1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 27  |
| Erkeklerin itibarsızlaştırıldığına katılıyormusunuz? |
| Katılıyorum. |
 
|
53.5% |
[54] |
| Katılmıyorum |
 
|
37.6% |
[38] |
| Bilgim yok. |
 
|
8.9% |
[9] |
|
| Toplam Oy : 101 |
|
 |
Misafir 62e
5 yıl önce - Sal 06 Mar 2018, 12:10
Ne Derece Doğru Tespittir bilemem ancak:Kadın cinayetlerinin büyük kısmı boşanma sonrası süresiz takdir edilen nafaka ve tazminata bağlı diye düşünüyorum.
Şöyleki Boşanan eş boşandıktan sonra tekrar evlenmesi ile hem nafaka verecek hemde yeni kuracağı yuvada büyük maddi sıkıntılar yaşayacak.Şahit olduğum ve 25 yıl nafaka ödemiş insanları tanımaktayım.
|
 |
mucit kenan
5 yıl önce - Sal 06 Mar 2018, 14:13
KURANI KERİME GÖRE BOŞANMA
Boşanmak ayetleri oku, kuran meali dinle
Bakara Suresi, 227. ayet: (Yok) Eğer boşamada kararlı davranırsa (boşanırlar). Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.
Bakara Suresi, 228. ayet: Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç 'ay hali ve temizlenme süresi' beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa Allah'ın rahimlerinde yarattığını saklamaları onlara helal olmaz. Kocaları, bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almada (başkalarından) daha çok hak sahibidirler. Onların lehine de, aleyhlerindeki maruf hakka denk bir hak vardır. Yalnız erkekler için onlar üzerinde bir derece var. Allah Azizdir. Hakimdir.
Bakara Suresi, 229. ayet: Boşanma iki defadır. (Sonra) Ya iyilikle tutmak veya güzellikle bırakmak (gerekir). Onlara (kadınlara) verdiğiniz bir şeyi geri almanız size helal değildir; ancak ikisinin Allah'ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkmuş olmaları (durumu başka). Eğer ikisinin Allah'ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkarsanız, bu durumda (kadının) fidye vermesinde ikisi için de günah yoktur. İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; onlara tecavüz etmeyin. Kim Allah'ın sınırlarına tecavüz ederse, onlar zalimlerin ta kendileridir.
Bakara Suresi, 230. ayet: Yine onu (kadını üçüncü defa) boşarsa, (kadın) onun dışında bir başka kocayla nikahlanmadıkça ona helal olmaz. Eğer (bu koca da) onu boşarsa, onlar (ilk koca ile karısı) Allah'ın sınırlarını ayakta tutacaklarını sanıyorlarsa, tekrar birbirlerine dönmelerinde ikisi için günah yoktur. İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; bilen bir topluluk için bunları (böyle) açıklar.
Bakara Suresi, 231. ayet: Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini tamamlamışlarsa, onları ya güzellikle tutun ya da güzellikle bırakın. Fakat haklarını ihlal edip zarar vermek için onları (yanınızda) tutmayın. Kim böyle yaparsa artık o, kendi nefsine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini oyun (konusu) edinmeyin ve Allah'ın size verdiği nimeti ve size öğüt olarak indirdiği Kitabı ve hikmeti anın. Allah'tan korkup-sakının ve bilin ki, Allah herşeyi bilendir.
Bakara Suresi, 232. ayet: Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini de tamamlamışlarsa -birbirleriyle maruf (bilinen meşru biçimde) anlaştıkları takdirde- onlara, kendilerini kocalarına nikahlamalarına engel çıkarmayın. İşte, içinizde Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere bununla (böyle) öğüt verilir. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah, bilir de siz bilmezsiniz.
Bakara Suresi, 236. ayet: Kendilerine el sürmediğiniz, mehirlerini tespit etmediğiniz kadınları boşamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Onları yararlandırın, zengin olan kendi gücü, darda olan da kendi gücü oranında, maruf (meşru ve örfe uygun) bir şekilde yararlandırsın. (Bu,) iyilik edenler üzerinde bir haktır.
Bakara Suresi, 237. ayet: Eğer onlara mehir tespit eder de, el sürmeden boşarsanız, bu durumda -kendileri veya nikah bağı elinde olanın bağışlaması hariç- tespit ettiğiniz (mehr)in yarısı onlarındır. Sizin (tümünü veya fazlasını) bağışlamanız takvaya daha yakındır. Aranızdaki üstünlüğü (derece farkını) unutmayın. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı görendir.
Bakara Suresi, 241. ayet: (Kocası tarafından) Boşanan (kadın)ların maruf (meşru) bir tarzda yararlanma (ve geçim pay)ları vardır. Bu, sakınanlar üzerinde bir hak (borç) tır.
Nisa Suresi, 20. ayet: Bir eşi bırakıp yerine bir başka eşi almak isterseniz, onlardan birine (öncekine) yüklerle (mal ve para) vermişseniz bile ondan hiçbir şey almayın. Ona iftira ederek ve apaçık bir günaha girerek verdiğinizi alacak mısınız?
Nisa Suresi, 21. ayet: Onu nasıl alırsınız ki, birbirinize katılmış (birleşerek içli-dışlı olmuş)tınız. Onlar sizden kesin bir güvence (kuvvetli bir ahid) de almışlardı.
Nisa Suresi, 35. ayet: (Kadın ile kocanın) Aralarının açılmasından korkarsanız, bu durumda erkeğin ailesinden bir hakem, kadının da ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar, (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da aralarında başarı sağlar. Şüphesiz, Allah, bilendir, haberdar olandır.
Ahzab Suresi, 28. ayet: Ey peygamber, eşlerine söyle: "Eğer siz dünya hayatını ve onun süslü-çekiciliğini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım ve güzel bir salma tarzıyla sizi salıvereyim."
Ahzab Suresi, 29. ayet: "Eğer siz Allah'ı, Resûlü'nü ve ahiret yurdunu istiyorsanız artık hiç şüphesiz Allah, içinizden güzellikte bulunanlar için büyük bir ecir hazırlamıştır."
Ahzab Suresi, 49. ayet: Ey iman edenler, mü'min kadınları nikahlayıp sonra onlara dokunmadan boşarsanız, bu durumda sizin için üzerlerine sayacağınız bir iddet yoktur. Artık (hemen) onları yararlandırın (onlara yetecek bir miktar verin) ve güzel bir salma tarzıyla onları salıverin.
Ahzab Suresi, 52. ayet: Bundan sonra (başka) kadınlar ve bunları başka eşlerle değiştirmek -güzellikleri senin hoşuna gitse bile- sana helal olmaz; ancak sağ elinin malik olduğu (cariyeler) başka. Allah herşeyi gözetleyip denetleyendir.
Talak Suresi, 1. ayet: Ey Peygamber, kadınları boşadığınız zaman, iddetleri süresinde (temizlendiklerinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar; ancak açık 'çirkin bir hayasızlık' göstermeleri durumu başka. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını çiğnerse, gerçekte o, kendi nefsine zulmetmiş olur. Sen bilmezsin; olabilir ki Allah, bunun arkasından bir iş (durum) oluşturur.
Talak Suresi, 2. ayet: Sonra (üç iddet bekleme) sürelerine ulaştıkları zaman, artık onları maruf (bilinen güzel bir tarz) üzere tutun, ya da maruf üzere onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahid tutun. Şahidliği Allah için dosdoğru yerine getirin. İşte bununla, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilir. Kim Allah'tan korkup-sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir;
Talak Suresi, 4. ayet: Kadınlarınızdan artık adetten kesilmiş olanlarla henüz adet görmemiş bulunanların iddet (bekleme süre)leri, -eğer şüpheye düşecek olursanız (bilin ki- |üç aydır. Hamile kadınların bekleme-süresi ise, yüklerini bırakmaları (ile biter). Kim Allah'tan korkup-sakınırsa (Allah) ona işinde bir kolaylık gösterir.
Talak Suresi, 6. ayet: (Boşadığınız) Kadınları, gücünüz oranında oturmakta olduğunuz yerin bir yanında oturtun, onlara 'darlık ve sıkıntıya düşürmek amacıyla' zarar vermeyin. Eğer onlar hamile iseler, yüklerini bırakıncaya (doğumlarını yapıncaya) kadar onlara nafaka verin. Şayet sizler için (çocuğu) emzirirlerse, onlara ücretlerini ödeyin. (Durum ve ilişkilerinizi) Kendi aranızda maruf (güzellikle ve İslam'a uygun bir tarz) üzere görüşüp-konuşun. Eğer güçlük içine girerseniz, bu durumda (çocuğu) onun (babası) için bir başkası emzirebilir.
Tahrim Suresi, 5. ayet: Belki onun Rabbi, -eğer o sizi boşayacak olursa- ona yerinize sizlerden daha hayırlı Müslüman, mü'min, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler' verir.
---
günümüz hukuku ile ne kadar bağdaşıyor ne kadar uyguanıyor tam incelemedim fakat kuranda yazanlar bunlar ( mantıklı olanlar ve o zamanın şartlarına göre mantıklı olan seçimler bana göre )
|
 |
Ali clarkkent
5 yıl önce - Sal 06 Mar 2018, 14:19
Dinimize göre erkek ile kadın boşandıktan sonra 6 aylık bir iddet müddeti var. Yani 6 ay kadın başka bir erkekle evlenemez. Bu zaman zarfında önceki kocasından 6 aylık nafaka bağlanır. 6 ay sonucunda kadın başka bir erkekle ister evlenmiş olsun, ister evlenmemiş olsun, artık nafaka ödenmez. Eğer çocuk var ise çocuğun nafakası devam eder. 6 aydan sonra kadının aldığı nafaka günahtır. Kadına haramdır. Erkeğe zulümdür.
Medeni kanun bunu böyle yapmıyor ama medeni kanunun yaptığı uygulama haramlığı ortadan kaldırmaz. Yani kanun böyle. Ne yapalım diyemez bir kadın.
|
 |
Misafir a7a
5 yıl önce - Sal 06 Mar 2018, 20:08
6 ay değil 3 aydır. Erkek boşanmak istediği kadına 3 ay nafakasını temin etmek zorunda. Bu üç aylığına sebebi ise 3 şart olmasıdır. Olur ki erkek boşanmadan vazgeçebilir diye bu 3 şart edinceye kadar kadının evde nafakasını temin etmek zorundadır.
Ancak kişinin boşanması kesinse yani artık kadınla evliliğini %100 bitirmişse ve geri dönmesi mümkün değilse 3 şartı birden eder ve nafakası da bu durumda hemen biter. Yani değil 3 ay, 1 ay bile nafaka ödemez.
Ancak hamile ise çocuğunu doğuruncaya kadar kadının nafakasını temin etmek zorundadır.
Çocuk doğduktan sonra kadınla tüm nafaka ilişkisi biter. Ne kadına, ne de çocuk için nafaka verilmez. Çünkü çocuğun velayeti babaya aittir. Bu konuda Bakara Süresi ayet no: 233 ve Talak Süresi ayet no:6'ya göre velayet babanındır. Şayet mahkeme çocuğun velayetini babaya vermezse çocuk için babanın da iştirak nafaka ödeme yükümlülüğü kalkar. Babanın çocuk için iştirak nafakasını ödemesini ayet şarta bağlamıştır. Bu şart ise kadının, çocuğu babanın hesabına yani babanın velayetinde bakması veya emzirmesidir. Kadın kendi hesabına yani kendi velayetinde çocuğa bakar veya emzirirse baba çocuk için iştirak nafakasını ödemez.
Ayet göre günümüzde erkeklerin kadına çocuk için iştirak nafakasını ödememesi gerekir. Çünkü mahkemeler çocuğun velayetini kadına vermektedir.
Kadın boşanınca birde mehir verilir. Başka hiçbir hak iddia edemez. Bunun üzerinde aldıkları haramdır, hırsızlıktır, kul hakkıdır. Bu haklarının dışında mahkeme yoluyla fazla bir hak elde eden kadın, kul hakkı yediğinden cenaze namazı kılınmaz.
Lütfen bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayalım. Önce araştıralım, öğrenelim, kaynak olarak Kur'an'a başvuralım, sonra yazalım.
|
 |
emre yelkenci
5 yıl önce - Sal 06 Mar 2018, 20:26
Arkadaşlar ilahi kitaplarının sayfa sayısı kalınlığı içerdiği bilgiler belli.
Bir tek borçlar hukuku v.s bakalım kaç sayfa
Tüm bu detayları mı içerecek kuran
Çıkıpta her tarafın kurak çöl olduğu nüfusun 1000 lere ancak vardığı 3 5 iş kolundan başka birşeyin olmadığı bir dönemdeki o toplumun o zaman sürecindeki ihtiyaçlarına yönelik hükümleri 2000 li yılların dünyasına uygulamayın.
Şimdi çıkıp vay efendim Kuranı kerimde şöyle böyle diyor sen bilmem ne misin gibisinden sallamayın ayrıca.
Kadın çocuğunu anaokuluna gönderiyor aylık bedeli 1000 tl şimdi sen buradaki mevzuyu nafaka bedelini nasıl o dönemki şartlarla açıklayacaksın yok şu kadar aymış yok bu kadar 50 tane şey var bunun gibi.
Hakim karar vermiş burda hayatında adliyenin önünden geçmeyen kimseler ahkam kesiyor..Oh ne ala ne ala..
Gazeteden 2 haber oku detayı bilme hemen yapıştır yargıla hüküm ver ne kolay valla..
Mahkemenin 2 yılda halledemediğini burda 3 dakikada çöz bitir..
|
 |
Ali clarkkent
5 yıl önce - Çrş 07 Mar 2018, 09:13
emre
| Alıntı: |
| Şimdi çıkıp vay efendim Kuranı kerimde şöyle böyle diyor sen bilmem ne misin gibisinden sallamayın ayrıca. |
Sallayacağım. Çünkü saçmalıyorsun. Kur'an ve hükümleri kıyamete kadar yetecek şekilde Allah tarafından dizayn edilmiştir. Bir makineyi yapan bir kişi onun için kullanma kılavuzu yapar. Sen de o makineyi kullanma kılavuzuna göre kullanırsan en iyi verimi alırsın. Allah insanı yaratmış. Onun için de bir kılavuz göndermiş. Rahat etmemiz için. O kılavuz Kur'an-ı Kerim. İsviçre medeni kanunu değil.
Bilmem anlatabildim mi?
Misafir a7a. Aşağıdaki videoyu izler misin?
|
 |
emre yelkenci
5 yıl önce - Çrş 07 Mar 2018, 10:16
Peki kardeşim madem öyle şu anda kölelik ve cariyelik hükmü hala devam ediyor mu ?Bunun uygulanması hakkında ne düşünüyorsun?
Al bir cariye sonra şeri hükme göre onu belden üstünde kıyafet olmadan yanında dolaştır görelim bakalım..
Makineler zamanla günün ihtiyaçlarını karşılayamaz ve gerekli yenilemeler yapılır örneğin başarısız daha iyisini bul
1500 yıl öncenin çöl coğrafyası ve kültürü ile bugünü mukayese ediyorsun hükümlerin bir çoğu o topluma hitap edecek şekilde gelmişti
Aksi taktirde o toplumu nasıl ikna ederdi?
HZ Muhammet bu size değil bundan 2300 yıl sonraki topluma mı geldi diyecekti
Öyle olsa hemen köleliği kaldırabilirdi..demek işler öyle dönmüyor..
Faizin olmadığı bir sistemi işletebiliyormusun bu günün şartlarında ,doğal gaz faturan gecikti 3 ay ne yapılması lazım?1000 tane şey sayılır da ona da gerek yok.
|
 |
Ali clarkkent
5 yıl önce - Çrş 07 Mar 2018, 11:34
emre yelkenci
| Alıntı: |
1500 yıl öncenin çöl coğrafyası ve kültürü ile bugünü mukayese ediyorsun hükümlerin bir çoğu o topluma hitap edecek şekilde gelmişti
Aksi taktirde o toplumu nasıl ikna ederdi? |
Sadece bu cümleden sonra aslında bir şey yazmaya gerek kalmadı. Diyorsun ki: Kur'an o zamanki insanlara geldi. O zamanki şartları kapsar. Günümüz şartlarına uygun değil.
Be hey emre. O zaman milyarlarca insan ne halt etmeye yaşayıp duruyor. Allah ne diye yaşatıyor bu kadar insanı. Hayvanlar gibi kural tanımadan yaşayıp gidelim. Kur'an o zamanki topluma geldi ise biz bugünkü şartlarda yapmadığımız emirler yüzünden neden hesaba çekileceğiz.
Bu zamanda namaz mı olurmuş, oruç mu olurmuş. Arabistan sıcaktı. Muhammed kendi görüşlerini empoze edebilmek için sıcakta bunalan insanları cehennemle korkutuyordu diyenler geldi aklıma.
|
 |
emre yelkenci
5 yıl önce - Çrş 07 Mar 2018, 20:09
Ali alıntı yaptığın paragrafı bile anlamaktan acizsiz.Ben birçoğu diyorum sen hepsi anlıyorsun ,oku iyice ne yazmışım itirazın varsa önce anlayıp ona göre yap
Elbetteki genel manada içinde yaşadığı o küçük toplum için verilen mesajlar o iklime o kültüre o ırkın özelliklerine ve o dil ile...o dilin ahengi ile..
Bu sadece bizim inancımız için değil ondan önceki versiyonları içinde böyle idi.
O toplumu ikna etmeli o zaman zarfındaki yanlışlara parmak basıp düzeltmeli idi.
Aksi takdirde kim dinlerdi hazreti Muhammedi.İnsanların peşinden gitmesi için yaşadıkları problemlerde bir çözüm görmeli idiler o vaadler ile...
Yoksa gidip 1980 yılının çin toplumunun sorunlarına dair mi birşeyler söyleyecekti..
Yada Kolombiya halkının 2005 yılındaki çıkmazlarına mı..
O dönemki ağırlığı pagan eğitimsiz Mekke medine araplarına ilk etapta ağırlıklı hitap edecekti..Bundan daha normal ne olabilir?
|
 |
emre2yayla
5 yıl önce - Çrş 07 Mar 2018, 20:21
islamın getirdiği çözümler evrenseldir tarihte kalmamıştır kıyamete kadar bakidir. şahsi, ailevi, içtimai, iktisadi vs. hayata dair bütün sorunlara çözümlerdir namaz, zekat, oruç.. veya miras veya boşanmaya getirilen hükümler.. keza imanın kendisi saadetin anahtarıdır..
Bunların hepsine dair uzun uzun hikmetler yazılmıştır. isteyen araştırıp okur.
islam o zamana gelmiş deyip islama karşı göz kapamak suretinde ancak mukabele edebilirsiniz. Gözünü kapayan yalnız kendi görmez, gece oldu zannetmeyin
|
 |
sayfa 27  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|