Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 893
mustafa_gs
8 yıl önce - Prş 22 Oca 2015, 10:00



Cemoli D18
8 yıl önce - Prş 22 Oca 2015, 11:41
Tekrardan hatırlayalım kim ne kadar ret oyu aldı




Rüştü BAKMAZ
8 yıl önce - Prş 22 Oca 2015, 11:55

Alıntı:
Metehan ses kayıtları magdem montaj bu kadar polis neden dinlemelerden dolayı sorguya çekiliyor

Bunu gerçekten anlayamıyor musunuz?

"Usulsüz dinleme" diye bir suç var.
Bu usulsüz dinlemeden elde edilen hasılat montajlanmış da olabilir, montajsız dahi olsa hukuken meşru bir delil sayılamaz...

Gerçekten bu kadar zor mu bunları anlayabilmek?

Şimdi gene biri çıkıp "iyi ya işte, bak dinlemeler gerçekmiş" falan demez inşallah!
Veya; "dinlemeler gayrımeşru bile olsa siz işlenen suçu görmezden geliyorsunuz" falan demez!

Ne biliyorsun hacı?

Sadece diyoruz ki, "gayrımeşru delil hükümsüzdür" Bu kadar.

Bırakın da insanlar ortadaki iddiaların gerçek mi montaj mı olduğuna kendisi karar versin. Kimse size, "hayır efendim, iddiaların montaj olduğunu kabul edin" mi diyor.

**
Alıntı:
Bir dünya telefon tapesi ve teknik takip dökümanları var.
İçeriklerinde milyon Euro lar var.
Şimdi bunlar önce montaj dendi, Bazıları kabul edildi. Kılıf uydurmalar sonra bizi izin almadan usulsüz dinlemişler dendi. Diyen kim? Bozacı şıracı..
Montajsa dinleme yok, dinleme varsa montaj değil.
Hangi dediklerine inanalım.


Al bir tane daha!
O bir dünya telefon tapesi usulsüz işte. Soruşturulan polisler, savcılar bu usulsüzlükten dolayı takibattalar.

İçeriklerindeki o milyon dolarlar sahiplerine geri verildi, haberiniz yok mu?

"Kılıf uydurmalar" falan diyorsunuz,
Arkadaş! usulsüz ve yetkisiz dinlemeleri sahiden anlayamıyor musunuz? Bu ülkenin maaşını alıp, bu ülkenin üniformasını giyip, bu ülkenin yöneticilerini yetkisiz, usulsüz ve açık bir kötü niyetle takip eden bir takım hainlerin her söylediğine nasıl inanabiliyorsunuz?

Neden o çok şüpheci aklınız sadece milletin seçtikleri aleyhine çalışıyor da; millet olarak hiç bir etkimizin olmadığı bürokrat, memur, atanmış gibi bugüne kadar defalarca halt yemiş kesimlerin açık ve aleni usülsüzlüklerine rağmen her iddialarını kabul edebiliyorsunuz. Bu normal mi sizce? Bu çifte standart değil mi?

"Montajsa dinleme yok, dinleme varsa montaj değil."
diye akıllara zarar bir mantık kurgusu öneriyorsunuz. Usulsüz dinlemelerle elde edilmiş kayıtlar üzerinde montaj/dublaj yapılmadığına, yapılamayacağına neye göre karar verebildiniz? Usülsüz dinleme yapabilen hadsizlerin montaj yapamayacağını mı sanıyorsunuz?

Bakın, ortada kesin bir suç var.

Birileri yetkisiz ve usulsüz dinleme ve kayıt yapmış. Burası kesin.

Kanıtlanmayan iki iddia veya ihtimal var ayrıca;
birisi, usulsüz dinleme ve kayıt yapanlar bu kayıtlara montaj/dublaj yapmış olabilir

diğeri, usülsüz de olsa eldeki dinleme ve kayıtlar doğru olabilir.

siyasi ve ideolojik bağnazlıkları bir kenara bırakıp meseleyi tahlil ederseniz tüm tartışılan bu.


İlginç bir nokta daha var; madem o kadar hassassınız, hani bir savcı var, bunun Dubai tatilini neden hiç sorgulamıyorsunuz? Sahiplerine iade edilen milyon dolarları hala dilinize dolayabiliyorsunuz ama Dubai tatilindeki o kadar şaibeye rağmen hiç aklınıza gelmiyor.

Yazmayalım diyoruz ama sormak gerekiyor; VELEV Kİ; o milyon dolarlar hepsi yolsuzluk hasılatı olsun. Milyon dolar için bu kadar hassas olan bünyeler, nasıl oluyor da 28 Şubatta soyulan yüzmilyarlarca dolar karşısında sus pus olabiliyor. Hatta yetmiyor, o dönemde bu soygunu yapanlarla aynı safta yer alabiliyor, hatta ve hatta 28 Şubat soygunu esnasında suç ortaklığı yapmış bulunuyor.

İtirazı olan varsa lütfetsin söylesin; 28 şubat döneminde ne yapmış?

Bizim gibi buna soygun mu demiş, darbe olarak mı görmüş; yoksa "Türkiye laiktir laik kalacak" diye mi bağırmış, tencere tava mı çalmış, soyguna engel olmaya çalışanlara "gerici, yobaz" falan mı demiş... "Beceremedin bırak git" mi diye akıl vermiş?

Herkes kendini biliyor...

**
Alıntı:
Bunları beğenmediğiniz CHP, MHP, HDP, X parti politikaları ve 28 şubatla mı temizleyeceksiniz?
Hiç bir yanlışı yanlışla örtemezsiniz.

Kim neyi temizlemeye çalışıyor efendi?
Hangi hırsızlık, yolsuzluk varsa karşısındayız. Neden kanıtlı ıspatlı soygunlar gündeme gelince gocunuyorsunuz? 28 Şubat soygun muydu değil miydi?

Bize anlatmayın, kendinize söyleyin, 28 şubat döneminde neler yapıyor, neler söylüyorsunuz? Neye inanıyordunuz?

Bugün yine birebir 28 şubat medyası paralelinde konuşuyorsunuz.

**
Alıntı:
"ORTADA MEŞRU BİR DELİL YOOOOK."sa ve "Bir iddia varsa, o iddiayı iddia sahibi kanıtlama"sı için yargı önüne çıkmasını savunmanız gerekirken ki "Hukukun temel esaslarından biri budur .

Yahya bey,
bir iddia varsa, o iddia en baştan meşru ve hukuki olmak zorundadır. Gayrimeşru şeyler delil olarak kabul edilmiyor. Yaptığımız izahatları tekrarlayıp ters yönden yorumlamaya çalışıyorsunuz ama olmuyor. En baştaki ilkeyi ihlal ederek ters yönden yorumlayamazsınız. Zaten bu yüzden büyük harfle yazmıştık, görülüyor ki anlaşılmamış.

Belki bu sefer anlaşılır, ana ilke şu: ORTADA MEŞRU BİR DELİL YOOOOK!

Daha nasıl izah edelim Allah aşkına!


Yakup
8 yıl önce - Prş 22 Oca 2015, 12:46

Alıntı:
Bir iddia varsa, o iddiayı iddia sahibi kanıtlamalıdır. Hukukun temel esaslarından biri budur.

Aynı şeyleri tekrar tekrar izah ediyoruz ama anlayan kim?

ORTADA MEŞRU BİR DELİL YOOOOK.

Ha vicdanen sizi rahatsız eden şeyler varsa, her zaman yapageldiğiniz gibi, yine oy vermezsiniz olur biter.

Kasıtlı olarak meseleyi kısır döngüye sokup duruyorsunuz.


Siz, dünyada sirf "iddia"dan dolayi kimler istifa etmis ve niye istifa etmis onu bir arastirsaniz, Türkiye bu konuda istifa ne demek oldugunu inanki bilemez..!!


Volkan__34
8 yıl önce - Prş 22 Oca 2015, 14:28

Alıntı:
gayrımeşru delil hükümsüzdür

Öyle bir şey yok beyefendi. Mahkemeler gayrımeşru da elde edilmiş olsa o delillere göre karar verir, iddianame hazırlanır vs vs. Ama o delilleri gayrımeşru şekilde elde edenlerle ilgili de bir soruşturma, dava vs. açılır. Deliller değil ama o delillerin elde ediliş şekilleri sorgulanır. Ama delil hükümsüzdür diye bir şey yok. Yanlış bilgi vermeyiniz. Zaten hükümsüz olsa idi, hemen delilleri yakma, yok etme, imha etme yoluna gitmezdi herhalde hükümet değil mi?



ceyhungumus

8 yıl önce - Prş 22 Oca 2015, 14:40

Alıntı:
"Usulsüz dinleme" diye bir suç var.
Bu usulsüz dinlemeden elde edilen hasılat montajlanmış da olabilir, montajsız dahi olsa hukuken meşru bir delil sayılamaz...


Sapla samanı karıştırmayalım lütfen.
Hukuk bilginiz kısıtlı olunca ortaya böyle herşeyi birbirine karıştıran yorumlar çıkıyor.

Dönemin Başbakanının dinlenmesi usulsüz, burada hemfikiriz. Cumhurbaşkanının, Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Genel Kurmay Başkanınında dinlenmesi usulsüz. Bunu hepimiz biliyoruz.

Ama Reza ve çetesinin dinlenmesi mahkeme kararıyladır, usulsüzlük yoktur.
Sizin savunduğunuz bakan ve çocukları bu çeteyle görüştülerse doğal olarak dinlemeye takılacaktır. Bakan konuşuyor diye konuşmanın o kısmı silinecek mi sanıyorsunuz ?

ÖRNEK: Dönemin İçişleri bakanı (ismi lazım değil) Reza ile telefon görüşmesinde : Reza polislerin kendisini ve adamlarını takip ettiğini söylüyor, ismi lazım olmayan bakan da ''bir şey olmaz, gerekirse önüne yatarım'' diyor.

Şimdi bu dinleme usulsüz mü size göre ?
Dinlenen Reza.
Konuşan Reza.
Arkadaş sende Bakan makamında isen böyle bir suç şebekesi lideriyle görüşme.
Hele hele önüne yatmak tabirini bir Türk olarak içime sindiremiyorum, sen nasıl hazmediyorsun, önce onu bir anlat.


pasha71

8 yıl önce - Prş 22 Oca 2015, 14:50

Alıntı:
Belki bu sefer anlaşılır, ana ilke şu: ORTADA MEŞRU BİR DELİL YOOOOK!

Anladım ben sizi. siz muhtemelen astronotsunuz 10 yıldır ay'ın karanlık tarafında serbest uçuşta görevli iken 3-5 ay önce masal dünyasına kesin dönüş yapmışsınız.
Maalesef insanlığın gepetto ustanın pinokyosu tadınnda ayarı yok. Kimin doğru kimin yalan konuştuğunu burnuna bakıp anlayamıyor ahirete havale ediyoruz.

Yoksa, Polyanna ile sizin dünya da olup bitenden haberinizin olmamasını başka türlü izah edemiyorum.


semihk
8 yıl önce - Prş 22 Oca 2015, 15:15

Alıntı:
ÖRNEK: Dönemin İçişleri bakanı (ismi lazım değil) Reza ile telefon görüşmesinde : Reza polislerin kendisini ve adamlarını takip ettiğini söylüyor, ismi lazım olmayan bakan da ''bir şey olmaz, gerekirse önüne yatarım'' diyor.


Mahkeme Reza'nın dinlenmesi için karar vermiş, polis bu adamın telefonunu dinliyor, bu adamı içişleri bakanı arıyor ve haliyle o da dinlemeye tabi oluyor ancak aklıselim arkadaşlar '''şunu da dinlemişler bunu da dinlemişler''' diye feryad-ı figan ediyor.
Ama adam hayal dünyasında tabi, Reza denen herifin kendi kendini arayıp, kendi kendine konuşacağını zannediyor ve polisin sadece kendi kendine konuşan Rezayı dinleyeceğini zannediyor, bilgi sağlam olmayınca ne yazık ki mevzuu orta oyununa dönüyor böylece.


ÖzgürY
8 yıl önce - Prş 22 Oca 2015, 15:15



Rüştü BAKMAZ
8 yıl önce - Prş 22 Oca 2015, 15:49

Alıntı:
Öyle bir şey yok beyefendi. Mahkemeler gayrımeşru da elde edilmiş olsa o delillere göre karar verir


Güzel yerlere geliyoruz.

Bakınız,
Hukuka aykırı yöntemlerle , hukukun amaçladığı adalete ulaşılamaz. Bunu söylüyoruz. Ancak bu görüşümüzü sadece biz söylemiyoruz:
"Hukukun uygulamasında meşru ve hukuka uygun olmayan bir şeyin üzerine meşru ve hukuka uygun bir şey bina edilemeyeceğinden, son delilinde değerlendirme dışı bir delil olarak kabul edilmesi gerekmektedir."
Kaynak: Prof. Erdener Yurtcan - Ceza Yargılaması Hukuku İstanbul 1996 S. 403
Kaynak: Dr. Ersan Şen Türk Ceza Yargılaması Hukukunda Hukuka Aykırı Deliller Sorunu s. 152-153
Kaynak: T.C.YARGITAY CEZA GENEL KURULU
E. 2005/7-144 K. 2005/150 T. 29.11.2005

Lütfen dikkat edin, bu konuya istinaden son anda bir örtme amacıyla yazılmış gibi algılanmaması için özellikle eski tarihli kaynakları paylaştım.

Aman uyarayım, kitabın tarihine dikkat ediniz, bu olayla alakası yok, "aha buldum" diye sevinip, "bakın bakın, koskoca profesör bile bunlara delil diyor" diye aculluk etmeyin. İlkeden bahsediyor. Gerçi konu ergenekoncular olduğunda "masumiyet karinesi" diyenlerin, bu durumda "asalım keselim" demelerindeki gibi birşey değil bu "ilke", bambaşka bir şey...

Kaldı ki bahsekonu "delil" tape, kayıt, neyse, bunların maniple edilmiş deliller olup olmadığı konusunda buradaki hiç kimsenin kesin delili yok. Sadece ideolojik ve siyasi yaklaşıyor insanlar.

İlginç bir nokta ise, aynı ekip tarafından balyoz ve ergenekon davalarında "uydurma delil" üretildiğine inanan bir kesim, nasıl oluyorsa bu sefer, yine aynı ekip tarafından iddia edilen yolsuzluk iddialarının gayrımeşru bile olsa kesin doğruluğuna inanabiliyor.

**

Alıntı:
Dönemin Başbakanının dinlenmesi usulsüz, burada hemfikiriz. Cumhurbaşkanının, Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Genel Kurmay Başkanınında dinlenmesi usulsüz. Bunu hepimiz biliyoruz.

Ama Reza ve çetesinin dinlenmesi mahkeme kararıyladır, usulsüzlük yoktur.

Sapla samanı karıştıran kim oluyor beyefendi?
Tamam, çok umut bağladınız, bu proje de işe yaramadı, hükümeti deviremedi birileri. İyi de bunun hıncını neden sağa sola olmadık sataşmalarla çıkarmaya çalışıyorsunuz.
Reza çete midir değil midir doğrusu bilgi sahibi değiliz, sizin bu konudaki bilgi ve tecrübenize itimat etsek bile, Allah aşkına bunca mesaj içerisinde "Reza ve çetesinin dinlenmesi mahkeme kararıyla değildir, usulsüzdür" manasına gelen bir mesaj bulun, teşhir edin. bakın mesajlarımızda ısrarla ve özellikle ne demişiz:

Önce mesaj linki, sonra da, mesajdaki ilgili bölüm halinde sunuyorum. Ayrıca herhangi bir düzeltme, ilave falan olup olmadığını da mesajların en altından kontrol ediniz:

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=4103148#4103148
Alıntı:
Hükümet düşmanlığı maalesef aklınızı tamamen kapatmış. Bir kere de, "yahu bu ülkede hükümeti, Cumhurbaşkanını, Genel Kurmay Başkanını kimse dinleyemez, bunu yapmak hainliktir, casusluktur" diyemiyorsunuz. Bu hainliği yapanlara sahip çıktığınız gibi, ister tamamen doğru ister montajlı olduklarını düşünün; bu hainlik eseri ortaya sunulan kayıtlara BEL BAĞLIYORSUNUZ VE AYNI İHANETİN ORTAĞI OLMAYI İÇİNİZE SİNDİRİYORSUNUZ.


*
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=4102189#4102189
Alıntı:
birilerinin ülkenin Başbakanını, bakanlarını, kritik bürokratlarını dinleyebilen bir çeteyi umursamayıp; bu dinlemelerden elde edilen hasılat olan, gerçekten ortada suç bile olsa hiç bir hukuki ehliyeti olmayan kolaj/montaj/dublaj kayıtları sürekli gündeme taşıma gayretleri nasıl bir aymazlık ve gaflettir


Hani lütfen gösterin, Reza'nın dinlenmesine nerede usülsüz denmiş. Veya başka hangi mesajımızda biz, hatta ve hatta, başlık içerisinde kim hangi mesajında böyle bir şey söylemiş veya ima etmiş.

**

Alıntı:
Arkadaş sende Bakan makamında isen böyle bir suç şebekesi lideriyle görüşme.
Hele hele önüne yatmak tabirini bir Türk olarak içime sindiremiyorum, sen nasıl hazmediyorsun, önce onu bir anlat.


Böyle bir şeyi hazmettiğimizi nereden uyduruyorsunuz? Ne hakla hakkımızda şahsımız adına niyet okuyorsunuz? Bakanın bu yaptığında bir suç varsa buyurun mahkemeye verin, sadece içinize sindirememekle kalmasın.

Saat meselesini de eleştirdik, bir siyasetçinin, vatandaştan oy isteyen birinin böyle bir saati velev ki kendi parasıyla almış olsa dahi kullanmasının etik ve doğru olmadığını belirttik. Ancak sizin gibilerle anlaşamadığımız nokta şu; bu saatin yolsuzluk eseri alındığı, rüşvet karşılığı olduğu yönündeki iddiaları gerçekçi, meşru ve doğru bulmuyoruz o kadar. Müsaade edin de siz nasıl "bunlar rüşvet kanıtı" diyebiliyorsanız, birileri de "böyle değil" diyebilsin. Bu karara varılabilmesi için sizin yüksek müsaadelerinize ihtiyaç varsa bu şartın mesnedini de ortaya koyun!

Ayrıca şu mesaja da bakınız:
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=4045226#4045226

Alıntı:
Herkes şahittir ki, bu bakanlar, hiç bir zaman "yok öyle şey, bunlar cici çocuk, yapmazlar öyle şey" önkabulüyle savunulmamış, böyle bir basitliğe tevessül edilmemiş ve taa en baştan, "diğer taraf"ta olduğu düşünülen herkesce, "en ufak bir yolsuzluk-hırsızlık varsa gereği yapılsın" anafikrinden başka bir şey söylenmemiş.


Her mesajımızda bunu tekrarlamak zorunda mıyız? Meşru, doğru, adil bir kanıt, adil bir hüküm verildi de kim herhangi bir suçluyu savundu?

**

EKLEME:
Açıklama isteyen arkadaş;
Başlığın en uzun mesajlarından birini yazmışız muhtemelen eksik bıraktığımız noktalar olmuş olabilir. Lütfedip nereye nasıl bir açıklama istediğinizi bildirebilirseniz, dilimizin döndüğünce izah edelim.

EKLEME 2:
Konu nasıl sapıyormuş lütfen bunu da izah ediniz, zira alıntılara cevap verildi sadece. Şayet alıntılar konu dışıysa, bu alıntıların bu başlıktan alınıp alınmadığını kontrol edip, alıntı sahiplerine de aynı ikazın yapılması icab etmez mi?

Lütfen cevap veremediğiniz, bahane bulamadığınız konularda işi böyle pişkinliklere vurmayınız. Adalet adalet diye ortalığı yıkıp, her konuda adaletsizlikler yapmayınız.

Sadece birilerinin zaten hiç bulunmayan itibarları, inanılırlıkları ve birlikte saf tuttukları kesimlerin içinde bulunduğu durum ehli vicdanın bir kez daha idrakine sunulmuş olur. Anlayan anladı bunu.



sayfa 893
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET