Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Dev şirketler rüzgar enerjisine yatırım yapıyor
« önceki   123 ... 33343536   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 34
Yakup

7 ay önce - Cum 04 Oca 2019, 11:48

Rüzgar enerjisinde 8 bin megavatlık kapasite hedefi

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün geçen yılı hazırlıklar ve izin süreçleri ile geçirdiğini belirterek, "Sektörün heyecanla beklediği kapasite artışları ile ilgili karar bu yılın ilk üç ayı içinde açıklanırsa, rüzgarda şu anda 7 bin 400 megavat olduğu tahmin edilen kurulu güç 2019'un sonunda 8 bin megavatı aşar." dedi.


Alıntı:






Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, Türkiye rüzgar enerjisi sektörünün 2019 vizyonu ve beklentilerine ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, bu yılın sektörün 2020'deki çerçevesine yönelik çalışmalarla yoğun geçeceğini söyledi.

Bu yıl da sektörde yüksek performans beklendiğini aktaran Ataseven, "Geçtiğimiz yıl ekonomide yaşanan dalgalanmalar proje finans maliyetlerini artırdı. Fakat dalgalanmalara rağmen rüzgar sektörü ve rüzgar sanayisi büyümeyi sürdürdü." ifadelerini kullandı.
Rüzgar yatırımcısının belirsizlik gördüğü alanlarda riske girmek istemediğini, yeni adımlar atarken daha temkinli ve dikkatli olmaya gayret ettiğini belirten Ataseven, şu bilgileri aktardı:



"Rüzgar sektörü için 2018 yılının hazırlıklar ve izin süreçleri ile geçti. 2017 yılında yapılan yarışmaları kazanan projelerin ön lisans ve inşaat izin süreçleri tamamlanma sürecine girdi. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) 1 projesinin nihai alanları 29 Eylül’de resmen ilan edildi. Gelinen noktada 406 megavat Kırklareli'nde, 294 megavat Edirne’de, 160 megavat ve 90 megavat olarak iki ayrı alanda Sivas’ta ve 50 megavat Eskişehir’de proje sahaları netleştirildi. Ön lisans ocak sonuna doğru verilir diye düşünüyoruz. Sonrasında 24 ay içinde izinler alınacak ve lisanslama sürecine geçilecek. Her bir projenin 36 aylık süre içinde işletmeye alınması bekleniyor."
- Rüzgar enerjisi sektörünün beklentileri


Ataseven, geçen yılın ilk yarısında 140 megavatlık santrallerin işletmeye alındığını, ikinci yarısında veriler netleşmemekle birlikte 300 megavatlık santralin devreye girmesinin beklendiğini kaydetti.
Geçen yıl toplamda 400-450 megavatlık bir santralin işletmeye alınacağını düşündüklerini aktaran Ataseven, "Sektörün heyecanla beklediği kapasite artışları ile ilgili karar bu yılın ilk üç ayı içinde açıklanırsa, rüzgarda şu anda 7 bin 400 megavat olduğu tahmin edilen kurulu güç 2019'un sonunda 8 bin megavatı aşar." değerlendirmesinde bulundu.
Ataseven, 2020 yılı sonuna kadar işletmeye girecek tesislerin, devreye alındıktan sonra 10 yıl boyunca Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması’ndan (YEKDEM) faydalanabileceğini anımsatarak, şunları kaydetti:
"Firmalar bu durumdan dolayı yıl boyunca projeleri hızla tamamlamaya ve YEKDEM’e girmeye odaklanacak. Tabi 2018’de yaşanan ekonomik çalkantılar, Türkiye’deki finans maliyetlerini arttırdığından, bazı projeler zorlanabilir. Yine de çoğu projenin 2020 sürecini yakalayacağını düşünüyoruz. 2020 yılı sonrası düzenlemelerini ve ihale takviminin netleştirilmesini de bekliyoruz. Ayrıca 2020 sonrası inşaat izinleri ile ilgili süreçlerin standart hale getirilmesini, kısaltılıp basitleştirilmesini, son yaşanan ekonomik gelişmelerle birlikte artan finans maliyetlerini azaltacak özel fonların sağlanmasını da istiyoruz. Kısacası rüzgar sektörü olarak 2019 yılından beklentimiz büyük."



KAYNAK: HABERTURK.COM.TR

Insallah Daha cok olur….


Yakup

7 ay önce - Pts 07 Oca 2019, 16:10

Almanya elektriğinde yenilenebilirin payı kömürü geçti


Enerji Günlüğü - Almanya'nın 2018 yılı elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payı kömürün payını geçtiği bildirildi.

Alıntı:


Fraunhofer'in araştırmasına göre, Almanya elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının payı % 40'ın üzerine çıkarken, kömürün payı % 38 oldu. Bu yıl da yenilenebilir enerji payının % 40'ın üzerinde kalması bekleniyor.
Güneş, rüzgar, biyoyakıt ve hidroelektrik üretim birimlerinde üretim geçen yıl % 4,3 yükselerek 219 terawatt saat (TWs) oldu. Verilere göre toplam 542 TWs üretimde kömürden üretim % 38 oldu. Almanya’da 2017'de % 38,2 olan yeşil enerji payı, 2010'da sadece % 19,1 seviyesindeydi.

KAYNAK: ENERJIGÜNLÜGÜ


Bu konuda örnek allinacak bir ülke--

Günesi olmayan bir ülkede bahsetiyoruz…


Almanyanin Rüzgari vardir.. Türkiyenin bu konuda ne günesi eksik ne de rüzgari..

Yeterki vizyonlu hedefler olsun..


Yakup

7 ay önce - Cum 18 Oca 2019, 11:58

Çanakkale Lapseki’ye 10 MW’lık Selin4 RES kurulacak


Enerji Günlüğü - Selin4 Enerji, Çanakkale’nin Lapseki ilçesinde toplam 10 MW kapasiteli SELİN4 Rüzgar Enerji Santrali (RES) kurup işletecek.


Alıntı:


Selin4 Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından, Çanakkale ili, Lapseki ilçesi, Taştepe köyü mevkiinde Selin4 Rüzgar Enerji Santrali (RES) kurulup işletilmesi planlanıyor.
56 milyon lira bedelli proje kapsamında her biri 1 MW kurulu güce sahip 10 adet Mitsubishi MWT62/1.0 tipinde rüzgar türbini kurulacak ve türbinlerden yılda yaklaşık 28 GWh elektrik üretilecek. Santralde üretilecek enerjinin 34,5 kV enerji nakil hattı vasıtası ile Çanakkale ilinde yer alan mevcut trafo merkezine bağlanarak enterkonnekte sisteme verilmesi planlanıyor.
Enerji Günlüğü

KAYNAK: ENERJIGÜNLÜGÜ


Kücük olsa bile önemli yatirimlar bunlar.. Yeterki yenilenebilir enerji olsun…



Yakup

7 ay önce - Cum 18 Oca 2019, 13:12

Türkiye’nin enerji tercihi ne olmalı? - Mehmet KARA


MEHMET KARA
Enerji insanoğlunun ayakta kalma mücadelesinde en önemli manivelalardan biri olageldi. Soğuktan donup ölmemek için ateşe sığındı. Onu yerine göre savunma ve aydınlatma ile yemek pişirme de dahil, konfor artışı amacıyla kullandı. Yiyeceğini elde etmek ve taşımak için değirmenlerde ve yelkenli gemilerde rüzgar ve suyun enerjisinden/gücünden yararlandı.

Alıntı:


Odunla başlayan katı yakıt kullanma yolculuğu eşzamanlı yakılan katran, zift ve çeşitli yağlardan sonra kömür aşamasına geldi. Kömüre geçiş, enerjinin ısınmadan daha da fazla üretim süreçlerinde kullanılmasını beraberinde getirdi. Çünkü buhar gücü keşfedilince taşımacılıkta da kömür kullanımı ağırlık kazandı, sanayi devrimi ortaya çıktı.
Petrolün devreye girmesiyle ısınma ve pişirme ile mal ve hizmet üretiminde sıvı yakıtların kullanımı da yaygınlaştı. Günümüzde ise insanoğlu hızla birincil enerji kaynaklarının gaz formuna terfi etti, ediyor.
Peki bundan sonrası? Daha ekonomik ve daha kullanışlı birincil kaynaklar ağırlık kazanıncaya kadar bu aşama devam edecek.
Tabii bir de şu var, günümüzde enerjinin en yaygın kullanılan formu elektrik. Çok farklı kaynaklardan elde ediliyor.
Halen Türkiye’de elektriğin yüzde 30-35’i doğalgaz, yüzde 30’u kömür, yüzde 25’i su, yüzde 10’u rüzgar, jeotermal, güneş ve biyokütleden üretiliyor.
Önümüzdeki tabloya bakarsak bugün Türkiye, diğer ülkeler gibi kömür, petrol ve doğalgazı kullanmaya devam etmek durumunda. Taşımacılıkta kullanılan petrolün yüzde 90’dan fazlasını, elektrik üretimi, sanayi ve evsel tüketim için doğalgazın yüzde 100’e yakınını ve kömürün ağırlıklı bölümünü ithal etmesi şart.
Peki bütün dünya, güneş, rüzgar, biyokütle gibi yenilenebilir kaynaklara koşarken Ankara ne yapmalı? Tabii ki yenilenebilir kaynaklara ağırlık vermeli. Üstelik bu kaynakların genel karakteri, yerli olması.

Şu anda elektrikte kurulu güç fazlası olduğu hereksin malumu. Dolayısıyla bugün sıfırdan elektrik üretim yatırımlarında ağırlığın mutlaka ve mutlaka yenilenebilir kaynaklardan yana kullanılması hem küresel trendlerin hem de dışa bağımlılıktan kurtulma çabasının bir gereğidir. Elbette su da yerli bir kaynak ama hidroelektrik santrallerin dışındaki yerli kaynaklardan söz ediyoruz.
Türkiye son yıllarda yeni kurulumların içinde rüzgar ve güneşe ağırlıklı bir yer vermeyi başarmış durumda. Ama yetmez, bunun devamı için birtakım pratik önlemlere ihtiyaç var. Özellikle güneş enerjisine yönelik mikro yatırımların önü daha da açılmalı ve vatandaş doğrudan bu işin içinde yer almalı.
Biyokütle enerji santralleri (BES) bir başka önemli yerli çözüm. İki yönü var. BES’lerle hem atık bertarafını sağlıyorsunuz hem de dışarıdan kaynak ithal etmeden elektrik üretiyorsunuz.
Nükleerden söz etmedik. Ama bence o başka bir boyut. Orada mesele sadece enerji değil, teknoloji. Dolayısıyla bir başka yazının konusu.
Mehmet KARA - Enerji Günlüğü


Güzel ve dogru bir yazi…

Kesinlikle destekliyorum…


Yakup

6 ay önce - Çrş 30 Oca 2019, 10:33






Bir projede uzatma oluyorsa Hersey yolunda gitmedigini gösterir.

Umarim yanilirim..



Yakup

6 ay önce - Sal 12 Şub 2019, 11:41

Rüzgara 650 milyon dolarlık yatırım

Türkiye'de rüzgar enerjisi sektörüne geçen yıl 650 milyon dolar yatırım yapıldığı bildirildi.



Alıntı:






Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliğinin (TÜREB) 2018 yılına ilişkin "Rüzgar Enerjisi İstatistik Raporu" yayımlandı.
Rapora göre, Türkiye'nin rüzgar enerjisi kurulu gücü geçen yıl 497 megavat arttı. Böylece rüzgar sektöründe kurulu güç geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 7,2'lik artışla toplam 7 bin 369 megavata ulaştı.
Geçen yıl toplam sayısı 164'ten 180'e çıkan işletme halindeki rüzgar enerjisi santrallerinin (RES) yatırımcılara göre dağılımında, 566 megavatla Polat Enerji birinci sırada yer aldı. Demirer Enerji, 494 megavatla ikinci, Güriş ise 481 megavatla üçüncü oldu.


İllere göre sıralamada ise bin 405 megavatla İzmir ilk sırada yer aldı. Onu, bin 123 megavatla Balıkesir, 669 megavatla Manisa izledi.
İşletmedeki RES'lerin yüzde 38'i Ege Bölgesinde bulunurken, yüzde 33'ü Marmara, yüzde 13'ü Akdeniz ve yüzde 9'u ise İç Anadolu Bölgesinde yer aldı.
Rapora göre, inşası devam eden toplam 606 megavatlık 18 RES projesi içinde Akfen Enerji 243 megavatla en büyük paya sahip oldu. Onu, 124 megavatla Ağaoğlu Enerji ve 72 megavatla Sancak Enerji takip etti.
İnşası devam eden projelerin, 203 megavatı Çanakkale'de, 124 megavatı Balıkesir'de ve 72 megavatı da İzmir'de bulunuyor.

Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, son yıllarda dünyada yaşanan ekonomik dalgalanmaların yatırımları olumsuz etkilediğini belirterek, "2018'de rüzgar sektöründe 650 milyon dolarlık yatırımı hayata geçirmemiz, zor koşullara rağmen neler başarabileceğimizi bir kez daha gösterdi. Her sorunun bir fırsatı barındırdığına olan inancımızla sürdürülebilir bir sektör yaratmayı amaçladık. O yolda istikrarlı şekilde ilerliyoruz." ifadelerini kullandı.
Sürdürülebilirliği sağlamak adına sektörde kapasite artış taleplerini gündeme taşıdıklarını işaret eden Ataseven, şunları kaydetti:
"Sektöre katkı sağlayacak bu talebimiz olumlu karşılandı ve birkaç ay içinde önünün açılmasını bekliyoruz. Kapasite artışlarıyla birlikte bu yıl ve önümüzdeki yıl kurulu gücümüzde ciddi bir ivme olacaktır. Sonrasında da 2017'nin sonunda yapılan yarışmaların sonuçları yansımaya başlayacaktır. Böylece sektör hız kesmeden yerlileşme politikasına devam etmiş olacaktır. Bugüne kadar rüzgar sektöründe yaklaşık 11 milyar dolarlık yatırım gerçekleşti. Ülkemizin geleceğini ve dışa bağımlılığını yakından ilgilendiren bu yatırımlar bundan sonra da hızla devam edecektir."


KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

Bu sene insallah Daha cok olur…


Alıntı:

Rapora göre, Türkiye'nin rüzgar enerjisi kurulu gücü geçen yıl 497 megavat arttı. Böylece rüzgar sektöründe kurulu güç geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 7,2'lik artışla toplam 7 bin 369 megavata ulaştı.



Bence cok az...


Yakup

6 ay önce - Prş 21 Şub 2019, 12:30

Türkiye rüzgarda kapasitesini artırdı

Türkiye`nin rüzgardaki kurulu gücü geçen yıl bir önceki yıla göre 497 megavat artarak 7 bin 369 megavata ulaştı. Böylece Türkiye, 2018`de rüzgarda ilave kurulu güç bakımından AB ülkeleri, aday ülkeler ve Rusya ile Ukrayna`nın da aralarında bulunduğu 38 ülke arasında altıncı oldu.


Alıntı:







AA muhabirinin, "Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği WindEurope 2018 Avrupa İstatistikleri Raporu"ndan yaptığı derlemeye göre, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, aday ülkeler ve Rusya ile Ukrayna'nın da aralarında yer aldığı 38 ülkenin toplam rüzgar kurulu gücü 189 bin 22 megavata çıktı.
Bu ülkeler arasında rüzgarda kurulu gücü en yüksek ülke, 59 bin 311 megavatla Almanya oldu. Almanya'yı, 23 bin 494 megavatla İspanya ve 20 bin 970 megavatla Birleşik Krallık takip etti.
Türkiye'nin rüzgardaki kurulu gücü ise geçen yıl 497 megavat artarak 7 bin 369 megavata ulaştı. Türkiye, rüzgar gücüne eklediği bu kapasiteyle ilave güç bakımından Avrupa Kıtası'ndaki 38 ülke arasında altıncı oldu. Kıtada 2018'de rüzgarda en fazla ilave güç 3 bin 371 megavatla yine Almanya tarafından oluşturuldu. Bu ek kapasitenin 2 bin 402 megavatı kara, 969 megavatı ise deniz üzerine kurulan rüzgar santrallerinden oluştu.


Ek kapasitede Almanya'yı bin 901 megavatla Birleşik Krallık, bin 565 megavatla Fransa izledi.
Rüzgara 26 milyar avrodan fazla yatırım


Öte yandan, geçen yıl AB üyesi 28 ülkede elektrikte toplam 20 bin 700 megavat ilave kurulu kapasite işletmeye alındı. Bunun yüzde 49'una denk gelen 11 bin 676 megavatlık kısmını rüzgar gücü oluşturdu. Söz konusu kapasite için rüzgar sektörüne 26,7 milyar avronun üzerinde yatırım yapıldı.


KAYNAK: MILLIYET.COM.TR


Almanya isini biliyor..!!


Adamlarda pek fazla Deniz yok, ama hala Rüzgar enerjiye karaya yatirim yapiyorlar…

RES'lerde öndeler, GES'lerde öndeler.. Adamlar ne yaptiklarini cok iyi biliyorlar…

Bizde GES ve RES'lerin ihalesini dogru düzgün yapamiyoruz….



Yakup

5 ay önce - Prş 28 Şub 2019, 11:13

Enerji ithalatı faturası arttı

Türkiye'nin enerji ithalatı için ödediği tutar, ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6 artarak 3 milyar 850 milyon 814 bin dolar olarak kayıtlara geçti.

Alıntı:






Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı tarafından oluşturulan ocak ayına ilişkin geçici dış ticaret istatistiklerine göre, ocakta Türkiye'nin toplam ithalatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 27,2 azalarak 15 milyar 673 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Bunun 3 milyar 850 milyon 814 bin dolarlık kısmını enerji ithalatı olarak özetlenen, "mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler, bitümenli maddeler, mineral mumlar" oluşturdu. 2018 yılının ocak ayında bu rakam 3 milyar 632 milyon 683 bin dolar olarak kayıtlara geçmişti. Böylece, söz konusu dönemde ülkenin enerji ithalatı faturasında yüzde 6'lık artış oldu.


Öte yandan, ocak ayında ham petrol ithalatı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 48,13 artarak 2 milyon 186 bin 802 tona yükseldi.

KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

Bu rakami mi da ortalama ise 12 ay ile carpasak 12x3,8 milyar = 45 milyar dolar her sene enerji ihtalata gidiyor.. Bu rakamda petrol fiyatlari 60 dolar bandinda oldugu icin Petrol yine 80-100 dolar cikarsa enerji faturamiz bir anda 60-65 milyar dolari bulur. Türkiye de buna hic hazir degil maalesef…


Onun icin, biz simdiden kendi alt yapi yatirimlarimizi yapmaliyiz… Yenilenebilir enerjiye yönelmeliyiz…


HES, RES, GES, Nükleer santraller gibi kaynaklara odaklanmaliyiz….



Mahmut Göksu
5 ay önce - Prş 28 Şub 2019, 11:41

Alıntı:

HES, RES, GES, Nükleer santraller gibi kaynaklara odaklanmaliyiz….


Res ve Ges bu dünyanın geleceği verimlilikler çok arttı. Nükleer bence enerji için değil de stratejik olarak bulunması gereken bir güç karşı değilim ama ciddi anlamda res ve ges atılımı yapılmalı


adem5555

5 ay önce - Pts 04 Mar 2019, 22:51


(+)


Amasya/ Merzifon Rüzgar Enerji Santrali



sayfa 34
« önceki   123 ... 33343536   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET