampanya başlatmak veya imza toplamak gibi bir gaflete düşerlerse
seyredin siz gümbürtüyü. Sonuçta 0+0=0.
|
 |
Akın Kurtoğlu
18 yıl önce - Cmt 23 Nis 2005, 02:32
Kemal Söylemez'in söyledikleri noktasına kadar doğru...
Ara-sıra birileri çıkar ortalığa ve insanların nabızlarını ölçmeye çalışırlar. Tabii, bu arada tansiyonlarını da yükseltmeyi de becerirler. Büyük bir ihtimalle, isminin duyulması için bu tür bir kampanyaya girişmiş olmalı dernek... Hani reklâmın iyisi-kötüsü olmaz ya, aynen o hesap... "Aman ismim duyulsun da bir süre yayın organlarında, sonrası Allah Kerim!..."
Yoksa sırf birilerinin yaptığı güzel bir işi karalamak, onu yok etmek için plânlanmış bir şeyse, hiç de hoş değil...
Adamın biri cehenneme gitmiş. Yanyana dev kazanların içinde, sıcak sularda kaynayıp pişmekte olan insanlarla doluymuş cehennem... Herbir kazanın başında bir zebani, arada bir kazandaki sudan kafasını dışarıya uzatan biri olursa, elindeki gürzle derhal bunun kafasına vurmakta ve tekrar kaynar kazanın içine düşürmekteymiş onu... Yalnızca tek bir kazanın başında eli gürzlü zebani yokmuş.
Yeni gelen adam sormuş: "Bu kazanlar da neyin nesi?"
Zebanilerden biri cevap vermiş: "Bütün ülkelerin insanlarını grup grup bu dev kazanlara koyduk. İngilizler, Fransızlar, Almanlar, Araplar, Macarlar, Ruslar... Çıkmak isteyen olursa, kafalarına gürzle vurup, tekrar kazanın içine sokuyoruz..."
Adam: "Peki..." demiş. "Bunları anladım da, şu en sondaki kazanın içi boş mu? Onun başında niye zebaniler nöbette beklemiyor?"
Zebani: "O kazan da dolu ama, içinde Türkler var o kazanın... İçlerinden biri kazandan dışarı çıkmak isterse, zaten dipteki diğerleri mutlaka bu çıkmak isteyenin bacağından tutup onu aşağıya, kazanın dibine çekiyorlar. Onlar kendi kendilerine yetiyorlar. Bizim de herhangi birşey yapmamıza gerek kalmıyor..." demiş...
Ne dersiniz? Biz kendi kendimize yetiyor muyuz acaba?
Akın KURTOĞLU
|
 |
Sina
18 yıl önce - Cmt 23 Nis 2005, 03:00
Akın Bey, değişik bir nokataya parmak basmış.
Ama benim anlamadığım zihniyet şudur, Kapkacı önleyemedik, o zaman trafiği motorlu araçlara açalım da cadde i kebir ve pera caddelerindeki yaya trafiği azalsın. Bu nasıl bir akıl yürütme, en başta suçu artık engellemeyeceklerini kabullenme var. Suç artık o caddede engelenemez diyor bu mantık.
Ayrıca, araç trafiğine açılmasını en çok mağaza sahipleri istiyormuş bu da ilginç bir yaklaşım. Neymiş, şu andaki kalabalık kuru kalabalıkmış. İşler kesatmış. Eee peki trafiğe açılınca burada yürüyecek insan kalacak mı acaba? Düşünceye göre artık daha elit, elit yanlış oldu, daha zengin kesim takılacakmış caddeye. Daha da ilginç nokta, sadece zengin kesim takılmaya başlarsa, o zaman kapkaç daha da artar, bakarsınız arabayla kapkaç oranı artar, yaya kapkaç oranı azalır 
|
 |
yalper
18 yıl önce - Cmt 23 Nis 2005, 04:00
Istiklal Caddesinin bir cekim ve cazibe merkezi olmasi gercekligi var ve elbette buyuk bir kitle her gun canlandiracak buralari, ama acaba istanbulumuzda boylesi cekim ve cazibe merkezi yeterince yok muki bir gunde 2 milyon insanin istiklalden gelip gectigi soyleniyor..
insanlara farkli alternatifleri de sunmak, farkli cekim merkezlerine davet etmek gerekir diye dusunuyorum. Gecen sene bircok tv kanali gunu birlik, hafta sonlarini degerlendirmek vb icin, istanbul'un etrafinda nerelere gidelim, neler yapalim cinsinden programlar yayinladilar ve bundan benim cikardigim ve birkez daha gozler onune serilen insanimizin sosyallesme sorunlari yapilabilecek bircok alternatif, kesfedilebilecek o kadar yer varken istiklale veya pier loti'ye veya camlica'ya sadece buralara gitmek zengin Turk mutfagina ragmen her aksam kuru pilav yemek gibi geliyor bir bakima, istiklalin istikbali ile ilgili Kemal ve Akin Beylere tamamen katiliyorum, selamlar
|
 |
Kemal Çevik
18 yıl önce - Cmt 23 Nis 2005, 04:24
İstiklal caddesi açılmalıdır...!
Arkadaşlar,
İstiklal caddesi DERHAL araç trafiğine açılmalıdır. Hatta iki şeritli bir yol yetmez, caddeden metro, hızlı tramvay, cadde tramvayı, TEM otoyolu, hatta hızlı tren de geçirilmeli, nostaljik tramvay yerinde kalmalı hatta hatta nostaljik troleybüs de konmalıdır.
Efendim? Hepsine yer yok mu? Müşteri gelmiyor diyen esnaf nasılsa ilk iki şeritli yol açılınca iflas edip bölgeyi terkedecek rahat rahat hepsine yer bulunur....
Umarım ciddiye almamıştır kimse beni bu kerelik... )))
Görüşmek üzere
Kemal ÇEVİK
|
 |
Levent
18 yıl önce - Çrş 27 Nis 2005, 20:55
Simdi! Bu insanlar hicmi arastirma yapmamislar. Oxford Caddesinin trafige acik olusunun tek sebebi alternatif guzergah bulunmamasidir. Ayrica Oxford caddesi sadece otobus ve taksi trafigine aciktir oyle sahsi arac giremez.
Gecenlerde gazetede okuduguma gore Oxford Caddesi'nin Tottenham Court Road tarafinin gitgide ucuz kalitesiz dukkanlarla cevrilmesini engellemek icin butun caddeyi sadece yaya yolu yapmaya yonelik arastirmara girmis belediye. Bizim kafasiz belediyeler caddenin trafige acilmasiyla suc oraninin dusup buranin daha guzel bir yer olacagina inaniyorsa Oxford Caddesi'nden baska caddeleri ornek alsin.
|
 |
lavalino
18 yıl önce - Çrş 27 Nis 2005, 21:06
Ben Istiklal caddesinin trafiğe açık halinide biliyorum. Hiçte Nisantaşi gibi lüks mağazaların bulunduğu bir yer değildi. Egzos kokusundan ve motor gürültüsünden geçilmiyordu. Tabii eski Pera döneminden bahsetmiyorum.
Son derece saçma bir düşünce!
|
 |
Akın Kurtoğlu
18 yıl önce - Çrş 27 Nis 2005, 21:32
İstiklâl Caddesi'nin eski hali...
İstiklâl Caddesi, 1990 yılından önce, gün boyu yukarıdaki gibi bir görünüm sergilemekteydi. Gece 23:00'den sonra trafik nisbeten hafiflerdi. Kaldı ki, üstteki görüntü bile daha bir insaflı halini göstermekte. Günün bazı saatlerinde Galatasaray-Taksim arası tamamen kilitlenir ve araçlar 1 kilometrelik yolu yaklaşık 20 dakikada geçebilirlerdi.
Akın KURTOĞLU
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|