Tehlikenin farkında mısınız? İstanbul'da su bitiyor!
İstanbul: Barajlar Alarm Veriyor
Yağışlar mevsim normallerinin altında seyrediyor. Meteorolojik kuraklık var. Yağış olmadığı için de barajlar dolmuyor. Üstelik her gün boşalmaya devam ediyor. İstanbul’daki barajların doluluk oranı yüzde 32’ye geriledi.
Bu oran en son 2008’de yaşanan kurak mevsimi hatırlatıyor; 2008’de de barajların doluluk oranı yüzde 26 seviyesine inmişti. Kocaeli’yi besleyen Yuvacık Barajı da alarm veriyor. Sapanca Gölü’nde bazı noktalarda su 100 metre çekildi.
İstanbul’da her gün yaklaşık 2.5 milyon metreküp su tüketiliyor. Barajlardaki doluluk oranına göre su miktarı 300 milyon metreküpün altında. İstanbul’un beslendiği 10 su havzası bulunuyor. Ancak bazı baraj göllerinde şimdiden tek damla su kalmadı. Yalnız barajların durumuna bakılırsa hiç yağış olmadığı takdirde yaklaşık 3 ay yetecek kadar suyumuz var. Ancak İstanbul’u besleyen kaynaklar sadece bu baraj gölleri değil. Son yıllarda yapılan yatırımlarla taşıma suyla değirmen dönüyor. Düzce’deki Melen Çayı’ndan ve Yeşilçay’dan regülatörlerle İstanbul’a her gün su taşınıyor. Kimi zaman bu oran 900 bin metreküpe kadar çıkıyor.
Kuraklık yalnız İstanbul’u etkilemedi. Türkiye’de sanayinin kalbi Kocaeli’de de su sıkıntısı yaşanıyor. Yuvacık Baraj Gölü’nde su miktarı son yılların en düşük seviyesine indi. Yuvacık’ta su azaldığında borularla takviye su aktarılan Sapanca Gölü’nde kimi bölgelerde 100 metre çekildi. Yetkililere göre sorun ciddi boyutlarda.
Trakya’daki ziraatla ilgili meslek odaları temsilcileri de sık sık uyarılarda bulunuyor. Kış kuraklığının tehlikeli olduğu, buğdayın şimdiden renk değiştirmeye başladığı, kırmızı renge dönüştüğünü, kökboğazı gibi hastalıkların başlayabileceğinin altı çiziliyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nden öğretim üyesi Prof. Dr. Miktad Kadıoğlu, suyun hesapsızca kullanıldığını söylüyor. Kuraklığı meteorolojik, hidrolojik, tarımsal ve sosyoekonomik kuraklık olarak dört aşamadan oluştuğunu belirten Kadıoğlu, dünyada kuraklıkla mücadele planları yapıldığını ancak Türkiye’nin böyle bir planı olmadığından söz ediyor. “Su yılı 1 Ekim’de başlar, 30 Eylül’de biter” diyen Kadıoğlu, Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunu şöyle özetliyor: “Yılbaşında nasıl parayla ilgili planlar devreye sokuluyorsa su yılına girildiğinde su bütçesi devreye
16 Şubat 2014 verilerine göre İstanbul'daki barajların doluluk oranı
(+)
Bu felaket neden başımıza geldi. Acaba günahlarımızın kefareti mi? Zekat vermedik ondan mı oldu? Faiz yedik onun cezası mı? Allah'ın bir imtihanı mı? Acaba mübarek birilerinin bedduasını mı aldık? Başka ülkelerdeki müslümanlara yardım etmedik bununla ilgili bir kefaret mi?
Eğer Allah'ın rahmetinden mahrum kalırsak bu yaz sonumuz felaket olacak gibi duruyor. Daha önce de yanlış hatırlamıyorsam 2007 yılında benzer bir kuraklık yaşanmıştı. O zaman felakete bir kaç ay kalmışken yağmurlar imdada yetişmişti. Bu sene durum çok daha berbat görünüyor. Normal bahar yağmurları yağsa bile barajlar yeterince dolmaz ve yaz sonu zor gelir. Bize artık normalden de fazla yağmur lazım. Bunun için de Allah'ın affına ve rızasına ihtiyacımız var...
İstanbul'un meşhur iki rüzgârı olan Poyraz ile Lodos'un önüne bariyer gibi her tarafta gökdelen dikerseniz,mevcut ormanlık arazilerden ağaçları yok edip villa, avm, köprü dikerseniz elbette susuz kalır canım İstanbul... Hesapsız büyümenin, " Sevdamız İstanbul " demenin faturasını bu millet böyle susuz kalmakla ödeyecektir... Zavallı Nurettin Sözen susuz bırakmamak için Yalova'dan tankerlerle su getirirken, "bereketsiz " diye uğurlanmıştı.. Acaba onun mu ahını aldık ?
İstanbul'un meşhur iki rüzgârı olan Poyraz ile Lodos'un önüne bariyer gibi her tarafta gökdelen dikerseniz,mevcut ormanlık arazilerden ağaçları yok edip villa, avm, köprü dikerseniz elbette susuz kalır canım İstanbul... Hesapsız büyümenin, " Sevdamız İstanbul " demenin faturasını bu millet böyle susuz kalmakla ödeyecektir... Zavallı Nurettin Sözen susuz bırakmamak için Yalova'dan tankerlerle su getirirken, "bereketsiz " diye uğurlanmıştı.. Acaba onun mu ahını aldık ?
Uskup'te gokdelen denen sey yok, ormanlik alanlarimiz mumkun oldugunca korunmakta , 2 bilemedin 3 tana kucuk capli avm var, kopru seden Vardar nehrinden gecen 2-3 kucucuk kopru bulunmakta, yesillik desen Balkan ulkesi ama biz burada kisi degil yazi yasiyoruz resmen. Bizde ki barajlarin da doluluk orani acayip dusmus durumda ne yazik ki...
Yagmura hasret kaldik yahu, disari ne olur ne olmaz diye kalin giyinerek cikiyoruz ama sıkıntı basıyor uzerimizdekileri cikariyoruz. Millet disarlarda paltosuz dolasmaya basladi, sabahleyin yataktan kalkiyorum kan ter icinde.
Biz kimin bedduasini aldik acep ? Biri hapsirsa bunu bile hukumetten bilecekler yahu el insaf...
stanbul'un meşhur iki rüzgârı olan Poyraz ile Lodos'un önüne bariyer gibi her tarafta gökdelen dikerseniz,mevcut ormanlık arazilerden ağaçları yok edip villa, avm, köprü dikerseniz elbette susuz kalır canım İstanbul... Hesapsız büyümenin, " Sevdamız İstanbul " demenin faturasını bu millet böyle susuz kalmakla ödeyecektir... Zavallı Nurettin Sözen susuz bırakmamak için Yalova'dan tankerlerle su getirirken, "bereketsiz " diye uğurlanmıştı.. Acaba onun mu ahını aldık ?
Dediklerinizde kısmen haklısınız. Ama şu da kesinki.. Allah'ın gücü karşısında o gökdelenler bile vız gelir. İsterde her yere gökdelen yapılsın. Yüce Allah yine o rüzgarı şiddetli estirir ve yağış getirmesini nasip eder.
Tek çare Allah dostlarının toplu bir Kar Duası yapması. İnşallah çok şiddetli bir kar yağar ki barajlarımız dolar
İstanbul'daki su sorununu lütfen siyasi ve dini motiflerin dışında düşünelim.
İstanbul için tek bir gerçek var:
*Barajlarda 250 milyon m3 su bulunuyor
*İstanbul'un günlük ihtiyacı da 2,5 milyon m3
*Eğer önümüzdeki 30 gün süresinde yağmur yağmazsa
İstanbul'u tarihinin en büyük su sorunu bekliyor.
İSKİ'in sitesindeki istatistik sayfalarındaki geçmiş yıllarla kıyaslama grafiğini incelerseniz 6 yıl önce, 2008 yılında, 17 Şubat'ta barajlardaki su oranının %30'un altında olduğunu görebilirsiniz. Sonrasında toparlayabilmişiz Allah'ın izniyle. Hatta 2010 yılının 17 Şubat'ında %97 civarı bir doluluk oranı olmuş.
Kısacası, evet hale kurak bir dönem geçiriyoruz fakat hem tedbirli hem ümitvar olmalıyız.