1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
YolcuMustafa
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 21:30
İslamda Alkol Kullanımı ve Alkol'ün Zararları
Sual: Şarabın, alkollü içkilerin, sağlığa faydalı olduğu, dozunda içki içmenin günah olmadığı söyleniyor. İçkinin dinimizdeki yeri nedir?
CEVAP
Kur'an-ı kerimde, hadis-i şeriflerde hamr kelimesi geçer. Hamr = alkollü içkidir. İçkinin, çeşitli hastalıklara yol açtığı, aklı azalttığı, karaciğeri bozduğu, beyni ve sinirleri harap ettiği, ilmi olarak defalarca tespit edilmiştir. Bir kimse, müslüman olmasa bile, sağlığa olan zararından dolayı içkiden uzak durmalıdır! Müslüman ise, sağlığa hiç zararı olmasa da, tek damla içmemelidir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
(Ey iman edenler, içki, kumar, putlar, fal okları şeytanın necis işleridir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan, içki ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık hepiniz vazgeçin!) [Maide 90,91]
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(İçkinin haram olduğuna dair kesin hüküm indi.) [Müslim]
(İhtimar [alkol teşekkül] etmiş her içki haramdır.) [Ebu Davud]
(Çoğu sarhoş eden içkinin, azını da içmek haramdır.) [Nesai]
(İçkide ilaç özelliği yoktur. Hastalık yapar.) [Müslim]
(İçki, bütün kötülüklerin başıdır.) [Taberani]
(İçki kötülük doğurur.) [Beyheki, Ruzeyn]
(İçki her kötülüğün anahtarıdır.) [İbni Mace]
(Allah’a ve ahirete inanan içki içmesin, içki içilen sofraya da oturmasın!) [Taberani]
(İçkiden sakının! Ağaç dal budak saldığı gibi, içki de, kötülük saçar.) [İbni Mace]
(İçki, günahların en büyüğüdür, her kötülüğün ve her günahın anasıdır.) [Taberani]
(İçki içenin haya perdesi yırtılır, şeytan ona yoldaş olur, her kötülüğe sevk eder ve her iyilikten alıkoyar.) [Taberani]
(Alkoliğin, kabrinden kalkarken, iki gözü arasında, "Bu Allah’ın rahmetinden mahrumdur" yazısı görülür.) [Deylemi]
(Rahmet melekleri, sarhoştan uzak durur.) [Bezzar]
(İçki içenin, kıyamette yüzü kara, dili sarkıktır, pis kokusundan herkes kaçar.) [Zevacir]
(Bir zaman gelir ki, içkinin adı değiştirilip helal sayılır.) [İ. Ahmed]
(İçki, zinadan kötüdür.) [R.Nasıhin]
(Allahü teâlâ, içki içene, içirene, alıp satana, yapana, saklayana, taşıyana, kendisine götürülene ve parasını yiyene lanet etti.) [İbni Mace]
(Emanete hıyanet edilir, zekat ceza gibi istenmeyerek verilir, aşağı kimseler, başa geçer, zalimlere şerrinden korkulduğu için iyilik edilir, içkiler içilir, çalgılar çalınır ve sonra gelenler [türediler] öncekileri kötülerse, çeşitli felaketlere maruz kalırlar.) [Tirmizi]
(Bir kral, bir adamı tutup “içki, katillik, zina ve domuz eti yemekten birini seç, yoksa seni öldüreceğim” der. Adam içkiyi seçer. Onu içince hepsini de yapar.) [Taberani, Hakim]
(Kötülüklerin hepsi kilitli bir yerdedir. Bu yerin anahtarı içkidir. İçki içen, o kapıyı açıp içine düşer.) [Abdürrezzak]
(Bütün kötülükler bir yere toplanmıştır. Bu yerin kilidi zina, anahtarı içkidir. Bütün iyilikler de bir yerde toplanmıştır. Bu yerin kilidi namaz, anahtarı abdesttir.) [İslam Ahlakı]
(Eski zamanlarda bir abid, insanlardan ayrı bir yerde ibadet ederken, bunu gören bir kadın, ona gönlünü kaptırır, hizmetçisini gönderir. Hizmetçi, abide gelip; bir şahitlik için sizi çağırıyorlar der. Abid de gider. Birkaç kapı geçerek güzel kadının yanına varır. Kadın, “Ya bu çocuğu öldür, ya benimle zina et veya şu şaraptan iç. Birini yapmazsan bütün gücümle bağırır, seni rezil ederim” der. Abid, bunlardan birini yapmak zorunda kalınca, şaraba razı olur. Şarabı içince sarhoş olur, daha sonra kadınla zina eder, çocuğu da öldürür. Vallahi iman ile şarap bir arada olamaz. Biri diğerini uzaklaştırır.) [İbni Hibban]
(Cenab-ı Hak, zurna, gırnata, ud, def gibi bütün çalgı aletlerini, cahiliyet döneminde tapınılan putları kaldırmamı emredip, kendisinden korkup da içkiyi bırakan mümine Cennet nimetlerini ihsan edeceğini de bildirdi.) [İ. Ahmed]
(Şaraba değişik isimler konup içilir, çalgı ve şarkıcı kadınlar çoğalırsa Allahü teâlâ onları yere geçirir.) [İbni Mace, İbni Hibban]
(Çalgılar çoğalır ve içkiler içilirse, yere batmak, başka kılığa çevrilmek gibi belalar gelir.) [Tirmizi]
(İçki içilir, kötü kadınlar çoğalırsa, erkek erkekle, kadın kadınla yetindiği zaman, çeşitli belalar gelir.) [Beyheki]
(Şarap içenin namazı kırk gün kabul olmaz.) [Tirmizi, Hakim, Nesai]
(Namazı kabul olmaz) demek, namazı boşa gider demek değildir. Namaz borcundan kurtulur, namaz kılmakla kavuşacağı büyük sevaptan mahrum kalır demektir. Namaz kılanın, günahları bırakması kolaylaşır. İçki içen de namaza devam etmelidir.
(Kişi, mümin olduğu halde zina ve hırsızlık edemez, içki içemez. Bunları yapan İslam halkasını boynundan çıkarmış olur. Tevbe ederse, Allahü teâlâ tevbesini kabul eder.) [Nesai]
(Zina eden ve şarap içenin imanı, gömleğin sırttan çıktığı gibi çıkar.) [Hakim]
(İçki ile iman, bir arada bulunmaz, biri, diğerini uzaklaştırır.) [Beyheki]
(İçki içenin kalbinden iman nuru çıkar.) [Taberani]
(Alkolik olan Cennete giremez.) [Hakim]
Her içki içene kâfir denmez. Çünkü Ehl-i sünnet itikadında büyük günah işleyene kâfir denmez. [Vehhabiler, büyük günah işleyene, mesela içki içene, namaz kılmayana, açık gezene kâfir derler. Vehhabiliğin bu yüzden de İslamiyet’le yani ehl-i sünnetle, alakası yoktur.] İslam âlimleri, (Cennete giremez) hadis-i şerifini, (Günahının cezasını çekmeden Cennete giremez) şeklinde açıklamışlardır.
Hep büyük günah işleyen, namaz kılamaz, haramlara önem veremez, Allah korusun imanını kaybedebilir. Bunun için içki içenin ve diğer büyük günahları işleyenin bir gün iman nuru sönebilir. Atalarımız, (Su testisi su yolunda kırılır) demişlerdir. Her su testisi, su yolunda kırılmadığı gibi, her içki içen de imansız ölür denemez. Fakat devamlı işlenen günahlar, insanı küfre sürükler. İçki içenler, namaza önem verip kılmaya devam ederse, içkiyi bırakmaları kolay olur. Kur’an-ı kerimde mealen, (Namaz, her kötülükten alıkoyar) buyuruluyor. (Ankebut 45)
İçkicinin suali
Sual: Çok içen bir arkadaş, (Okuduğum meallere göre, Nahl sûresinin 67. âyetinde, içki tavsiye ediliyor. Bir de, İnsan sûresinin 21. âyetinde, “Cennette temiz şarap içilir” yazıyor. O âyette Şaraben tahura geçiyor. Şarap haram olsa temiz denmez, Cennette olmaz. Bu iki âyete istinaden, içiyorum) diyor. İçki, şarap haram değil mi?
CEVAP
O kimse şarabın haram olduğunu bildiği hâlde, alay etmek için öyle söylüyordur. Alay değilse, meal okumakla öyle anlamışsa, meal okumanın zararı burada da açıkça görülüyor.
Bildirilen âyet-i kerime, içki haram kılınmadan önce Mekke'de nazil olmuştur. Daha sonra içki haram edilmiştir. O âyet-i kerimenin meali şöyledir:
(Hurma ağaçlarının meyvesinden ve üzümlerden de seker [içki, sirke, şıra] ve güzel bir rızık edinirsiniz. İşte bunda da aklını kullanacak bir kavim için hiç şüphesiz bir âyet [ibret] vardır.) [Nahl 67]
Bu âyetteki seker kelimesinin o zamanda da iyi bir mânaya gelmeyip, onun gün gelip de yasak edileceğine işaret vardır. Ondan önceki âyet-i kerimenin meali şöyledir:
(Süt veren hayvanlarda size bir ibret vardır. Size, onların karnındaki işkembe pisliği ile kan arasından kandan meydana gelen ve kolayca içilebilen [içinde şeker, yağ ve mineral maddeler vesaire bulunan] tertemiz bir süt içiriyoruz.) (Nahl 66)
Bu âyetteki işkembe pisliği ve kandan halis süt meydana gelmesi dikkat çekicidir. Bu bakımdan seker güzel bir nimet değildir. Bir de seker kelimesine, şıra, sirke gibi manâlar da verilmiştir. (Beydavî Şehzade haşiyesi)
Eğer seker nimetse, şıra, sirke ve pekmez için söylenmiştir. İbni Abbas hazretlerinin rivayetine göre, seker, Habeş dilinde sirke demektir. (İtkan – İmam-ı Süyûti)
Nahl sûresindeki 67. âyette geçen güzel rızık için, (Yaş ve kuru hurma, yaş ve kuru üzüm, sirke, pekmez ve çeşitli tatlılar) denmiştir. (Celaleyn)
Hurma, üzüm gibi gıdalardan faydalı ve zararlı rızıklar yapılabilir. İçki kesin haram edilmeden önce nazil olan bir âyet-i kerime meali şöyledir:
(Sana içki ve kumarı soranlara de ki: “Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için faydalar vardır. Günahları ise faydalarından daha büyüktür.”) [Bekara 219]
Kur'an-ı kerimde Cennet ehli için, orada, (Tertemiz şarap içerler) buyuruluyor. (İnsan 21)
Cennet ehline verilecek, (Şeraben tahura) diye buyurulan temiz şarap’tan maksat, temiz bir içecektir. Türkçesi şurup, meşrubat demektir. Türkçede şarap alkollü içkidir. Kur'an-ı kerimde, (hamr) denilen alkollü içkilerin haram olduğu bildiriliyor. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
(Ey inananlar, hamr [alkollü içki], kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir, bunlardan kaçının ki saadete eresiniz.) [Maide 90]
Meallere bakarak âyetlere mâna vermek yanlış olur. Peygamber efendimiz ve yetkili İslâm âlimleri nasıl açıklamışsa sadece onu nakletmeli, kendi anlayışını yazmaktan kaçınmalıdır. Peygamber efendimizin içki hakkında bildirdiği sayısız hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:
(İçkinin haram olduğuna dair kesin hüküm indi.) [Müslim]
(İhtimar [Alkol teşekkül] etmiş her içki haramdır.) [Ebu Davud]
(Çoğu sarhoş eden içkinin, azını da içmek haramdır.) [Nesai]
(Rabbim, izzeti üzerine yemin etti ki, bir kul dünyada Hamr [Alkollü içkileri] içerse, ona Kıyamette muhakkak Cennet şarabını haram kılar, bir kul da hamrı [içkiyi] terk ederse Allah da ona muhakkak, Cennet şarabından içirir.) [Ebu Nuaym]
|
 |
Abdullah Egemen
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 22:05
Kardeşim bu sözüm ana aydın ( papucumun aydını ) kesime içki Kur'an'da yasak dedinmi iyice inadına içiyorlar.Boşverin bunlara yasak falan demeyin hele Kur'an hiç demeyin.Kur'an ne yasak dediyse bunlar aksini yapmayı ve yaptırmayı ilke edindiler.Şimdi de eşcinsellik için grip gibi vay efendim nezle gibi bir hastalıktır deyip millete sevimli göstermeye çalışıyorlar akılları sıra işte eşcinsellik eğilimi olanlar '' Ay ben hastaymışım ayol yapacak bişey yok '' deyip sapkınlığına kılıf bulacak.Allah C.C. bu milletin değerlerini ve Kur'an'ın emirlerini yozlaştırmayı ilke edinenleri en ağır azabıyla karşılasın inşallah.Bırakın içsinler bırakın haram oluşunu değil sadece sağlığa zararından dem vursunlar.
|
 |
hknskr
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 22:15
| Alıntı: |
1- Hamr (şarap): Bu kelime anılınca sarhoşluk veren üzüm şırası anlaşılır. Lisan âlimlerinin ittifakıyle hamr yani şarap ismi yalnız bu içkiye verilir.
Diğer içkilerin isimleri başka olduğu gibi hükümleri de şaraptan başkadır. Meselâ, şarabın haramlığı kat'i delille, diğerlerininki ise zannî delille sabittir. Hanefi ulemasına göre şarabın on hükmü vardır: |
| Alıntı: |
3- Bunların dışında kalan içkilerdir. İmam Ebû Hanîfe ile İmam Ebû Yusuf'a göre, bu kısma giren uyuşturucu İçkilerin sarhoş etmeyecek kadarını içmek helâldir. Sarhoş edecek kadarını içmekse haramdır. İmam Muham-med ile İmam Şafiî, İmam Mâlik ve İmam Ahmed'e göre ise; bunların azını da çoğunu da içmek haramdır. |
Link
|
 |
yavuzcanpolat
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 22:40
alkol bir çağdaşlık illüzyonudur, yok günde tek kadeh kalbe iyi gelir, ben sosyal içiciyim gibi safsatalara kulak asmamak lazım.Gençliğimizi bu illetten korumak hepimizin boynunun borcudur.
|
 |
Cemoli D18
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 23:02
| Alıntı: |
(Bir zaman gelir ki, içkinin adı değiştirilip helal sayılır.) [İ. Ahmed]
|
Sanki bu dönemi görmüş gibiler bu söz onu anlatmakta
|
 |
Ünal27
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 23:04
Sıkın dişinizi gençler cennette kana kana icersiniz.orda serbestmiş
|
 |
ahmetgülen
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 23:07
| Alıntı: |
| dozunda içki içmenin günah olmadığı söyleniyor |
Bir sürü insan tanıdım, günah değil diyene rastlamadım, amma yalan konuşuyorsunuz.
Size günah değil diyen denk geldi mi.
Ama zekat vermeyen ve bunun günah olmadığını söyleyen, vergiyi zekat diye sayan çok kişi gördüm., işlerine öyle geliyor.
|
 |
Mahmut Göksu
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 23:12
| Alıntı: |
Bir sürü insan tanıdım, günah değil diyene rastlamadım, amma yalan konuşuyorsunuz.
Size günah değil diyen denk geldi mi.
Ama zekat vermeyen ve bunun günah olmadığını söyleyen, vergiyi zekat diye sayan çok kişi gördüm., işlerine öyle geliyor. |
Hep konu buraya geliyor din kişinin özelidir. Kim nasıl isterse öyle yaşar içer ama şöyle de bir gerçek var.
Alkol içmekte yoktur bir kul hakkı ama bir çok yapılan hareketin sonunda yenen kul hakkının sonu yok.
Dediğiniz gibi vergiyi zekat sayan ya da zekat alışverişini şirketine fatura kestiren çok kişi var.
Ama bu her zaman için geçerli bir varsayım değil sepette ki çürük yumurtalar.
|
 |
hknskr
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 23:28
Hz. Hamza ve Icki'nin yasaklanmasi
| Alıntı: |
Hz. Peygamberin bu duasına benzer bir duâmn Hz. Ömer tarafından da yapıldığını kaynaklarımız zikretmektedirler. Bu rivayete göre, Hz. Hamza fazlaca şarap içmiş ve sarhoş olmuştu. Hamza bu haliyle yolda yürürken ensandan birine rastladı. O kişi elinde devesi, kendi kavmim öven, muhacirleri ve diğer kavimleri kötüleyen şiirler söylemekteydi. Hz. Hamza ona kızmış ve muhacirleri şiir yoluyla kötüleyip hicvettiği için kılıcım çekip onun üzerine saldırmıştır. Adam da elindeki devesini bırakarak kaçmıştır. Ancak Hamza hırsını deveden almış ve bir kılıç darbesiyle deveyi öldürmüştür. Bu kişi derhal Hz. Peygamberin (s.a.v.) yanına gelmiş ve başından geçenleri ona anlatmıştır. Bunun üzerine Hz. Peygamber devenin diyetini amcası adına kendisi ödemiştir. Bu olaya şahid olan Hz. Ömer çok üzülmüş ve: "Allah'ım şarap hakkında bize kifayet edecek bir beyân gönder" diye duâ etmiştir.
İçkinin kesin olarak yasaklanmasına sebep olan olaylardan biri de şöyledir: (Olayın kahramanı yine Hz. Hamza1 dır.):
Hz. Ali'den nakledilen bir hadiseye göre, Hz. Hamza, yine içki sebebiyle Hz. Peygamber'i (s.a.v.) üzmüştür. Hz. Ali şöyle anlatıyor:
"Bedir Savaşı ganimetinden hisseme yaşlı bir deve isabet etmişti. Ganimetin humusundan (yani beşte birinden) bir deve de Allah Rasûlü bana vermişti. Rasûlullah'm kızı Fâtıma ile evlenmek istediğimde, Benû Kaynuka yahudilerinden bir kuyumcu ile bir anlaşma yaptık. Buna göre biz o yahudiyle gidip, ona "izhir" otu getirecektik. Ben de ondan aldığım ücret ile evlenecektim. Develerimi getirip ensardan bir kimsenin evinin yanına çökerttim. Palanlarım, iplerini ve hararlarını (çuvalın büyüğü) tedarik etmek için oradan ayrıldım. Dönüp geldiğim zaman çok feci bir manzara ile karşılaştım. Develerimin boğazları kesilmiş, göğüsleri yarılmış, kalpleri ve ciğerleri çıkarılmıştı. Bu acıklı manzara karşısında donup kalmıştım. Bunu kimin yaptığını sordum. Hanı-za'nın yaptığını, ensardan birinin evinde oturduklarını, yanında şarkıcı bir kadınla arkadaşlarının bulunduğunu, hep birlikte içki içmekte olduklarım söylediler. Kadın şarkı söylerken bir ara: "Ey Hamza! Şu yağlı develere bak, evin önünde duruyorlar, bıçağı alsan, bunları kesip kalplerim getirsen de şerefine kebap yapılsa." anlamında, Hz. Hamza'nın hislerini tahrik edici beyitler söylemiş, şarkılar terennüm etmiş. Şarabın verdiği sarhoşlukla coşan Hamza, bıçağı eline alıp dışarı çıkmış ve develerimi keserek göğüslerini açmış, kalplerini ve ciğerlerini alıp götürmüş olduğunu söylediler."
Hz. Ali bu durumu gördükten sonra oradan ayrılmış, doğru Hz. Peygamber (s.a.v.)'in yanma giderek durumu anlatmıştır. O şöyle demiştir: "Ey Allah'ın Rasûlü! Hamza'nm develerime yaptığını bugüne kadar kimsede görmedim, boğazlarım kesmiş, böğürlerini yarmış, ciğerlerini çıkarmış. îşte şu evde bulunuyor, içmekte olduğu şarap da yanında duruyor." Hz. Ali devamla, şöyle demektedir: "Allah'ın Rasûlü ridâsım getirtti, o tarafa doğru yürü-dü. Zeyd b. Harise ile beraber biz de onun ardı sıra yürüdük. Ham-za'nın bulunduğu eve geldik. Rasûlullah izin istedi, izin verildi, içeri girdiğimizde onları içki başında bulduk. Allah'ın Rasûlü, yaptığı işten dolayı Hamza'ya kızdı. Ancak sarhoşluktan dolayı Hamza'nın gözleri kıpkırmızı idi. Allah'ın Rasûlüne baktı, onu baştan aşağı süzdü, sonra başım kaldırdı, yüzüne baktı ve Pey-gamber'e kına sözler söyledi. Onun çok sarhoş olduğunu anlayan Allah Rasûlü, hemen geri dönerek çıkıp-gitti. Biz de onunla beraber çıktık."
Ertesi gün Hz. Hamza ayıldığında, yaptığı işten pişman olarak Hz. Peygamber'in huzuruna gelmiş ve özür dilemiştir. Sonra da develerin bedellerini ödeyerek Hz. Ali'nin mağduriyetini gidermiştir.[14]
Hz. Ali'nin başından geçen bu olayın tarihi hakkında kaynaklarımızda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Bedir savaşından sonra ve Benû Kaynuka Yahudileri'nin Medine'den sürülmelerinden önce olduğunu dikkate alırsak, bu olayı hicrî ikinci yıl olarak tarihlendirebiliriz.
içkiyi kesin olarak haram kılan bu ayetin nazil olmasına sebep olarak kaynaklarımızda bir olay daha zikredilmektedir. Bu da Uhud Savaşı ile ilgili olup, savaşın kaybedilmesinde içkinin oynadığı rol hakkındadır. Buharı'de yer alan ve Hz. Ömer ile Câbir yoluyla nakledilen rivayette, Uhud Savaşı sırasında, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Ayneyn Tepesine yerleştirdiği okçular, henüz içki yasağı olmadığı için, sabaha kadar içmişler ve sarhoş olmuşlardır.[15]
Bu durum bize Uhud Savaşı'mn mağlubiyet sebebini de açıklamaktadır. Bütün gece sabaha kadar şarap içen Ayneyn Tepesindeki okçular ertesi gün savaşın müslümanlar lehine geliştiğini görünce, sarhoşluğun da sebep olduğu bir hal ile, "Düşmanın bizi öldürdüğünü görseniz bile, yerinizden ayrılmayın" şeklindeki Hz. Peygamberin emrini unutmuşlar ve ganimet toplamak için yerlerinden ayrılmışlar ve Mekkeli müşriklerin arkadan baskın yapmalarına ve böylece savaşın da kaybedilmesine sebep olmuşlardır. Tabii ki bu okçuların pek çoğu da arkadan vuruldukları için bu savaşta şehit olmuşlardır.
Uhud savaşının kaybedilmesine sebep olan içki nihayet, bu savaştan sonra nazil olan ve yukarıda bizim zikrettiğimiz Mâide 5/90. ayetiyle haranı kılınmıştır. Bundan sonra müslümanlar içkiyi tamamen terketmişlerdir. Esasen tedrici bir şekilde nazil olan ayetler sebebiyle, müslümanlar psikolojik olarak da içkiyi bırakmaya hazırdılar.
|
Link
Uhud savasi(Hz. Hamza'nin sehit edildigi savas) sonrasi sarap(ya da icki) yasaklanmis.
|
 |
yusufyuşa
9 yıl önce - Prş 05 Eyl 2013, 23:34
Beyler şu uzun alıntı yazılarının pek okunduğunu sanmıyorum.Mümkünse kopyalama yaparken az ama öz olsun.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|