Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Türkiye'nin Afrika keşfi..
« önceki   123 ... 2829303132   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 29
BJK 5106
11 ay önce - Pts 26 Eyl 2022, 14:15

Alıntı:
Donanım ve kabiliyet bakımından Afrika'nın ikinci en büyük askeri gücü kabul edilen Güney Afrika ordusu, Sahra Altı bölgesinde "en güçlü ordu" olarak kabul ediliyor.

Yüksek yerli silah ve mühimmat kullanım oranıyla öne çıkan Güney Afrika savunma sanayisi, komplike sistemleri de içeren geniş bir ürün yelpazesine sahip. Ülke bu ürünleri, aralarında Avrupa ve Körfez ülkelerinin de bulunduğu 70 kadar ülkeye ihraç ediyor.

Güney Afrika özellikle kara ordularının donanımında yüksek yerlilik oranına sahip. G-6 Obüsü, Rooikat, Mbombe, Mamba, Ratel, Casspir gibi farklı türden zırhlı askeri araçlar, R5 piyade tüfeği, Vektör SS-77 makineli tüfeği, Bateleur çok namlulu roketatar platformu, Güney Afrika savunma sanayisinin ürettiği ürünlerden bazıları.

Ülkenin savunma sanayisi ayrıca karadan havaya füze, insansız hava aracı, radar sistemleri ve elektronik harp sistemleri gibi daha karmaşık ve ileri teknoloji içeren platformları da üretebiliyor.


Ulusal Konvansiyonel Silahlar Kontrol Komitesi (NCACC) raporuna göre, Güney Afrika 2021 yılında 67 ülkeye 3,3 milyar rand (yaklaşık 3,3 milyar Türk lirası), bu yılın ilk 6 ayında da 70 ülkeye 1,4 milyar rand (yaklaşık 1,4 milyar Türk lirası) değerinde savunma sanayisi ürünü ihraç etti.

POTANSİYEL STRATEJİK ORTAK

Geçen hafta ülkenin başkenti Pretorya yakınlarındaki Waterkloof Hava Üssü'nde düzenlenen Afrika Havacılık ve Savunma Fuarı'nda (AAD 2022), Türkiye ile Güney Afrika savunma sanayileri birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı buldu.

Türkiye, Afrika'nın en büyük, dünyanın ise önde gelen savunma fuarlarından olan AAD 2022'ye, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir'in başkanlığında heyet düzeyinde ve 25 firmayla yoğun katılım göstermişti.

Güney Afrika Savunma Bakanı Thandi Modise, fuarın ilk gününde Başkan Demir'le görüştü ve Türk firmalarının stantlarını gezip, ürün ve teknolojileri hakkında bilgi aldı.

Modise, AA muhabirine verdiği demeçte, Türkiye'nin bu denli geniş katılımından duyduğu memnuniyeti dile getirerek "Türkiye'yi kazanmak zorunda olduğumuzu düşünüyorum." ifadesini kullandı.

Bu da her ikisi de bölgelerinin en büyük askeri gücü olan ve güçlü savunma sektörlerine sahip Türkiye ile Güney Afrika arasında potansiyel iş birliği ve ortaklığını tekrar gündeme getirdi.

"TÜRK SAVUNMA SANAYİSİNİN KABİLİYETLERİNİN FARKINDAYIZ"

Güney Afrika Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rudzani Maphwanya da iki ülke arasında savunma sanayisi alanındaki iş birliği ve ortaklık fırsatını AA muhabirine değerlendirdi.

Maphwanya, savunma sanayisindeki yeniliklerle ilgilenen Güney Afrika'nın özellikle mobilite ve zırh konusundaki yeniliklere odaklandığını ve bu alanda iş birliğine açık olduklarını söyledi.

Türk savunma sanayisinin ürün ve teknolojilerinin ülkesinin ihtiyaçlarıyla örtüştüğüne işaret eden Maphwanya, "Türk sanayisinin kabiliyetlerinin farkındayız. Türk savunma sanayisi sadece mobiliteye odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda en iyi kalite platformlara da sahip." dedi.

Maphwanya, Güney Afrikalıların halihazırda Türk sanayisiyle iş birliği yaptığını belirterek "Güney Afrika'da kısa ve orta vadede sahip olabileceğimiz ihtiyaçların karşılanmasında Türk savunma sanayisiyle ortaklıklar kurarak ilerleyebileceğimizi görüyoruz."
diye konuştu.

Yerli ürün ve teknolojilerle donatılmış Güney Afrika donanmasının da Afrika'nın en gelişmiş donanmalarından biri olduğunu kaydeden Maphwanya, Türk denizcilik endüstrisinin gelişmişlik düzeyinin de farkında olduklarını ve bu konuda da çeşitli iş birlikleri geliştirilebileceğini vurguladı.

İŞ BİRLİĞİNİ DÖRT GÖZLE BEKLİYORUZ

Maphwanya, iki ülkenin denizcilik endüstrisinde iş birliği geliştirmesinin önemine işaret ederek "Benzer teknolojilere sahibiz, birlikte çalışabilir ve şu anda yapmakta olduğumuz şeyin ötesine geçebiliriz." dedi.

Bu iş birliğinin her iki tarafa da yarar sağlayacağını ifade eden Maphwanya, Türkiye ve Güney Afrika'nın ileri teknoloji sahibi ülkeler arasında yer almasının, dünyada yaşanan sorunlara çözümler üretmek açısından önemli olduğunu söyledi.

Maphwanya, "Ülkelerimizi ve askeri ilişkilerimizi birlikte nasıl geliştireceğimiz konusunda mutabık olduğumuz çerçevede teknoloji paylaşımı ve eğitim yoluyla da ilerleyecek iş birliğimizi dört gözle bekliyoruz." dedi. (PRETORYA / AA)


En son BJK 5106 tarafından Pts 26 Eyl 2022, 14:38 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


BJK 5106
11 ay önce - Pts 26 Eyl 2022, 14:37

Alıntı:
ASELSAN'ın, ani kalp durmalarında hastanın elektroşokla yaşama tutunmasını sağlayan otomatik eksternal defibrilatör cihazı, Güney Afrika'da hayat kurtaracak.

Türk savunma sanayisinin öncü şirketlerinden ASELSAN, Güney Afrika'nın başkenti Pretorya'daki Afrika Havacılık ve Savunma Fuarı AAD 2022'de askeri ve sivil alandaki ürün ve kabiliyetlerini sergiledi.

ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Genel Müdürü Haluk Görgün, AA muhabirine, 2011 yılından bu yana Güney Afrika'da faaliyet gösteren bir tasarım ve üretim ofisleri bulunduğunu söyledi. Güney Afrika'daki çalışan sayısının 47'ye ulaştığı bilgisini veren Görgün, ülkede elektro-optik, lazer, elektro-mekanik gibi alanlarda yetkin bir takıma sahip olduklarını ifade etti.

Görgün, kamera, görüntüleme sistemleri ve bunlarda kullanılan lazer sistemleriyle ilgili mühendislik birikiminden faydalanarak tasarım çalışmaları yürüttüklerini, yeni ürünler geliştirdiklerini belirterek, bu ofisle aynı zamanda çeşitli ürünlerle ilgili Afrika kıtasında ihracat faaliyetleri yürüttüklerini bildirdi.

Hem savunma hem sivil alanda iş birliği


Fuar sürerken Afrika kıtasındaki bir müşteriye satış yaptıklarını aktaran Görgün, "Çok farklı ülkede, çok farklı ürünle yer alıyoruz. Özellikle Güney Afrika'daki güçlü, platform üreten firmalarla iş birliği yapmayı da önemsiyoruz. Buradaki varlığımızla ileride daha aktif olabileceğimizi, daha fazla ihracat yapabileceğimizi gerçekleştirdiğimiz görüşmeler ve anlaşmalarla şimdiden söyleyebilirim. Güney Afrika'da sadece savunma alanında değil, sivil alandaki ürünlerimizle çözüm oluşturabileceğimiz birçok fırsatımız var. Bunları değerlendirmek için gayret gösteriyoruz." dedi.

Görgün, temmuz ayında Güney Afrika'da, özellikle sağlık alanında bir farkındalık çalışması yaptıklarına işaret ederek, şöyle konuştu:

"Hem buranın lokal değerlendiricileri, karar vericileri hem de birlikte çalışabileceğimiz partnerlerle bir farkındalık günü düzenledik, çok başarılı geçti. Akabinde satış sözleşmesi yapabilir duruma geldik. Fuara yetiştirmeye çalıştık ama fuardan hemen sonra olabilir. Özellikle defibrilatör cihazlarımızın satışını gerçekleştireceğiz. Ventilatör, solunum cihazlarımız var, bunlarla ilgili de sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz, hediye ettiğimiz cihazlarımız var. Bunların da Güney Afrika ve çevre ülkelerde kullanılabileceğini değerlendiriyoruz.

Sınır ve kent güvenliği alanında da çözümlerimiz var. Elektro-optik sistemler, karar destek yazılımları ve radar sistemlerimizle, elektronik olarak geliştirdiğimiz kendi sensörlerimizle günlük yaşantıda çözüm oluşturduğumuz birçok uygulama var. Bunları da burada değerlendiriyoruz."


