ABD'de Filistinlilere yaptığı saldırılardan dolayı, İsrail'e karşı protestolar devam etti
ABD'nin New Jersey eyaletinde, Nekbe'nin (Büyük Felaket) 73. yılı ve İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs ile Gazze'ye saldırıları nedeniyle yapılan protestolar bugün de farklı kesimlerin katılımıyla devam etti.
Nekbe'nin yıl dönümü dolayısıyla dün ABD'nin birçok kentinde düzenlenen büyük mitinglerden sonra bugün de Müslüman ve Türk nüfusun yoğun yaşadığı Paterson şehrindeki yerel yöneticiler ve farklı Yahudi grupların da destek verdiği gösteride İsrail'in Filistinlilere karşı işlediği savaş suçları protesto edildi.
Filistin halkının evlerinden zorla çıkarılmasının kabul edilemeyeceğine, İsrail işgali bitinceye kadar Nekbe hareketinin devam edeceğine vurgu yapan konuşmacıların yanında Paterson ve Prospect Park Belediye Başkanları Andre Sayegh ile Muhammed Hayrullah da Filistin halkının uğradığı şiddet ve ayrımcılığa karşı uluslararası toplumun sesini daha çok yükseltmesi gereğine değindi.
Türk İmam Ahmet Babür'ün okuduğu Kur'an ve İngilizce yaptığı dua ile başlayan Filistin'e destek mitinginde, Paterson civarında yaşayan Türk vatandaşları da ellerinde Türk bayrakları ile destek için hazır bulundu.
Farklı Yahudi grupları da destek verdi
İsrail'i, ''ırkçı ve siyonist'' olarak tanımlayan Ortodoks Yahudi Cemaati üyeleri de Filistinlilere destek verenler arasında yerini alırken, barış yanlısı ''Jewish Voice for Peace '' adlı Yahudi Amerikalı grup üyeleri de taşıdıkları dövizlerde İsrail'e yapılan ABD yardımlarının kesilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Öte yandan, New York, Washington DC ve Chicago başta olmak üzere, ABD'nin birçok şehrinde de Filistin'e destek gösterileri düzenlendi.
Nekbe günü
Filistinliler, İsrail'in 14 Mayıs 1948'de işgal ettiği Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etmesi ve Filistinlileri zorunlu göçe tabi tutması nedeniyle 15 Mayıs'ı "Nekbe" (Büyük Felaket) olarak anıyor.
İsrail'in 15 Mayıs 1948'de tarihi Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etmesi, Filistinliler için onlarca yıldır devam eden felaketler silsilesinin başlangıcı oldu.(AA)
Zaten özbekleri sevmezdim. Moğol kırmaları filistine üzülür mu?
Senin bir kuruşlik sevgina özbekler zâr değil ki. Va özbekler başlarina ağir sevdalar düştuğunda da kimsenin içini acitmak için ağlamamiş, sabat-bardeşle yenmiştir.
Önceleri söylediğim gibi yahudilera, ermeni, rus, çin'a koymuşluğum vardir. Beni sınir eden paralar içinda yüzen zengin arablerin öz kardeşlerina bi'fark olmasi va hiç olmazsa kinamamasi.
Biz'i möğol kırmasi ilan etmişsin, biz möğolsak o zaman Türk yoktur cihanda.
Sen gibilera çok sözüm vardi da, ama buradaki arkadaş, tanidiqler beni yanliş anlar va uzulurler.
Sen bir soyunu araştir da, soyundan Türk'ten başka bir millat çikarsa hiç şaşma, olurmu ...
Bu kassam tugayları tel aviv yada başka
Bir İsrail şehrine gece yarısı baskını yapamazmi
Şok bir baskın olursa adamlar neye uğradığını
Şaşırır zira en iyi savunma hucumdur
Herkesin dünyası durduğu yerdedir.!
Bizim dünyamız işte burası.
Ben değil seçkin karakterimiz, sabah namazı edasından sonra şehid edilen, Ahmet yasin anlatsın.
Türkiye, sınır ve iç güvenliği yüzünden terör örgütü pkkya operasyon düzenlerken "müdahaleyi durdurun", "orantısız güç kullanmayın", "taraflara itidal çağrısı yapıyoruz" diyen Batı, söz konusu yaramaz çocukları İsrail olunca, "İsrail'in kendni savunma hakkı var" deyip katliama destek oluyor. Batı'da güya bize en yakın olan Merkel, Afrin'e müdahale ettiğimizde "Afrin'de yaşananlar kabul edilemez. Yaşananları şiddetle kınıyorum" derken; İsrail'e gelince "İsrail'in kendini savunma çerçevesinde saldırılara karşı koyma hakkı vardır" diyor. Sözde özgürlük, insan hakları savunucusu Batı, özünde insanlık düşmanı barbar bir kavimdir.
AB ülkelerinin İsrail'i değilde Filistin'i suçlamasına yada kınamasına şaşmayın(ABD'de aynı şekilde)
AB ülkeleri tarih boyunca İslam ve Türk düşmanıydı.
Tarihlerinde merhamet, vicdan, acıma, yardımlaşma gibi kavramlar neredeyse yoktur.
Ayrıca İngiltere dahil hemen hemen tüm AB ülkelerinde siyonist yahudiler her alanda çok etkin.
Ekonomi, finans, siyaset, medya, eğitim ve akademik kurumların nerdeyse tamamı siyonist Yahudilerin kontrolünde.
Eskiden Türkiye'de de benzer şekilde çok etkin ve güçlüydüler.
Ekonomiden siyasete, finastan medyaya, yargıdan orduya, akamedik alandan eğitim, kültür ve sosyal alana kadar.
Hala Türkiye'de belli alanlarda çok güçlüler.
Bunlar o malum soykırım meselesinden, ki büyük planda bir kurgu işidir, o kadar algı, baskı ve kontrol altına alınmıştır ki, Aman "Anti-semitik" pozisyonda olmayalım,Nazi geçmişi argümanı oluşmasın diye Siyonistlere net bir tepki koyamaz olmuşlardır.
Hatta tepkiyi bırakalım Hak verir duruma gelmişlerdir.