Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
arkinayvali

14 yıl önce - Cum 25 Mar 2005, 12:13
Türkiye Dışındaki Osmanlı Mimari Yapıları


Türkiye dışındaki Osmanlı mimari yapıtları gerek zaman gerek mekân içinde çok geniş bir tarihsel sürece ve coğrafi alana yayılır. Osmanlı mimari eylemi Osmanlı hakimiyetinin yayıldığı tüm coğrafi bölgelerde karşımıza çıkar. Yapı faaliyeti değişik bölgelerin Osmanlı İmparatorluğu'ndan koptukları farklı tarihlere kadar devam eder. Böylece, Osmanlı hakimiyetinin bulunduğu bölgelerde inşa edilen yapılar, mimari uslûplarına bakılmadan tarihsel bir olgu olarak Osmanlı yapısı kabul edilir. Ancak, bu yapılarda Osmanlı öncesi geleneklerin devam ettiği tislûp özellikleri (Orta Doğu ülkelerinde olduğu gibi), Osmanlı uslûbu veya ilk ikisinin bileşiminden ortaya çıkan uslûp özellikleri ile XVIII yüzyıldan sonra görülmeğe başlayan Avrupa sanatı uslûpları, beraberce görülebilir.

Arnavutluk

Akçahisar
Belgrad
İskodra
Tiran
Bosna- Hersek

Banja Luka
Bılagaj (Bılagay)
Derbent
Mostar
Saray Bosna
Bulgaristan

Buinovitsa
Cebel
Cisri Mustafa Paşa
Ruscuk
Sofya
Pazarcık
Cezayir

Irak

Bağdat
Musul

İsrail, Kudüs ve çevresi

Akka
Kudüs

Kıbrıs
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Girne
Lefke
Lefkoşe
Gazi Magosa
Güney Kıbrıs
Larnaka
Limasol
Libya
Trablusgarp
Lübnan
Beyrut
Trablus
Macaristan
Budin
Gülbaba Türbesi
Makedonya Cumhuriyeti

Kalkandelen
Ohri
Üsküp
Mısır

Kahire
Romanya
Dulçesti
Maçin
Mecidiye
Somali
Berbera
Sudan
Sevakin
Afamiya
Halep
Şam
Sudi Arabistan
Medine
Tunus

Ürdün

Yemen

San'a

Yugoslavya Federal Cumhuriyeti
Belgrad
İpek

Yunanistan

Atina
Ferecik
Girit
Kandilya
Gümülcine
İskeçe
Rodos
Selanik
Yanya


Arnavutluk

akcahisar


belgrad

belgrad



iskorda


tiran ethem bey camii




bosna hersek

tekke

tekkecamii



Gazi Hüsrev Bey Camii


Süleyman Paşa Camii


arkinayvali

14 yıl önce - Cum 25 Mar 2005, 12:26

mostar


canli mostar koprusunu izlemek isterseniz
http://www.starimost.telecom.ba/indexe.php?link=1

Bulgaristan

Hacı Veysel Camii


cebel camii


Cisri Mustafa Paşa


Paşa Camii




- Ruscuk



Seyfullah Efendi Camii sofya




arkinayvali

14 yıl önce - Cum 25 Mar 2005, 12:34

cezayir


Beylerbeyi Sarayı


Keçiova Camii


Prenses Azize Sarayı


lrak
İmam-ı Azam Külliyesi

Saray Camii Minaresi



Haydarhane Camii


Haydarhane Camii


Osmanlı Dönemi Yapıları


Saat kulesi


arkinayvali

14 yıl önce - Cum 25 Mar 2005, 12:42

lrak Musul
idadi


kara omer camii


İsrail, Kudüs ve çevresi
Akka -kudus
elumdan_hani


kubbetul_sahra


kudus muze


Türk carşısı


Türk hamamı


En son arkinayvali tarafından Cum 25 Mar 2005, 12:54 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


arkinayvali

14 yıl önce - Cum 25 Mar 2005, 12:53

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
KKTCGaziMagusa_1_mustafa_pasa_camii


KKTCGirnecafer_pasa_camii


KKTCLefke_piri_pasa_camii


KKTCLefkose_buyuk_han






lusinyanosmanli_evi.



güney kıbrıs
kale_kapisi_kitabe_ve_tugra


KibrisGuneyLarnaka_camii_kebir







arkinayvali

14 yıl önce - Cum 25 Mar 2005, 13:07

Libya
karahanli_Ahmet_pasa_camii






karahnli_kalesi


Hamidiye_carsisi


Lübnan
beyrut
Baabda_sarayi


Baabda_cesmesi


ElTel_saat_kulesi



Macaristan

Gül baba turbesi





Gül baba












XV. yüzyıl sonlarıyla XVI. yüzyıl başlarında yaşamış şair bir Bektaşî dervişidir. Evliya Çelebi'nin babasından naklen yazdığına göre Merzifonludur ve Fatih döneminden Kanunî döneminde Budin (Buda)in fethi sırasında şehit düştüğü 1541 tarihine kadar birçok savaşa katılmıştır. Şeyhülislâm Ebussuud Efendi'nin 2 Eylül 1541 tarihinde cenaze namazını kıldırdığı ve bu namazda Kanuni Sultan Süleyman'ın bulunduğu bilgileri de Evliya Çelebi'den alınmadır. Evliya Çelebi, elinde büyük bir kılıçla savaşlara katılan Gül Baba'ya bu lâkabın verilmesine, külahından daima bir gül taşımasının sebep olduğunu da belirtmiştir.

