Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Dev şirketler rüzgar enerjisine yatırım yapıyor
« önceki   1234 ... 333435   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 3
Murat Kandemir
11 yıl önce - Cum 24 Ağu 2007, 01:05
Rüzgar Enerjisi Türkiye İçin Cazip mi?


Günümüzde bazı kıtlıklar başgöstermeye başladı ne yazık ki, susuzluk gibi, enerji darboğazı gibi. Benim de ilgimi çekti biraz internetten araştırma yaptım alternatif enerji kaynakları konusunda. Gördüğüm ve anladığım kadarıyla Türkiye rüzgardan enerji sağlama konusunda yatırım yapabilecek konumda. Dünyada bu konuda Danimarka'lılar, Almanlar, İspanyalılar ve Portekizler epey yol katetmiş durumdalar. Bu ülkelerin yoğunlaştıkları rüzgar tarlaları daha ağırlıklı olarak "offshore" yani açık denizlerde. Burada hem yeryüzünün engebelleri olmaması dolayısıyla rüzgarın verimi daha yüksek, hemde ses vs gibi nispeten olumsuz olabilecek özellikleri daha aza indirgenmiş durumda, artı istediğin yere de yapabilirsin.

Bizde Elektrik İşleri Etüd idaresi geçmiş meteorolojik verilerden ve çeşitli kurduğu rüzgar istasyonlarından de yararlanarak Türkiye'nin rüzgar atlasını çıkartmış. Fakat zannedersem açık denizlerimiz ile ilgili bir çalışma yapılmamış, özellikle de Karadenizde, belki marmarada ya da Akdenizde böyle bir çalışma faydalı olabilir.



http://www.ruzgarenerjisibirligi.org.tr/bilgibank ...-atlas.htm

Genelde rüzgar türbinleri kesintisiz rüzgar sağlanacak yerlere kuruluyor. Rüzgar enerjisinin en büyük sıkıntısı, sürekli ve istikrarlı bir şekilde enerji sağlamıyor olması. Yani ocak ayında toplanan enerji ile ağustos ayında toplanan enerji fark gösterebiliyor. Dolayısıyla birincil enerji kaynağı olarak kullanılması biraz güç görünüyor, mutlaka kesintisiz bir enerji türü ile desteklenmesi lazım. Fakat sınırsız bir enerji ve herhangi bir yakıta ihtiyaç duyulmuyor. Yani bir yerden petrol, su, doğalgaz tedarik etmeniz gerekmiyor, dolayısıyla % 100 yerli bir kaynak Tabii başta rüzgar türbinleri için yatırım yapmanız gerekiyor. Ama diğer enerji türleri ile kıyasladığınızda o da oldukça ucuz bir başlangıç maliyeti sağlıyor. Örneğin hidrolektrik santrali için koca koca barajlar yapmanız gerekli. Ya da termik santraller için madeni çıkartmanız, bazen işlemeniz ve onu yakmanız için santraller inşa etmeniz gerekiyor. Daha sonrasında atıklarını da yönetmeniz lazım (ya da iyi olur sağlık açısından).

Küresel ısınmanın başgöstermeye başlaması ile gene özellikle başta bahsettiğim ülkelerde bu enerji teknolojisine büyük yatırımlar yapılmaya başlandı, teknoloji ve verimlilik oldukça ilerlemiş durumda. Tek bir pervaneden 5 MW sağlayabileceğiniz türbinler tasarlanmış durumda, belki ilerde bu konuda daha da ilerleme sağlanabilir.

Zorlu enerji grubu General Elektrik ile işbirliği yaparak Osmaniye ilinde 130 MW'lık bir rüzgar tarlası kurma düşüncesinde. Fakat zannedersem henüz bazı pürüzler var, çünkü GE'nin internet sitesinde bu projeden bahsedilse bile Zorlu Enerjinin internet sitesinde ilgili bir bilgi bulamadım. Bu proje gerçekleşirse, küçük-orta boy bir barajdan elde edilecek enerji sadece bir rüzgar tarlasından elde edilmiş olacak.

Ben İstanbul hadımköyde ve silivri civarlarında tek türbinlik rüzgar gülleri gördüm. Pervaneleri gayet yavaş dönüyordu, oldukça ağır olsalar gerek diye düşündüm. Oradan elde edilen enerji nerede kullanılıyor bilmiyorum ama bedava, klimaya bağlanabilir bu sıcak günlerde


Neslihaan
11 yıl önce - Cum 24 Ağu 2007, 15:21

Sevindirici bir haber; Aksa Enerji tarafından Hatay'a rüzgar enerjisi santrali yapımı sürüyormuş.
Alıntı:
HATAY`IN Samandağ İlçesi`nde Sebenova ve Gözene Beldesi`nde yapılan yıllık 30 milyon kilovat saat enerji üretimi sağlayacak olan Rüzgar Enerji Santrali`ni kurma çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Projeyi gerçekleştiren Aksa firması Proje Müdürü Sencer Saraçoğlu, 15 tribünden oluşacak santralin yaklaşık 15 milyon Euro değerinde olduğunu söyledi. Samandağ`ın rüzgar enerjisi bakımından çok uygun durumda bulunduğunu ve bugüne kadar burada bir tesis yapılmamasının eksiklik olduğunu ifade eden Saraçoğlu , `Yapılacak tesisle bölgenin enerji açığı azalacak. Ayrıca ucuz enerji nedeniyle yatırımcılar buraya yönlenecek ve yeni sanayi ve turizm tesislerin kurulmasına olanak sağlayacak. Ayrıca Samandağ sahili rüzgar enerji santraliyle de adından söz ettiren bir yer haline gelecek` dedi.


2007-08-22 HO Tercüman


Fatih Can
11 yıl önce - Cmt 22 Eyl 2007, 23:50
Rüzgár Enerjisine 12 Milyar Dolarlık Yatırım


Ekim ayinda lisanslar verilecek 10 bim mv kurulu guc demek kurulu gucumuzun yuzde 25i demek ancak elektrik uretiminin yuzde 25 i olmaz bu cunku bu santrallerin calisma sureleri dusuktur yani kapasite faktorleri. Yuzde 10-15 gibi bir enerjimizi buradan saglamamiz mumkun.Bu da su anki potasielimizin tumunu kullanmak demek. Eger asagidaki lisans verilme islemleri gerceklesirse tum ruzgar enerjimizi kullaniyor olacagiz.

EPDK piyasayi beklemekle cok akillilik etti, daha once ruzgar enerji santrali kurulum maliyeti epey yuksekti ulkemizde su an dusmus durumda ve yapildikca da maliyet dusecektir bu da daha ucuz elektrik demektir.

Alıntı:
Rüzgár Enerjisine 12 Milyar Dolarlık Yatırım


Epdk Başkanı Yusuf Günay, Gelecek Ay Yapılacak Rüzgar Enerjisi Lisans Başvurularının En Az 10 Bin Megawatt Kurulu Güç ve 12 Milyar Dolarlık Toplam Yatırım Olmasını Beklediklerini Açıkladı.

EPDK Başkanı Yusuf Günay, gelecek ay yapılacak rüzgar enerjisi lisans başvurularının en az 10 bin Megawatt kurulu güç ve 12 milyar dolarlık toplam yatırım olmasını beklediklerini açıkladı. Günay, rüzgar enerji santralları ile yerlilerin yanı sıra İngiliz, Alman, İtalyan ve İspanyol firmaların ilgilendiğini söyledi.

ENERJİ Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Yusuf Günay, rüzgar enerjisi lisans başvurularını önümüzdeki dönemde alınacağını belirterek, 10 bin megavatlık lisans başvurusu beklediklerini söyledi. Günay, bu başvuruların değerinin 12 milyar dolarlık yatırım anlamına geldiğini kaydederek, bu başvuruların Türkiye’nin kurulu enerji gücünün yüzde 25’ine denk geldiğine dikkat çekti. Enerji Regülatörleri Bölgesel Ajansı (ERRA) Başkanlığı görevini de yürüten Günay, ERRA’nın Muskova’da yapılan toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.




Murat Kandemir
11 yıl önce - Pzr 23 Eyl 2007, 17:44

Alıntı:
Fatih Can:

Ekim ayinda lisanslar verilecek 10 bim mv kurulu guc demek kurulu gucumuzun yuzde 25i demek ancak elektrik uretiminin yuzde 25 i olmaz bu cunku bu santrallerin calisma sureleri dusuktur yani kapasite faktorleri. Yuzde 10-15 gibi bir enerjimizi buradan saglamamiz mumkun.Bu da su anki potasielimizin tumunu kullanmak demek.


Bu kadar vakit geçtikten sonra, dünyada sağlanan gelişmeler gözönünde bulundurulmalı ve strateji gözden geçirilmelidir. Dünya da artık karasal değil offshore rüzgar tarlaları üzerinde duruluyor. Yani açık denizlerde herhangi bir karasal engelden etkilenmeyen, daha verimli tarlalar oluşturma seçeneğinin üzerinde biz de durumalıyız. Malum üç tarafımız da denizlerle çevrili ve bu seçeneği kullanmak ve potansiyel artışları sağlamamız mümkün. EPDK, bu konuda da bir çerçeve ya da seçenek oluşturulmalıdır. Bu arada bu konuda bir gelişmenin sağlanması da sevindirici.


Fatih Can
11 yıl önce - Pzr 23 Eyl 2007, 17:50

Su an biz denizlere ruzgar icin kullanamiyoruz diye biliyorum, kita sahanligi meselesinden ve derinlik meselesinden dolayi ozellikle ege tarafi sorunlu.Deniz derinligi 50 metreyi gecince santral kurmak icin maliyet inanilmaz artiyor ve bu bolgeler ruzgar santralleri icin uygun gorunmuyor ama ilerde buralar da belki kullanilir. Bizde de denizler kuzey avrupadaki gibi sig degil maalesef. Ruzgar haritalarina bakarsaniz denizleri ruzgar potasiyeli yok olarak gosterir.

Bu arada denizden elde edilen enerji de karadakine gore daha maliyetli oluyor cunku deniz icine kazik cakmak gerekli bu isi icin. Iki uc euro cent daha maliyetli deniz isi.


Murat Kandemir
11 yıl önce - Pzr 23 Eyl 2007, 18:22

Evet, dediğiniz konu Ege'de belli sıkıntılar belki yaratabilir kıta sahanlığı yüzünden. Fakat o kadar açık denize çıkmamız gerektiğini zannetmiyorum. Kaldı ki Ege haricinde Karadeniz, Marmara, Akdeniz'de sıkıntımız olmayan denizlerimiz var.

Derinliğin problem olduğunu zannetmiyorum, çünkü tarlaları okyanusda kuruyorlar. En son ingilizler londra'nın doğusunda dünyanın en büyük rüzgar tarlalarını kurmaya hazırlanıyor (London Array Projesi). Denize çakmıyorlar herhalde, büyük hacıyatmaz şeklinde projelendiriliyor olması da ihtimal.

http://www.bbc.co.uk/turkish/europe/story/2006/12 ...wind.shtml

Maliyetler güngeçtikçe azalıyor rüzgar enerjisinde. Çok büyük ar-ge harcaması gerektirmiyor. En büyük eksisi, kurulum maliyeti sonrasında diğer enerji türleriyle karşılaştırınca bakım maliyetleri, işletim giderleri vs, çok daha ucuz bir teknoloji. Türkiye, bu konuda öncü ülkelerden biri olmalıdır, kendi rüzgar türbinlerini kendisi üretmelidir, yerli teknoloji fırsatı kullanılmalıdır.



Fatih Can
11 yıl önce - Pzr 23 Eyl 2007, 18:38

Kuzey denizlerinde derinlikler dusuktur bu yuzden de Brent petrolu dıger denızlerden cıkarılan petrollere gore ucuzdur ve kolayca cikarilir. Ingiltere gibi bolgeler buraya uygundur. Bizim denizlerimizde derinlik iclerde cok fazladir. Denizde santral kuracaksaniz da belli bir acikliga gitmek gerekiyor cunku puruzluluk faktoru denen birsey var yani cevresindeki daglardan vs etkilenmemesi gerekli santralin.

Deniz dibine cakmak gerekiyor maalesef su an haciyatmaz ya da platform teknigi kullanilmiyor. O kanatlara gelen yukler kucumsenecek seyler degil,en kucugu 1 MV ekonomik bir turbinin, platform tarzi bir yerde durmasi cok zor turbinlerin.

Emin olun Turkiyede deniz ruzgari daha ekonomik olsa idi kullanilirdi.

Konu ile ilgili dokuman eklerim o zaman daha aciklayici olur.

Bir link

http://fogonazos.reklam_link.com/2006/12/how-to-buil ...-farm.html


En son Fatih Can tarafından Pts 24 Eyl 2007, 10:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


umit1
11 yıl önce - Pzr 23 Eyl 2007, 19:58

Bahse konu Ingiltere icin karsilastirilmali birim enerji uretim maliyetlerini ekteki grafikten görebilirsiniz.

Birim maliyetler Ingiliz poundu/Kwh cinsinden verilmistir.



(+)


Kuzey Denizinde petrol cikarilmasinin maliyeti ucuz degil pahalidir,baslangicta varili 12-15 seviyelerinde olan Kuzey denizi petrollerinin maliyeti bu bolgenin de zirve yaparak dususe gecmesinde sonra 30 dolar seviyelerine gelmistir.

Tarihi perspektifden bakarsak dunyanin gelmis gecmis en ucuza petrol cikarilan bölgesi Suudi Arabistan'ın Kuzey Ghawar havzasidir bu bolgenin varil başı üretim maliyeti bu bölge zirve yapmadan evvel 3 dolar civari idiydi bugun zirve sonrasinda düşen uretim,gerekli "enhanced recovery" teknikleri ve yuksek oranli "water cut" nedeni ile bu maliyet 20 dolara yukselmis bulunmaktadir.[/quote]


sserhat
11 yıl önce - Pzr 23 Eyl 2007, 22:32

iyi güzel tamam da. mesela danimarka geçen sene mevsim dengesizliği sebebiyle 10 milyar dolarlık elektrik satın aldı. onlar da rüzgar enerjisi kullanalım diye bi ton masrafa girdiler. mevsim anormalliğinden dolayı 10 milyar dolar gibi bir parayı dışarı savurdular.

Fatih Can
11 yıl önce - Pts 24 Eyl 2007, 10:10

Dogrudur ruzgar esmesze ısınız bıttı demektır kı bu da anormal durumlarda olabıılır ancak ıste ıstastıklere bakılarak bir hesaplama ve fizibilite yapılıyor. Gerci elimizde gecmise dair fazla rüzgar hızı verisi yok,rüzgar santralleri için rüzgar olcum istasyonlarının ve sisteminin kurulma işi ülkemizde bir kaç yıl öncesine dayanır. Daha önce alınan rüzgar hız ölcümleri meteorolojik amaçlıdır halbuki rüzgar çiftlikleri için ölçümler 0, 10, 30 ve 50 metre yüksekliklerde yapılmalıdır.

Brent petrolu de denizden cıkan petrol arasından evet en düsuk maliyetlidir.



sayfa 3
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
« önceki   1234 ... 333435   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET