Kemal Sunal Hakk'ın rahmetine kavuşalı 15 sene olmuş demek, vay be... Zaman nasıl çabuk geçiyor.
15 sene az bir zaman değil. Öyle sevmişiz ki biz Kemal Sunal'ı, defalarca izlemeye devam ediyoruz filmlerini ve her defasında da kahkahalar gırla!
Oysa, günümüzdeki filmlere veya komedi şovlarına 2. kez denk gelince yine izlemek istiyor muyuz? Pek sanmıyorum. Ya da kendi adıma konuşayım, hatırlamıyorum öyle bir şey.
Nasıl oldu bu iş?
Kemal Sunal tıpkı çoğumuzun kökeni gibi saf ve samimi Anadolu insanını canlandırmıştır. İçinde kötülük yoktur. Etrafında kötüler olabilir, ama her defasında da kötüleri alaşağı ederek zafer elde etmiştir Kemal Sunal.
Yeterli mi bir aktörü böylesine sevmek için? Değil.
Film repliklerini yazıyla yazınca tebessüm bile ettirmiyor çoğunlukla. Mesela, 'eşşoğleşşek'. Bu lafa kim güler Allah aşkına? Hatta kızılır bu lafa. Ama gel gör ki o lafı Kemal Sunal etti mi ortalık yıkılıyor. Samimiyet, kabiliyet, yüreğini ortaya koymak ve halktan birisi olmak meziyetleri kimde var şu anda?
Kimsede yok. Buna Kemal Sunal'ın açıklanamayan etkisini de eklersek sonuç ortaya çıkıyor:
O nadir, bulunmayan. Dolayısıyla değerli.
O bizden biri, saf ama aptal değil. Samimi, halk adamı. Dolayısıyla onu dinliyoruz ve seviyoruz.
İşleri rast gidiyor, onu kimse yenemiyor. Dolayısıyla ona özeniyoruz.
İşte bu yüzden, aradan geçen 15 sene Kemal Sunal'ımızı bize unutturamadı. 15 sene de bir şey mi! Kendi ömrümüz yettiğince O'nu tebessüm ve özlemle, hatta hafifçe yaşaran gözlerle anmaya devam ediyoruz.
Yeri hiç dolmayacaktır. O hayatını kaybettiğinde 2 yaşıma basmamıştım. Ancak kendisini çok seviyorum. Karakteri, duruşu ve oyunculuğu eşsizdir. Eşi Gül Hanım'ın yeni yazdığı kitabını okuyunca ona daha da hayran oldum. Özellikle son filmlerinin senaryosu pek de iyi olmamasına rağmen sevenlerini gözüne gelmez. Bu arada ailesinin hazırladığı bir belgesel varmış, yayınlayacak şirket arıyorlardı.