1663'te Budin'i ziyaret eden Evliya Çelebi, seyahatnâmesinde şunları da yazmaktadır: "Gül Baba, bir çiçekli bahçe içinde, kurşun örtülü bir kubbede gömülüdür. Sandukası yeşil çuha ile örtülü olup mübarek başlarında Bektaşî tacı bulunur. Etrafı çeşitli Arap harfli Kur'an âyetleriyle süslüdür."

Evliya Çelebi, Gül Baba'yı Fatih döneminden Kanuni döneminde 1541 yılına kadar, 120 yılı aşkın bir süre yaşatarak, büyük bir hata yapmış ve Fatih döneminde yaşamış Gül Mehmet Dede'yle karıştırmıştır. Isparta'nın Uluborlu ilçesine bağlı İlegüp köyündeki Veli Baba dergâhına ait kayıtlar içinde 1935 yılında bulunan bir şecere Gül Baba'nın gerçek kimliğini aydınlatmıştır. Bu şecereye göre , "Gül Dede" olarak da anılan " Gül Baba"nın asıl adı Cafer'dir. Babası, Kutb'ül Arifîn Veli'üddin İbn Yalınkılıç olup İlegüp köyündendir. Gül Baba, Kanunî Sultan Süleyman'ın daveti üzerine Budin seferine katılmıştır. Osmanlı döneminde ordu sefere çıktığında askerin moralini güçlendirmek için dervişler, saz şairleri de sefere katılıyor, mola zamanlarında dualar okunuyor, destanlar söyleniyordu. Dervişler, saz şairleri gerektiğinde silâhlanıp savaşa da katılıyorlardı. Gül Baba, savaşlara katılan dervişlerden biriydi. Yeniçeriler Hacı Bektaş Velî'yi pîrleri kabul ettiklerinden Bektaşî dervişleri çok seviyorlardı. Gül Baba, Budin (Buda)'in fethi sırasında 1 Eylül 1541 günü şehit düşmüş, 2 Eylül 1541 günü cenaze namazı Fethiye Camisi'ne çevrilen Mátyás (Meryem Ana) Kilisesi'nde kılınmıştır ve bugün Gültepe-Rózsadomp adı verilen tepede toprağa verilmiştir. Şehâdet tarihini 2 Eylül 1541 olarak gösteren kaynaklar da bulunmaktadır.

Isparta ili belgelerine göre Gül Baba'nın kardeşi Seyyid Hüseyin'in lâkabı da Sümbül Dede'dir. Misâlî mahlâsıyla Hurûfî tarzı şiirler yazan Gül Baba'nın şiir ve düzyazılarını içeren Miftah'ül Gayb ve Güldeste adlı yazma eserler bulunmaktadır.

Kanunî Sultan Süleyman'ın, hakkında; "Gül Baba Budin gözcüsü olup himmetleri hâzır ve nâzır ola ola" dediği Gül Baba hakkında Macar araştırmacıların da makaleleri bulunmaktadır. Macar Türkolog Gyula Nemeth ise gül sözcüğünün gülmek eyleminin emir şekli olduğunu belirterek Gül Baba lâkabını gülmekle açıklamaya çalışmıştır. Alman Thedor Menzel'e göre ise Bektaşi Tekkesi şeyhi işareti olarak tacında gül taşıdığı için Gül Baba lâkabı verilmiştir. Macar ressam Ferenc Eisenhut, 1886 yılında yaptığı ve bugün Ankara'da Macar Büyükelçiliği'nde asılı "Gül Baba'nın Şehâdeti" adlı tablosunda Gül Baba'nın tacından yere düşmüş gülünü de unutmamıştır.

Macaristan'daki Türkler kadar Macarlar tarafından da sevilen Gül Baba'nın efsanevî hayatı Danimarkalı Andersen tarafından 1841 yılında kaleme alınmıştır. Macar besteci J.Huszka da Gül Baba adlı bir senfonik eser bestelemiştir. Gül Baba, Macar edebiyatı, sinema ve operet sanatın da yerini almıştır.


arkinayvali

14 yıl önce - Cum 25 Mar 2005, 13:13

Makedonya Cumhuriyeti
Kalkandelen_Alaca_Camii

Kalkandelen_Harabati_Baba



Kalkandelen_Keci_koprusu


Serena_Camii_Kalkandelen


Uskup_Yahya_Pasa_Camii


Ohri




arkinayvali

14 yıl önce - Cum 25 Mar 2005, 13:25

Mısır
Kahire_Abdurrahman_Kethuda_Sebil


Kahire_Aksungur_Camii


Kahire_Bab_el_Azap


Kahire_Mahmut_Pasa


Kahire_Mehmed_Ali_Camii

Kahire_Melike_Safiye_Camii



Romanya

Dulcesti_Kucuk_Tatlicak


Macin_Mestan_Aga


Mecidiye_Mecidiye_Camii


arkinayvali

14 yıl önce - Cum 25 Mar 2005, 13:39

Somali

Berbera Camii


Sudan







































arkinayvali

14 yıl önce - Cum 25 Mar 2005, 13:46

Sudi Arabistan











Tunus


Hammuda_Pasa_Camii_Tunus


Dayi Yusuf camii


Dayi Yusuf camii


Mahrez_Camii




sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET