Şu anda bu 3 tescilli evden, üstteki fotoğraftaki binada restorasyon çalışması yapılıyor. Sanırım Butik Otel tarzı biryer yapacaklarmış ama kesin bilgili değilim.
Bülent Bey'e teşekkür ederim. Benim çekebildiğim fotoğraflardan daha başarılı buldum çekimlerini.
Bu evlerin Rum evleri olduğundan tam emin değilim. Evler Tire'nin eski varlıklı ailelerinden Gülcü'lere aitler ve belediyeye içindeki bazı antika eski eşyalar ile bağışlanmıştır. Gülcü konakları bazılarında yanlışlıkla Gürcü evleri olarak da telaffuz edilmektedir. Mimari olarak eski taş Rum evlerine benzemekte. Tarihçesini bilemiyorum belki de gerçekten mubadele yılları sırasında Gülcü ailesi tarafından satın alınmış olabilirler.
Aslında aynı sokakta 3 konak var. İlkinin (sarı bina, ilk iki resim) içini + bahçesini gördüm. Bence ilk evin sanat kültür evi yapacaklar galiba. Çünkü içinde tarihi bir BELEDİ dokuma tezgahı var. Sami ustanın yetiştirdiği Etem Bey özellikle Turistlere satılabilir denenmemiş yeni ürünler çıkartmaya çalışıyordu bu tezgah başında. Zamanında bu dokuma tezgahlarından tirede yüzlerce varmış, osmanlı sarayı başta olmak üzere Mekke dahil birçok ülkaya başka yerde dokunamayan desenlerle ipek dokumalar gönderilirmiş. Bahçesi ise kafeterya olmaya çok müsait.
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=229997#229997 mesaja bakınız.
Hakan Bey'in de üsteki mesajında belirttiği gibi he üç ev için de Belediye yarırım yapacak sanırım. 3. resim (aslında sokak yerleşimine göre ortadaki konak), bu binaya Butik otel olmnak ve/veya lüks lokanta olmak çok yakışır. Ancak burada gizli kelime " İşletilebilirlik ". İşletme açmanın en kritik konusu binasını dikmek, içini döşemek değil buranın canlılığını sağlamak, devamını sağlamaktır. İnşallah başarılı olur. Kişisel görüşüm, cesaretli bir özel müteşebbis daha başarılı olur, belediye işletmeci olmak yerine, çok sıkı bir denetçi, ve mal sahibi olmalı.
Binalar dıştan taş bina olarak görünse de aslında iç yapıda çok miktarda ahşap kullanılmış, çok güzel ahşap işçiliği var. Katları bağlayan ahşap merdiven, kapı oymaları, sandalyeler, masalar, üst kattaki uzun divanlı salon, yemek odası bence görülmeye değer. Gitmeyenler ilk binadaki Ethem beyle görüşsün ve beledi dokumasının dünyada başka örneği olmayan karmaşık tezgahının işlemesini bir görsün derim.
Sevgili Tireliler ve Türkiyede yaşayan tüm insanlar,inanırmısınız Tire li olmak bir ayıracılık,orda yaşayamamak ta sanırım bir üzüntü kaynağı olsa gerek.Yine Tirede büyümek hayatının geri kalanınıda Tireden uzakta geçirmekse bir üzüntü kaynağı olsa gerek.Lütfen bu yazımı bir şovenistlik veya ayrımcılık olarak algılamayınız bunu bir vefa borcu veya Tireli olma sorumluluğu olarak görünüz.Şakir Sabri Payat.
Gördüğüm kadarıyla bu sitede Tire için tarih ne ise tarihinin içinde de imzası olan değerli resim öğretmeni ,ressam,peyzaj ustası kalem dehası müzik insanı hocam sn Seha Gidel de öyle bir değer. Tire için bir şans.Kaçınız spor salonunda (okulunuzun)yaptığı her faaliyette bir çift masmavi gözün sizin daima üzerinizde olduğunu hissederek spor yaptı.?Biz Atatürk sevgisini,bilgisini,sanatı,doğa sevgisini hep bu mümtaz insandan aldık.Lütfen benim yaşlarımda olan arkadaşlarım bana mesaj atsınlar.Evimiz şuan pehlivan oğlunun bulunduğu yerde bulunan paşa doktoruna ait iki katlı bir evin üst katıydı.Ozamanlar Tire Lisesi diye bilinen okuldan mezun oldum.İlkokuluda Kurtuluşilkokulunda okumuştum arkadaşlarım önce bana mesaj atarlarsa sevinirim. spayat50@hotmail.com
Ben 53 yaşında hayatının engüzel gençlik yıllarını Tirede yaşamış çok değerli arkadaşlara sahip olmuş ve tireli olmakla gurur duyan emekli lise bed.eğt.öğretmeniyim.Evliyim Bir mühendis kızım ve bir de mühendislik okumaya başlamış oğlum var.Tirede en değerli arkadaşınız kim derseniz? onun adını vermeden profilini yazayım.Zaten onu tanıyorsanız kim olduğunuda hemen anlıyacaksınız.Kendisi Aslen Balıkesirli olduğunu söylesede Tirede gözünü açmış,orta okul öğrenimini Tire ort.Ok. da yapmış ve babası eski tekelmüdürü olan uzun bir süre eski otogarda ağabeysiile tamircilik yapmış, şuanda sanayi sitesinde aynı mesleğe devam eden ve avcılık konusu tutkusu olan deli dolu bir okadarda dürüs insandır bu arkadaşı hala tanıyamadıysanız demekki daha fazlada yazssamda onu bilemiyeceksiniz.Eski esnaflarında hemen hemen hepsini bilirim.Çünkü 60 lı ve 70 li yıllarda Tirenin toplam nufusu 24000 kadardı.
Sn arkadaşım sizin Yunus Yapa ile veya Ahmet Yapa ile bir akrabalığınız varmıdır ben her ikisinide arkadaşıyım ve gençliğimizde samimi arkadaşlardık cevabınızı bekliyorum.İyi günler dileği ile.
Sn Mehmet Yasa arkadaşım sizin Yunus Yapa ile veya Ahmet Yapa ile bir akrabalığınız varmıdır ben her ikisinide arkadaşıyım ve gençliğimizde samimi arkadaşlardık cevabınızı bekliyorum.İyi günler dileği ile spayat50@hotmail.com
Osmanlı döneminde büyük öneme sahip olan kendine has dokuma tekniği ile mekikli dokumalar arasında en zoru kabul edebileceğimiz Beledi dokuması hayatta tutulmaya çalışılıyor.
Tire Beledediyesinin de çabalarıyla Gülcülerin Konaklarından birine yerleştirilen tezgah hem meraklılara hem turistlere hitap edecek şekilde Sami ustanın hızlı çırağı Ethem Tıpırdık tarafından işletilmekte.
Osmanlı döneminde ahi teşkilatı sanatın önemine binaen sıkı denetim yapar, kalitesiz iplik kullananı meslekten men eder, hatalı ürünleri düşük fiyattan satıldığından emin olurdu. Şimdi tek tezgah işliyor, önce kumaştan kemer, terlik, çanta gibi ürünler yapılması düşünülmemişti, ancak günümüz koşulları dokunan el-emeği göz nuru kumaşın birçok üründe kullanılmasını bir zorunluluk haline getirmekte.
Geçen hafta ailemin Tire'yi ziyareti ve eşimin bu dokuma üzerine hazırlamakta olduğu yüksek lisans bitirme projesi için Ethem Bey'den daha önce tariflediğimiz şekilde dokuma örneklerini getirmeye vesile oldu. Ethem beye buradan teşekkür ederiz, ayrıca tebrik de ederiz çünkü geçen seneden beri tekniğini çok belirgin bir şekilde ilerletmiş. Gelen dokuma örnekleri 0 -sıfır hatalı, ve çok daha güzel. Geçen sefer gidişimizde çok miktarda fotoğraf çekmiştik (~1 GB kayıt) net çıkan fotoğraflardan 1 CD Ethem Bey'e de bırakmıştık. Beledi dokuması hakkında aşağıdaki broşür hazırlanmış ve kullanılan fotoğrafların nerdeyse tamamı benim ve eşimin çektği fotoğraflar. Amatör fotoğraflarımın kıymetli bir el sanatımızı tanıtan broşürde kullanılması beni çok mutlu etti. Halbuki fotoğraflarımın böyle bir amaç için çok amatörce olduğunu düşünüyordum.
İşte çoğunluğu bizim çektğimiz fotoğraflardan derlenmiş iki sayfalık Beledi Dokuması tanıtım broşürü ( taze taze, yeni taranmış ):
TİRE ve çevresindeki antik yerleşimler,kalıntılar:Bugün Tire ilçesinin kapladığı alan Lydia bölgesine ait antikçağın önemli bir güzergahını içermektedir.Efes ile Sardes arasındaki yol bu topraklardan geçmekteydi.
Tire merkezdeki Doğanbey,Karakadı Mecdettin(Avlu revakında),Mehmetbey camilerinde kullanılmış olan devşirme sütun başlıkları ile Doğanbey'de antik yapılarda toplanmış olan kesme taş ve iri mermer parçalarının varlığı,ilçenin merkezinde görülebilen unsurlardır.
BOUKOLİON
THYEİRA
ALMOURA
APATEİRA
DİDEİPHYTA
ALKEANA(PALKEA,ALKEA)
KAİRA(KAİRE)
SALİNDA
SAUENDA
TEİRA KATOİKİA
BARETTA
KOTHEİRA
PENTAKOMA
Bunlar az da olsa antik kaynakların bahsettiği ve epigrafik malzemeler yoluyla haklarında az bilgiye sahip olduğumuz küçük yerleşimlerin bugün ilçe sınırları içersinde kalan örnekleridir.
BOUKOLİON'un yeri Tire civarında Ali Paşa çiftliğinde olduğu düşünülmektedir.THYAİRA veya THYEİRA şeklindeki yerleşim adının bugünkü TİRE'nin antik adı olduğu ileri sürülmektedir.ALMOURA Kaistros vadisinde,Tire'nin kuzeybatısında Eskioba köyündedir.Ve ilginç kalıntıları olan bir Lydia kentidir.APATEİRA adlı yerleşimin ,Mesogis'in(Aydın Dağları)kuzey eteğinde olduğu Zgusta tarafından belirtilmiştir.DİDEİPHYTA'nın,Tire Kireli'de bir yazıtta adı geçmektedir.KAİRA 'nın Tire'nin doğusunda,ALKEANA ise Kürdeli köyüne lokalize edilmiştir.
Tire civarında yer aldığı düşünülen yerleşim ise SALİNDA 'dır.Tire'nin doğusunda Yiğenli Köyü camii duvarında kullanılmış olan bir yazıt ile varlığı bilinmekte olan SAUENDA'nın yeri yazıtın buluntu bölgesi olarak belirtilmiştir.Yiğenli köyü Tire ile Ödemiş arasında,Tire'ye 16 km. uzaklığındadır.Antik bir yerleşimin bulunduğu tepenin yamacına kurulan köy 140 haneli ve 680 nüfusludur.Yiğenli köyü Camii'nin yapımında antik devşirme malzemeler kullanılmıştır.Bu malzemeler arasında yukarıda sözü edilen yazıt da vardır.Yine Tire civarına lokalize edilen bir diğer yer ise TEİRA'dır.PENTAKOMA'nın adı ise Tire'nin doğusunda Peşrefli köyünde bulunan bir mezar yazıtında geçmektedir.Ancak bununbir yerleşim yeri adı mı yoksa yazıtta adı geçen diğer beş köyün oluşturduğu bir birlik mi olduğu kesin değildir.METROPOLİS ve MAGNESİA arasında yer aldığı düşünülen BARETTA ve Tire'nin doğusunde yer alan Peşrefli köyünde bulunan bir mezar yazıtında adı geçen KOTHEİRA ise küçük yerleşimlerdir.
Adları bilinen bu küçük yerleşimlerin dışında; Büyükkale,Hasançavuşlar,Ayaklıkırı,Yeniçiftlik,Eskioba(DARMARA),Çayırlı,Hisarlık,Uzgur,Doyranlı,Işıklı,Kahrat,Gökçen,Turgutlu ve Çobanköy köyleride bulunmuş Hellenistik ve özellikle Roma dönemine ait seramikler,Roma dönemi camları bugün Tire müzesinde korunmaktadır.Tire ile Selçuk arasında bir dağ köyü olan Hisarlık Köyü'nün bulunduğu alan da eski bir yerleşim yeridir.Köyün yakınındaki tepede köylülerin asar dediği bir antik yerleşim vardır
Yukarıdaki bilgiler aşağıdaki kaynaklar temel alınarak Copypaste yapılmadan tarafımdan yazılmıştır.Özellkle sayın Binnur GÜRLER'in yazısının bütününü tüm arkeoloji ve sanat tarihi meraklılarına öneririz.Bilge UMAR'ın LYDİA kitabı ise bölgeyi en güzel anlatan yapıtlardan.Ayrıca Prof.Dr.RECEP MERİÇ'in yörede çok önemli araştırmaları vardır.Kültür Bakanlığının Araştırma Sonuçları ve Kazı Raporlarından bu makaleleri bulabiliriz..İzmir'in bu güzel ve özelliklerini hala yaşatan köyü ile ilgili bir katkıda bulunabildikse ne mutlu bana.
Kaynaklar:
Türk Arkeoloji ve Etnoğrafya dergisi,2004 sayı:4 Tire'nin bazı köylerinden Roma dönemi Seramikleri BİNNUR GÜRLER
LYDİA:BİLGE UMAR-iİnkilap yay.