Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
engin ertaş

13 yıl önce - Cum 03 Şub 2006, 02:10
kanal


Burada senin şehrin benim şehrim yarışında olmak çok yanlış "world" kardeşim. Bu kadar basit mantıkla olaylara bakıp eleştirmekten kaçarak şehirlerimize ve ülkemize pek fayda sağlayamayız bence. Hiçbir sorunu olmadığını söylemen aslında şehrine karşı yaptığın bir kötülüktür kanımca. O zaman gelişmeye ve daha iyiye gerek duymamak gerekir böyle düşününce.

Şunuda ekleyeyim eğer senin argümansız şehir yarışında kimin daha iyi durumda olduğunu görmek istiyorsan DİE (devlet İstatistik Enstitüsü) nün yapmış olduğu şehirlerin gelişmişlik sıralarına bakabilirsin. Sanırım bilimsel yaklaşmış oluruz böylece olaylara.

Asıl konu olan kanal projesine tek ekliyeceğim; örnek verilen Avrupa şehirlerinin hiçbirinde şehrin içinden geçen kanallar, akarsular sonradan kazılarak yapılmadı. Hepsi doğal güzellik. Venedik, Prag gibi şehirlerin hiçbiri sonradan olmadı. Hepsinin bir tarihi, bir doğallı var. Yani sonradan şehrin içini kazarak kanal açmakla ne Venedik ne Prag ne de Eskişehir olunur...


HakanTR
13 yıl önce - Cum 03 Şub 2006, 02:31

alikemal@ arkadaşıma sonuna kadar katılıyorum.
bazı insanlar o kalın gözlükleriyle bakmaya devam etsinler ltf.
alikemal arkadaşım çok güzel anlatmış herşeyi söze ne gerek.
ltf bundan sonra esas olan konu yani "Kayseride kanal projesi" hakkındaki görüşlerimizi belirtelim bizim söylemekte olduğumuz konuları zaten bütün dünya biliyor.

kanal hakkında şu ek bilgileri vermek istiyorum:
kanal şuanki mevcut tren raylarının olduğu hat taşındıktan sonra o hattı aynen takip edecek.yani 1-2 seneye kadar proje hayata geçirilirse tren rayları yerine nehir ve yanlarındaki cafeteryalar görülecek.isteyen insanlarda bu çok uzun nehir hattı üzerinde güzel bir nehir turu yapabilecek.hemde tabiri caizse dünyada görülmemiş bir yapay nehirde. nehir projesi ve yakın zamanda Kayseriye yapılacak olan 2 yeni Vakıf üniversitesi de hayata biran önce geçirilirse çok güzel olacak Kayseri ve Türkiye için.



Deniz Gözlü

13 yıl önce - Cum 03 Şub 2006, 02:46

Gerçekten çok güzel olur, iyi de bir tanıtım sonrası tadından yenmez. Böyle anadolu şehirleri kültürel zenginlikleri, tarihleri yanında bu tür projelerle de ilgi odağı olup turist çekebilir. Bu projenin şehire getireceği prestij, tanıtım, gelir yanında insanlara sosyal alan oluşturmak, insanların ufkunu daha da açmak, onlara mühendisliğin nimetlerini sunmak başarılı bir proje. Bence de Kayseri'nin çok fazla sorunu yok, imarlı bir kent ve bu proje ile estetik duygusu gelişecek ve çevre muhitlere yayılacaktır düşüncesindeyim.

engin ertaş

13 yıl önce - Cum 03 Şub 2006, 03:09
Kanal


Sizce estetik kaygılar için bunca para harcanmalı mı ? Yazık değil mi insanlarımızın vergilerine. Bu projenin finansmanı nasıl sağlanacak? Yurt dışından alınacak krediyle. O kadar zengin bir ülkeyiz ki kendimizin proje gerçekleştirecek parası yok hem de alınan borcu geri ödemesi olmayan bir projeye yatıracağız. Geri ödemesi derken proje kendi kendini karşılayacak, amorti edecek bir proje değil. Örneğin tramvay kendini öder ama kanalın borcunu kim öder?
Ülke borç içinde kıvranıken, insanlar açken 30milyon$ 'ı doğanın uygun görmediğine yatıracağız. Neyse açız ama altımızdan yabancı araba, cüzdanımızdan bir sürü kredi kartı eksik olmaz işte. Bugünlerimize de şükür...


HakanTR
13 yıl önce - Cum 03 Şub 2006, 03:26

Alıntı:
Sizce estetik kaygılar için bunca para harcanmalı mı ? Yazık değil mi insanlarımızın vergilerine. Bu projenin finansmanı nasıl sağlanacak? Yurt dışından alınacak krediyle. O kadar zengin bir ülkeyiz ki kendimizin proje gerçekleştirecek parası yok hem de alınan borcu geri ödemesi olmayan bir projeye yatıracağız. Geri ödemesi derken proje kendi kendini karşılayacak, amorti edecek bir proje değil. Örneğin tramvay kendini öder ama kanalın borcunu kim öder?
Ülke borç içinde kıvranıken, insanlar açken 30milyon$ 'ı doğanın uygun görmediğine yatıracağız. Neyse açız ama altımızdan yabancı araba, cüzdanımızdan bir sürü kredi kartı eksik olmaz işte. Bugünlerimize de şükür...


engin arkadaşım haklısın demek istediğini anladım ancak söylediğin cümleler borcu olan, şehir altyasında sorunlar bulunan ve daha temel gereksinimleri karşılamakta güçlük çeken belediyeler için geçerli.ancak Kayseri Büyükşehir belediyesini ayrı tutmak lazım çünkü Türkiyede tek borcu olmayan ve hatta yüklü miktarda kasasında parası bulunan yani para sıkıntısı çekmeyen ve israfı hiç sevmeyen bir belediye.zaten Kayseride diğer kentlerde bulunan sorunlardan neredeyse hiçbiri yok gibi.Büyükşehir belediye başkanı mehmet özhasekide ben öncelikle esas planladığımız daha çok önemi olan(temel) projeleri hayata geçireceğim bu öncelikli projeleri hayata geçirdikten sonra eğerki bir aksilik olmazsa şartlar uygunluğunu devam ettirirse bu projeyide kayseriye kazandıracağım diyor.yani esas önceliği,önemi bulunan projeler başta geliyor bu projede şartlar uygunluk göstermeye devam ederse neden olmasın.

@deniz arkadaşıma teşekkür ediyorum ayrıca



Deniz Gerçekçi
13 yıl önce - Cum 03 Şub 2006, 04:12

Öncelikle hayılı olsun demek istiyorum proje için.

 Bir kaç da bu konuda genel dünya şartları, ekonomi üzerine yazmadan da edemeyeceğim yine.

  Sayın Deniz Gözlü hanım'ın da belirttiği gibi bu sadece estetik getirisi olan bir proje değildir. Bir çok boyut kazandırır bu tür projeler özellikle sosyolojik açıdan. Bu bağlamda yatırımı ikiye ayıralım basitçe ve bunlar maddi getirisi olan yatırımlar, sosyolojik getirisi olan yatırımlar olsun. Bu tip projeler daha çok sosyolojik, daha az maddi yatırımlardır aynı park yapmak gibi, yeşillendirme çalışmaları gibi. Eğer bu iki tip yatırımın dengesini iyi kuramazsanız şehirler bazı bilim kurgu filmlerindeki gibi metal, beton yığınına dönüşür.

 Ayrıca finansman için de özellikle Türkiye gibi faizlerin yüksek olduğu bir ülkede öz sermayelerin kullanımı tercih edilmez. Bir örnek verelim; Japonya'da eksi enflasyon var, insanların parası yerinde dursa değerleniyor ve faizler düşük, bize projesine göre 5-10-20 yıl geri ödemesiz krediyi yıllık yüzde 5-7 gibi oranlarla veriyorlar, bizde ise faiz getiri oranları yüzde 13.5-14 seviyesinde, o zaman paranız hem cebinizde kalıyor hem de bu parayı işletmiş oluyorsunuz, aradaki farkdan da müthiş oranda kar ediyorsunuz, bunu kendi sermayenizden yaparsanız bunun adına birşey derler ama burada ifade etmeyim. Peki denilecek ki bu nakit para nerde kullanılır, gider ödersiniz, işçinizin maaşını verirsiniz, sosyal yardım yaparsınız ve bu uzar gider.

 Tabii ki bunlar benim salt düşüncelerim değil, sadece derslerde öğrettiklerimizi, tüm serbest piyasa ekonomisine sahip ekonomilerin kabul ettiği şartları, ders kitaplarındaki, kendi kitaplarımdaki bilgileri burada da ifade ettim, Türk halkı ekonomi nedir, ne şartlarda bu oyun oynanır, oyuncuları kimlerdir bunları bilirse daha bilinçli bir toplum ortaya çıkar, bu iş de artık hizmet içi eğitimlerle çalışanlara anlatılmaktadır zaten, üniversitelerin bütün bölümünde ekonomiyi öğrencilerimize iyi anlatmak gereklidir belki de liselerde. Ekonomi, yatırım ilişkisi derslerini sabır ile dinlediğiniz için teşekkür ederim.


engin ertaş

13 yıl önce - Cmt 04 Şub 2006, 01:28
kanal


"Deniz Gerçekçi" nin dediklerinden öyle bir sonuç çıkıyor ki anlamak ve inanmak mümkün değil. Bizim niye bu kadar borca battığımız en iyi bu şekilde açıklanırdı sanırım. Bu ülkenin ekonomi profesörleri kapitalist sistemde ders almaya ve vermeye devam ettiği sürece de böyle borçlanmaya devam ederiz.

Ali@
13 yıl önce - Cmt 04 Şub 2006, 01:35

Engin dostum maalesef öyle işliyor serbest piyasa ekonomilerinde, kominist ülke olsak biz yani öyle olmazdı ama burası serbest piyasa ekonomisi olduğu için işler hep kredi ile yapılır, diğer türlüsü enayilik oluyor bu şartlarda, bizim de sanayi kuruluşlarımız var oradan biliyorum.  Yani dünyada da bu eğitim böyle veriliyor bir tek muz cumhuriyetleri kaldı ekonomiyi böyle anlatmayan, anlamayacak birşeyi yok yazmış orda aradaki farktan kar et zamanı gelince öde yatırımını bedavaya getirmiş olur böyle olmasa tüm şirketler batar ülkedeki, senin pek ilgin yok bu konulara sanırım. Kömünizmi canlandırmka isteyen bir kısım var ülkede yüzde 1 falan sanırım ama işte yüzde 1 den pek birşey olmaz gibi zaten o yüzde 1 de bölünmüş durumda, bir de ne oldukları belirsiz. Aslında herkes bu kapitalist sisteme müdahil olmuş durumda, köminstim diyen adam bile lokantaya gidince coca cola istiyor. Önemli olan bizim eski Atatürk'çü halimize dönmemiz, Atatürk de liberal ekonomiyi desteklemiştir sonuçta, asıl tehlike irtica dostum yani.

recep124
13 yıl önce - Cmt 04 Şub 2006, 02:51

Ali@ arkadaşım borç alma mantığını güzel anlatmış. ama ekleme yapmak gerek.borç alırsın, yatırım yaparsın, sonra borcunu ödeyebilirsen ödersin. ya da borç aldığın parayı kayseri belediyesine verirsin, onlar kayserinin göbeğinden kanal geçireğiz diye adeta çöpe atarlar, sonra da borcunu ödeyemeyip dünya bankasının uşağı olursun. yanlış anlaşılmasın, türkiyenin borç batağında olmasının nedeninin kayseri olduğunu söylemiyorum.  benim derdim bilinçsiz borçlanma.

HakanTR
13 yıl önce - Cmt 04 Şub 2006, 03:06

sayın recep124 Kayseri Büyükşehir Belediyesinin borç aldığı yok zaten.kesinlikle türkiyede israf yapmayan ender belediyelerden biridir.kaldıki eldeki paranın çar çur edilmesi çöpe atılması sözkonusu dahi olamaz.
önceki mesajlarımdada tekrar tekrar belirttiğim gibi bu belediyenin hiç borcu yok hatta
kasalarında da yüklü miktarda paraları var.bu proje kesin şu tarihte yapılacak diyede birşey yok.Büyükşehir belediye başkanı dediğim gibi asıl öncelikli projeleri tamamladıktan sonra bu projeyi yapacağını söylüyor.Kayseride yaşayan 1 milyon insan var elbette büyükşehirin görevi öncelikli önem taşıyan projeleri gerçekleştirmek sonrada uygun koşullar devam ederse projeyi hayata geçirip Türk insanına kazandırmak.



sayfa 3
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET