Elazığ Halk Oyunlarını, oyun bölgelerinden "Halay Bölgesi" içinde ele almak gerekir. Elazığ oyunları içinde "Bar" özelliği gösteren oyunlar varsa da bunlar çok azdır.
Elazığ Halk Oyunları “Halay Bölgesi" içinde hareketlilik açısından diğer il ve bölgelere göre ağır ve estetiktir. Az miktarda, çok hareketli oyunlar da vardır. Oyun tempolarını incelediğimiz zaman bu özellik hemen göze çarpmaktadır. Oyunlar "Halay Bölgesindeki diğer oyunlara nazaran müzik ve oyun figürleri açısından ayrıcalık gösterir. Öyle sanıyoruz ki, bu ayrıcalık Elazığ Halk Müziğinin, daha ziyade Türk Sanat Müziğine yatkın olmasından ve müziğin klasik sazlarla icra edilmesinden ileri gelmektedir. Müzikteki bu ayrıcalık, oyun müziklerinin zengin bölümlere sahip olmasında, oyunlarda ise zengin figürlere sahip olmasında gözlenmektedir. Ayrıca her yörede görülmeyen, her oyun formuna (figürüne, kalıbına) karşılık bir müzik formunun bulunması da kayda değer bir durumdur.
Elazığ Halk Oyunları, genel olarak "tatlı sert" bir karaktere sahiplerdir. Erkek oyunları biraz daha sert ancak estetik, kadın ve kız oyunları ise biraz daha yumuşak ve tatlıdır. Komşu vilayetimiz olan Diyarbakır’ın halayında görülen sertlik, Elazığ halayında mevcut değildir. Ondaki sertlik ve figür azlığına karşılık, diğerinde (Elazığ Halayında) tatlı sertlik ve figür zenginliği şeklindedir.
Altmışa yakın Elazığ oyunu vardır. Ancak, bugün yaşayan oyunların adedi yirmi - yirmi beş kadardır.
Bazı Halk oyunlarının isimleri şöyledir
Çaydaçıra
Avreş
Elazığ Dik Halayı
Elazığ Ağır Halay
Bıçak oyunu
Kılıç Kalkan
Delilo
Nure
Güvercin
Horum
Tamzara
Günümüzde kullanılan halk oyunları giysilerini üç safhada ele alarak inceleyebiliriz.
1. Evre Erkek Giyimi :
Başa fes takılır, astane mendil büyüklüğünde "Puşu" takılır. Yaşlılar yazma bağlarlar. Paçaları dar, üst kısmı geniş, beli uçkur ile büzülen çuha şalvar giyilir. Düz beyaz veya siyah-beyaz renkte çizgili, pamuklu kumaştan, içlik veya giyme adı verilen bir iç gömlek giyilir. Bu gömlek kollu, yakasız veya hâkim yakadır. Gömleğin üzerine şalvarın kumaşından "avcı yeleği" denilen bir yelek giyilir. Bele beyaz ipek veya şal adı verilen "acem kuşağı" bağlanır. Ayağa poçikli çarık ve yün örme çorap giyilir.
1. Evre Kadın Giyimi :
Harput kadınının en eski giysi tipidir. Bu tip giysiyi bugün dahi dağ köylerinde görmek mümkündür. Yaklaşık 150-200 sene öncesinde bu tip giysi hakimdi. Bu giysi üç parçadan meydana gelmiştir.
a)- Şalvar
İpekli veya pamuklu kumaştan yapılmakta ve iç kısmı astarlanmaktaydı. Şalvarın boyu oldukça uzun olup bilek kısımlarına kaytan geçirilmekte ve diz altından bağlanmaktadır. Böylece şalvar bir etek görünümünde dökümlü olarak ayak bileklerine inmektedir. Şalvarın bel kısmı da uçkurla büzülmektedir.
b)- İçlik
İpekli veya pamuklu kumaştan yapılmaktaydı. Yakası yuvarlak, önü açık, kopça ile iliklenmektedir. İçliğin yanları yırtmaçlıdır.
c)- Üçetek
Sim işlemeli, kalın ipekli kumaştan veya kadifeden yapılmaktadır. Kolları uzun, bilezikli, çok az yırtmaçlıdır. Yırtmaçlı kısım kopçayla tutturulmuştur. Yakası bele kadar açık,"V" şeklindedir. Belde iki kopça ile "birit" ilikle iliklenmektedir. Belden aşağıya doğru genişleyen eteğin önü tamamen açıktır. Yanları ise kalça altından yırtmaçlıdır. Böylece etek üç parça görünümünü almaktadır. Bele "belbağı" bağlanmaktadır.(Belbağı, üç-dört cm. eninde, tığ işi veya kumaş üzerine işlenmiş kuşaktır.) Ayakkabı olarak postal, çorap olarak yazın iplik, kışın ise yün çorap giyilmektedir.
Baş süslemesi ise şöyledir: Uzun saçlar ortadan ayrılmakta, arkada küçük parçalara bölünerek örülmektedir. Yanlarda birer tutam saç, kulak hizasında kesilip, zülüf bırakılmaktadır. Saç uçlarına "Humpul" denilen saç süslemesi takılmaktadır. Başa bordo çuhadan fes, fesin üzerine gümüş tepelik konulmaktadır. Fese tutturulmuş uzun saç görünümünde ipek saçlık mevcuttur. Fesin alk üzerine oyalı krep bağlanır. Buna yörede "Kıntik" adı verilir. Bunların üzerine oyalı yazma veya tülbent örtülür.
Oyun giysilerinde kullanılan takılar şunlardır: Göğüs üzerine çaprazlama dizilen beşibirlik dizisi, camdan bilezik "Şeve" gümüş veya altın küpe ile yüzük kullanılır.
2. Evre Erkek Giyimi
Birinci safhadaki gibidir. Birinci safhadan farklı olarak ayağa yemeni giyilir.
2. Evre Kadın Giyimi
Bu safhada da birinci safhadaki giysileri görüyoruz. Birinci safhadaki giysilerden farklı olarak, şalvar üzerine kadifeden, üzeri simli cepken giyilir. Bu safhada üçetek yoktur, ipek kuşak takılır.
3. Evre Erkek Giyimi
Bu safhada ayağa poçikli kundura giyilir. Cepkende düğme iliğine geçirilmiş köstekli saat bulunabilir. Mendil olarak düz, beyaz, ipek mendil kullanılır.
3. Evre Kadın Giyimi
Diğer safhalardan farklı olarak, Harput ve Elazığ Fabrikalarında dokunan ve genellikle simli, ipekli kumaştan entari ve ayağa ise "Kaloş Potin" giyilir.
Kültürümüze ait bu bilgileri paylaştıkdan sonra elimizde olan resim ve videolarımızı bu sayfadan paylaşmaya başlayabiliriz.şimdiden teşekkürler
Gözlerimi kırptmadan videoyu izledim.İnanın tüylerim diken diken oldu.Belki başkalarına çok tuhaf gelecek.Ama elazığlı olmayan bunu bilemez.Ne güzel değerlerimiz var.Halk oyunlarımız olsun,müziğimiz olsun,harputumuz olsun,kültürümüz olsun ama bunların değerini ne kadar biliyoruz,bunları ne kadar yaşatmaya çalışıyoruz o bir muamma.Samimiyetimle söylüyorum iyiki elazığlıyım.Bir daha dünyaya gelsem yine elazığlı olmak isterdim.Ne mutlu elazığlıyım diyene.
Gözlerimi kırptmadan videoyu izledim.İnanın tüylerim diken diken oldu.Belki başkalarına çok tuhaf gelecek.Ama elazığlı olmayan bunu bilemez.Ne güzel değerlerimiz var.Halk oyunlarımız olsun,müziğimiz olsun,harputumuz olsun,kültürümüz olsun ama bunların değerini ne kadar biliyoruz,bunları ne kadar yaşatmaya çalışıyoruz o bir muamma.Samimiyetimle söylüyorum iyiki elazığlıyım.Bir daha dünyaya gelsem yine elazığlı olmak isterdim.Ne mutlu elazığlıyım diyene.
Kaancığım bizleri özel yapan da bu zengin folklorümüz zaten.Elazığ son yıllarda gerileme göstersede teselliyi bu gibi geleneksel adetlerimiz de buluyoruz ne yapalım.Buna sebep olanlar utansınn
Kaancığım bizleri özel yapan da bu zengin folklorümüz zaten.Elazığ son yıllarda gerileme göstersede teselliyi bu gibi geleneksel adetlerimiz de buluyoruz ne yapalım.Buna sebep olanlar utansınn
her güzel dönem zor gelir sancılı gelir. biz Elazığ olarak zor günleri elbette atlatacağız bu kadim şehir böyle iki tane uğursuzun yıkacağı memleket değil