Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7
alim80
10 yıl önce - Pts 29 Tem 2013, 18:42

Alıntı:


Nereye ilerlemişiz ne mücadelesi yahu ben kaçırmışım orasını.
Sor bakalım Mısırlıya, Somali'liye "burası bizim arka bahçemiz olsun mu" diye ne diyecekler.
Aç tavuk kendini darı ambarında görürmüş..


Önce burnunuzun önünü görün sonra oralarıda görebilirsiniz

Somali arka bahçenin ötesinde devlet kurumlarına kadar Türkiye kuruyor.

Bu ülkenin bir kesimine medya aracılığı ile nasıl bir afyon veriyorsalar binletce km ötedeki insanların gördüğünü kendi ülkedi içinde olmasına rağmen göremiyor


alim80
10 yıl önce - Sal 30 Tem 2013, 15:01

Alıntı:
O gizli el, silahlarını Türkiye'ye doğrulttu

Sanki gizli bir el, Türkiye'nin ulaştığı her yeri karıştırıyor.
Onu gölge gibi takip ediyor, Türkiye kiminle iş tutarsa, yakınlaşırsa, kimi etkilerse ona müdahale ediyor. O güç, Türkiye'nin elini zayıflatmak için bilinen her yolu deniyor.

Türkiye'yi dışarıda da içeride de itibarsızlaştırmak, eski o aciz günlerine döndürmek istiyor.

Bu yüzden; son dönemde Türk dış politikasına yönelik sorgulamaları dikkatle değerlendirmek lazım. Türkiye'nin yeni bir güç/aktör olarak öne çıktığı, en azından ulaşabildiği ülkelerdeki karışıklıkları Türkiye'nin dış politik başarısızlığı olarak sunanlar aslında bir tür operasyon yapıyor.

Dışarıda Türkiye karşıtı cepheler kuruyor, içeride başarısızlık öyküleri servis ediyor.

Somali'de Türkiye Büyükelçiliği'ni hedef alan saldırı ile Libya'ya NATO müdahalesi döneminde Türkiye Büyükelçiliği'ne yönelik gösteriler aynı adresten çıkma. Libya'da Sarkozy'nin örgütlemesi, Fransız istihbaratının planlamasıyla kamuoyunda müthiş bir Türkiye karşıtlığı işlendi. Bunu yapanlar Avrupalı dostlarımızdı!

Ama tutmadı? Sarkozy'nin Libya ziyareti fiyaskoyla sonuçlandı. Türkiye etkisi daha da yaygınlaştı.

Bugünlerde Somali'de de benzer bir durum oluşuyor. Türkiye kamuoyunun yoğun destekleriyle, devlet millet Somali'ye akın etti. Okul, hastane, eğitim, sağlık, aklınıza gelen her alanda yatırımlar yapıldı. Türkiye Somali'yi ayağa kaldırmak istiyordu. Bu amaçla müthiş bir mücadele verildi, örnek bir yardım kampanyası yürütüldü.

Ama bir süre sonra işler değişti. Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında, özellikle de İngiltere-ABD-İsrail ile Türkiye arasında bir güç mücadelesi başladı.

Türkiye gibi bir ülke nasıl olur da Afrika'nın en kritik ülkesinde bu kadar etkili olabilir, halkın gönlünü kazanabilirdi?! Nasıl olur da, Avrupa ve ABD'nin yıllara dayanan etkinliğini birkaç yılda kırabilirdi?!

Türkiye'yi Somali'den çıkarmaya dönük çirkin bir süreç başlatıldı. Bu durum zamanla şiddet eğilimleri olarak Türkiye'ye yöneltildi. Artık bize saldırılar yapılıyordu. Hem de Somali'li örgütler üzerinden. Son olarak Büyükelçiliğimiz, hastanemiz saldırıya uğradı.

Bizi el üstünde tutan ülke neden, nasıl bu hale gelmişti?

Birkaç yıl önce, 'Türkiye'nin bölgedeki nüfuz alanını genişletmesine en çok dostları karşı çıkacak. Şimdi suskun göründüklerine bakmayın. Birkaç yıl içinde açıktan Türkiye'ye tavır alacak hatta tehdit edecekler' diye yazmıştım.

Öyle de oldu? Ortadoğu'da her ülkede, Kuzey Afrika'da, ve Orta Afrika'da, Türkiye nereye ulaşmışsa karşısında bir cephe buldu. Bu cephe, ulaştığı ülkelerden kaynaklanmıyordu. Aksine orada el üstünde tutuluyordu. Cephe; kendi müttefikleri, Avrupalı dostlarıydı.

El Kaide ya da Eş Şebab? Siz arkasındaki güçlere bakın. Somali işgalini yapan ülkeler bu ülkeyi Türkiye'ye bırakmak istemiyor. Devamı da gelecek. Türkiye'ye ait unsurları tasfiye etmek, Türkiye ile ortaklık yapanları ortadan kaldırmak isteyecekler.

Suriye'de, Irak'ta, Mısır'da, Tunus'ta, Somali'de hatta Balkanlar'da Türkiye karşıtı güçlü cepheler inşa ediliyor. Yeni ittifaklar kuruluyor, örgütlere Türkiye karşıtı ihaleler dağıtılıyor.

Bu, Türkiye'nin gücünü gösterir. Etkinliğini, dinamizmini, yeni bir siyasal yol çizdiğini ve çevresini buna dahil ettiğini gösterir.

Bunu iflas gibi sunanlara inanmayın.

Dışarıda oluşturulan bu yeni cephe ile içerideki oluşturulan cephe, yürütülen operasyon birbirini tamamlıyor. Aynı ellerin ürünü, aynı amaçlar için planlandı.

Arap Baharı dediğimiz, özgürlük eksenli yükselişi darbeci bir harekete dönüştürenler, Ortadoğu'daki bu yeni çıkışı durdurmaya çalışıyor. İlham verici rolü için Türkiye'yi cezalandırıyor.

O güçler şimdi de, Arap baharının etkilediği bütün ülkelerde darbeler planlıyor, özgürlük seslerini sonuna kadar kısmak istiyor.

Mısır'da işledikleri cinayeti, bütün Kuzey Afrika ülkelerinde de işlemek, bu ülkelerde de darbeler tezgahlayıp Arap Baharı diyen herkesi cezalandırmak istiyor.

Bu yeni kabusa dikkat edelim. Batı başkentlerinden beslenen bu felaket bizim ülkelerimizi yeniden ele geçirmeye çalışıyor.

Bu yüzden Mısır direnmeli. Direnişin öncüsü olmalı. Bu direnişi kırmak için bütün çirkinlikleri destekliyorlar. Mısır'ın direncini kırmak, Somali'yi yeniden ele geçirmek, Arap Baharı'nı tersine çevirmek ve Türkiye'nin yüz yıllık uyanışının önüne geçmek.

Hesap bu...


(Özkan)

10 yıl önce - Çrş 31 Tem 2013, 10:08



alim80
10 yıl önce - Prş 01 Ağu 2013, 13:37

Alıntı:
Terör ihalesi, Londra ve Somali'de Türkiye savaşı

Somali kıyılarında kol gezen, petrol tankerlerini ele geçirip fidye istenen, Akdeniz'in Hint Okyanusu çıkışını ellerinde tutan, korku yayan deniz korsanlarına ne oldu?
Bugünlerde Türkiye Büyükelçiliği'ne, Türkiye'ye ait hemen bütün unsurlara saldırılar olurken, özellikle İngiltere Türkiye'yi bu ülkeden dışarı atma mücadelesi verirken aklıma geldi.

'Parayı bize verin' siz gidin ya da 'bu ülkede ne işiniz var, siz de nereden çıktınız' diyen ülkeler Somali'de, Afrika Boynuzu'nda Türkiye'ye karşı ortak bir savaş başlattılar.

'Sizin Afrika'da ne işiniz var, siz gidip kendi sorunlarınızla uğraşın, Anadolu dışına çıkmayın' diye telkinlerde bulunurken el altından terör örgütlerini Türkiye'ye ait unsurlara saldırı için teşvik ediyorlar. Bizi, bölgeden tamamen silmeye çalışıyorlar ve bunu açık açık yapıyorlar.

Kim mi bunlar?

Avrupa Birliği.. Ortaklarımız? İngiltere, Fransa vs..

AB'nin diplomatlarına hazırladığı Somali Raporu'na bakıyorum: 'Yeni aktörlerin bağımsız hareket etmesinden rahatsız olduklarını, bunun kesinlikle önlenmesi gerektiğini', Türkiye'nin artan ilgisinin onları rahatsız ettiğini açıkça yazmışlar.

Türkiye'yi Somali'den çıkarma operasyonu AB'nin resmi raporuna yansımış. Yani Somali sadece bir ülke değil. Küresel güç haritasında köşe başlarından biri ve burada Türkiye gibi 'yeni aktör' asla istemiyorlar.

'Bunu önleme'nin ne anlama geldiğini az çok biliyoruz biz. Irak'tan, Suriye'den, Yemen'den, Afganistan'dan, Mısır'dan?

Bugünlerde ABD; AB ve İsrail ortak organizasyonu, Mısır darbesiyle, Adeviye meydanındaki kıyımla meşgul değilmiş sadece. Somali diye de bir derdi varmış ve hem de ciddi bir gündemmiş.

Müttefiklerin bize açtığı bir savaşla yüz yüzeyiz. Bu coğrafyada nereye el atsak karşımıza geleneksel düşmanlar değil, Türkiye'nin yakın müttefikleri çıkıyor. Bu noktayı gelin birlikte biraz düşünelim. Ciddi biçimde düşünelim, sorgulayalım. Çünkü önümüzdeki yıllarda hep bu konuyla uğraşacağız.

Türkiye misyonlarına yönelik son saldırıları da bu çerçevede, Türkiye'yi buradan atma operasyonu kapsamında görüyorum.

Tetiği kim çekmiş, bombayı kim patlatmış, takılmayın oralara. İhaleyi kim vermiş ona bakın.

Korsanlık demiştik. Ortada ne korsan kaldı ne güvenlik sorunu. Cibuti'yi dünyanın en kritik donanma üssü yapan bir irade ya da koalisyon, hemen yanı başında böyle bir korsanlığa nasıl izin verirdi?

Bu mümkün mü? Mümkün?

Çünkü korsanlığı kendileri besliyor, organize ediyordu. Kızıldeniz'de büyük bir ekonomik ve stratejik güç savaşı veriliyordu.

O gün korsanları kim besliyorsa Türkiye'ye yönelik terörü biraz ondan sormak lazım.

Hatırlatayım o zaman: 15 Mayıs 2009'da 'Terör ihalesi, Londra ve çok büyük bir oyun' başlıklı yazıya döneyim:

'Korsanlar kaçırdıkları gemiler hakkında bilgileri Londra'dan alıyordu. Fidye pazarlığı Londra üzerinden yapılıyordu. İngiliz gemilerine saldırı olmuyordu. Süveyş Kanalı'ndaki trafik, gemilerin seyir bilgileri ve yükleri hakkında bütün bilgiler Londra'dan veriliyordu.

Süveyş ve Hindistan arasında, İngiliz İmparatorluğu'nun eski nüfuz bölgesinde birileri tarafından kontrol edilen tuhaf gelişmeler oluyordu. 'Büyük Ortadoğu'nun Doğu ve Batı ucunda endişe verici gelişmeler oluyordu, Afro-Asya kuşağının kuzeyinde enerji denklemi büyük restleşmelere yol açarken güneyinde, Suveyş'ten Malaka Boğazı'na kadar olan bölgede 'uluslararası sistem' kontrolünde bir haydutluk besleniyordu.

'Korsanlık bir ihale' dedik. İhaleyi verenler terörle mücadele edenlerdi. Çokuluslu bir korsan gücü söz konusuydu. Korsanları hareket alanları belli, üsleri belli, etki edebildikleri bölgeler belliydi. ABD'nin Cibuti üssü, Aden Körfezi'ndeki savaş gemileri, Avrupa Birliği ve NATO gemileri de bölgedeydi. Korsanların üssüyle ABD üssü arasındaki mesafe hiç de uzak değildi. Pentagon; 'Somali'de istikrar sağlanmadan müdahale edilemeyeceği'ni söylüyordu.

Çok garip, korsanların sesi sedası kesildi. Kimse farketmedi bile. Londra'daki yönetici 'bir süre sessiz kalın' demiş olmalı.

Yoksa, Londra'daki yönetici, 'korsanlığı bırakıp Türkiye'ye ait unsurlara saldırın' talimatı mı verdi? Sessizlik bundan mı?

Yeni terör ihalesinin kurbanı Türkiye mi olacak?


ÖzgürY
10 yıl önce - Prş 01 Ağu 2013, 13:48



Karaman Ahmet
10 yıl önce - Prş 01 Ağu 2013, 13:58
Türkiye´yi durdurun!




Yusuf Esengül
10 yıl önce - Cum 02 Ağu 2013, 10:37



murat012191
10 yıl önce - Pts 12 Ağu 2013, 12:24
Türkleri neden vurduk




sedat_038

3 yıl önce - Cmt 28 Arl 2019, 12:19



Türk gücü
3 yıl önce - Cmt 18 Oca 2020, 13:35



sayfa 7
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET