1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7  |
| Erkeklerin itibarsızlaştırıldığına katılıyormusunuz? |
| Katılıyorum. |
 
|
53.5% |
[54] |
| Katılmıyorum |
 
|
37.6% |
[38] |
| Bilgim yok. |
 
|
8.9% |
[9] |
|
| Toplam Oy : 101 |
|
 |
Misafir 4b8
7 yıl önce - Cmt 05 Eyl 2015, 16:25
Sizin kaynak diye gösterdiğiniz hiç bir geçerliliği olmayan bir kişinin iddiası. Bu kişi muhtemelen ya ayetten haberi yok yada münafık.
Halbuki kuuran ayeti varken insanlara laf söylemek düşmez.
Talak suresinin 6. ayetinde:
Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
Ayette:
1-Kadın hamile ise doğum yapıncaya kadar erkeğin nafaka ödemesini emretmiştir.
2-Doğumdan sonra sizin için çocuğu emzirirse, emzirme ücretini yani çocuğun nafakasını emretmiştir. Eğer baba için çocuğu kadın emzirmez de kendi hesabına emzirirse yani çocuğun velayeti kadında olursa bu du durumda çocuğa da babanın nafaka vermesi gerekmez.
3-Emzirme ücretinde ise yani çocuğun 2 yaşına kadar ki emzirme ücreti karşılığı nafaka verilmesi ise ancak anlaşma şartına bağlanmıştır.
4-Kadın ile erkek çocuğun emrilmesi karşılığında babanın kadına vereceği nafakada anlaşamıyorsa başka bir kadına süt annesi olarak verilmesini emretmiştir. Bırakın 8 yaşını emzikli çocuk bile olsa kadınla erkek çocuğun nafakasında anlaşamıyorsa başka kadına verilir diyor.
5-Anlaşma olursa kadın emzirir, emzirdikten sonrada erkek kabul etmek şartı ile kadına 8 yaşına kadar verilebileceğini islam alimleri genelde kabul etmiştir. 8 yaşından sonra hiç bir şekilde kadına verilemez. 8 yaşına kadar verilebilmeside yine erkeğin kesinlikle rızasıyla ancak olmaktadır.
6-Ayet son derece açık. Ayet varken insanlara laf düşmez. Ayeti inkar eden küfre girer.
|
 |
Misafir 4b8
7 yıl önce - Cmt 05 Eyl 2015, 17:26
| Alıntı: |
1 hafta önce - Cmt 29 Ağu 2015, 14:53
Yanılıyorsunuz Kur'an'a göre de erkek nafaka verir ve boşandığı eşinin barınmasından sorumludur. Üstelik üç ay da değil. Ve üç aydan sonra nafaka vermesi de haram deģil aksine üzerine bir borćtur. Eger çocuk varsa onun da bakımı baba üzerinedir.
'Kadinları boşadığınızda onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar. ( 65.1 )'
' Onları gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir kısmında oturtun. Eğer hamile iseler doğuruncaya kadar onlara nafaka verin. Sonra emzirirlerse ücretlerini verin.(65.6)'
'Genişliği olan genişliğine göre, rızkı dar olan da Allah'ın ona verdiğinden nafaka versin.(65.7)'
' Boşanmış kadınların örfe göre geçimlerinin sağlanması onlarin hakkıdır. Bu Allah'tan korkanlar üzerine bir borçtur.(2.241)'
Umarim Allah'ın dinine uygun sakınırsınız. |
Ayeti inkar mı ediyorsunuz? Hangi dine mensupsunuz?
Ayete bakalım:
Bakara suresinde 228. ayette Diyanet meali:
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hâli (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah’ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helâl olmaz. Kocaları bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almağa daha çok hak sahibidirler. Kadınların, yükümlülükleri kadar meşru hakları vardır. Yalnız erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
http://www.kuranmeali.org/2/bakara_suresi/228.aye ...lleri.aspx
İşte bu üç ay içinde nafaka verilmesi gerekir. Yani islamda boşanmada 3 şart vardır. 3 talak vardır. 3 talak bitinceye kadar kadının evde durması evi terketmemesi gerekir ve bu sürede erkeğin kadına yani 3 ay boyunca nafakasını temin etmesi farzdır.
Talak suresi'nin 1. ayetinde:
Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik hâlinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.)
Ayette iddetleri ile boşanmaya emredilmiştir. Yani 3 aylık iddete dikkat edilmesi istenmiştir. Bu iddet süresince kadınların evden çıkarılması yasaklanmıştır. Ancak bir hayasızlık, bir fahişelik yapılması halinde bu 3 aylık iddete de gerek olmadan evden çıkarılabileceği belirtilmiştir.
Talak suresinin 6. ayetinde:
Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
1-İddet süresince yani 3 aylık iddet süresince evde oturtulması dolayısı ile bakılması emredilmiştir. Yani bu 3 aylık sürede nafakası emredilmiştir. Zaten ayrıca yukarda belirttiğim bakara suresinin 228. ayetinde 3 aylın iddet suresi bekleme, yani evde kalma emredilmiştir. İşte sözkonusu olan nafaka sadece bu üç ayı kapsamaktadır.
2-Ayette kadın hamile ise doğum yapıncaya kadar nafaka verilmesi uzatılmıştır.
3-Doğumdan sonra kadın çocuğu erkek hesabına emzirmek kaydıyla ve ücrette anlaşma şartı ile kadına emzirme ücreti yani emzirme nafası verilmesi emredilmiştir.
4-Ücrette anlaşılamazsa babanı çocuğu başka bir kadını süt annesi olarak tutması emredilmiştir.
Talak suresinin 7. ayetinde ise:
Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah’ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
1-Bu ayette yukardaki gerek 3 aylık iddet döneminde gerekse çocuğum emzirilmesi karşılığında kadına verilmesi gereken nafaka miktarı konusunda düsturdur. Yani yukardaki ayette belirlenen nafakanın sıfatı durumundadır. Hangi nafaka olursa olsun (3 aylık iddet süresince kadına veya emzirme boyunca çocuk için ödenen nafaka) miktarı konusunda kuralı-kaideyi belirliyor.
2-Bu 3 aylık süresini ve çocuğum emzirme ücretini gücünüz yettiğince verin, Allah size zorluk istemez, gücünüzün yetmediğini istemez diyor.
3-Bu ayete istinaden 3 aylık iddeti boyunca zengin olan daha fazla hem kadına hem de emzirme karşılığı ve emzirme boyunca kadına ücret öder. Fakir olanda daha az öder diyor.
Daha geniş bilgi için Elmalılı Muhammed Yazırın tefsirine bakılabilir.
Ayet varken hiç bir insana laf düşmez. Ayeti inkar etmek küfürdür.
|
 |
nartozel
7 yıl önce - Cmt 05 Eyl 2015, 19:23
Sayın Misafir-
Bu site en güvenilir islami sitelerden biri,sorulara cevaplarda en başta çıkıyor site...İçinde de Hayrettin Karaman,Cübbeli Ahmet Hoca gibi birçok önemli hoca var cevaplıyalar arasında. Şu anda soru sorulamıyor büyük ihtimalle çünkü soru sayısı 70 civarını geçince sayfa kapanıyor. Ben akşam soruyu sorup size cevabı ileteceğim...
|
 |
nartozel
7 yıl önce - Cmt 05 Eyl 2015, 21:56
En güvenilir ilk başta çıkan sitelerden Dinimizislam sitesinin cevabını sana gönderiyorum
Sual: Erkek, hanımını boşarsa, çocukları yetiştirmek dinen kimin hakkıdır?
CEVAP
Ayrılıkta, çocuğu yetiştirmek, başkasıyla evli olmayan annenin hakkıdır. Anadan sonra, anneanneye, sonra babaanneye verilir. Bundan sonra kız kardeşe, sonra teyzeye verilir.
Çocuk kimde olursa olsun, nafakasını babası verir. Kadın fakirse, çocukla birlikte yiyebilir. Babası yoksa çocuğun malından sarf edilir. Malı da yoksa nafakayı kendilerinin vermeleri vacib olur.
Küçük kızı, başkasıyla evli olan annesi, annesinin teyzesi ve halası isteseler, annesinin teyzesine verilir. Oğlan yedi yaşına gelince, kız büluğa erince babasına zorla verilir. Babası yoksa fâsık olmayan, baba tarafından akrabaları alabilir. (S. Ebediyye)
|
 |
Misafir 7b4
7 yıl önce - Sal 15 Eyl 2015, 09:34
nafakayı süresiz olması gerektiğini söyleyip kuranıda kendi düşüncesine göre yorumlayan arkadaş dinden çıkmış olabilirsin,zira açık açık ayeti inkar ettin.iddet süresi boyunca nafaka var sonrası yok.
|
 |
Misafir 8b1
7 yıl önce - Cum 04 Arl 2015, 21:31
Kuran ayeti açık olduğundan:
*Kadına boşanınca sadece 3 aylık nafaka ödenir. (İddet süresince)
*Hamile ise doğuruncaya kadar nafaka ödemir.
*Doğurduktan sonra kadına nafaka ödenmez. Çozuğu emzirme ücreti karşılığı kadına süt parası verilir.
*Kadına süt parası verilmesinin de şartları vardır.
*Çocuğu babanın hesabına emzirmek zorundadır. Yani Çocuğun velayeti babada olmak zorundadır. Aksi halde emzirme ücreti verilmez. Çocuğun velayeti kadına verildiyse erkek süt ücreti vermez.
*Çocuğun velayeti babada iken emzirme ücreti karşılığı anlaşmaya bağlıdır. Anlaşma sağlanamıyorsa erkeğe şu kadar vereceksin denemez.
*Velayeti babada olan çocuk için emzirme ücretinde kadınla erkek anlaşamıyorsa erkek çocuğa başka bir süt annesi tutmak zorundadır.
*Yukardaki hükümlerin hepsi Kuran ayetidir, inkar eden küfre girer.
*Kuran ayetleri varken kimse keyfine göre karar veremez, hüküm çıkaramaz. Son sözü Kuran söyler.
|
 |
Misafir bed
7 yıl önce - Prş 10 Arl 2015, 19:02
Bir yil evli kalp cocuk yok fakat omur boyu yoksuluk nafakasi almasi bayanin hangi hakla adalet denirki tabiki kadn cinayetleri cogalr bunlari arastran yokmu erkekler burada magdur olmaktadr yeni anayasada bu nafaka kanunu degistirilmeli cunku hala 1930 senesinin kanunlara yururlukte hani kadn esitligi ne kadar sure evli kaldiysa o sure kadar nafaka suresi olmali
|
 |
Misafir 6e4
7 yıl önce - Cmt 09 Oca 2016, 01:54
erkekler türkiyede bitik durumda ömür boyu lafaka tazminat çocuk velayeti adamın do0nuna kadar alırsan bu adamın yasamak için sebebi kalmıyor alıyor eline silahı karısını cocuğunu kananasını önüne kim gelirse artık öldürüyor adam cinet geçirmi hala cezaları yükseltelim diyor aile ve sosyal politika bakanı acaba bu ölen kadınlarda devletin parm<ağı var kardeşim bir kadına bu kadar nafaka tazminat cocuğun velayetini verecen adam cinet geçirecek haliyle ya bu kanunları çıkaranların mezarda yatacak yeri yok üzerlerinde çok vebal var adamda olmayan parayı siz hangi sıfatla istiyorsunuz ya anlatacak çok sey var boş verin y7a hala kadın hakları diyorlar bur dan gençlere sesleniyorum erkeklere sakın evlenmeyin mahkemeye düşerseniz diri diri mezara girersiniz türk aile kavramı bitmiştit mahsun gördügünüz evdeki kadın mahkemeye girince basınıza celat olur sakın evlenmeyin avrupalılar birlikte yasam diye boşuna demiyor
|
 |
Misafir 919
7 yıl önce - Pts 15 Şub 2016, 03:42
Evet
|
 |
Misafir 1da
7 yıl önce - Sal 16 Şub 2016, 23:05
ERKEĞE ŞİDDET 4 (Evden Uzaklaştırma)
“6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun" maddelerine göre bir kadın istediği zaman kocasını evden atabiliyor. Kocasını evden atması için dayak, yaralama gibi bir fiziksel şiddete uğraması da gerekmiyor, psikolojik şiddet de kanun kapsamında.
Kadın kocası ile tartıştığında karakola gidip "Kocam bana bağırdı şikayetçiyim, bana vurma ihtimali var, evden uzaklaştırılsın." dediğinde erkeğe hemen evden uzaklaştırma cezası veriliyor. Ya da kadın "Eşimle cinsel birliktelik istemiyorum fakat ısrar ediyor." dediğinde de erkeğe evden uzaklaştırma cezası kesiliyor. Bunlar herhangi iki sebep. Kadın bunlar gibi abuk sabuk herhangi bir sebeple gidip kocasını şikayet ettiğinde delil, şahit aranmadan erkeğe hemen evden uzaklaştırma cezası veriliyor. Aynı şeyleri kadın yaptığında cezası yok.
Erkeğe verilen bu ceza sadece evden uzaklaştırma cezası değil, mahalleye yaklaşmama, çocuklarını görmeme, okullarına yaklaşmama, karısını telefonla aramama ya da mesaj atmama gibi erkeğin ailesi ile iletişimini kesecek pek çok şeyi de kapsıyor. Erkek bunlardan birine dikkat etmezse bir eşyasını almak ya da karısı ile konuşmak ya da çocuklarını görmek gibi bir sebeple evine gelirse ya da telefon açarsa erkeğe hapis cezası var.
Yani Aile Bakanlığımız aileyi korumanın çaresini evin direğini evden söküp atarak korumakta bulmuş besbelli. Zannetmişler ki direk olmadan çatı ayakta durur.
Konu ile ilgili bana e-posta gönderen bir beyefendi şöyle diyor:
"Bilhassa AB uyum yasaları çerçevesinde çıkarılan Fatma Şahin kanunları (Mağdurlar bu kanunu böyle isimlendiriyor) Erkeğin boynu üzerinde kılıç gibi duruyor. İşin vahametini bilmiyordum, yeğenimin başına gelene kadar. Yeğenim eşiyle tartışıyor. Dayak, tokat falan yok ama anlaşıldığı kadarıyla sert bir tartışma olmuş. Hanımı karakola gidip şikayet ediyor. "Dövme ihtimali var." diye yeğenim 3 ay evden uzaklaştırılıyor.
Kalacak yeri olmadığı ve evleri kirada olduğu için yanımda kalıyor. 3 ay dolduğu halde eve dönemeyince işin aslını o zaman anlıyoruz. Tebligat yapıldıktan sonra süre başlıyormuş. O da 1.5 ay etti 4.5 ay. Sürenin dolmasına yakın eşi tekrar müracaat edip 1 ay daha süreyi uzattı. Etti 5.5 ay.
Kayınbabası (ablam vefat etti) bir de kendisi konuşmak istedi, beni de yanına aldı, gelinin evine gittik. Eniştem 2 saat dil döktü: "Torunlarımın hatırı için kocanı affet, eve dönsün" diye neredeyse gelinin ayağına kapanacaktı ama razı edemedi.
Nihayet ''Peki kızım, ne istiyorsun?'' Deyince, gelin hanım gayet pişkin ''İki ev ve 2.000 TL nafaka '' deyince, kayınpeder çılgına dönüp üzerine hızlandı. Sakinleştirip oturmasını sağladım. Eli geline ulaşmadığı halde gelin şimdi kayınpeder hakkında da dava açmış beni de şahit yazmasın mı!.. Kayınpederin kızgınlığı ve çileden çıkması şundan: Rahmetli ablamla tabir caizse yemeyip içmeyip bu daireleri çocuklarına almışlar. Çocuğun hiç bir katkısı yok. Yeğenim kendisi şu anda 1.500 TL maaşla kardeşimin yanında eleman olarak çalışıyor.
Netice... Yeğenim bütün bunlardan sonra yalvar yakar kiracıyı çıkartıp diğer eve geçti. Devlet; erkeği evinden uzaklaştırıyor ama erkeğin hayatını normal şartlarda nasıl idare edeceğine dair hiç bir tedbiri yok.
Şu anda o evin yeniden kurulup düzene girmesinin ne kadar zor olduğunu bu uzaklaştırmayı veren devletimiz bilmiyor mu?
Kaldı ki evden uzaklaştırılan her erkeğin yedekte bekleyen bir evi yok ki...
Mahkeme tedbiren 2.000 Tl nafakaya hükmetti. Eşi site aidatı ödemediği için o da 200 TL etti 2.200. Yeğenim çocuklarını haftada ancak 6 saat görebiliyor. Mahkemenin ne zaman olacağı meçhul. Kadın 6 ay önce boşanma davası açmış daha duruşma günü belli değil. Fatma Şahin kanunlarından sonra hal vaziyet böyle. Kadınlara hak veriyoruz adı altında adalet terazisi kaymış, erkekler ihkakı hak yoluna gittiğinden, kadın cinayetleri artmış, boşanmalar katlanmış bulunmaktadır. Yeğenim ilk bir ayda eve döneceğini umuyordu. İş uzadıkça soğudu. Şu anda üste para verilse dahi eve dönmeye niyeti yok."
Okurumun bu anlattığı, yaşanan sadece bir örnek. Daha niceleri var. Bu kanun sebebi ile binlerce erkek evinden atıldı. Devlet kurumu TÜİK kanun çıktığından beri kaç erkeğin evinden uzaklaştırıldığı ile ilgili sayıyı bizlere vermiyor. Fakat yüz binleri geçen bir rakam olduğu aşikar. Evden uzaklaştırılan erkeklerin kaçının tekrar dönmek istemeyip boşandığının rakamları da açıklanmalı.
Belli ki kanun yapılırken, kocasına psikolojik şiddet uygulamak için kötü niyetle kullanacak olan kadınlar hiç düşünülmemiş. Ayrıca evine dönen erkeklerin karısının yanında hali nasıl olur, o evde ayrı mesele. Evden atılıp dönen bir baba, çocuklarının gözünde ne kadar saygıya layık görülebilir? Bunları düşünen de olmamış.
Bu kanunla başta devletimiz kadını korumak adına erkeğe şiddet uyguluyor. Ayrıca bu şiddet dönüp dolaşıp kadını da vuruyor. Anlık kızgınlıkla kocalarını şikayet edip evden uzaklaştıran kadınların çoğu sonradan pişman olup şikayetlerini çekmek istiyorlarmış. Bu da ayrı bir yazı konusu.
Seçime hazırlanan milletvekili adayları yeni hükümette yer alırlarsa bu kanunu değiştirmek için gayret göstersinler. Bu yazıyı okuyanlar da lütfen kendilerinden oy isteyen milletvekili adaylarına bu kanun ile ilgili düşüncelerini ve kazanırlarsa kanun ile ilgili ne yapacaklarını sorup gerekli sözleri alsınlar.
Eğer ki kanun değiştirilmeyecekse hiç olmazsa adını değiştirsinler. Şu anki ismi içeriği ile uyuşmuyor. Kanunun adı: "Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi" değil de "Ailenin Korunması İçin Kadını Kocasından Uzak Tutma Kanunu" olabilir, "Aile İçi Fitne Çıkarma Kanunu", "Aileyi Yıkma Kanunu", "Aile İçinde Erkeği Sindirme Kanunu" "Erkeği Kadına Köle Etme Kanunu" gibi kanunun içeriğine uygun bir adı olsun bari. En azından erkekler evlenirken hangi kanunları da kabul etmiş olduklarını bilsinler.
MEDENİ KANUN=AİLELERİ YIKMA KANUNU
http://www.gazetevahdet.com/erkege-siddet-4-evden ...1479yy.htm
|
 |
sayfa 7  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|