Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Dev şirketler rüzgar enerjisine yatırım yapıyor
123 ... 343536   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 1
Ethem
14 yıl önce - Cum 01 Nis 2005, 22:01
Dev şirketler rüzgar enerjisine yatırım yapıyor


Dev şirketler rüzgar enerjisine yatırım yapıyor


Dev şirketlerin gözü rüzgar enerjisi piyasasında...


Tüm dünyada geçen yıl rüzgardan 8 bin megavatlık elektrik enerjisi üretildi. Uzmanlar, rüzgar gücünün toplam enerji üretimi içindeki payını daha da büyüteceğini söylüyorlar. Yüksek büyüme oranlarına erişmesi, bu enerji branşını dev sanayi tröstleri için de cazip kılmaya başladı. Ralf Köpke’nin haberi...

Bu konudaki ilk adım, 2002 yılında ABD’nin en sbüyük sanayi holdinglerinden General Electric’ten geldi. 2004 yılında da Almanya’nın sanayi ve ileri teknoloji devi Siemens piyasaya adımını attı. Siemens, bu alanda geliştirdiği teknik çözümlerle dünyanın ilgisini çeken, Danimarka’nın önde gelen rüzgar türbini imalatçılarından Bonus Energy’yi satın aldı.

Stuttgart Üniversitesi’ndeki Almanya’nın tek Rüzgar Enerjisi Fakültesi Dekanı Profesör Martin Kühn bunun son derece isabetli bir hamle olduğunu söylüyor. Rüzgar enerjisinin geleceğinin parlak olduğunu vurgulayan Kühn, “Bir global sanayi tröstünün daha bu piyasaya girmesi, rüzgar enerjisinin son derece ilginç olduğunu, yüksek kâr marjı vadettiğini ve ilerde daha da büyüyeceğini gösterir” tahmininde bulunuyor.

Siemens’in atağı

Siemens şimdiye kadar ekolojik enerjiye yüz vermemişti. Dev sanayi kuruluşu enerji teknolojisi dışında hidrolik ve termik enerji santrallarının türbinlerini inşa ediyor ve komple nükleer enerji santralları kuruyordu. Siemens rüzgar enerjisi branşının sorumlusu Andreas Nauen, ürün yelpazesini genişletmelerinin kendileri için sorun olmadığını savunuyor.

“Rüzgar piyasasını iki yıl inceledik ve bu piyasanın büyüme potansiyelini araştırdık. Siemens büyümek istiyor. Rüzgar enerjisi de büyümeye elverişli bir pazar olduğu için piyasaya girişi kolaylaştıracak şirketlere yatırım yapmaya karar verdik” diyen Siemens Müdürü Nauen, hedeflerinin rüzgarla birlikte büyümek ve 2008, 2009 yılına kadar rüzgar türbini piyasasındaki iş hacmini bir katı arttırmak olduğunu söylüyor.

Alman şirketinin hedeflediği ciro 600 milyon euro civarında ve bu parayı sadece Avrupa’da değil, ABD’ye de rüzgar teknolojisi satarak da kazanmayı planlıyor. Andreas Nauen, Amerikan piyasasındaki dev rakiplerinden çekinmediklerini de sözlerine ekleyerek “Zorlanacağımızı sanmıyorum. Westinghouse’i satın alarak mükemmel bir kapı araladık. Bu şirketin ABD’deki popülaritesi yeni dünyada rüzgar türbinleri pazarlamamızı kolaylaştıracak” diyor.

Açık denizlerdeki türbin parkları

Gözler artık karadaki düşük kapasiteli yel değirmenlerinden açık denizlerdeki dev türbin parklarına çevrili. Danimarka şirketinin Baltık Denizi’ndeki projesinin tuttuğunu anlatan Profesör Martin Kühn, geleceğin “Off Shore” tesislerinde olduğunu söylüyor. Kühn, “Bonus adlı Danimarka şirketinin uluslararası prestiji yerinde. İhracat payı yüksek ve tesisleri dayanıklı. Siemens’in sermayesi ve teknolojinin yenilenmesi, bu ikiliyi yenilmez hale getirebilir” diyor.

Dünyada beş büyük şirketin rüzgar enerjisi piyasasının %80’ine hakim olduğunu anlatan Kühn, globalleşen dünya ekonomisinde projelerin de büyüdüğünü, ancak Almanya piyasasından pay almayı başaran küçük şirketlerin global rekabete dayanamayacaklarını sözlerine ekliyor.

http://www2.dw-world.de/turkish/wirtschaft/1.131180.1.html


messiah_haktan

14 yıl önce - Cum 01 Nis 2005, 22:47

Türkiye'de ki durum su an icin gülünc ötesi!



Hakan

14 yıl önce - Cmt 02 Nis 2005, 02:44

Turkiye'de durum aslinda cok daha iyi olabilirdi. Bizim Alacati ve Bozcaada'daki kucuk santraller 2000'de acildiginda Avrupa Marketi yeni yeni sekilleriyordu. Ortaya cikan enerji yolsuzluklari (Ersumerdi galiba bakanin adi) enerji piyasalarinin yeniden sekillenmesine sebep oldu. Yeni kurulan EPDK, butun ruzgar santrali ihalelerini iptal etti.

Oysa Turkiyenin cok buyuk bir potansiyeli var, ozellikler Kuzey Ege ve Marmara'da

Bu haritada tam olarak gorunmuyor ama Kuzey avrupa ve Ege, Avrupanin en ruzgarli yerleri. http://www.risoe.dk/vea/projects/nimo/WAsPHelp/Eu ...source.htm

Kuzeyde Danimarka gecen sene butun elektrik tuketiminin yaklasik %22sini ruzgardan sagladi. Onumuzdeki 15 sene icerinde %50'ye ulasmayi planliyorlar.
http://www.windpower.org/composite-399.htm Artik karada yer kalmadigi icin denizde butuk santraller insa ediliyor
http://www.hornsrev.dk/ ve http://uk.nystedhavmoellepark.dk/frames.asp son birkac senede Kuzey denizinde yapilan 160MWlik santraller.

Almanya ve Ispanya buyuk atilim yapti. Bizim komsu bile yuzlerce megawatlik ruzgar ciflikleri kurdu son bir kac sene icerisinde.

Turkiye'de ruzgar enerjisini kullanmak isteyen isadamlarinin kurdugu siteye bakabilirsiniz, http://www.ressiad.org.tr/ sik sik update ediyorlar.

Avrupa Birligine girmek lafla olmuyor, yenilebilir enerji icin cok agresif hedefleri var ABnin, Agenda 2010'du sanirim. Turkiye'nin biraz once atil durumda olan kaynaklarini kullanilabilir hale getirmesi lazim.

Ayni olay hidroelektrikte de var. Turkiyenin DSI'in tahminlerine gore 35000MWlik potansiyeli olmasina ragmen, sadece 12500MWlik kurulu gucu var barajlar uzerinde. Su akar, biz bakariz. Enerjide Ruslara ve petrole bagimliligimizi azaltmak icin devletin yerel ve yenilebilir kaynaklari desteklemesi lazim. Ama devlet faizcilere borc odemekten yatirim yapamiyor.



Öze®
14 yıl önce - Cmt 02 Nis 2005, 03:04

Benim Bitirme Ödevim...
Yalnız daha tezimi hazırlamadım...
Hazırladağım zaman içerisindeki bilgileri sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
Bildiğim kadarıyla Türkiye rüzgar enerisini kullanacak kapasiteye sahip değil..
Rüzgar enerjisi kurulabilecek 2 yer var Ülkemizde ..
Biri Trakya ve civarı diğeri ise Güneydoğu Anadolu'nun bazı kesimleri..
Bu enerji türü coğrafi konumumuzdan ötürü bizim işimize yaramıyor.
Ülkemizdeki enerji sıkıntısı büyük problem....
Her ne kadar zararlı olsa da nükleer bir santral oluşturulamalı...
Yoksa enerji darboğazıyla karşı karşıya kalabiliriz...


egeerhan
14 yıl önce - Cmt 02 Nis 2005, 20:12

Çeşme alaçatı (mehmetyasa35 ile geçen hafta arabadan çektigimiz fotograf)


(+)




Ekrem
14 yıl önce - Cmt 02 Nis 2005, 22:23

bana göre rüzgar enerjisi tamamen sacmalik...

1. Yapim maliyeti cok yüksek

2. bir günde üretebilecegi rüzgar enerjisinin en fazla 40%ini yakalayabiliyor

3. 5 rüzgar santralin maliyeti 1 geotermiksantralin'kisiyle ayni, ancak bir geotermik santralin üretdigi enerji en ez onkatidir

4. rüzgardan enerji kapma teknolojisi daha yeterince gelismemis ve kulanilmasi daha cok erken

ne ekonomik olarak nede stratejik olarak bize fayda getirir, almanyanin enerji kaynagin yüzde besi rüzgar teknolojisinden geliyor ancak bircok partilerden ve kuruluslardan tepki aliyor...

böylelikle almanya milyarlarca euroyu havaya ucurdu...


Hakan

14 yıl önce - Sal 12 Nis 2005, 21:45

Ruzgar enerjisinin surekli enerji uretmedigi ve toplam tuketimin diger kaynaklarla desteklenmesi gerektigi dogru. Fakat uygun planlama ile Turkiye elektrik enerjisinin en az yuzde 10'unu ruzgardan saglayabilir.