Çevre ülkelerdeki fırsatlar da artıyor


ASELSAN'ın "kıtaya açılan en önemli ticaret kapısı" olarak nitelendirilen Güney Afrika'daki faaliyetlerinin bölgedeki farklı ülkelerde sözleşmeye dönüşeceğinin görüldüğünü vurgulayan Görgün, fuar vesilesiyle çevre ülkelerden çok sayıda bakanla görüşme fırsatı bulduklarını dile getirdi.

Görgün, "Burada ağırlıklı olarak Güney Afrikalı mühendis ve iş geliştiricilerimizin olduğu aktif bir takımımız, Türkiye'den görevlendirdiğimiz yönetici arkadaşlarımız var. Çevre ülkelerdeki birtakım fırsatları konuştuk. Bunların artacağına inanıyorum. Yaptığım görüşmelerde de buna kani oldum." değerlendirmesinde bulundu.

Görgün, uluslararası ihracat politikalarında son yıllarda "kazan-kazan" formülünü oluşturmaya çok gayret ettiklerini söyledi.

Satışla birlikte daha uzun iş birlikteliklerinin nasıl kurulabileceğine odaklandıklarını ve bunu muhataplarına iyi şekilde aktarmaya çalıştıklarını belirten Görgün, şunları kaydetti:

"Bunların anlaşıldığını da görüyoruz, sonuçlarının satışlara yansıyacağını gözlemliyoruz. Özellikle satış sonrasında onları yalnız bırakmayacağımızı, bakım-tutum, idame merkezlerine koyacağımız teknik ve mühendislik kabiliyeti, yedek parçalarla destekleyeceğimizi anlatıyoruz. Bunların iyi uygulamalarını, gerçekleştirdiğimiz ülkelerde gelişen iş birlikteliği ve fırsatları anlatıyoruz. Ülkelerdeki yerel dinamiklerle ikili iş birlikteliklerini önemsediğimizi, bunun güzel örneklerini anlatıyoruz. Bunları duydukça gelişmelerin, olumlu yansımaların olacağını ifade ediyorlar. Bu da bizim için memnuniyet verici."


Haluk Görgün, bu tür faaliyetlerle Güney Afrika ve çevre ülkelerle iş birliktelikleri ve satışların artacağına inandığını sözlerine ekledi. (AA)


BJK 5106
11 ay önce - Pts 26 Eyl 2022, 16:51

Alıntı:
AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Hasan Sert, kongrede yaptığı konuşmada, Batı Afrika ülkelerindeki çalışmaların fonlarla yönetilmesinin ve o bölgelerde gıdaya erişimin artırılması için gerçekleştirilecek etkinliklerin takdir edilmesi gerektiğini söyledi.

Devlet, sivil toplum kuruluşları (STK), iş adamları ve diğer sosyal unsurlarla birlikte başarının planlanmasının önem taşıdığını belirten Sert, "Bizim STK'ler ve gönüllü kuruluşlara destek vermemiz lazım. Devlet, üniversite, yerel yönetim ve hükümetlerle bir araya gelip elimizdeki potansiyeli artırmaya çalışmalıyız." dedi.

Sert, Türkiye'nin son dönemde hem sivil hem diplomatik alanda Afrika'da büyük ataklar yaptığına dikkati çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, bugüne kadar 32 Afrika ülkesini ziyaret ettiğini bildirdi.

Afrika'nın kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayan Sert, şöyle konuştu:

"Afrika ile kazan-kazan iş birliğiyle ilişkiler kurmak ve oraları güçlendirmek için elimizden gelen çabayı sarf ediyoruz. TİKA'nın Afrika'nın değişik ülkelerinde 22 ofisi bulunuyor. Türkiye'nin dış dünyadaki okullarını daha etkin kullanmak için Türkiye Maarif Vakfının 26 ülkede okulu bulunuyor. Bu ülkelerde 175 Türk okulu var. Bu da önemli bir rakamdır. Bizimle Afrika'nın birlikte çalışması ve gıda güvenliğinin yanı sıra savunma, eğitim, yönetim gibi birçok konuda iş birliğinin önemli avantajını kullanacağız."


Sert, Yunus Emre Enstitüsünün de önemine işaret ederek, yabancı ülkelerden Türkiye'de 176 bin üniversite, mastır ve doktora seviyesinde öğrencinin bulunduğunu kaydetti.

"Fon için 1 milyar dolar bekliyoruz"


Window of Turkey Üst Yöneticisi (CEO) Baraa Alsasa da hedeflerinin gıda güvenliğine katkı sağlamak olduğunu dile getirdi.

Bunun için hükümetler, organizasyonlar ve derneklerin iş birliğine ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Alsasa, Afrika'daki ülkelerden burada oluşturulması planlanan yatırım fonuna destek vermelerini istedi.

Alsasa, teknolojinin Afrika'ya transfer edilmesinin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"İki ülke arasında kazan-kazan stratejisi var. Türkiye, Afrika'ya sadece bir şey satmak istemiyor, Türkiye bize bazı konularda yardım edebilir. Türkiye'nin Afrika'ya teknoloji transferi için yardım etmesi lazım. Türkiye bunu yapmaya hazır ve bunu istiyor. Bu sebeple teknoloji transferini oluşturmak amaçlı hükümetlerle konuşmak istiyoruz. Tamamıyla tarıma açılabilecek büyük alanlarımız var. Arazi, su, çalışma gücü orada. Bunların hepsi yatırıma açık halde bekliyor. Önümüzdeki tek sorun kendimizi doğru yolda organize edecek bir platform oluşturmak. Burada fon bu platform için bir ilk adım olacaktır."


Sorunların çözümlerinin bir yol haritası oluşturmaktan geçtiğini ifade eden Alsasa, bunun temelden başlayarak öncelikle çiftçilere doğru eğitimi vermekten, lojistik çözümlerine kadar kapsamlı çözüm üretmekle sağlanabileceğini anlattı.

Alsasa, tarımda kullanılan makinelerin zaman ve masraf tasarrufu sağladığına işaret ederek, üretim makineleri ve gıda işleyici makinelere Afrika'da ihtiyaç olduğunu bildirdi.

Lojistiğe de üst seviyede yatırım yapılması gerektiğini belirten Alsasa, "Eğer üretip dağıtım yapamazsak çalışmalar hiçbir şeye yaramaz. Son adımımız ise ithalat ve ihracatı nasıl ilerletebileceğimiz yönünde olacak. Gayrimenkul ve emlakçılık konusu da bizim için önemli. Gayrimenkul geliştirme projeleri içinde evler yapılmasa, fabrikalar kurulmasa bu planlarımızı başaramayız. Burada oluşturulması planlanan yatırım fonuna ilk etapta 1 milyar dolar bekliyoruz"

"Yatırımcılara her türlü desteği vereceğiz"


Nijerya Tarım Bakanlığını temsilen kongreye video mesaj gönderen Federal Tarım Müdürlüğü Genel Müdürü Abdullahi Garba Abubakar da "Window of Turkey'in bu girişiminden çok memnunuz. Özellikle makineleşme ve organizasyon alanlarında koordinasyona açığız. Bu sinerjinin nasıl oluşturulacağını öğrenmek için heyecanlıyız." diye konuştu.

Jigawa Eyaleti Başkan Yardımcısı Umar Namadi de video mesajında, yatırımcıları eyaletine davet ederek, özellikle tarım alanında her türlü desteği yatırımcılara verebileceklerini söyledi.

Avrasya Enerji Şirketi Yönetim Kurulu Danışmanı Erhan Barutoğlu, 1970'lerden bu yana Türk yatırımcıların Afrika'ya yatırımlarının 8 milyar dolara ulaştığını bildirdi.

Türkiye'nin yatırımlarının da çelik, maden, mobilya, tarım, gayrimenkul, emlakçılık ve ulaşımda yoğunlaştığını vurgulayan Barutoğlu, Türk müteahhitlerinin gerçekleştirdiği projelerinin 67 milyar doları geçtiğini kaydetti.

Barutoğlu, hükümetlerin özellikle tarım başta olmak üzere yatırım konularında önceliklerini belirlemeleri gerektiğine dikkati çekerek, "İlgili yeni modeller ortaya konulmalı. Afrika kıtası geçmişte olduğu gibi dünya için çok önemli rol oynayabilir. Burası Türk şirketler için değişik konularda büyük iş fırsatları barındırıyor." ifadelerini kullandı.

Afrika ile iş birliği vurgusu

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Üreticileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Fikret Koca da Afrika topraklarının yüzde 75'inin tarıma elverişli olduğunu söyledi.

Türkiye'de yetişen ürünlerin çoğunun Afrika'da da yetiştirilebileceğine işaret eden Koca, "Bunun için enerji, elektrik, su ve teknolojiye ihtiyaç var. Neden birlikte iş birliği yapmayalım? Afrika ülkelerinin gıdaya ihtiyacı var. Ürettiği gıda miktarı, ihtiyaç duyduğunun yüzde 35'ini karşılıyor. Gıdalarını kendileri üretmek istiyorlar. Bunun için de bu tip organizasyonlarla Afrika ülkelerinde ve Türk toplumuyla hareket ederek gıda üretiminin teşvik edilmesi sağlanmalı. Dernek olarak onların yanındayız."
değerlendirmesinde bulundu.

Eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Cengiz Altınkaya da iklime ve toprağa uygun türlerle tarımın geliştirilmesi gerektiğini belirterek, son yıllarda küresel ısınmadan dolayı sürdürülebilir tarım ve şehirlerin artık insanların gündeminde olduğunu bildirdi.

Çiftçilerin yanında devletin ve kooperatiflerin sigorta vazifesi görecek şekilde yapılanması gerektiğini vurgulayan Altınkaya, bunun çiftçiler için güvence olduğunu dile getirdi.

Altınkaya, "Ülkemizin Afrika'ya ilgisi son 25 yılda diğer ülkelerden çok daha yoğun ve etkin oldu. Afrika'da 12 kadın büyükelçimiz var. Bu Türkiye'nin kadın dayanışmasının da bir göstergesidir." dedi.

Window of Turkey'in düzenlediği etkinlikte iş birliği alanları da kapsamlı olarak değerlendirildi. Window of Turkey, Türkiye ile Afrika arasında ticaret ve yatırım köprüsü kurmayı amaçlayan bir organizasyon olarak faaliyet gösteriyor. Ankara'daki etkinlikte, Türk ve Nijeryalı yatırımları birbirine bağlamak için tümleşik iş çözümleri sunulmuş oldu. (AA)


BJK 5106
10 ay önce - Sal 18 Ekm 2022, 13:32

Alıntı:
Güney Afrika; zengin yeraltı ve yer üstü kaynakları, güçlü finansal altyapısı, dinamik nüfusu, savunma gücü ve sanayisiyle bölgenin ve kıtanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor.

Elmas, altın, demir ve kömür üretiminde dünyanın büyük üreticilerden olan Güney Afrika; Mısır ve Nijerya'nın ardından kıtanın en büyük 3. ekonomisi olma özelliği taşıyor.

Türkiye ile Güney Afrika arasındaki ticaret hacmi hızla artıyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2022'nin 8 ayında son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken, Türkiye'nin Güney Afrika'ya ihracatı da rekor kırdı.

AA muhabirinin Türkiye'nin Pretorya Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği'nden edindiği bilgilere göre, Ocak-Ağustos 2021'de yaklaşık 1,4 milyar dolar olan iki ülke arasındaki ticaret hacmi, bu yılın aynı döneminde 2,28 milyar dolara çıktı.

Ticaret hacmi rekora koşuyor


Geçen yıl 2 milyar doları aşan ticaret hacmine bu yılın ilk yarısında ulaşılırken, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2022'de rekor seviyeye yükselmesi bekleniyor. Türkiye ile Güney Afrika arasındaki ticaret hacmi, en yüksek seviyesine 2,46 milyar dolar ile 2011'de ulaşmıştı.

Türkiye'nin Güney Afrika'ya ihracatı da bu yılın 8 ayında 2021'in aynı dönemine göre yüzde 150 artarak yaklaşık 1,34 milyar dolar ile rekor kırdı.

Söz konusu dönemde Güney Afrika'dan yaklaşık 943 milyon dolarlık ithalat gerçekleştiren Türkiye, 395 milyon dolarlık fazla vermiş oldu. Daha önce Güney Afrika lehine olan ihracat-ithalat dengesi, ilk kez bu yıl Türkiye lehine dönüyor.

Güney Afrikalıların Türkiye'de 270 milyon dolar doğrudan yatırımı bulunuyor


Türkiye'deki Güney Afrika Büyükelçiliği verilerine göre, Türkiye, geçen yıl Güney Afrika'dan en çok demir-çelik, santrifüj, kamera, dizel motor ve kömür ithal ederken, Güney Afrika'ya en çok madeni yağ, demir-çelik ürünleri, motorlu taşıt, elektrikli ev eşyası ve kablo ihracatı yaptı.

İki ülkede karşılıklı çok sayıda yatırım da bulunuyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, 2002-2021 döneminde Türkiye'nin Güney Afrika'da 29 milyon dolarlık, Güney Afrikalıların da Türkiye'de 270 milyon dolarlık doğrudan yatırımı bulunuyor.

Son dönemde bazı Güney Afrikalı iş insanlarının Türkiye'de hayvancılık ve gayrimenkul alanında yatırımlar yapması da dikkati çekiyor.

Zengin madenler, güçlü finansal altyapı


Elmas, altın, platin, demir ve kömür üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olan Güney Afrika'da, madencilik sektörü, ülke ekonomisine yüz binlerce istihdam ve her yıl onlarca milyar dolarlık gelir sağlıyor.

Güney Afrika Maden Kaynakları Departmanı verilerine göre, ülkede 2,5 trilyon dolardan fazla maden cevheri bulunuyor. Dünyanın en büyük platin, manganez, krom ve vanadyum üreticisi olan Güney Afrika, küresel çapta kömür ve demir cevheri ihracatçıları arasında da yer alıyor. Ülke, geçen yıl kömür ve demir ihracatından yaklaşık 16 milyar dolarlık gelir elde etti.

Güney Afrika Mineral Konseyi raporuna göre, ülkede 2019 yılında yaklaşık 25 milyar dolarlık gelir sağlayan ve 95 binden fazla Güney Afrikalıyı istihdam eden altın madenciliği, son yıllarda durağan bir performans sergilese de 19. yüzyılın sonlarından bu yana Güney Afrika ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olmayı sürdürüyor.

2019'da yaklaşık 7,2 milyon karatlık elmas üretimi gerçekleştiren ve bundan 1 milyar dolara yakın gelir elde eden ülke, De Beers ve Anglo American gibi küresel madencilik firmalarının kontrolünde bulunuyor. Anglo American, tek başına 40 milyar doların üzerinde değere sahip.

Güney Afrika, aynı zamanda dünyanın önde gelen otomotiv firmalarının Afrika'daki üretim üssü olma özelliği de taşıyor.

Ülkenin güneybatısında, Atlas Okyanusu kıyısındaki Cape Town kenti ise dünyanın önde gelen turizm merkezleri arasında yer alıyor.

Afrika'nın en büyük borsası JSE, 1,3 trilyon dolar hacminde


Afrika'nın en büyük bankalarından ve merkezi Güney Afrika'da bulunan Standard Bank, Absa, First Rand Bank ve Nedbank'ın toplam varlıkları 400 milyar doları aşıyor. Kıtanın önde gelen telekomünikasyon firmalarından MTN ve Vodacom da yine Güney Afrikalı firmalar arasında yer alıyor.

Aralarında söz konusu şirketlerin de yer aldığı 400'den fazla firmayı bünyesinde barındıran Johannesburg Borsası (JSE), kıtanın en büyük borsası konumunda bulunuyor. JSE'nin hacmi 2022 itibarıyla 1,3 trilyon doları aşıyor.

Johannesburg kenti de ülkenin, bölgenin, hatta kıtanın finans ve ticaret merkezi olma özelliği taşıyor.

Yabancı yatırımcılar için cazibe merkezleri arasında olan Güney Afrika'da ABD, AB ülkeleri, Çin ve Körfez ülkelerinin çok sayıda yatırımı bulunuyor. Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa'nın kısa bir süre önce gerçekleştirdiği Suudi Arabistan ziyaretinde de 15 milyar dolarlık yatırım sözü alındı.

Yüksek işsizlik, düşük büyüme hızı


Söz konusu gelişmelere karşın ülke ekonomisinde bazı "ciddi" sorunlar da bulunuyor. Bu sorunların başında kronikleşmiş yüksek işsizlik geliyor. Güney Afrika İstatistik Kurumu (Stats SA) verilerine göre, 2022'nin ikinci çeyreğinde işsizlik yüzde 33,9 oldu. Ülkede işsizlik, 1990'ların başından beri yüzde 25'in üzerinde seyrediyor.

Geçen yıl yüzde 5'e yakın büyüyen Güney Afrika'da, GSYH, 2022'nin 2. çeyreğinde yüzde 0,7 azaldı.

Uzun yıllardır yaşanan arz kaynaklı elektrik kesintileri halihazırda ülkenin en büyük problemleri arasında yer alırken, ülke ekonomisinde de büyük kayıplar yaşanmasına neden oluyor.

Bu arada, Güney Afrika'nın dünyaya açılan kapıları olan Durban ve Cape Town limanları ile ülkenin demir yollarını işleten ulusal taşımacılık firması Transnet'in işçilerinin, geçen haftadan beri sürdürdüğü grev ülkede üretim ve mal akışının önemli ölçüde sekteye uğramasına, kömür ve demir ihracatının da durmasına neden oluyor.

Ülkede çok yaygın olarak görülen suç ve şiddet olayları da Güney Afrika ekonomisi ve sosyal hayatını baltalayan önemli sorunlardan biri olarak görülüyor. (AA)




BJK 5106
9 ay önce - Sal 01 Ksm 2022, 20:16



BJK 5106
9 ay önce - Sal 01 Ksm 2022, 22:18



erkan_gs_mk

9 ay önce - Çrş 09 Ksm 2022, 16:11



adanaulas
9 ay önce - Çrş 09 Ksm 2022, 16:14



crypton
9 ay önce - Cmt 19 Ksm 2022, 19:36

Alıntı:
Tosyalı, AA muhabirine, 20 Kasım Afrika'nın Sanayileşme Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye'nin kıtayla ekonomik ilişkilerini değerlendirdi.

Afrika ile 1000 yıllık kadim bağları bulunan Türk firmalarının cesareti, hızı, fiyat ve kalitesiyle rakiplerinin önünde olduğunu ifade eden Tosyalı, siyasi ilişkilerin de bu sürece önemli katkı sunduğunu söyledi.

Tosyalı, kazan-kazan politikası sayesinde Türkiye'nin kıtada güven veren imaja sahip olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından başlatılan Afrika'ya yönelik açılım politikası doğrultusunda, Türk firmalarının bu desteği arkasına alarak kıtanın zor koşulları altında siyasi istikrarı tam oturmamış bölgelerde çalışabildiğini ve yüksek risk alabildiklerini vurgulayan Tosyalı, firmaların kısa sürede büyük projeleri tamamladıklarını ifade etti.

Tosyalı, Türk şirketlerinin, bilgi ve deneyim paylaşımı yoluyla Afrika'nın yapısal eksikliklerinin giderilmesinde, istihdam yaratılmasında ve kıtanın kalkınmasında aktif rol oynadığına dikkati çekerek şöyle konuştu:

"Afrika ülkelerinde güçlü sanayi yatırımlarımız var. Bu daha başlangıç. Türkiye ile Afrika arasındaki ticari ilişkilerimizi incelediğimizde son 10 yıllık dönemde özellikle ticaret ve yatırım alanlarında bizleri heyecanlandıran ciddi artışlar söz konusu. Afrika kıtasına olan yatırımlarımız 2001'de 22 milyon dolar iken 2021'de bu miktar 1,6 milyar dolar seviyesine yükseldi. Buradaki yüzde 7 binin üzerindeki artış ilişkilerimizin ne denli güçlendiğinin bir ispatıdır. Bunun yanında Afrika'dan Türkiye'ye gelen yatırımlar ise son 20 yıllık dönemde yüzde 665 artarak 398 milyon dolara ulaştı. Karşılıklı emeklerin boşa gitmediğinin en somut göstergelerinden biri, katlanarak artan bu ticaret rakamlarıdır. Türkiye-Afrika ticaret hacmindeki rakamsal iyileşmelere rağmen Çin, ABD ve Rusya Afrika'da daha etkin. Bu durumda var olan potansiyelin geliştirilmesi için Türk firmalarına daha çok iş düşüyor."

Ticaret hacmi artıyor
Tosyalı, bölgeyle ihracatın 2013'te 15,3 milyar dolar seviyesinde olduğunu, 2021'de bu rakamın 29,4 milyar dolara ulaştığını bildirdi.

Bu yılın 9 ayında kıtaya ihracatın 18,5 milyar dolar, ithalatın ise 7,1 milyar dolar olarak gerçekleştiği bilgisini veren Tosyalı, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu öncü veriden yola çıkarak, bu yıl gerçekleşecek ticaret hacmimizin geçen yıla kıyasla artacağını ve 30 milyar dolar seviyesini geçeceğini öngörüyoruz. Bölgeye olan ihracatımızın yüzde 11'ine yakınını demir-çelik sektörü oluşturuyor. Son verilere göre, demir-çelik ihracatı 2 milyar doların üzerinde gerçekleşti. Bu sektörü sırasıyla makineler, otomotiv ve plastikler takip ediyor. Bahsedilen sektörler ise bölgeye olan ihracatın yüzde 20'sini oluşturuyor. Elektrikli cihazlar, altın-mücevher ve demir-çelikten eşya ise yüzde 15'ini oluşturuyor. Bahsedilen tüm sektörler ise Afrika kıtasına olan ihracatımızın yüzde 50'sini oluşturuyor. Bölgeden ithalatımızda enerji yüzde 13'ü, demir-çelik yüzde 10'unu ve altın-mücevher yüzde 8'ini oluşturuyor. Plastikler, gübreler ve inorganik kimyasallar ise en fazla ithal edilen diğer ürünler."

Tosyalı, Türk müteahhitlik firmalarının da Afrika kıtasındaki zorluklara rağmen başarılı projelere imza attığına dikkati çekerek, kazan-kazan ilkesi temelinde üretim, tarım, turizm, tekstil, endüstri, enerji, gıda ve sağlık alanlarında geliştirilecek iş birliğinin bölgenin yararına olacağını anlattı.

Türkiye'nin müteahhitlik hizmetleriyle 150'den fazla alanda üretim yapan sektörleri, Avrupa kalitesiyle, Asya fiyatlarıyla, Afrika'nın 54 ülkesinin ithalatı ve ihtiyacı olan alt ve üstyapı projelerini rahatlıkla karşılayabileceğini vurgulayan Tosyalı, "Afrika insanının kaliteli ürün ve hizmete erişimine Türk ürünleri katkıda bulunacak. Türkiye'nin sahip olduğu bilgi ve tecrübe birikimini Afrika ile paylaşmaya hazırız." diye konuştu.

DEİK bünyesinde faaliyet gösteren ülke bazlı iş konseylerinden Türkiye-Afrika İş Konseyleri çatısı altında bulunan 47 Afrika ülkesi iş konseyi ile Türk özel sektörünün Afrika'daki sesi olduklarını belirten Tosyalı, Liberya ve Esvatini ile yeni iş konseyleri oluşturulması için adım attıklarını bildirdi.

Tosyalı, bu vesileyle Afrika'da bulunan 54 ülkenin 49'una temas edileceğine işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

"Cumhurbaşkanı'mızın Afrika'ya açılım politikası kapsamında, kıta ülkeleriyle aramızdaki siyasi ve ekonomik ilişkileri hızla geliştirmenin çabası içinde olan DEİK, diplomatik ve insani temaslar sayesinde eşit ortaklık ve karşılıklı fayda çerçevesinde Afrikalı dostlarımızla birlikte pek çok çalışma yürütüyor ve birçok projeyi hayata geçiriyor. Bilgi birikimimizi ve tecrübelerimizi Afrika ile paylaşarak eğitimler veriyor ve bölgede istihdam sağlıyoruz. İş konseylerimiz aracılığıyla bu pazara açılmayı düşünen firmalarımıza Afrika'daki fırsatları anlatmaya devam ederken bu pazarda halen faaliyet gösteren firmalarımızın önüne çıkan engellere yönelik çözümler üretmeye, tüm firmalarımızın Afrika'da değer yaratacak işler üretebilmesinin önünü açmaya gayret ediyoruz. DEİK çatısı altında sorumluluk alan bir iş insanı olarak da görüyorum ki yıllar içinde bu konularda önemli mesafeler katettik. Gelinen nokta hepimizi memnun ediyor. Bu geldiğimiz noktayla yetinmeyip çalışmalarımıza devam etmekteyiz."

"Senegal ile 1 milyar dolarlık ticaret hacmine kısa sürede ulaşılacak"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Senegal ziyaretini anımsatan Tosyalı, Türkiye'nin bu ülkeyle derin dostluk ve kardeşlik ilişkileri olduğunu, birlikte yapılabilecek çok fazla iş bulunduğunu söyledi.

Tosyalı, ziyarette hedeflenen 1 milyar dolar ticaret hacmine dengeli bir şekilde ulaşmak için iş dünyasına büyük sorumluluk düştüğünü belirterek şunları kaydetti:

"Ekonomik ilişkilerimizi ileriye taşımak için mevcut imkanlardan yararlanmalı ve yeni mekanizmaları devreye sokmalıyız. Afrika ile stratejik iş birliğinin temellerini oluşturarak ekonomik ve ticari ilişkileri güçlendirmeyi hedeflemekteyiz. Senegal enerji, çelik üretimi, sağlık, gıda sanayisi, hazır beton üretimi ve altın işleme alanlarında Türkiye ile ortaklıklarını geliştirmek istiyor. Kazan-kazan prensibi çerçevesinde, ikili ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da güçlendireceğimize inanıyorum. 2021'de Senegal ile olan ticaret hacmimiz 540 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmişti. Mevcut durumda 2022 yılı verilerine baktığımızda bizim bu rakama sadece ocak-eylül döneminde ulaşmış olduğumuzu görmekteyiz. Yılın geri kalan 3 ayındaki ticaret hacmimizi de dikkate aldığımızda bu yıl içinde bu hedefe çok yaklaşacağımızı ve firmalarımızın 'Yükselen Senegal Planı' kapsamındaki katkıları ve Senegal halkının da desteğiyle önümüzdeki yıl, Cumhurbaşkanı'mızın da özellikle belirttiği gibi 1 milyar dolarlık ticaret hacmine kısa sürede ve kolaylıkla ulaşılacağını öngörüyoruz. Cumhurbaşkanı'mız ile gerçekleştirilen ziyarette 5 anlaşma imzalandı. Anlaşmalar, ilişkilerin ahdi altyapısını güçlendirerek ortak yatırımlar için elverişli bir zemin hazırlamakta ve siyasi ve ticari ilişkilerimizi güçlendirmektedir."

https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiyenin-afrik ...or/2742687


Gökhan Gök

8 ay önce - Prş 08 Arl 2022, 19:03



sayfa 29
« önceki   123 ... 2829303132   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET