Ülkemiz son yillarda demokrasi adina bir cok alanda ilerleme kaydetti, 11 yildir saglam bir iktidar var, artik eskisi gibi siyasi tutklanmalar yok, iskence vakalari kesildi, halkin iradesi güclendi, darbeler tarihe karisti ve artik halkin sectigi iktidar ülkeyi yönetmekte.
Ancak bazi alanlarda geri adim attik, ve bunlardan biride Basin özgürlügü.
Ben sahsen ülkeme bu tabloyu yakistiramiyorum.
Bence dünyada Türkiye'deki kadar geniş basın özgürlüğü olan başka bir ülke yoktur yoktur. Eskiden sadece Müslümanlara basın özgürlüğü hiç yoktu ama şimdi tam olmasada biraz düzeldi.
Dünyanın hiçbir yerinde vatan hainlerine basın özgürlüğüde dahil her alanda Türkiye'deki kadar özgürlük yoktur. Varsa örnek verin. Hainler mecliste dahil her alanda Türkiye'yi ağ gibi kaplamışlar. Ben örnekler versem sayfalar dolar gerek yok herkes biliyor.
Demokrasi havarileri batılı ülkelerde biribiri ardına (sözde) Ermeni soykırımını reddedeni cezalandıran yasalar çıkıyor. Yani ben örneğin birinci elden nenemden dedemden dinlediğim Antep savunmasında Fransız safına geçip komşusunu kesen Ermeni vahşetlerini anlatıp Ermeniler değil biz katledildik desem ceza yerim. Buna karşılık kitabına yazarlığına değilde sırf Ermeni soykırımı oldu demesine batıda ödül verilen sözde Türk yazarı ile ödül aldı diye övünürüz, basınımızın bir kesimi bunu göklere çıkarır.
Almanya'da basın özgürlüğü havarisidir ve bize sürekli talkında bulunur.
8 Türkün sinsice öldürüldüğü ve içlerinde Emniyetten kimselerinde bulunduğu Nazi olayının duruşmasında ilgisi olmayanların basınına duruşmaya girme hakkı verirken Türk basınına vermediler.
Size basın özgürlüğünden başka bir örnek.
CSU Partisinden 67 yaşındaki bir emekliye yayınlanan okuyucu mektubu yazısı için uyarı geldi. Partinin yönetimdeki uygulamalarını eleştirmiş. Bir daha bu şekilde okuyucu mektubu yazarsa 5000 Euro ceza uyarısı vermişler. Kıdın yılmamış fikir özgürlüğü için mücadelesine devam edecekmiş.
Zwei Augsburger CSU-Politiker mahnen eine 68-jährigen Rentnerin wegen eines kritischen Leserbriefes ab - und drohen mit einer Strafe von jeweils 5000 Euro. Doch die Frau will sich nicht einschüchtern zu lassen. Das negative Echo auf die Aktion ist enorm. http://www.sueddeutsche.de/bayern/abmahnung-wegen ...-1.1693304
kesinlikle basın özgürlüğü olduğunu düşünmüyorum taraflı yayıncılık almış başını gitmiş biz hala kendimizi kandıralım hatta bununla ilgili bir haber var bugün milliyette rtük gezi parkı eylemleri için bazı kanallara ceza vermiş.
Alıntı:
RTÜK’ten kanallara Gezi Parkı cezası
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun dünkü toplantısının ana gündemini, Taksim Gezi Parkı’nda başlayan ve Türkiye’ye yayılan eylemlere ilişkin televizyonların yaptığı yayınlar oluşturdu.
Üst Kurul’da, İzleme Dairesi’nin raporları doğrultusunda Halk Tv, Ulusal Tv, Cem Tv ve Em Tv’ye ceza verilmesi tartışmaya açıldı. Ak Partili üyeler gezi eylemlerini yayınlayan kanalların halkı galeyana getirecek yayın yaptıklarını öne sürerken, “kışkırtma” tartışması yaşandı. Ak Parti kontenjanından gelen üyeler, bu kanalları emniyetten polislerin topluca istifa ettiği, bir kişinin panzer altında kalarak yaşamını yitirdiği şeklinde gerçekdışı ve halkı kışkırtıcı haberler yaptığını savundular. Muhalefet kontenjanından gelen üyeler, bakanların, polis ve istihbaratın bu televizyon yayınlarından yararlandığını savunarak, “Maalesef Türk medyası sınıfta kaldı.
Verilmesi gereken haberler verilmeyince halk sosyal medya ve yabancı basına yöneldi. Bu televizyonların öne çıkması bu nedenledir. Dolayısıyla yayınların içeriğinde yanlışlar olsa da böyle bir dönemde bu cezayı verilmesi kabul edilemez” diye konuştular. Ancak tartışmaların ardından Halk TV, Ulusal TV, Cem TV ve Em Tv’ye 3 karşı 5 oyla ceza verilmesi kararı alındı. Para cezaları kanalların bir önceki ayda elde ettikleri reklam gelirlerinin yüzde 2’si oranında verilecek.
Basın özgürlüğü konusunda hükümetin sansüründen baskısından çok sermaye gruplarının sansürü konuşulmalı. Hükümetler gelir geçer bu gün a kanalına baskı yapan hükümet gider yarın b kanalına baskı yapan hükümet gelir.
Ama bir doğan bir koç yıllardır taş gibi duruyor yerinde baskıdan sansürden kurtaracaksanız bunların boyunduruğundan kurtarın kanalları.
Basın özgürlüğü dediğiniz iki tarafı keskin bıçak gibi, Hangi açıdan baktığınıza bağlı.
Saldırgan muhalefete karşı, RT Erdoğan nın tutumuda sert oluyor, haliyle bu tartışılır.
Ancak siz, ülkeyi karıştırmak isteyenlere, bölücülere, kışkırtıcılara, olayları istismar edenlere ne derece anlayışlı Davranabilirsiniz.
Medya patronlarının aynı zamanda inşaat, enerji, bankacılık, sanayi gibi alanlarda çalışmaları engellenmeli. Ayrıca medya patronlarına devlet ihalelerine girme yasağı getirilmeli.
Ben hükumetin bir sansür kurulu gibi çalıştığını düşünmüyorum ancak devletten ihale almak isteyen iş adamları ellerindeki medya kuruluşlarını istedikleri gibi kullanabiliyorlar. Bunun önlenmesi için de yapılacaklar bellidir. Demokrasiden bahsediyorsak derhal bunun yapılması lazım.
SÖZCÜ diye bir gazete basıldığı sürece Türkiye'de basın özgürlüğü yok diyenler kendini kandırır sadece.
Sözcü'deki yazıları ilgiyle okuyorum, yazılarının %80'ini doğru buluyorum. ama benim bile kabul edemeyeceğim kadar büyük hatalara imza atıyorlar. yazıların çoğu okumaya değer. ama bu gazeteyi takip edecek kadar boş vaktim yok. muhalefeti tatmin etmekten öteye gidemiyor.
Bu yüzden çoğu muhalif vatandaş "olmaz olsun böyle gazete, muhalefet yapalım derken muhalefetin yüz karası haline geliyorlar''diye Sözcü'yü eleştiriyor. Bu açıdan yalnız değilim.
Sözcü gazetesi kendine çeki düzen verse iyi olacak. Bu gazete yapıcı muhalefet haline getirilmeli. Biraz akıllı olsalar, daha sağlam muhalefet yapabilirler.