Insa edilen santrallerin kendini amorti etmesi yaklasik 10-15 sene aliyor. Almanya su anda elektrik tuketiminin yuzde 6'sini ruzgardan sagliyor. Fakat onumuzdeki yillarda kurulacak offshore santrallerle amaclari %25'e ulasmak. Bunun sebebi de su anda Almanyada bulunan nukleer santraller onumuzdeki 15 sene icerinde kapatilacak.

Turkiye'de bu arada ilginc gelismeler oldu. Yeni cikan yasa ruzgar enerjisinin onunu acmasi beklenirken tam tersine ruzgar enerjisine yatirimi iyice zorlastirdi. Asagidaki yazi Dunya gazetesinden:

Rüzgar Enerjisine Yatırım Beklemek Hayal
12/04/2005
Türkiye’yi rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarıyla tanıştıracak yasa tasarısı üzerinde, Devlet Bakanı Ali Babacan ile Enerji Bakanı Hilmi Güler anlaştılar.

Ancak, bakanların alım garantisine sınırlama getiren anlaşmalarına, yatırımcılar tepkili. Rüzgar Enerjisi Yatırımcıları Derneği Başkanı Selahattin Güler’e göre, bu yasayla Türkiye’de rüzgar enerjisi santrali kurulması ve özellikle de yabancıların bu alanda yatırım yapmalarını beklemek hayal. Doğalgaz, kömür ve hidrolik ağırlıklı enerji üreten Türkiye, rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yabancı. Oysa Avrupa’da, bu gibi temiz enerji kaynakları oldukça yoğun olarak kullanılıyor. Meclis gündeminde tam on aydır bekleyen, “Yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin tasarı, Türkiye’nin de bu kaynakları yoğun olarak kullanması” için tasarlandı. Ancak içerdiği alım garantilerinin yol açacağı kaynak ihtiyacı nedeniyle, uzun süredir Devlet Bakanı Ali Babacan engeline takılan tasarı üzerinde uzlaşma sağlandı. Alım garantilerinin sınırlanmasıyla Devlet Bakanı Babacan ve Enerji Bakanı Hilmi Güler arasında orta yol bulunmuş oldu. Ancak, bu defa yatırımcı sektör tepkili.

BU TASARIYLA HAYAL

Rüzgar Enerjisi Yatırımcılar Derneği Başkanı Selahattin Baysal’a göre, bu yasayla Türkiye’de rüzgar santrali yapılmasını beklemek hayal. Baysal, bu konuda şunları söylüyor: “Alacağını TL olarak alacak olan bir yabancı yatırımcı, Türkiye ortalama satış fiyatı diye yıllara göre belirsiz ve Bakanlar Kurulu’na yüzde 20 azaltacağının da yeni eklendiği bir tasarıyla, Türkiye’ye yatırım için kredi getirir mi? Bunu beklemek hayal değil mi? Hükümet, uluslararası doğalgaz ve petrol lobilerine rüzgar ve güneş enerjisini, ülkenin yerli temiz kaynaklarını kurban etmiştir.”

AB İLERLEME RAPORU

TİCARET muhabirinin belirlemelerine göre, “AB’nin 6 Ekim tarihli ilerleme raporunda, Türkiye’nin yenilenebilir temiz enerji kaynaklarıyla üretim eksikliğine” de dikkat çekiliyor. TİCARET muhabirine bilgi veren kaynaklar, hükümetin alelacele bir tasarıyı Meclis’e getirdiğini, konuyu Başbakan’a da aktarmak istediklerini söylediler.



Yiğit NALBANT

13 yıl önce - Sal 07 Şub 2006, 15:08

Hakan bey santralin kendini amorti etme süresi konusunda abartmadınız mı (10-15 yıl!)

sadece 3-4 ayda amorti ediyor biliyorum!!


alimemo
13 yıl önce - Çrş 08 Şub 2006, 03:26

15 yıl çok uzun. 3-4 ay da çok kısa.
Çok kaba bir hesap yaparsak:
Bozcaada'daki 14 pervanenin 17 milyon dolara mal olduğunu ve her birinin 600 kW ürettiğini söylemişlerdi. Yani bir tanesi 1.2 milyon dolar. Elektriğin kilovatsaatini 13 cent diye alırsak, 1.2 milyon dolarlık enerji 9,340,000 kilovatsaate tekabül ediyor. 600 kW'lık bir pervanenin bu enerjiyi üretmesi de 15,500 saat ister, yani 650 gün.

Reaktörün kaba hesabı:
1 GW'lık reaktör kilovatsaati 13 centten saniyede 36 dolarlık enerji üretir, yani günde 3.12 milyon dolar. Eğer 3 milyar dolara nükleer santral yapılabiliyorsa nükleer santral kendini 2.5 yılda amorti eder. Tabii elektrik piyasasını ve nükleer santral maliyetini (işletme maliyeti, vs) bilen arkadaşlar bu kaba hesabın daha incesini yapabilirler, hatta yaparlarsa makbule geçer.


Hakan

13 yıl önce - Prş 09 Şub 2006, 04:57

Alimemo, amortizasyonda goz onunde bulundurulmasi gereken diger faktor de ruzgar terminalinin ne kadar kullanim araligi ile calistigi.  Kuzey denizinde kurulan HornsRev www.hornsrev.dk, Nysted http://uk.nystedhavmoellepark.dk/frames.asp  gibi buyuk ruzgar ciftliklerinde bile availability factor (ruzgar terminalinin calisma orani) yuzde %26-30 seviyesinde. Heaplamada bunuda dikkate almak lazim.

15 sene rakamina gecen sene Palm Springsteki kucuk bir sirketin rugar santrali yatirim planini inceledikten sonra ulastik. Amerika ve Avrupa'da hukumetlerin yenilebilir teknolojiye bakislari ve verdikleri destegin niteligi farkli. ABD'de kilowat basina 1.5 cent vergi kredisi veriliyor. PTC (Production Tax Credit) ruzgar enerjisi ureten Utility'lerin (bizdeki karsilig TEK sanirim) vergi yukumlulugunu azaltiyor.

Avrupa'da Ruzgar terminallerinin patlama yaptigi Ispanya ve Almanya'da is ruzgar enerjisi ile uretilen elektrige belirli bir fiyat biciliyor. Su anda 8 cent civarinda oralama kwhr basina ve ureticiye fiyat garantisi veriliyor. Avrupa'da insa edilen ruzgar santrallerinin kendini amorti etmesi haliyle daha hizli.

Soyle bir hesap yapalim. Oncelikler kurulu guc ve uretilen enerji farkli rakamlar. Turkiye'de eneji ile ilgili haberlerde surekli sap ve sapan karistiriliyor. Kurulu guc (Watt cinsinden), uretilen enerji (Watt saat) cinsinden verilir. Ornegin 1kwlik bir santral 1 saat calisirsa 1kw saat enerji uretmis olur.

1MW'lik bir ruzgar santrali oralama olarak bir saat calismiyor ne yazikki. 1MW'li nukleer santral ise yakit oldugu surece 1 saat boyunca calisabiliyor. Bahsettigim availability factor ruzgar santrallerinin ortalama 18 dakika calistigini gosteriyor. Bazi aylar bu faktor %50'lere bazi aylarda %5'e dusuyor.

Ornege devam edeyim, 1MW kurulu gucu olan santralin, surekli calismasi durumunda, sene boyunca 24x365 = 8760, yaklasik 9 milyon kwsaat enerji uretmesi beklenir. Fakat ruzgar santrallerinde bu rakam ruzgarin hizina bolgeye etc bagli olarak 2milyon kwsaat'de kaliyor.

Devlet garantisi ile 8 centten alinirsa elektrik, yillik ureticiye getirisi 160 bin dolar oluyor. Su anda 1MWlik bir santral yaklasik 1.2 milyon dolar civarinda. Son zamanlarda daha buyuk turbinler kullaniliyor, MW/price surekli dusuyor. Bu durumda amortizasyon 8/10 sene araliginda kaliyor. Dedigim gibi ABD'de bu rakam devlet destegi daha az oldugu icin 10-15 seneye kadar cikiyor.

Ornegin Bandirmadaki yeni 30MWlik ruzgar ciftligi, 1.5MWlik GE turbinlerini kullaniyor.  Butun haracamalarin toplami yaklasim 40m$ civarinda olacak.

Isin matematigi bir yana, ruzgar enerjisi yerli kaynaklari kullanarak, cevreyi kirletmeden istihdam yaratan gelecegi cok parlak olan bir enerji tarzi. Ayrica bahsettigim capital cost (yani turbin uretimi maliyeti) etc Turkye'de uretim yapilmasi durumunda cok daha dusebilir.  Alacati'daki santralleri yapan Gucbirliginin Turkiye'de turbin uretmek uzere Almanlarla yaptigi anlasmalar var.

Bizlere dusen bilincli bir sekilde ulkeyi yonetenlerden ruzgar enerjisine yatirim yapilabilecek uygun ortamin yaratilmasini saglamalarini talep etmek.



sayfa 1
123 ... 343536   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET