İslam'ın genişlemesi büyük oranda 750 yılına kadar savaşlarla alınan topraklarla gerçekleşmiştir. 750'den sonra Endonezya gibi büyük bir topluluk dışında İslam'a ciddi bir katılım olmamıştır. Basitçe bir tematik haritaya bakarsanız bunu görebilirsiniz. Emevi dönemi sonundaki Arap-İslam imparatorluğunun sınırları ile günümüzdeki İslam sınırları büyük ölçüde örtüşmektedir.
Osmanlı Devleti tarafından kimileri 400-500 yıl boyunca yönetilen topraklarda bile İslam'a geçiş çok düşük düzeyde kalmıştır: Sırbistan, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Moldova, Macaristan ve hatta Makedonya (en uzun süre egemenlik altında tutulan bölgelerden biri) bile büyük ölçüde Hıristiyan kalmıştır. Bunda, "Osmanlı toleransı" dışında, başka önemli bir neden de, bu halkların kendi dinlerini bırakıp İslam'a geçmelerini gerektirecek bir neden görmemeleridir. İslam'a geçen azınlık Balkan halkının bu tercihindeki nedenlerden birinin de, İslam'ın mistik yönünü vurgulayan dervişlerin yoğun çabaları yanında, cizyeden kurtulma niyeti olduğu bilimnmektedir. Hatta, İspanya gibi 700 yıl gibi uzun bir süre İslam'ın etkisinin ciddi bıyutta olduğu bir coğrafyada bile İslam'a geçiş minimal düzeyde kalmıştır.
Aynen şimdiki pek çok toplulukta olduğu gibi. Yoksa günümüzün internet çağında, bir tık ötesindeki Kuran'ı okuyan milyonların akın akın müslüman oluyor olmaları gerekirdi.
İslam'ın genişlemesi büyük oranda 750 yılına kadar savaşlarla alınan topraklarla gerçekleşmiştir. 750'den sonra Endonezya gibi büyük bir topluluk dışında İslam'a ciddi bir katılım olmamıştır. Basitçe bir tematik haritaya bakarsanız bunu görebilirsiniz. Emevi dönemi sonundaki Arap-İslam imparatorluğunun sınırları ile günümüzdeki İslam sınırları büyük ölçüde örtüşmektedir.
Türkler, 900'lü yıllarda (800'lü senelerin sonundan itibaren) geniş kitleler halinde Müslüman olmaya başladılar.
Pakistan, Hindistan gibi bölgelerde Müslümanlık 1200'lü yıllardan itibaren yayıldı.
1500'lü yıllarda Kafkaslarda ve Balkanlarda geniş kitleler Müslüman oldu (Boşnaklar gibi).
Maneviyatında, tıpkı dünyanın gibi, mevsimleri var. Takdir-i ilahi bu.
Bu içinde olduğumuz dönemde bir tür bahardan yaza geçiş dönemi.
Müslüman olanin ünlü olmasi önemli degil .. Cok sayida da olmasi önemli degil ...
öz olsun .. az olsa sorun yok.... yanlis anlamayin tabiki herkez Hidayete ersin, ama Islamin gücü Cokluk ile ölcülmez ...
Misal:
Enfal Suresi
64. Ey Peygamber! Sana ve sana uyan müminlere Allah yeter.
65. Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kâfire) galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
66. Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi. O halde sizden sabırlı yüz kişi bulunursa, (onlardan) ikiyüz kişiye galip gelir. Ve eğer sizden bin kişi olursa, Allah'ın izniyle (onlardan) ikibin kişiye galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.
Müslüman olanin ünlü olmasi önemli degil .. Cok sayida da olmasi önemli degil ...
öz olsun .. az olsa sorun yok.... yanlis anlamayin tabiki herkez Hidayete ersin, ama Islamin gücü Cokluk ile ölcülmez ...
Evet islamın gücü çoklukla ölçülmez ama ünlü kişiler şan,ün,şöhret,para gibi şeylerden mutlu olamadıkları için ve hayatın anlamını daha iyi yaşamak,huzura kavuşmak gibi nedenlerle islamı benimsiyorlar.
66. Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi. O halde sizden sabırlı yüz kişi bulunursa, (onlardan) ikiyüz kişiye galip gelir. Ve eğer sizden bin kişi olursa, Allah'ın izniyle (onlardan) ikibin kişiye galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.
Yıllardır, sabreden taraf olmadık mı bunca zamandır ?
Sağ duyulu olmadık mı hep ?
Yıllardır, sabreden taraf olmadık mı bunca zamandır ?
Sağ duyulu olmadık mı hep ?
Tağutu red etmedikce, Allah(c.c)'in kanunlarını Islam diyarında hakim kılmadığımız sürece, kendi kardeşlerimizi öldürdükce, Kafirlerlen dost oldukca ve değişmedikce bize Zafer yok