Ana Sayfa 882 bin Türkiye Fotoğrafı
Tağut nedir ve kimdir?
sayfa: Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13  Sonraki
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
muadh
6 ay önce - Çrş 19 Şub 2014, 22:48

Gavs konusunu baştan ayetlerle anlatmaya kalktığımız zaman tasavvufçular sen ayeti yanlış anlıyorsundan tutuyor gerçeği inkar etmek için 40 takla atıyorlar.Bu meselenin islamla tevhidle uyuşmadığını anlamak biraz ayet hadis yutmuş kişiler için çok kolaydır.Lakin taassubdan dolayı maalesef müridler bu çarktan kurtulamıyor.İçine düştüğü toplumun cemaatin ve ailenin şekillendirmesine teslim olarak muhafazakar bir tutuma giriyorlar.İşin içine milliyetçilik de girince ne yani atalarımız hep yanlış yaptı da harranlı İbn Teymiyye Necd li Muhammed ibn Abdulvahab mı doğru yaptı diye düşünceler onların sapmasına sebep oluyor.Bu nedenle baştan ayet hadisleri yazmaktansa sufilerle olan tartışmamda en son geldiğimiz noktadan devam etmek istiyorum


bir ara ateistforuma takılıyordum.Orda ismailağa (cübbeli tayfası) cemaatinden bir müridle mesajlaşmış uzun tartışmalara girmiştim.Sonra o da ismailağanın hocalarından Hüseyin Avni Hoca ya haber vermiş ki o da foruma üye olup bir iki mesajlaşma yaptık sonra onu forumda banladılar.Sohbet kesildi.Bana gönderdiği konulardan birisi gavs 3 ler 5 ler 7 ler meselesi idi bu konuda bazı deliller getirmiş ve bunların amel edilebilecek nakiller olduğunu iddia etmişti.Şimdi getirdiği deliller arasında bütün nakilleri toplayan en geniş hadisi buraya ekleyeyim.Özel mesajlaşmanın ilmi bir mesele olduğu için açığa yayılmasında bir sorun görmüyorum.

Karşı taraf yanıtıma cevap verme imkanı varken vermemiş başka bir konuda mesaj yollamıştı.Ya cevabımı kaale almadı ya da cevap veremedi.Bunu o hocaya sormak gerek.Şimdi ayrıca sizin değerlendirmenize de sunayım bakalım bu konuda getirebildikleri deliller onlara ne kadar yardımcı olabilir

([Allah celle celâlühû?nun, yaratılmışların arasında kalbleri âdem aleyhisselâmın kalbi gibi üç yüz kulu vardır. Allah celle celâlühû?nun, yaratılmışlar arasında kalbleri Mûsâ aleyhisselâm?ın kalbi gibi kırk tane kulu vardır. Allah celle celâlühû?nun yaratılmışların arasında, kalbleri Mikâil aleyhisselâm?ın kalbi gibi yedi kulu vardır. Allah celle celâlühû?nun, kalbleri Azrâîl aleyhisselâm?ın kalbi gibi beş kulu vardır. Allah celle celâlühû?nun kullar içinde kalbleri Cibrîl aleyhisselâm?ın kalbi gibi olan üç kulu vardır. Allah celle celâlühû?nun kullar içinde kalbi İsrâfîl?in kalbi gibi bir kulu vardır. Bir ölünce Allah celle celâlühû onun yerine Üç(ler)den birini getirir. Üç(ler)den biri ölürse Allah celle celâlühû onun yerine Beş(ler)den birini getirir. Beş(ler)den biri ölürse Allah celle celâlühû onun yerine Yedi(ler)den birini getirir. Yedi(ler)den biri ölürse Allah celle celâlühû onun yerine Kırk(lar)dan birini getirir. Kırk(lar)dan biri ölünce Allah celle celâlühû onun yerine Üç Yüz(ler)den birini getirir. Üçyüz(ler)den biri ölünce de Allah celle celâlühû onun yerine avâmdan/sıradan mü?minlerden birini getirir. Allah celle celâlühû onlarla diriltir onlarla öldürür, onlarla yağmur yağdırır, onlarla (nebâtâtı/biten şeyleri) bitirir ve onlarla belâları savar.] İbnü Mes?ûd radıyellâhu anhu?ya, Onlarla nasıl diriltir ve öldürür? dediler. (O da) şöyle dedi: Çünki onlar Allah celle celâlühû?dan Ümmet?in çoğalmasını isterler de çoğalırlar; zorba idârecilere beddüâ ederler de helâk olurlar; yağmur isterler de onlara yağmur yağdırılır. Onlar isterler de yeryüzü onlara yağmur yağdırır; düâ ederler de onlardan çeşitli belâlar savulur.)İmâm Yâfiî (Heytemî'nin nakliyle)

verdiğim cevap şuydu.


aleykum selam.Verdiğiniz hadisleri değerlendirecek ilmim yok.Siz sahih diyorsunuz ibn teymiyye ve diğer bazı kişiler de zayıf veya uydurma diyor.Ama bu hadislerin kutub i sitte de olmadığı açık .Şimdi seviye seviye bazı şüphelerimi paylaşayım

1) gavs ve kutup kavramlarının olmadığı bunlarla ilgili hadis getiremediğiniz sadece ebdallarla ilgili hadisler getirdiğiniz açık.

2)Ebdallarla ilgili hadisi nakleden ahmet bin hanbel in de muhaddislerden başka ebdal bilmiyorum dediğini de biliyoruz..

3)Ayrıca hadisleri doğru kabul etsek ve onları muhaddis olarak değilde tasavvuf ehlinin anladığı gibi evliyalar olarak düşünürsek (ki benim gözümde ve Kur'an ın gözünde muhaddisler de evliyadır) bile yine bu size delil olmaz..Bu ebdalların duası ile Allah ın yağmur yağdırmasında bir sorun yoktur.

Alıntı:

Çünki onlar Allah celle celâlühû?dan Ümmet?in çoğalmasını isterler de çoğalırlar; zorba idârecilere beddüâ ederler de helâk olurlar; yağmur isterler de onlara yağmur yağdırılır. Onlar isterler de yeryüzü onlara yağmur yağdırır; düâ ederler de onlardan çeşitli belâlar savulur.


Bu inançtaki sıkıntı aralarında ebdal olmayan bir köy yağmur duasına çıktığında duası kabul olmayacak mı ?Eğer bu kulların da duası kabul olacaksa ebdalın bunnlardan farkı ne olacak?Eğer köylülerin duası kabul olmayacaksa müslümanlar yüzyıllardır niye yağmur dualarına çıkıyor.Benim gözümde ümmette 40 tan 100 den çok daha fazla Allah ın en sevgili kulu Allah ın duasını kabul edeceği müminler vardır.Bu açıdan duası kabul edilecek insan sayısını sınırlandırmak sorunlu bir zihniyettir.

4) Başka bir sorununuz da dikkat ederseniz belirttiğiniz hadislerde bir ebdal ölünce yerine yeni birisi geliyor ki ümmete yardımları dokunsun.Bu kişilerin öldükten sonra herhangi bir fonksiyonu olduğunu bize bildiren hiçbir şey söyleyemiyorsunuz.Bu da tasavvuftaki gavs kutup inancı ve karmaşık mitolojik masallara hiç bir delil olamaz..Gavsların öldükten sonra yardıma geldiğini onlardan öldükten sonra yardım isteyeceğimizi ispatlayan hiçbir şey getirmediniz.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Evet 3 ler 5 ler 7 ler veya ebdallar hakkında getirebildiği selefi alimlerin zayıf ve uydurma tasavvufi çevrelerin ise amel edilebilir olarak gördüğü bu hadisler,ellerindeki deliller bile bazı Allah dostu zatların yaşadıkları süre içinde Allah a dua etmesini anlatmaktan öteye bir şey söylemiyor.

Zaten tahminen bunun üzerine sığınacakları son kale de keramet meselesi kalıyor.Keramet kavramını sonuna kadar sömürüyorlar.Herhangi bir ölüden yardım istemenin veya uzaktaki bir şeyhten himmet dilemenin caizliğini keramet kavramı ile meşrulaştırmaya çalışıyorlar.

Oysa burda ciddi bir hata var.Keramet Allah ın bir ikramıdır.Şeyhin her kafasına estiğinde gösterebileceği bir şey değildir.Hz Meryem in önüne yemekler geldiğinde bu hz meryem in yemek gel demesiyle gelmiyordu.Allah o yemeği Meryem e ikram ediyor böylece Hz Meryem keramet göstermiş oluyordu.Keramet sahipleri bile kerametlerine şaşar.

Düşünebiliyor musunuz.Bir mürid trafik kazası geçirecekken şeyh hemen haberdar oluyor ve uçup müridi kurtarıyor ama yakup a.s oğlu yusuf un kuyuya atılmasından haberi olamıyor.Yıllarca onun hasretini çekiyor.Gözleri görmez oluyor.Ama şeyhler minnesotadan canberra ya her müridinin gece ne yaptığından bile haberdar oluyor.

Kerameti kendi kontrol edemeyen bizden farksız insanlardan sanki her istediğimizde diri veya ölü olsunlar bizi duyabileceklerini ve keramet gösterebilecekleri düşünmek bariz bir sapmadır.

Bunu söylediğimde getirdikleri delil Süleyman a.s yanındaki birinin Belkısın tahtını getirmesidir.

Tefsirlere göre o kişi ismi azam duasını bildiği için abdest alır ve Allah a dua eder böylece dua kabul olur ve taht gelir.Bir duanın kabulünü şeyhlerin istediği şeyi her zaman yapabileceğine delil getirmek kesinlikle zorlamadır.


"Ben de sizin gibi bir insanım. Siz dâvalarınızın halli için bana geliyorsunuz. Bazınızın hüccet yönüyle, diğer bazısından daha ikna edici olması, böylece benim, işittiğime dayanarak onun lehine hükmetmem mümkündür. Kimin lehine, kardeşinin hakkından bir şey hükmetmişsem (bilsin ki), onun için cehennemden bir ateş parçası kesmiş oluyorum."

Buhari, Şehâdât 27, Mezâlim 16, Hiyel 9, Ahkâm 20, 29, 31; Müslim, Akdiye 5, (1713); Muvatta, Akdiye 1, (2, 719); Ebu Dâvud, Akdiye 7, (3583, 3584); Tirmizi, Ahkam 11, (1339); Nesâi, Kudat 13, (8, 233).

Şimdi peygamber her istediğinde mucize gösterme gücü olsa her hükmünde davalıların aldatmasına kanmadan doğru hükmü verirdi.Böyle bir gücü olduğu halde yapmaması demek peygambere iftira atmaktır.

Şeyhin her istediğinde ölü de olsa diri de olsa keramet gösterebileceği iddiası ve bu iddia üzerinden ölüden veya uzaktaki diri şeyhten her zaman yardım dilebileceğimiz ve şeyhin buna cevap verebileceği iddiası çürütülmesi gayet kolay saçma bir iddiadır.


Cemil TAN
6 ay önce - Cum 21 Şub 2014, 00:22

ALLAH RIZASI İÇİN lütfen aklınızı biraz kullanın..
Gavs dediğiniz şey nedir bir düşünün allah aşkına...
Hikmet YÜCE RABBİM ALLAHTANDIR..
İmanın şartlarından biri de Kadere imandır..
Kaderin de allahın yazgısı olduğunu, ve bunun da imanın şartlarından biri olduğunu, ALLAHA ulaşmak istersen sana hiç bir aracının olmadığını biraz olsun anlayın artık..


Cemil TAN
6 ay önce - Cum 21 Şub 2014, 00:36

Aslında sizin veya sizlerin tağut dediğiniz şey sanırım şu gavs dediğiniz olgudan ibaret..
Çünki onu gerçekten bir tağut gibi görüyorsunuz..
Yani tapılacak kişi..
Ne dersiniz haksız mıyım sizce..


akin87
6 ay önce - Cum 21 Şub 2014, 00:39

Okuyarak mi anladiniz bunlari yoksa direk GAVS'i görüp bunlara hasa GAVS'a tapiyor kanisina vardiniz.
Oku be arkadasim. Idaa ettiginin tam tersi yaziyor orda


Cemil TAN
6 ay önce - Cum 21 Şub 2014, 00:44

Akın..
Kardeşim yanlış anlama sakın sözlerim sana değil genele idi..
Ben senin sözlerin üzerine yorum yapmadım..
Eğer bana cevaben birşeyler söylemek istersen amenna..
Ancak herzaman belirttiğim gibi yüce rabbimin hükmü benim için herzaman önceliktir


akin87
6 ay önce - Cum 21 Şub 2014, 01:07

Islamda kaynagi olmayan Vahdeti-Vucud inanci nedir bilirmisiniz?

Cemil TAN
6 ay önce - Cum 21 Şub 2014, 01:11

Eğer bi zahmet Türkçe konuşursan belki anlayabilirim.

akin87
6 ay önce - Cum 21 Şub 2014, 01:15

niye Türkce konusmuyorum mu



fyilmaz
6 ay önce - Cum 21 Şub 2014, 01:22

Tağut kavramıyla Gavslık makamı arasında nasıl bir ilişki kurdunuz? ne alaka? bu bir.
İkincisi de tasavvuf'a "sapıklık" diyenin kendisi sapıktır.


Cemil TAN
6 ay önce - Cum 21 Şub 2014, 01:26

Ya biz tağutu konuşuyorduk nerelere geldik..
Ben vatandaşa Türkçe konuş diyorum o bana video ile cevap veriyor..
Yok kardeşim ben seni anlamıyorum..
Ne demek istiyorsan açık söyle.
Söyleki varsa bi hatamız biz de bilelim..
Yoksa ne diyelim ..Amenna...


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET