Ahmet Özbuluk
8 yıl önce - Cmt 04 Tem 2015, 11:30
O zamanlar tığ gibi delikanlı, cepte para çok. Oyuncu bir de, Mavi Boncuk filmini cekiyoruz. Bir gün setten çıktık eve gidiyoruz. Ben Laleli'de oturuyorum. Kemal, benden önce çıktı. Herkes yevmiyesini almış, taksiyle giden gitti, kendi arabasıyla giden gitti. Ben baktım ki Kemal yürüyerek gidiyor; üç kilometre var gideceği yere. Her gün yürüyerek gidip geliyor. Merak ettim, nereye gidiyor bu adam böyle diye.
Uzun süre yürüdü,sonra bir bankta bir adam yatıyordu. Kaldırdı adamı, bir şeyler konuştular, sonra cebinden para çıkarıp verdi. Şaşırmıştım. Sonra biraz daha ilerde bir lokantaya girdi, bir şey yemeden çıktı, oraya da para verdiğini görmüştüm...
Bıraktım takibi, banktaki adama yaklaştım: 'tanıyor musunuz o az önce size para veren adamı?' dedim.
'Adını bilmem, sormam da, her gün para verir bana..' dedi.
Teşekkür ettim.
Az ilerdeki lokantaya gittim: 'Az önce gelen beyin borcu mu var size?'dedim. tanımadılar beni: 'Kemal abi'nin mi, yok hayır bize her gün evsizler uğrar, yemek yediririz, o da sağolsun, onların yemek masrafını öder...'
dedi..
Ertesi gün Kemal'in yanına gittim.
'Sen ne güzel bir adamsın ya..'
dedim, ne olduğunu anlayamadı, sarıldım ağladım..
'Ölme sen benden önce..' dedim, ama dinletemedim...
Yazan: Emel Sayın
|
sazanhayko
8 yıl önce - Pts 03 Ağu 2015, 14:03
Erkut Bey yıllar önce demiş ki:
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=859867#859867
| Alıntı: |
Koltuk Belası adlı filminde olsa gerek. Kemal Sunal sonunda mebus (milletvekili) oluyor ve Ankara´ya yerleşiyor. Günün birinde onu ziyarete gelen bir arkadaşı onu severek kucaklamaya çalışır, ki uzun zamandır görmemişlerdir birbirlerini. Milletvekilimizin cevabı ise şöyle :
"Kardeşim dur sarılma, bi gören olacak, bu Ankara´da sadece bayram seyran´da insanlar birbirlerine sarılabiliyor" |
O film "Koltuk Belası" değil, "Zübük"tü. Gelenler de filmdeki kayınpederi ve seçim bölgesindeki ihtiyar heyetinden iki kişiydi. Karşılaştıktan sonra bizimki bayılma numarası yapıp bunların koluna giriyor, bu sahneyi gören gazeteci de resimlerini çekip gazeteye "İprahim Zübükzade Kaçırıldı" diye manşet atıyordu. Eşi de emniyet müdürlüğünde gazetecilerin eşliğinde "Kocamı kaçırdılar" diye yaygara kopartıyordu.
Koltuk Belası ise bir kasabanın belediye başkanlığı sırasında esnafın işine gelmeyen yasal uygulamaları sonucunda mensubu olduğu partiyle çatışması sonucu en sonunda koltuğu yaktığı sahneyle bitmişti.
Not: Eğer yanılıyorsam beni düzeltmenizi saygılarımla rica ederim.
|