sayfa 28  |
 |
ihsan_88
9 yıl önce - Sal 17 Hzr 2014, 19:15
Ben daha önce de belirttim, asla onlara kızamam. Zulümden kaçanı görmezden gelmek asla olmaz. Ama keşke dış dünya da Suriyeye olduğu kadar göçmenlerle de ilgili olsa. Onlar işlerine gelince her işe burnunu sokarlar, zora gelince kaçarlar. Ne yazıkki bütün kaçak ve ekonomik getirisi çok az olan nüfus bize patladı. İster beğenin ister beğenmeyin, daha uzun yıllar Suriyelilerle yaşayacağız ama buna alışmamız gerekecek. Karışıklık ve suç oranı muhtemelen artacak o kesin, çünkü bu kadar nüfusun (1 milyonu geçti diyorlar) plansız bir şekilde gelip entegre olması hiç kolay değil. Tabi ben bunu İstanbuldan diyorum, sınır şehirlerimizin durumunu bilmiyorum.Ama nüfusda büyük bir ekonomik güçtür, geleceğimiz parlak olacak inşallah. Büyük devlet hemen olunmaz.
|
 |
Resul GUL
9 yıl önce - Sal 17 Hzr 2014, 19:37
Bir de işin Türk Vatandaşlığına geçme konusu var
Yukarda bir arkadaş paylaşmış Vatandaşlık verilmesi ile alakalı olarak; "5 yıl Türkiye de kalma şartı"aranması..
Tamam bu bir nevi filitre diyelim Ama 5 yıldan sonra ne olacak..?
Bu sefer de suça karışmış kişiler de bu haktan faydalanacaklar..
Ve Tertemiz bir sabıkayla ve TC Kimliği ile Hayatlarına devam edecekler..
Bu kişiler aramızda gezmeye devam edecek.
Bunlardan kimse şüphelenmeyecek Çünkü sicili temiz olacak..
Sonra Ayıkla pirincin taşını ..
İleride bu sorun başımızı çok ağrıtacak gibi görünüyor..
Umarım buna bir çözüm bulurlar...
|
 |
kekeş salman
9 yıl önce - Sal 17 Hzr 2014, 19:44
Yahu "homojenleşme" ile ne ilgisi var bu işin? Adamlar göçmen değil ki kendi toplumuna kabul edesin entegrasyon için uğraşasın. Bunlar savaştan kaçıp gelmiş mülteci, hesapta kendi ülkeleri düzelince dönecekler. Her şehirde bir arap mahallesi kurulması beklenmiyor.
Bu insanlara o kadar övülen Toki 3-5 veya kaç sene ise yaşayacakları şehirler yapıp okul hastane vb. hizmeti verebilirdi, hatta düzgün bir elektronik takip yöntemiyle (hepsinin biyometrik bilgilerini alarak) ülkede dolaşmalarına izin verebilirdi. Ama bizim ileri görüşlü stratejik derinlik uzmanı hükumetimiz Esad ha gitti ha gidecek üç ayı kaldı yılbaşını bulamaz diye bu işi yapmadılar, saldım çayıra mevlam kayıra stratejisi uyguladılar.
|
 |
murat012191
9 yıl önce - Çrş 18 Hzr 2014, 09:13
| Alıntı: |
| Muratın yazdıklarının içinde de kültürel yakınlık, farklı dil noktalarını sorun etmesi, topluma karışamayacağını söylemesi onun da homojenleştirme gibi bir ideali desteklediğini gösteriyor.Bunu detekleyenlere faşist demedim sadece mussolininin de benzer bir ideal peşinden koştuğunu hatırlattım. |
ne de güzel niyet okumaları yapıyorsunuz. mussolinici olmuşum da haberim yokmuş. hemen siyah gömlek giyip geliyorum.
demek ki benim yazdıklarımı hiç anlamamışsın.
ben bu insanların bize tamamen yabancı olmalarından bahsettim, üstüne de devletin bunları entegre etmek, rehabilite etmek için hiçbir politika yapmadığından bahsettim. sirkeci de her reklam panosunun altında dilenerek mi bunlar türk toplumuna uyum sağlayacak?
kendilerini her geçen gün daha çok yabancılaştırıyorlar. bunun sonu şiddeti doğuracaktır.
bundan daha büyük sorun ise en son söylediğim husus. bu göçmenlerle birlikte kaç tane örgüt üyesi, sempatizanı girdi bu ülkeye?
|
 |
Misafir 0370
9 yıl önce - Sal 08 Tem 2014, 12:12
Sakın ola yarın bizim de başımıza kötü şeyler gelir suriyeliler bize yardım eder diye düşünmeyin. Ben 2009 yılında suriyeye gittim. Tabi yasal olarak pasaportumla, paramla gezmek için gittim. O zamanlar herşey yolundaydı iç savaş yoktu. Fakat tam bir hayal kırıklığı yaşadım. Her yerde o zaman da dilenci vardı. Zaten Türkiyeye gelenlerin çoğu bu dilenciler. Oranın elit kesimi normal yaşantısına devam ediyor. Neyse gezimin daha ilk günü polis gezerken yanıma geldip bişeyler söyledi ben anlamadım sonra Türkçe bilen sivil giyimli birisi geldi polisin pasaportumu istediğini söyledi. Verdikten sonra bana pasaportumun sahte olduğunu söyledi. Ben pasaportun sahte olmadığını gerekiyorsa konsolosluğu aramalarını söyledim. Sonra sivil giyimli eğer para verirsem polisin beni bırakacağını söyledi. Ben kabul etmedim sonra ikide bir polis çevirip para isteyecek. Bunun üzerine polis çebinden arapça yazılı küçük defter çıkardı ve okumamı istedi. Daha sonra arabasına gidip sopa alıp yanıma geldi. Eğer duayı okumazsam beni o sopayla döveceğini söyledi. Ben de o zamanın parasıyla bizim yaklaşık 100 lira kadar parayı verdim de öyle kurtuldum. İlk iş geziye son verdim. Taksiye aklayıp havalimanına gidip Türkiyeye geri döndüm. Suriyelilere muhtaç olursam demeyin sizi bir kaşık suda boğarlar haberiniz olsun.
|
 |
Deryas
9 yıl önce - Sal 08 Tem 2014, 12:32
araplar sefil fakirlik icinde. Ne egitim, ne ahlak, ne hukuk anlayisi. Hepsi muz afrika cumhuriyetleri.
Orta Dogunun hali iste ortada.
|
 |
Patron
9 yıl önce - Sal 08 Tem 2014, 12:45
dünyanın en zengin ülkeleri arap ülkeleri.
hepsini suriye gibi mi zannettin?
|
 |
(Özkan)
9 yıl önce - Sal 08 Tem 2014, 12:47
ALLAH kimseyi açlıkla terbiye etmesin, Karnımız tokken atıp tutmamız kolay, ya empati kurmayı denersek onların acılarını daha iyi anlardık...
|
 |
Misafir 0370
9 yıl önce - Sal 08 Tem 2014, 13:03
İnsanın beyni zengin olsun, şunun surasında petrolün bitmesine 50 yol kaldı. Bakalım o zaman ne yapacaklar. Ne üretim var ne sanayi ne tarım var. Bakalım gökdelerler karın doyuracak mı? Ayrıca 6 ay önce Dubai ye gittim, 3 gün kaldım 1 tane suriyeli yok. Nedense Arap kardeşliği para bittikten sonra başlıyor.
|
 |
Patron
9 yıl önce - Sal 08 Tem 2014, 13:13
"arap kardeşliği" nereden çıktı? 20 tane ülke halindeler zaten.
kimseye "sen cahilsin" demek istemem ama "bütün araplar fakirdir" zanneden kişinin mutlaka ki biraz daha dünyayı görmesi araştırmasi lazım.
|
 |
sayfa 28  |