1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Burak Ulas
9 yıl önce - Pzr 10 Ksm 2013, 18:06
İngilizce'yi birlikte öğrenelim
İngilizce Ders - 1
Daha öncede bahsettiğim gibi İngilizce öğrenmek isteyen arkadaşlara yardımcı olmak için genel dilbilgisi ve günlük hayatımızda kullandığımız kelime ve ifadelerin İngilizce karşılıklarını göstermeye çalışacağım. Ancak burada interaktif bir çalışma yapılamıyacağı için, sadece teorik bilgileri aktarmaya çalışacağım. İngilizce kelimelerin telafuzlarının Türkçe olarak karşılıklarını yazacağım elbette, ancak tam olarak nasıl söylendiğini dinlemek isteyen arkadaşlara internetden seslisözlük ya da tureng gibi sitelerden faydalanabilirler. Bu sitelerde hem Türkçe-İngilizce karşılıklarını görme hem de telafuzlarını dinleme şansınız var.
İngilizce'ye ilk kez öğrenmeye başlayan arkadaşlara ilk başta tavsiyem: "Hata yapmaktan korkmayın" olacaktır. Yani yanlış birşey söylerim ya da yazarım ve daha sonra komik duruma düşerim diye sakin düşünmeyin. Tamamiyle kendiniz olun. Hiç kimse hata yapmadan konuşamaz. Ana dili İngilizce olan kişiler bile hata yapıyorlar. O yüzden hata yapmaktan kesinlikle korkmayın.
İkinci tavsiyem ise bol bol İngilizce dinleyin. Bir bebek nasıl etrafındaki insanların konuşmalarını dinleyerek ilk kelimelerini yavaş yavaş öğrenip konuşmaya başlıyorsa, sizde mutlaka ama mutlaka İngilizce yayınlar dinleyin. Örneğin ınternet'den BBC radyo yayınlarını yada akıllı telefonunuz varsa eğer oradan çeşitli radyo programlarını indirip İngilizce radyo dinleyebilirsiniz. Eğer bulabilirseniz İngilizce film ya da dizileri, İngilizce alt yazılı olarak izlemeyide tavsiye ederim. Bu çalışmalara başladığınızda ilk başta elbette hiç bir şey anlamayacaksınız. Ancak bol bol dinlerseniz, çok kullanılan bazı terim ve ifadeler kısa sürede beyninize işleyecek ve kolay kolay unutmayacaksınız.
Bir başka tavsiyem ise yeni öğrendiğiniz kelimelerin sadece Türkçe karşılıklarıyla değil, kendi kurduğunuz bir cümleyi defterenize yazarak öğrenmeye çalışınız. Kendi kuracağınız bir cümlede bu kelimeyi unutma olasılığınız, sadece Türkçe karşılığını ezberleyerek unutma olasılığından daha az olacaktır.
Artık ilk dersimize geçebiliriz.
İNGİLİZ ALFABESİ:
İngiliz Alfabesi 26 harften oluşur
Harf ------- Okunuşu
A a -------> ey
B b -------> bi
C c -------> si
D d -------> di
E e -------> i
F f -------> ef
G g -------> ci
H h -------> eyç
I i -------> ay
J j -------> cey
K k -------> key
L l -------> el
M m -------> em
N n -------> en
O o -------> ou
P p -------> pi
Q q -------> kiu
R r -------> ar (r harfi çok fazla vurgulamadan)
S s -------> es
T t -------> ti
U u -------> yu
V v -------> vi
W w -------> dabilyu
X x -------> eks
Y y -------> vay
Z z -------> zed
- A,E,I,O,U sesli harflerdir(vowels)
- Y ve Q yarı sesli harflerdir(semi vowels)
- Geri kalan harfler sessiz harflerdir(consonants)
İngilizce harflerin okunuşlarını öğrendikten sonra bir kaç alıştırma yapalım.
En popüler ve günlük hayatımızda karşımızia çıkan kısaltmalara bakıcak olursak.
IBM: --> ay-bi-em
FBI: --> ef-bi-ay
UK: --> yu-key
USA: --> yu-es-ey
EU: --> i-yu
OECD: --> ou-i-ci-di
Şimdi ise birkaç Türkçe ismi harf harf söyleyelim.
MEHMET: --> em-i-eyç-em-i-ti
MUSTAFA: --> em-yu-es-ti-ey-ef-ey
AHMET: --> ey-eyc-em-i-ti
Eğer isminizde İngiliz alfabesinde bulunmayan ü, ö, ş, ğ gibi harfler varsa, isminizi sadece İngiliz alfabesindeki harfleri kullanarak kodlayabilirsiniz.
Örnek:
AYŞE: --> ey-vay-es-i
Not: Ancak isminizi Türkçe original şeklinde telafuz etmek zorundalar.
Eğer kelime içinde bir harf ardı ardına tekrar ediyorsa "DOUBLE" (dabıl) yani "çift" sözünü kullanabilirsiniz.
Örnek:
BOOK: bi-double ou-key
ESSAY: i-double eş-ey-vay
HARFLERİN OKUNUŞ ŞEKİLLERİ
- "C" harfi; önünde "e,i,y" harfleri varken "s" gibi okunur.
Örnek: City (siti), mercy (mösi), cent (sent) gibi.
- ”C” harfi, önünde ”a,o,u” harfleri varken genelde ”k” gibi okunur.
Örnek: cat (ket), cold (kold), cup (kap) gibi.
- "G" harfi, önünde "e,i,y" harfleri varsa "c" şeklinde okunur.
Örnek: page (peyc), energy (enıci), gentlemen (centılmın) gibi.
- "J" harfi, daima "c" olarak okunur.
Örnek: jam (cem), july (culay), just (cast) gibi.
- "Y" harfi, kelime sonlarında "i" gibi okunur.
Örnek: Agony (egıni), treaty (trıti), salty (solti) gibi.
- "S" harfi, iki ünlü arasında yer alan kelimelerde "z" gibi okunur.
Örnek: Nose(nouz) , Noise(noiz) , Result(rizalt)gibi.-
- "SCH" harfleri, "sk" olarak okunur.
Örnek: Scheme(skim) , Schedule(skecul) gibi okunur.
- "Kn" ile başlayan kelimelerde "k" harfi okunmaz.
Örnek: knife (nayf), knee (nii), knight (nayt), knock (nak) gibi.
- Ho" ile başlayan kelimelerde "o" harfi okunmaz.
Örnek: honour(anır) , hour(awır) gibi.
- "Wr" ile başlayan kelimelerde "w" harfi okunmaz.
Örnek: write(rayt) , wrong(rong) , wrist(rist) gibi.
Çift Sesliler
Çift Sesliler----- Okunuşu------Örnek Kelimeler
ai-----------------------ê----------------nail(nêyl), maid(mêyd), hair(hêyr)
au----------------------ô----------------daughter(dôtır), because(bikôz)
ea----------------------i-----------------eat(iit), ear(iır), easy(iizi)
ee---------------------- î-----------------tree(trî), see(sî)
ew--------------------yu----------------new(niyu), few(fiyu), nephew(nifyu)
ie-----------------------î-----------------niece(nîs), piece(pîs)
oa----------------------o----------------coat(koot), soap(soop), board(boord)
oe---------------------u----------------shoe(şuu)
oo---------------------u----------------book(buuk), foot(fuut)
ou---------------------au-------------- mouse(maus), house(haus), out(aut)
ow--------------------ô---------------low(lô), window(vindô)
Çift Seslilerde Bazı İstisnalar
- u olarak okunan oo, bazen ô olarak okunur.
örnek: floor (flôr), door (dôr) vb.
- u olarak okunan oo, bazen de a olarak okunur.
örnek: blood (blad) vb.
- ô olarak okunan ow, bazen au olarak okunur.
örnek: how (hau), flower (flauvır), now (nau), down ('dauvn) vb.
Çift Sessizler
Çift Sessizler------Okunuşu--------Örnek Kelimeler
ch--------------------ç--------------------cheese(çiiz), child(çayld)
sh--------------------ş--------------------ship(şip), she(şii), shake(şeyk)
th--------------------dh-------------------the(dhı), they(dhey), thank(dhank)
ph--------------------f---------------------photo(fôtoğ), phenomen(fenomen), nephew(nifyu)
Çift sessizlerde istisnalar
- ç olarak okunan ch, bazen k olarak okunur.
örnek: ache (æk), school (skuul), monarch (monırk), vb.
- Kelime sonuna denk geldiğinde genelde telaffuz edilmeyen gh [örneğin high-(hay)] sesi, bazen f olarak okunur.
örnek: laughter (lâfdır), enough (inaf) vb.
Bugünlük bu kadar. Yarın sayılar ve şahıs zamirleriyle devam edeceğiz.
|
 |
Tarık Akın
9 yıl önce - Pzr 10 Ksm 2013, 22:16
Son derece ilginç ve yararlı bir başlık olmuş Burak Bey. Sağ olun. Ben size ders dışı bir soru sormak istiyorum. Amerika'lıların bir tanıdıklarıyla karşılaştığında sordukları şöyle bir soru var. Yanlış anlıyor olabilirim. How are you doing? Bu cümleyi açar mısınız? Kökeni nedir?
Gökhan Beye de derse yaptıkları güncel katkıdan dolayı teşekkür ederim.
|
 |
Ahmet Yvzl
9 yıl önce - Pzr 10 Ksm 2013, 22:24
| Alıntı: |
| Amerika'lıların bir tanıdıklarıyla karşılaştığında sordukları şöyle bir soru var. Yanlış anlıyor olabilirim. How are you doing? Bu cümleyi açar mısınız? Kökeni nedir? |
Ben kökenini bilmiyorum ama dizilerde çokca rastladıktan sonra benim de kafama takılmıştı. Cümlenin söylenişi tam olarak " how you doin". Türkçede "naber?" anlamında. Biraz kaba bir tabir olduğunu okumuştum biryerlerde.
Şu videoyu da eklemeden geçemicem. Gelmiş geçmiş en iyi sit-com dizisi "Friends"'in en komik karakterinin bu cümle ile ilgili bir videosu.
|
 |
Gokhan Bayraktar
9 yıl önce - Pzr 10 Ksm 2013, 22:27
How are you doing burada da epeyi kullanilmaya basladi ben de cok kullaniyorum.Bu "how do you do"how are you" hepsini anlami ayni.Nasilsin,naber,ne yapiyorsun,nasil gidiyor vs..Amerikalilarin do fiilini simdiki zaman uyarlayip how are u sorusunun sonuna getirmeleriyle olusmus bir soru.Yani amerikan aksani ya da agzi diyebiliriz.Kelime fazlaligindan baska bir sey degil.Sonuc itibariyle bu uc soruya da verilen cevaplar aynidir.
I`m fine thanks
Very good
Fine
So so
fine and you
not too bad
i`m ok
i`m allright
okay
allright
|
 |
Tarık Akın
9 yıl önce - Pzr 10 Ksm 2013, 22:31
Ahmet Bey, tam sorumun üstüne, en uygun video clipi bulmuşsunuz. Günlük yaşamda Amerika'lılar sanki daha yuvarlayıp (zaten neyi yuvarlamıyorlar ki?) konuşuyorlar. İngiliz'lerden farklı olarak bu sorunun kökeni nedir acaba?
İngiliz'ler "How do you do?" der. "How are you?" der. Bu Amerika'lılar farklılar.
|
 |
Emir ERTEN
9 yıl önce - Pzr 10 Ksm 2013, 22:41
- What is this?
- This is a bank.
(Bir zamanların popüler reklamı)
|
 |
Burak Ulas
9 yıl önce - Pzr 10 Ksm 2013, 23:18
| Alıntı: |
Ahmet Bey, tam sorumun üstüne, en uygun video clipi bulmuşsunuz. Günlük yaşamda Amerika'lılar sanki daha yuvarlayıp (zaten neyi yuvarlamıyorlar ki?) konuşuyorlar. İngiliz'lerden farklı olarak bu sorunun kökeni nedir acaba?
İngiliz'ler "How do you do?" der. "How are you?" der. Bu Amerika'lılar farklılar. |
Tarık Bey, İngilizce yıllar içinde pek çok değişikliğe uğramıştır. Bunun en büyük nedeni İngilizce, Amerika'dan Avustralya'ya kadar geniş bir coğrafyaya yayılmış olmasıdır. Yabancı göçmenlerinde etkisiyle İngiltere'de konuşulan İngilizce ile Avustralya'da ya da ABD'de konuşulan İngilizce arasında farklılıklar belirmeye başlamıştır.
Örneğin sorduğunuz soruya gelirsek, How are you doing? sorusuna 50 yıl önce rastlamak hemen hemen imkansız. Ama zaman içinde How are you? ve How do you do? gibi resmi soruların yerine böyle bir kalıp ortaya çıkabilmiş. Ayrıca bunun gibi bir çok örnek var. Avustralya'da çok kullanılan "How are you going?" mesela. Bu da "Naber?" "Nasılsın?" anlamına geliyor. Bu kalıpların cevaplarının bir kısmını Gökhan arkadaşımız vermiş. Bunların yanına doing well, not much gibi cevaplarıda ekleyebilirsiniz.
Şimdilik burada en temel ve basitden başlayıp sindire sindire gitmeyi planlıyorum.
|
 |
AloTurkiye
9 yıl önce - Pzr 10 Ksm 2013, 23:27
Ingiliz öğretmenim ingiltere de mesela bir kasap dükkanında,
how can I help you, my darling, my dear, my dearie, my sweetie gibi kelimeler kulanıldığını söyledi.
Başka bir ülkede bu sözlerle müşteriye yardımcı olmak istesem yanlış anlaşılırdı.
|
 |
Ömer E
9 yıl önce - Pts 11 Ksm 2013, 00:02
Arkadaşlar bence bilen arkadaşların da İngilizce'lerini geliştirmeleri adına sadece Ingilizce konuşulan başlıklar açılmalıdır siz ne dersiniz bu konuya?
|
 |
Burak Ulas
9 yıl önce - Pts 11 Ksm 2013, 16:25
İngilizce Ders - 2
Şahıs Zamirleri (Personal Pronouns)
İlk olarak Nominatıve yani yalın durumda olan (bir iş yapan) Şahıs zamirlerine bakalım. Bu zamirler her zaman cümlenin öznesi konumunda (yani olayı yapan yada yaptıran varlık) olarak başta bulunurlar ve cümle içinde yerleri asla değiştirilemez. (soru kalıpları hariç tabiki)
I (ay) ---> Ben
You (yu) ---> Sen
He (hi) ---> O (erkekler için)
She (şi) ---> O (dişiler için)
It (it) ---> O (Cansız ve hayvanlar için)
We (vi) ---> Biz
You (yu) ---> Siz
They (dhey) ---> Onlar
- İlk belirgin özellik olarak "you" kelimesinin hem "sen" hem de "siz" anlamına gelmesidir. İster "sen" olarak istersenizde "siz" olarak kullanın, cümle kurduğunuzda tüm dilbigisi kuralları aynı şekilde uygulanır.
- Türkçe'de bulunmayan erkek, dişi ve cansızlar için 3 ayrı üçüncü tekil şahıs bulunur. İlk başlarda sizi zorlayabilr ancak pratik yaptıkça bu sorun ortadan kalkıcaktır. Burada bir başka dikkat edilmesi gereken nokta "It" cansız nesneler ve hayvanlar için kullanıldığını belirttim. Ancak hayvanın cinsiyeti biliniyorsa "he" yada "she" zamirleri kullanılabilir.
İşaret Zamirleri (Demonstratıve Pronouns)
İngilizce'de dört adet işaret zamiri vardır.
This (dhis) ---> Bu
Türkçedeki bu işaret zamiriyle aynı işlevi görmektedir. Yakınımızdaki bir şeyi işaret ederken this işaret zamirini veya sıfatını kullanabiliriz. (This tek başına kullanıldığında işaret zamiri işlevine sahiptir; isimlerin önüne geldiğinde ise işaret sıfatı olarak görev alır.)
That (dhet) ---> Şu
Türkçedeki şu işaret zamiriyle aynı işlevi görmektedir. Uzaktaki bir şeyi işaret ederken that işaret zamirini veya sıfatını kullanabiliriz.
These (dhiis) ---> Bunlar
Türkçedeki bunlar işaret zamiriyle aynı işlevi görmektedir. Yakınımızdaki nesneleri işaret ederken these işaret zamirini veya sıfatını kullanabiliriz.
Those (dhos) ---> Şunlar
Türkçedeki şunlar işaret zamiriyle aynı işlevi görmektedir. Uzaktaki nesneleri işaret ederken those işaret zamirini veya sıfatını kullanabiliriz.
Yani;
- tekil olarak this (yakındaki nesne için), that (uzaktaki nesne için)
- çoğul olarak these (yakındaki nesneler için), those (uzaktaki nesneler için) kullanılırlar.
Bugünlük bu kadar. Yarın "to be" fiilini görüp yavaş yavaş ilk cümlelerimizi kurmaya başlıyacağız.
Not: Resimler alıntıdır.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|