Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
YolcuMustafa
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 21:30
İslamda Alkol Kullanımı ve Alkol'ün Zararları




Abdullah Egemen
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 22:05



hknskr
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 22:15

Alıntı:
1- Hamr (şarap): Bu kelime anılınca sarhoşluk veren üzüm şırası anlaşı­lır. Lisan âlimlerinin ittifakıyle hamr yani şarap ismi yalnız bu içkiye verilir.

Diğer içkilerin isimleri başka olduğu gibi hükümleri de şaraptan başka­dır. Meselâ, şarabın haramlığı kat'i delille, diğerlerininki ise zannî delille sa­bittir. Hanefi ulemasına göre şarabın on hükmü vardır:


Alıntı:

3- Bunların dışında kalan içkilerdir. İmam Ebû Hanîfe ile İmam Ebû Yusuf'a göre, bu kısma giren uyuşturucu İçkilerin sarhoş etmeyecek kadarı­nı içmek helâldir. Sarhoş edecek kadarını içmekse haramdır. İmam Muham-med ile İmam Şafiî, İmam Mâlik ve İmam Ahmed'e göre ise; bunların azını da çoğunu da içmek haramdır.


Link


yavuzcanpolat
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 22:40



Cemoli D18
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 23:02

Alıntı:
(Bir zaman gelir ki, içkinin adı değiştirilip helal sayılır.) [İ. Ahmed]


Sanki bu dönemi görmüş gibiler bu söz onu anlatmakta



Ünal27
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 23:04



ahmetgülen
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 23:07

Alıntı:
dozunda içki içmenin günah olmadığı söyleniyor

Bir sürü insan tanıdım, günah değil diyene rastlamadım, amma yalan konuşuyorsunuz.
Size günah değil diyen denk geldi mi.

Ama zekat vermeyen ve bunun günah olmadığını söyleyen, vergiyi zekat diye sayan çok kişi gördüm., işlerine öyle geliyor.


Mahmut Göksu
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 23:12

Alıntı:

Bir sürü insan tanıdım, günah değil diyene rastlamadım, amma yalan konuşuyorsunuz.
Size günah değil diyen denk geldi mi.

Ama zekat vermeyen ve bunun günah olmadığını söyleyen, vergiyi zekat diye sayan çok kişi gördüm., işlerine öyle geliyor.


Hep konu buraya geliyor din kişinin özelidir. Kim nasıl isterse öyle yaşar içer ama şöyle de bir gerçek var.

Alkol içmekte yoktur bir kul hakkı ama bir çok yapılan hareketin sonunda yenen kul hakkının sonu yok.
Dediğiniz gibi vergiyi zekat sayan ya da zekat alışverişini şirketine fatura kestiren çok kişi var.
Ama bu her zaman için geçerli bir varsayım değil sepette ki çürük yumurtalar.


hknskr
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 23:28
Hz. Hamza ve Icki'nin yasaklanmasi


Alıntı:
Hz. Peygamberin bu duasına benzer bir duâmn Hz. Ömer tarafından da yapıldığını kaynaklarımız zikretmektedirler. Bu rivayete göre, Hz. Hamza fazlaca şarap içmiş ve sarhoş olmuştu. Hamza bu haliyle yolda yürürken ensandan birine rastladı. O kişi elinde devesi, kendi kavmim öven, muhacirleri ve diğer kavimleri kötüleyen şiirler söylemekteydi. Hz. Hamza ona kızmış ve muha­cirleri şiir yoluyla kötüleyip hicvettiği için kılıcım çekip onun üze­rine saldırmıştır. Adam da elindeki devesini bırakarak kaçmıştır. Ancak Hamza hırsını deveden almış ve bir kılıç darbesiyle deveyi öldürmüştür. Bu kişi derhal Hz. Peygamberin (s.a.v.) yanına gel­miş ve başından geçenleri ona anlatmıştır. Bunun üzerine Hz. Peygamber devenin diyetini amcası adına kendisi ödemiştir. Bu olaya şahid olan Hz. Ömer çok üzülmüş ve: "Allah'ım şarap hak­kında bize kifayet edecek bir beyân gönder" diye duâ etmiştir.

İçkinin kesin olarak yasaklanmasına sebep olan olaylardan biri de şöyledir: (Olayın kahramanı yine Hz. Hamza1 dır.):

Hz. Ali'den nakledilen bir hadiseye göre, Hz. Hamza, yine içki sebebiyle Hz. Peygamber'i (s.a.v.) üzmüştür. Hz. Ali şöyle anlatı­yor:

"Bedir Savaşı ganimetinden hisseme yaşlı bir deve isabet et­mişti. Ganimetin humusundan (yani beşte birinden) bir deve de Allah Rasûlü bana vermişti. Rasûlullah'm kızı Fâtıma ile evlen­mek istediğimde, Benû Kaynuka yahudilerinden bir kuyumcu ile bir anlaşma yaptık. Buna göre biz o yahudiyle gidip, ona "izhir" otu getirecektik. Ben de ondan aldığım ücret ile evlenecektim. De­velerimi getirip ensardan bir kimsenin evinin yanına çökerttim. Palanlarım, iplerini ve hararlarını (çuvalın büyüğü) tedarik et­mek için oradan ayrıldım. Dönüp geldiğim zaman çok feci bir man­zara ile karşılaştım. Develerimin boğazları kesilmiş, göğüsleri ya­rılmış, kalpleri ve ciğerleri çıkarılmıştı. Bu acıklı manzara karşı­sında donup kalmıştım. Bunu kimin yaptığını sordum. Hanı-za'nın yaptığını, ensardan birinin evinde oturduklarını, yanında şarkıcı bir kadınla arkadaşlarının bulunduğunu, hep birlikte içki içmekte olduklarım söylediler. Kadın şarkı söylerken bir ara: "Ey Hamza! Şu yağlı develere bak, evin önünde duruyorlar, bıçağı al­san, bunları kesip kalplerim getirsen de şerefine kebap yapılsa." anlamında, Hz. Hamza'nın hislerini tahrik edici beyitler söyle­miş, şarkılar terennüm etmiş. Şarabın verdiği sarhoşlukla coşan Hamza, bıçağı eline alıp dışarı çıkmış ve develerimi keserek gö­ğüslerini açmış, kalplerini ve ciğerlerini alıp götürmüş olduğunu söylediler."

Hz. Ali bu durumu gördükten sonra oradan ayrılmış, doğru Hz. Peygamber (s.a.v.)'in yanma giderek durumu anlatmıştır. O şöyle demiştir: "Ey Allah'ın Rasûlü! Hamza'nm develerime yaptı­ğını bugüne kadar kimsede görmedim, boğazlarım kesmiş, böğür­lerini yarmış, ciğerlerini çıkarmış. îşte şu evde bulunuyor, içmek­te olduğu şarap da yanında duruyor." Hz. Ali devamla, şöyle de­mektedir: "Allah'ın Rasûlü ridâsım getirtti, o tarafa doğru yürü-dü. Zeyd b. Harise ile beraber biz de onun ardı sıra yürüdük. Ham-za'nın bulunduğu eve geldik. Rasûlullah izin istedi, izin verildi, içeri girdiğimizde onları içki başında bulduk. Allah'ın Rasûlü, yaptığı işten dolayı Hamza'ya kızdı. Ancak sarhoşluktan dolayı Hamza'nın gözleri kıpkırmızı idi. Allah'ın Rasûlüne baktı, onu baştan aşağı süzdü, sonra başım kaldırdı, yüzüne baktı ve Pey-gamber'e kına sözler söyledi. Onun çok sarhoş olduğunu anlayan Allah Rasûlü, hemen geri dönerek çıkıp-gitti. Biz de onunla bera­ber çıktık."

Ertesi gün Hz. Hamza ayıldığında, yaptığı işten pişman ola­rak Hz. Peygamber'in huzuruna gelmiş ve özür dilemiştir. Sonra da develerin bedellerini ödeyerek Hz. Ali'nin mağduriyetini gider­miştir.[14]

Hz. Ali'nin başından geçen bu olayın tarihi hakkında kaynak­larımızda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Bedir savaşından sonra ve Benû Kaynuka Yahudileri'nin Medine'den sürülmelerinden önce olduğunu dikkate alırsak, bu olayı hicrî ikinci yıl olarak tarihlendirebiliriz.

içkiyi kesin olarak haram kılan bu ayetin nazil olmasına se­bep olarak kaynaklarımızda bir olay daha zikredilmektedir. Bu da Uhud Savaşı ile ilgili olup, savaşın kaybedilmesinde içkinin oy­nadığı rol hakkındadır. Buharı'de yer alan ve Hz. Ömer ile Câbir yoluyla nakledilen rivayette, Uhud Savaşı sırasında, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Ayneyn Tepesine yerleştirdiği okçular, henüz içki yasağı olmadığı için, sabaha kadar içmişler ve sarhoş olmuşlar­dır.[15]

Bu durum bize Uhud Savaşı'mn mağlubiyet sebebini de açık­lamaktadır. Bütün gece sabaha kadar şarap içen Ayneyn Tepesin­deki okçular ertesi gün savaşın müslümanlar lehine geliştiğini görünce, sarhoşluğun da sebep olduğu bir hal ile, "Düşmanın bizi öldürdüğünü görseniz bile, yerinizden ayrılmayın" şeklindeki Hz. Peygamberin emrini unutmuşlar ve ganimet toplamak için yerle­rinden ayrılmışlar ve Mekkeli müşriklerin arkadan baskın yap­malarına ve böylece savaşın da kaybedilmesine sebep olmuşlar­dır. Tabii ki bu okçuların pek çoğu da arkadan vuruldukları için bu savaşta şehit olmuşlardır.

Uhud savaşının kaybedilmesine sebep olan içki nihayet, bu savaştan sonra nazil olan ve yukarıda bizim zikrettiğimiz Mâide 5/90. ayetiyle haranı kılınmıştır. Bundan sonra müslümanlar iç­kiyi tamamen terketmişlerdir. Esasen tedrici bir şekilde nazil olan ayetler sebebiyle, müslümanlar psikolojik olarak da içkiyi bı­rakmaya hazırdılar.


Link

Uhud savasi(Hz. Hamza'nin sehit edildigi savas) sonrasi sarap(ya da icki) yasaklanmis.


yusufyuşa
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 23:34



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET