1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Yusuf Esengül
10 yıl önce - Cum 12 Tem 2013, 15:06
İlginç Hayat Hikayeleri
Bugün ünlü , sanatçı ya da zengin diye bildiğimiz pek çok kişinin çok ilginç hayat hikayeleri ve başarı öyküleri vardır.
Kimisi mağarada doğmuş, inşaatta çalışırken keşfedilerek imparator lakaplı sanatçı oluştur.
Kimisi hiç bir okulda başarılı olamamış, hatta okuldan atılmış sonra dünyanın en ünlü bilim adamlarından olmuştur.
Kimisi annesiz ya da babasız büyümüş, yokluklar içinde yoğrulmuş, sonra ünü ve başarıyı kazanmıştır.
Bu başlıkta ilginç hayat ve başarı hikayelerini paylaşalım istedim.
İşte ilk örnek:
BEYAZIT ÖZTÜRK'ÜN KENDİ AĞZINDAN HİKAYESİ
|
 |
Gokhan Bayraktar
10 yıl önce - Cum 12 Tem 2013, 15:09
Hayat hikayeleri, en büyük demagoji malzemesidir.
|
 |
Yusuf Esengül
10 yıl önce - Pts 12 Ağu 2013, 17:09
SEYYAR SATICI İDİ, ZABITA MÜDÜRÜ OLDU
İzmir'in Bayrak Belediyesi'nin Zabıta Müdürü Abdülhakim Kaya'nın hayatı 9 yıl önce girdiği KPSS ile bir anda değişti. Eski bir seyyar satıcı olan Kaya, 2004 yılında girdiği KPSS'de 87 puan alarak zabıta, daha sonra terfi edip zabıta müdürü oldu.
HABERİN DEVAMI
|
 |
(Özkan)
8 yıl önce - Çrş 17 Eyl 2014, 13:25
Zengin Birisi ile Evlenmek İsteyen Kıza Zengin Bir Ekonomistin Cevabı!
Dünyanın en büyük finans şirketlerinden J.P. Morgan’ın CEO’su James Dimon’un, zengin koca avcısı bir kızın kendisine attığı bir elektronik postaya verdiği ilginç cevap.
Zengin birisi ile evlenmek isteyen bir kızın J.P. Morgan’a yolladığı elektronik posta :
Sayın Morgan,
Sizinle dürüst olacağım. Bu yıl 25 yaşına giriyorum. Çok güzelim, iyi bir stilim var ve kaliteli şeyleri severim. Yıllık geliri en az 500 bin dolar veya daha fazla olan bir adamla evlenmek istiyorum. Aç gözlü olduğumu düşünebilirsiniz fakat New York’ta yıllık geliri 1 milyon dolar olan insanlar maalesef orta sınıf sayılıyor.
Çok şey istemiyorum. Sizin sitenizde yıllık geliri 500 bin dolar veya daha fazla olan biri var mı? Hepiniz evli misiniz? Bu konuları merak ediyor ve sormak istiyorum, sizin gibi zengin insanlarla evlenmek için ne yapmam gerek?
Bugüne kadar birlikte olduğum erkekler arasında en zengini yılda 250 bin dolar kazanıyordu. Central Park’ın batı yakasında, yüksek bütçeli rezidanslarda yaşamak isteyen biri için yıllık 250 bin dolar yeterli değil. Size alçak gönüllülükle soruyorum:
1) Zengin bekarlar nerede takılır? (Lütfen bar, restaurant, spor salonu, kulüp, vs. gibi mekanların isimlerini ve adreslerini yazar mısınız.)
2) Hangi yaş kategorisine odaklanmalıyım?
3) Çoğu zenginin eşleri neden ortalama güzellikte? Bir kaç kızla tanıştım; güzel veya ilgi çekici değiller ama zengin erkeklerle evlenebiliyorlar.
4) Kimin karınız, kimin yalnızca sevgiliniz olabileceğine nasıl karar veriyorsunuz? Benim hedefim evlenmek. Zengin bir adamla evlenebilmek için ne yapmalıyım ?
Saygılarımla
Bayan Güzel
James Dimon’un kıza yanıt olarak yolladığı elektronik posta :
Sevgili Bayan Güzel,
zengin-birisi-ile-evlenmek-isteyen-kiza-ibretlik-cevap-ilgincbirbilgi
Yazınızı büyük bir ilgiyle okudum. Tahmin ediyorum ki sizin gibi aynı soruları soran pek çok genç kız var. Lütfen profesyonel bir yatırımcı olarak durumunuzu analiz etmeme izin verin. Benim yıllık gelirim 500 bin doların üzerinde, sizin kriterlerinize uyuyor, bu sebeple zamanınızı boş yere çalmadığımı umut ediyorum.
Bir iş adamı gözünden bakarsak, sizinle evlenmek kötü bir fikir. Nedeni ise çok basit, lütfen açıklamama izin verin. Detayları bir kenara bırakırsak, yapmaya çalıştığınız şey “güzellik” ile “para” ikilisini takas etmek: A kişisi güzelliği sağlar, B kişisi de bunun için ödeme yapar, gayet adil. Fakat burada ölümcül bir problem var; sizin güzelliğiniz kaybolacak ama benim param iyi bir sebep olmadıkça tükenmeyecek. Aslına bakarsanız, benim gelirim yıldan yıla artabilir, ancak siz yıldan yıla güzelleşemezsiniz. Bu sebeple, ekonomik açıdan bakarsak, ben değer kazanan bir varlıkken siz değer kaybeden bir varlıksınız. Hem de sıradan bir değer kaybı değil, katlanarak artan bir değer kaybı. Eğer güzellik sizin tek varlığınızsa, değeriniz 10 yıl sonra çok daha düşük olacak.
Wall Street’te kullandığımız bir terimden yola çıkarsak, sizin için “takas pozisyonu” diyebiliriz, “satın al ve bekle” değil. Sizi satın almak iyi bir fikir değil, bu sebeple kiralamayı tercih ederim. Çünkü alışveriş değeri düşen bir şeyi uzun süre elde tutmak hiç de akıllıca değildir. Şüphesiz; aynı şey sizin istediğiniz evlilik için de geçerli.
Bu yazdıklarım size zalimce geliyorsa bir de şöyle düşünün; tüm paramı kaybetseydim, beni terk etmez miydiniz? Aynı şekilde güzelliğinizi kaybettiğinizde, benim de çıkış yolunu bulmam gerekmez mi?
Yıllık geliri 500 bin doların üstünde olan insanlar aptal değil; sizinle yalnızca çıkarız ama evlenmeyiz. Size, zengin bir adamla evlenme fikrini unutmanızı öneririm. Bu arada, yılda 500 bin dolar kazanan o zengin siz olabilirsiniz. Zira o kadar parayı kazanmak, zengin bir aptal bulabilme ihtimalinizden daha yüksek…
CEO J.P. Morgan
|
 |
(Özkan)
8 yıl önce - Cum 19 Eyl 2014, 15:17
Kuyruk Acısı...
Zamanın birinde, bir oduncu ormanda odun keserken çalı arasında bir yılana rastlamış.
Elindeki baltayı kaldırıp yılanın başını vurmak üzereyken bir an gözgöze gelmiş. Yaradana olan aşkı (yılan bile olsa) yaratılana yansımış ve yılana vurmaya kıyamamış.
Yılanda duygulanmış ve dile gelmiş; ''Ey insanoglu, sen bana kıyamadın, bende sana iyilik edecegim'' demiş.
Bir kör kuyuya dalmış ve kaybolmuş.
Biraz sonra agzında bir altın lira ile dönmüş ve ''Bundan böyle ömür boyu sana hergün bir altın lira verecegim!'' demiş.
Oduncu altını bozdurmuş ve evinde o gün şenlik olmuş.
Ailesi dahil hiç kimseye olanı biteni anlatmamış. Herkes sadece oduncunun çok çalıştıgı için durumunun düzeldigini zannetmiş.
Oduncu yıllar boyu hergün o kör kuyunun başına gitmiş, yılan ile buluşmuş ve altınını almış.
Birgün oduncu agır hastalanmış.
Kuyunun başına gidemez olmuş.
Birkaç gün geçince bolluga alışmış evinde darlık başlamış.
Oduncu oglunu yanına çagırmış ve yılanın sırrını anlatmış. ''Kör kuyunun başına git ve oglum oldugunu söyle; yılan sana altın verecek!'' demiş. Oglu inanmamış ama gitmiş.
Yılan önce saklanmış, sonra ortaya çıkmış.
Onun oduncunun oglu olduguna iyice kanaat getirince de kuyuya inip bir altın getirmiş. Oglan önce inanmadıgı hikayenin gerçek oldugunu görünce hırsa kapılmış, ''Kimbilir daha ne kadar altın var kuyunun içinde!'' diye düşünmüş.
Hırsla yılanı öldürmek için bir hamle yapmış, ıskalamış ama yılanın kuyrugunu koparmış.
Yılan da can havliyle dönüp oglanı sokmuş ve öldürmüş.
Akşam yaklaşıp da oglu gelmeyince oduncu iyice endişelenmiş. Hasta yatagından sürünerek bile olsa kalkmış.
Kuyunun başına gitmiş ki oglu cansız yatıyor.
Yılanda o anda görünmüş; kuyrugu yok ve kanlar içinde. Oduncu durumu anlamış ve çok üzülmüş.
Canının parçası oglu yerde cansız, yıllardır velinimeti olan yılanda yaralı...
''Hatalı olan oglum olmalı!'' demiş ve yılandan özür dilemiş. ''Tekrar dost olalım!'' demiş. Yılan ise acı acı gülümsemiş: ''Çok isterdim ama sende bu evlat acısı, bende de bu kuyruk acısı varken biz artık dost olamayız!'' demiş...
|
 |
Mennaan
8 yıl önce - Cum 19 Eyl 2014, 15:21
Bir adam sürekli olarak çocuğuna "sen adam olamazsın" dermiş. Çocuk nasıl olduysa bir yere vali olmuş. Sonra da tahtına kurulmuş. Adamlarına, "filanca köyde, falanca isimli bir adam var. Onu bana getirin" demiş, adamı getirtmiş. Adam babasıymış. Babasına, "bak gördün mü baba? Bana adam olamazsın demiştin ama ben vali oldum buraya" demiş. Babası da (kendisini ayağına kadar getirttirmesi sebebiyle), "oğlum, ben sana vali olamazsın demedim ki, ben sana adam olamazsın dedim. Hala adam olamadığın da beni ayağına kadar yaka paça getirtmenden belli" diyerek noktayı koymuş.
|
 |
yusufyuşa
8 yıl önce - Cum 19 Eyl 2014, 15:37
| Alıntı: |
Bir adam sürekli olarak çocuğuna "sen adam olamazsın" dermiş. Çocuk nasıl olduysa bir yere vali olmuş. Sonra da tahtına kurulmuş. Adamlarına, "filanca köyde, falanca isimli bir adam var. Onu bana getirin" demiş, adamı getirtmiş. Adam babasıymış. Babasına, "bak gördün mü baba? Bana adam olamazsın demiştin ama ben vali oldum buraya" demiş. Babası da (kendisini ayağına kadar getirttirmesi sebebiyle), "oğlum, ben sana vali olamazsın demedim ki, ben sana adam olamazsın dedim. Hala adam olamadığın da beni ayağına kadar yaka paça getirtmenden belli" diyerek noktayı koymuş. |
Çocukluğumuz büyüklerimiz tarafından bize verilen bu nasihati dinlemek zorunda kalmakla geçti. Zaten kaymakamı duyar duymaz gerisini kendimiz getiriyorduk artık.
|
 |
ceyhun axoy
6 yıl önce - Prş 16 Şub 2017, 04:18
|
 |
nedim972
4 yıl önce - Sal 19 Şub 2019, 20:51
korkunc bebek adasi cok ilginc bir hayat hikayesi. kacirmayin izleyin bence
|
 |
yusuf lutfi
4 yıl önce - Prş 25 Tem 2019, 12:39
İrfan Mavruk
1941 doğumlu, Adanalı mucit.
Hayalet uçak fikrinin babası, radarsız roketin geliştiricisi.
1958 yılında lise öğrencisi olan İrfan Mavruk, yaptığı roket denemelerinden dolayı çok defa gözaltına alınmış, okuldan birçok defa uzaklaştırma almıştır.
Bir gün öğretmeninin, İrfan'ın yeteneğini fark edip, valiliğe haber vermesiyle Adana Elektrik Mühendisleri Odası heyeti, bu çocuğu ve yaptıklarını görmek için ziyaret ediyor.
Ne yazık ki bu heyet, İrfan'ın projelerini delice buluyor ve mantıksız olarak addediyor.
Valilikten dönemin TBMM başkanı'na gönderilen bir mektup, olayı tekrar gündeme getiriyor. dönemin İncirlik üssünde çalışan mühendisleri gelip, proje ve fikirleri bir de kendileri duymak istiyor.
duyduklarını yaratıcı bulan mühendisler, zamanın başbakanı Adnan Menderes'in de desteğiyle yüksek tahsil görmesi amacıyla İrfan'ı Amerika'ya götürüyorlar ve birkaç teste tabi tuttuktan sonra, Columbia Üniversitesine kaydediyorlar.
Eğitim hayatının ardından Houston'da bir nükleer araştırma merkezinde çalışan İrfan Mavruk, füzyon bombasının mucidi Edward Teller ile atom bataryası konusunda proje geliştirme imkanı buluyor.
İrfan Mavruk, 2010 yılında ise New York'ta geçirdiği kalp krizi sebebiyle vefat ediyor.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|