Batı'da dinleyici bulamadık bir yerlere gitme ihtiyacını gidermek için önce Kenya,şimdi Somali..
En büyük elçilik binası Mogadişu'daymış bunla övündük. Bizi de Mogadişu kurtaracak zaten.
Cumhurbaşkanı bize gelin diyor, turizmde iyiyizdir haaa!
Afrika'nın ne olduğunu bilmeyenler Çin gibi bir kaç ülkenin orada ne aradığını bilmeyenler çocuk gibi boş boş konuşuyor neymiş halı turizm gibi şeylerle dalga geçtiklerini sanıyorlar. Oysaki cahillikleri kendilerini küçük duruma sokuyor.
Alıntı:
Batı'da dinleyici bulamadık bir yerlere gitme ihtiyacını gidermek için önce Kenya,şimdi Somali.
Cahilliğe bir örnek bu. Batı hayranlığının geldiği nokta neymiş batıda dinleyici bulamamışız Tabi bu arkadaş için batı demek medeniyet demek ve her şey demek olduğundan okulda aldığı eğitimle batıya bakışı değişiyor.
batıyı gözünüzde öyle büyütmüşsünüz ki dünyanın geri kalanını kaybediyorsunuz. İyi ki devletin başında siz gibi batıcılar bulunmuyor.
eee Tabi onlar da haklı sürekli batı şöyle batı böyle diye insanları yetiştirirsen sonra batıdan başka bir şey görmez olur gözler.
Fransa,İngiltere,Almanya,ABD Türkiye'nin Afrika'da aktif olmasına çıldırıyorlar.Özellikle Fransa ve İngiltere basını Türkiye'nin Afrika'daki atılımlarını engellemek için kendi hükümetlerini göreve çağırıyor.Ama Türkiye'de akılsız küçük düşünen birkaç kişi çıkmış Afrika ne ki diyorlar.Çin niye Afrika'ya gidiyor sizce.Çünkü Afrika 30 sene içinde dünyayı ekonomik ve siyasi şekilde şekillendirmesi bekleniyor.Özellikle ham madde bakımından dünyanın seyrini değiştirmesi öngörülüyor.Bunu Tayyip Erdoğan çok iyi bildiği için Afrika'yı gereken ilgiyi gösteriyor.Ama bizdeki büyük düşünen küçük beyinler onu daha anlamamışlar.
Devletin Afrika'ya verdigi onemi sadece insani yardim, mazlumu koruma olarak gormek eksik bir yaklasim olur. Yeralti kaynaklari ve ruzgar, gunes enerjisi vb. bakimindan son derece zengin olan Afrika'ya su anda dunyanin en buyuk sirketleri yatirim yapiyor. En basitinden bir teknoloji sirketi olan google'in yaptigi yatirimlara internetten ulasabilirsiniz. Sahsen, Turkiye tarafindan Afrika'ya yapilan yatirim ve kamuoyu destegi calismalarini stratejik acidan son derece yerinde buluyorum.
Batıdan alınabilecek sadece siyasi destek var, medenilik veya kültürel sempatizanlık beslenecek bir yönü yok. Merak etme canlandırdığın aydınlardan ilan hiç etmem kendimi.
Hayat müşterek; Türkiye'nin Suriye gibi kaçacak yeri yok.
* Teknik arkadaslar daha iyi anlatabilirler ama onumuzdeki 50 senede, sayet, teknolojide cok fakli ve ani bir yon degisimi olmaz ise, Lityum, -Henuz hidrokarbonlarin yerini alacagini soylemek icin erken olsa bile- cep telefonlarindan, tabletlere, elektrikli araclardan, denizaltilara, saatlerden, uydulara kadar giderek artan kullanimi ile teknolojinin yeni yildiz elementi olacak. Bir baska deyisle teknolojik seviyenizden bagimsiz olarak, piyasa fiyatlari altinda Lityum rezervlerine ulasma imkani bulan ulke, global rekabette buyuk avantaj saglayacak.
2000 lerin basinda, Ham Lityum fiyatlari 1500 USD/t seviyelerinde iken, 2014'de 7000 USD'a, gecen yil ise, 13000 USD civarina kadar cikti. Yakin zamana kadar bilinen en buyuk Lityum rezervleri Sili'de idi. Ancak, Sili'deki rezervlerin bugunku teknolojik imkanlar ile cikarilip, islenmesi maliyetli oldugundan, ikinci buyuk rezerve sahip Cin, fiyat avantaji ile piyasayi domine ediyordu. Taaa ki, Tanzanya'da, Viktorya golu baseninin guney kesiminde, Ingilizler tarafindan, muazzam, Lityum-Tantalum rezervleri bulununcaya veya zaten zamaninda bulunmus olan ilan edilinceye kadar (Bkz. Mohanga Project). Ustelik Viktorya baseni rezervleri, cok yuksek Lityum ve Tantalum bilesigi orani nedeni ile hem verimli, hem cikarmasi ucuz maliyetli. Muhtemelen, Viktorya golu baseninin kuzeyinde de mevcut, ancak ne tesadufdur ki, o kismin siyasi sinirlari icinde kaldigi, Kenya ve Uganda'da, Ingiliz nufuz alaninda...
Ancak, Almanlar, birilerinin kulagina bir gun enteresan bir bilgi fisildarlar ; Tanzanya yataklarinin jeolojik olusumuna cok benzer bir jeolojik olusum, Somali'nin Kenya sinirinda, en guneyinde mevcuttur ve Almanlar, bu bolgede, Tanzanya yataklarindan daha verimli bir rezerv kesfetmislerdir. Ne var ki, kucuk bir sorun vardir; Bolge tamamen El Sebab kontrolu altindadir ve Mogadisu'da ki merkezi hukumetin bolgede fiili hakimiyeti hic yoktur. Merkezi hukumeti yeniden ayaga kaldirarak, gerek, tamamen Ingiliz nufuzu altindaki, Somaliland ve Puntland idareleri ile arasini bulmaya calisan, gerekse, El Sebab'i bitirerek, ulkenin dogal kaynaklarina tam hakimiyet tesisine yardimci olmayan calisan Turk Cumhurbaskani'nin, her Somali gezisi oncesinde ise ne hikmetse, Mogadishu'da, Turk heyetinin guzergahi uzerinde bombalar patlamakta, hatta mesaj gozlere sokulmak istenircesine, El Sebab tarafindan Turk elciligi basilmaktadir. Ancak, ayni El Sebab, yine her ne hikmetse, bolgedeki hic bir Ingiliz kurum ve kurulusuna dokunmamaktadir.
* Afrika'nin dogusunda bu islerin dondugu, bizimkilerin, "Alamanla omuz omuza" hissettigi siralarda, Irak'in kuzeyinde, Barzani, zamaninin geldigini ve konjokturun uygun oldugunu dusunerek, referandum yapip, bagimsizlik ilan etmeye heveslenir. Bu heves, uluslararasi alanda, ABD, Ingiltere, Turkiye, Iran ve AB'yi temsilen Almanlara da citlatilir. Peki, ne olur derseniz; Alman Disisleri Bakani Steinmaier, apar topar Erbil'e gider ve Barzani'ye aynen soyle der; "Sakin simdi, bagimsizlik referandumu falan yapmaya kalkma, simdi yaparsan, ABD, Ingiltere arkanda durmaz, biz de durmayiz, Turk'lerin kucagina oturmak zorunda kalirsin !" Anglosaxon cenahi acikca bir sey demez ama mesajlarini daha efektif bir yolla iletirler; Bir hafta sonra, ISID, Erbil Havaalaninin 3-4 Km yakinina kadar gelir ve Erbil Havaalanini havan ile dovmeye baslar. Barzani, o geceyi cephede gecirir ve mesaji alarak, Referandumu erteler.
* Eylul 1918'de, Nuri Pasa komutasindaki Osmanli Ordusu (Kafkas Islam Ordusu), yaklasik 1 ay suren bir harekat sonucu, karsisindaki, Rus, Ingiliz, Ermeni, Bolsevik Azeri kuvvetlerini ezerek, once Revan'a (Bugunku Erivan) ardindan Baku'ye girer. (Yaaa, demek ki, 1. Dunya Savasi'nda, Turk'lerin kazandigi tek zafer demek ki, Yarbay Mustafa Kemal'in, cephe komutani oldugu Canakkale zaferi degilmis, ama iste n'edelim ki, komutan, Enver Pasa'nin kardesi idi ! ) Ama arkasindan cok enteresan bir sey olur; Hemen ertesi gunu, Istanbul'da ki "Muttefik", Alman Elcisi Osmanli Hariciye Nazirligi'na gelerek, Bir protesto notasi verir. Nota'da, Osmanli kuvvetlerinin derhal Baku'den cekilmesi talep edilmektedir. Yani, Alamanlar, Ittifak devletleri'nin savasi kaybedeceginin kabak gibi ortada oldugu bir anda (Savasin bitmesine iki aydan az bir zaman kala) bile, Ittifakin kazandigi son buyuk zaferi, sirf Osmanli'nin, Hazar petrol yataklarina konmasindan korktuklari icin kendi aleyhlerine tersine cevirmeye calismaktadir.
Romali'lar, Bu "GOT"lara bosu bosuna gerizekali muamelesi yapmiyordu ! Butun Alaman muhiblerine tebsir ederim
Türkiye'nin yurt dışındaki ilk askeri üssü tamamlandı. Kısa bir süre içerisinde faaliyete geçecek olan üs, Arap yarımadasına komşu, Kızıldeniz'e açılan kapı niteliğindeki Somali'de kuruldu.
Somali'deki Türk askeri üssünde 200 Türk askeri görev yapacak. El Kaide bağlantılı Eş Şebab'ın tehdidi altındaki Somali'nin askerlerine eğitim verecek.
Kısa bir süre içerisinde faaliyete geçecek olan askeri eğitim üssü "Afrika Boynuzu" adını taşıyor. Üste 200 kadar Türk askeri eğitmen olarak görev alacak.
BM'in onayladığı anlaşma kapsamında 10 bin 500 Somalili asker Türk üssünde eğitim görecek. Ayrıca askeri üssün güvenliğinin sağlanması için de Türkiye'den asker gönderilecek.
Somali'nin bölgesel anlamda stratejik önemi bulunuyor. Arap yarımadasına komşu olan Somali'nin Aden Körfezi'ne ve Hint Okyanusuna kıyısı bulunuyor.
Kızıldeniz'e açılan kapı niteliğindeki Somali korsanların en yoğun faaliyet gösterdiği ülkelerden biri. Ayrıca El Kaide bağlantılı El Şebab örgütü de Somali'de faaliyet gösteriyor.
KATAR'A ASKERİ EĞİTİM ÜSSÜ
Türkiye'nin yurt dışındaki tek askeri üssü Somali'de olmayacak. Katar'a askeri eğitim üssü kurulması için 2014'te imzalanan bir anlaşma bulunuyor.
Türkiye'nin Ortadoğu'daki gözü olacak bu üsste, TSK'nın tüm kuvvetlerinden güç bulunacak. Türk askerlerinin ana görevi, Katar askerlerine eğitim vermek olacak. Şu an Katar'da halihazırda 150 kişilik öncü Türk birliği bulunuyor.