Bazı gazeteci, yazar ve akademisyenler, Mısır'ın ilk seçilmiş cumhurbaşkanı Mursi ve 121 arkadaşına destek için "Freemorsi.org" isimli site kurdu.
Mısır'ın ilk seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin bir fotoğrafının siyah zemin üzerinde yer aldığı sitede, Mursi ve arkadaşlarının idamını engellemek için destek çağrısı yapan Türkçe, Arapça ve İngilizce hazırlanmış metne yer verildi.
Metinde şu ifadeler yer aldı:
"Gandi, Martin Luther King ya da Mandela; özgürlük, adalet ve insanlık için mücadele verdiler. Mursi de öyle. Şiddete ve silaha karşıydı. Özgürlük isteyen Mısır halkının seçtiği ilk Cumhurbaşkanıydı. Diktatör bir general, Mursi ve arkadaşlarını tutuklattı, hapse attı. İdam kararları verildi. Demokrasiye inanan herkes için utanç verici bir durum. Özgürlük ve adalet isteyen halkların umudu kırıldı. Mısır zindanları, Apartheid zindanlarından farksızdır. Bir halkın iradesini, bir diktatörün ihtirasına ve karanlık zindanlara terk edemeyiz. Mursi ve arkadaşları insanlığın, hepimizin onuru için direniyor. Herkes için özgürlük, adalet ve demokrasi isteyenlerin sesi duyulsun. Mısır halkının seçtiği Mursi ve arkadaşları serbest bırakılsın."
Siteye girenler de 3 dilde hazırlanan metne imza atarak, idama karşı tepkilerini dile getirebiliyor.
Mursi'nin idam edilmesine karşı çıkan bildiriye ilk etapta imza atanlar şöyle:
"Abdülhamit Güler, Adem Özköse, Ahmet Hakan Coşkun, Ahmet Taşgetiren, Ammar Acarlıoğlu, Aslı Aydıntaşbaş, Aysel Yaşa, Cemile Bayraktar, Cabir El Haremi, Cihad Gökdemir, Doç. Dr. Abdullah Kıran, Doç. Dr. Mustafa Kırkız, Duygu Leloğlu, Erem Şentürk, Fadime Özkan, Fatih Tezcan, Fatma Kurt, Gülden Sönmez, Hakan Albayrak, Halime Kökçe, Haşmet Babaoğlu, Hatice Saka, Hilal Kaplan, Hüseyin Yahya Şekerci, Kemal Gümüş, Kemal Öztürk, Kutluğ Ataman, Mansur Akgüç, Mehmet Akif Ersoy, Merve Şebnem Oruç, Merve Turkay, Muhsin Kızılkaya, Murat Hazine, Mustafa Ekici, Mustafa Güngör, Mustafa Kartoğlu, Münsif Mazruki, Müfit Yüksel, Nuh Albayrak, Orhan Miroğlu, Prof. Dr. Abdunnasır Yıldız, Prof. Dr. Ahmet Gürbüz, Prof.Dr. Bayram Coşkun, Prof. Dr. Ekram Atalan, Prof. Dr. Ekrem Çiftçi, Prof. Dr. Erdal Necip Yardım, Prof.Dr. Fethi Ahmet Polat, Prof.Dr. Halit Demir, Prof. Dr. Harun Polat, Prof. Dr. Hasan Çiftçi, Prof. Dr. Hikmet Tan, Prof. Dr. Hüsnü Erdem, Prof. Dr. Osman Özcan, Prof. Dr. Sadık Tekir, Recep Yeter, Resul Serdar, Saadet Oruç, Selahaddin Yusuf, Semanur Sönmez Yaman, Serkan Nergis, Süleyman Dinçer, Süleyman Kurt, Süleyman Tunç, Tarık Tufan, Taşkın Yaşar Koç, Tevekkül Karman, Turan Kışlakçı, Vahdettin İnce, Yıldıray Oğur, Yrd.Doç.Dr. Ercan Çağlayan, Yunus Göksu, Zeynep Bayramoğlu, Zümrüt Sönmez, devlet adam ve siyasetçiler, Munsif Marzuki, Eymen Nur, Nasır Ed Duveyle, Raşid Gannuşi, Şeyh Raid Salah, Velid Tabatabai, Hasan El Aribi, Hasan Turabi, gazeteciler Cabir El Haremi, Beşir Nafi, Yasir Ez Zaatira ve Yemenli Nobel Ödüllü Aktivist Tevekkül Karman."
Mısır'da Kahire Ceza Mahkemesi, toplam 166 sanıklı "casusluk" ve "hapishaneler baskını" davalarının 16 Mayıs'taki duruşmasında, Mursi'nin de aralarında bulunduğu 122 kişinin dosyasını, "idam kararıyla ilgili görüş için" müftülüğe göndermişti.
Heyet, Mursi ile 121 kişi hakkındaki kararın açıklanmasının beklendiği 2 Haziran'daki duruşmada ise "kendilerine yeni ulaşan müftünün görüşünü değerlendirmek için" nihai kararın açıklanmasının 16 Haziran'a ertelendiğini duyurmuştu.
"Casusluk" davasında müebbet hapse mahkum edilen Mısır'ın seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Mursi hakkında "Hapishaneler baskını" davasında ise idam cezası verildi.
Mısır'da kamuoyunda "Hapishaneler baskını" olarak bilinen davada, darbeyle görevinden uzaklaştırılan demokratik yollarla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin de aralarında bulunduğu 100 kişiye idam cezası verildi.
Kahire Ağır Ceza Mahkemesi, "Casusluk" davasının ardından, "Hapishaneler baskını"yla ilgili kararını da açıkladı.
Mursi, Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii, İhvan Rehberlik Konseyi Yardımcısı Reşad el-Beyumi, Hürriyet ve Adalet Partisi (HAP) Genel Başkanı Muhammed Saad el-Katatni, İhvan'ın ileri gelenlerinden İsam el-Aryan ve gıyaben yargılanan Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf el-Karadavi ile Mursi dönemi Enformasyon Bakanı Salah Abdulmaksud'un yer aldığı yaklaşık 100 kişinin idamına hükmeden mahkeme, aynı davada İhvan'ın lider kadrosundan Muhammed el-Biltaci, Subhi Salih ve Saad el-Huseyni'nin de aralarında bulunduğu 21 sanığa müebbet, 8 sanığa ise 2 yıl hapis cezası verdi. İdamına hükmedilenlerden 94'ü gıyaben yargılanıyordu.
Söz konusu mahkeme, daha önce açıkladığı "Büyük casusluk" davasında ise HAP Genel Sekreteri Biltaci, İhvan Rehberlik Konseyi Başkan Yardımcısı Hayrat Şatır ile Cumhurbaşkanlığı Sekreteri Ahmed Abdulati'nin de aralarında bulunduğu 16 kişiye idam, Mursi ve İhvan Rehberlik Konseyi Başkanı Bedii'nin de yer aldığı 17 kişinin ise müebbet hapsine hükmetmişti.
Söz konusu iki davada da kararın temyiz yolunun açık olduğu belirtildi.
İsimlerin çokluğu ve iki davanın aynı mahkeme tarafından görülmesi nedeniyle kararlar açıklanırken hakimin zaman zaman elindeki karar metinini okumakta zorlandığı görüldü.
Rabia ve Nahda katliamları New York'ta protesto edildi
Mısır'da Rabia ve Nahda meydanlarındaki katliamın ikinci yılı nedeniyle New York'ta düzenlenen gösteriye yüzlerce kişi katıldı.
ABD'nin New York kentinde, Mısır'da Rabia ve Nahda meydanlarındaki katliamın ikinci yılı nedeniyle protesto gösterisi düzenlendi.
Mısır'ın New York Başkonsolosluğu önünde başlayan gösteride, yüzlerce kişi katliamda hayatını kaybeden binden fazla darbe karşıtını andı ve ülkenin demokratik seçimlerle göreve gelen ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye destek sloganları attı.
Mısır bayrakları, darbe karşıtı gösterilerde hayatını kaybedenlerin posterleri ve "Rabia işareti"nin yer aldığı dövizlerin görüldüğü gösteride, 3 Temmuz 2013'teki askeri darbeyi gerçekleştiren ve bir yıl sonra cumhurbaşkanı olan Abdulfettah es-Sisi protesto edildi.
Göstericilerden Hissam Abdullah, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Bir Amerikan vatandaşı olarak hükümetimizin ABD kanunlarının gereğini yerine getirmesini istiyorum. Çünkü Amerikan kanunları askeri darbeyle göreve gelmiş bir darbe hükümetini desteklemeye izin vermiyor" diye konuştu.
Mısır'daki darbeye ve darbe karşıtlarına yönelik katliamlara karşı Batı dünyasının tavrının tutarsız olduğunu ifade eden Abdullah, Sisi rejiminin ilk günden beri gayrimeşru olduğunu belirtti.
Abdullah, Mısır'da demokrasiye olan desteğinden ötürü Türk halkına ve hükümetine teşekkür ederken, "Yakın zamanda Türkiye'ye gittiğimde her yerde Rabia işaretini gördüm. Türk kardeşlerimizin acımızı hissedip bize destek olması çok etkileyici" dedi.
Göstericilerden Samar Nowar, Rabia ve Nahda meydanlarındaki katliamlardan beri geçen iki yıl içinde Mısır'da her şeyin daha da kötüye gittiğini söyledi.
Nowar, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşmiş Milletler'e Mısır'daki darbe yönetimine verdikleri desteği kesme çağrısı yaptı.
Ashraf Ali ise Sisi rejimi Mısır'da iktidarda oldukça Rabia ve Nahda katliamlarının sorumlularının cezalandırılamayacağını dile getirdi.
News Corporation binası önünde protesto
Göstericiler daha sonra Mısır'ın New York Başkonsolosluğu'ndan Rupert Murdoch'un sahibi olduğu News Corporation şirketinin genel merkezine yürüdü.
Binanın önünde bir başka darbe karşıtı grupla birleşen göstericiler, 3 Temmuz darbesini coşkulu bir şekilde protesto etti.
Gösteride, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mursi'yi yan yana gösteren pankartların açıldığı görüldü.
Protestoya katılan Amerikan vatandaşlarından Missy Crutchfield, "Her sene 1 buçuk milyar dolarımız Mısır'a aktarılıyor. Ama bu para Mısır halkına değil, orduya ve diktatör Sisi'ye gidiyor" diye konuştu.
News Corporation genel merkezinin aynı zamanda şirkete bağlı Fox News haber kanalının da merkezi olduğuna dikkati çeken Crutchfield, Amerikan medyasının Mısır'la ilgili gerçekleri yansıtmadığını ve Fox News'un bu medya içinde "en kötüsü" olduğunu savundu.
Crutchfield, "Neden bu askeri darbenin arkasında duruyoruz? Sisi'nin geçtiğimiz sene Amerika'ya gelmiş olması bile vicdana aykırı bir durum" dedi. (AA)
Gülen darbeyle iş başına gelen mısır'a irtiba edecekmiş,mısır almaya hazır,değerlendireceğiz demişler.Darbeyle başa geldikleri için türkiye'dedeki darbecileri kınamamışlardı,hatta birleşmiş milletler güvenlik konseyinde 10 üyeleri olduğu için kınama yapmasını engellemişlerdi.
Eninde sonunda Mursi kazanacak. Mursi ölürse öldürülürse, Turgut gelir, o yapamazsa Tayyip gelir. Sonunda Mursi kazanır. Türkiye'ye bakarak Mısır okuması yapmak gayet kolay.