1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 19  |
| Şeriatın gelmesini ister misiniz ? |
| Evet |
 
|
29.0% |
[379] |
| Hayır |
 
|
67.6% |
[882] |
| Fikrim yok |
 
|
3.4% |
[44] |
|
| Toplam Oy : 1305 |
|
 |
Hamza Koçak
10 yıl önce - Sal 26 Şub 2013, 14:21
| Alıntı: |
| İsteyen varsa İran'a gitsin.. |
Mantiga bak seriat istiyorsan irana git. Sende laiklik istiyorsan fransaya git. demkrasi istiyorsan isvece git. sozde ozgurluk, fuhus, alkol, ahlaksizlik istiyorsan amerikaya git.
Boyle mantikmi olur kardes. Ya sev ya terk et mantigi bu iste. Ben bu zihniyete karsiyim.
Surda mantikli bir aciklama yapmaya calissan kim sana birsey der. Ozaman insanca tartisabiliriz.
Bu ulke hepimizindir hic bir kimseyi bir dusuncesinden dolayi, baska yere kovma hakki sende yoktur.
|
 |
erenerdi
10 yıl önce - Sal 26 Şub 2013, 14:28
| Alıntı: |
| Siz daha din de reform yapilsin, günümüzün sartlarina göre yasansin diyorsun. |
Nerede demişim? O kadar yazı yazdım, nerede ''dinde reform yapılsın'' dedim. Buyrun kopyalayın. Siz benim ne yazdığımı bile anlamıyorsunuz.
İslam dininin kaynağı Kuran'dır. ''Kuran başka bir boyuttan, bizim içinde yaşadığımız boyutun dışında olan bir boyuttan gelmiştir'' diyorum.
Bu sebeple içinde yaşadığımız boyutun zaman ve mekan kurallarıyla tam olarak anlaşılamaz. İnsanın düşünme kapasitesi arttıkça, bilinci geliştikçe, bilgisi arttıkça Kuran'dan anladıkları da artar.
Çünkü Kuran evrenseldir. Sonsuza kadar geçerlidir.
| Alıntı: |
| Sende laiklik istiyorsan fransaya git. demkrasi istiyorsan isvece git. |
Türkiye'de laiklik de var, demokrasi de var. Bu forum Türkiye ortalamasını gösteriyor. Bizim bir sıkıntımız yok.
En son erenerdi tarafından Sal 26 Şub 2013, 14:32 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
mehmet kuruoglu
10 yıl önce - Sal 26 Şub 2013, 14:31
Bugün itibari ile, yeryüzünde şeriatın doğru uygulandığı bir ülke yoktur. Bu sebeple "şu ülkede şeriat var ve sonuçlar ortada" demek de doğru olmayacaktır.
Şeriatın uygulandığı bir çok arap ülkesinde, işleyiş ve yaşayışa baktığımızda uygulanan kuralların şeriat ile alakası olmadığını farketmemiz uzun sürmeyecektir.
Bir grup müslümanın avrupadaki radikal eylemleri nasıl tüm islam alemine mâl edilemez ise, şeriat rejimine sahibiz diyen ancak bunu uygulamayan arap ülkelerinin riyakârlığıda şeriate mâl edilemez.
|
 |
akin87
10 yıl önce - Sal 26 Şub 2013, 14:43
| Alıntı: |
Nerede demişim? O kadar yazı yazdım, nerede ''dinde reform yapılsın'' dedim. Buyrun kopyalayın. Siz benim ne yazdığımı bile anlamıyorsunuz.
İslam dininin kaynağı Kuran'dır. ''Kuran başka bir boyuttan, bizim içinde yaşadığımız boyutun dışında olan bir boyuttan gelmiştir'' diyorum.
Bu sebeple içinde yaşadığımız boyutun zaman ve mekan kurallarıyla tam olarak anlaşılamaz. İnsanın düşünme kapasitesi arttıkça, bilinci geliştikçe, bilgisi arttıkça Kuran'dan anladıkları da artar.
Çünkü Kuran evrenseldir. Sonsuza kadar geçerlidir.
|
Insanoglu zaten gittikce ilmini artiriyor. Buna hayir böyle bisey yok demek aptalik olur. Ama seriat degismez. Allah(c.c.)'in kanunlari ve nebisin(sav) emirleri bellidir. Yeni gelisen bir olay varsa Islam alimleri bunu Seriata göre degerlendirir. Bunu anlamiyormusunuz?
Faiz ama her zaman haram --> Devlet bu Sistemi tesvik etmicek, kanun ile korumicak
Zina her zaman haram --> Devlet bunu ulu orta yerde yapilmasini, zina tesvik eden yollari yasaklicak
Allah(c.c) ve Peygamberine (sav) hakaretleri cezalandircak .... bu zamanda sahislar bile kanun ile korunuyor .... ama ifade özgürlügünden bahsediliyor... Demek ki Insanlarin kanunlari yap boz dan baska bisey degil.. bi kere adil degil...
Devlet Müslümanlari sömüren topluluklar ile Dostluk etmicek, kardesinin hakkini gözeticek...
Nasil ki bir Müslüman evine haram para getirmemesi lazim, Devlet icin de gecerlidir --> nerelerden Vergi aliyor Devletimiz bi düsünmek lazim
ve bir sürü konu daha acilabilir...
ha bu herkez icin gecerli mi? hayir degil... iman edenler icin... Insan evinde Zina edebilir, Alkol icebilir, Dine hakaret de edebilir. Ama biz bir toplum oldugumuz icin, ve cogunlugu Müslüman oldugunu savundugu icin, Devlet sorumludur. Nasil ki Düsman kapiya dayandimi ordular cepheye gidiyor... ee senin halkin Müslüman .. Allah(c.c) faizi haram etmis mesela... sende faize karsi tedbirini al, zinaya karsi tedbirini al, yani seriati uygulamak budur. Kimseyi zorlan Müslüman edemzsin. Ama her sistemin/Dinin kurallari var.... Iman ettiysen uygulayacaksin.
|
 |
erenerdi
10 yıl önce - Sal 26 Şub 2013, 14:50
| Alıntı: |
Insanoglu zaten gittikce ilmini artiriyor. Buna hayir böyle bisey yok demek aptalik olur. Ama seriat degismez. Allah(c.c.)'in kanunlari ve nebisin(sav) emirleri bellidir. Yeni gelisen bir olay varsa Islam alimleri bunu Seriata göre degerlendirir. Bunu anlamiyormusunuz?
|
İçtiat kapısı kapatılamaz. Kuran ayetleri değişmez. Bunların yorumu değişebilir.
|
 |
akin87
10 yıl önce - Sal 26 Şub 2013, 14:53
| Alıntı: |
İçtiat kapısı kapatılamaz. Kuran ayetleri değişmez. Bunların yorumu değişebilir.
|
Mesela? Bir örnek verin... Ayet verin ... Sonra güncel bir problem.... bir Alimlerden kaynak gösterin.. nasil yorumlanmis..... Ve siz bugüne göre Yorum yapin...
|
 |
erenerdi
10 yıl önce - Sal 26 Şub 2013, 14:58
örnek verdim, muta nikahı...
|
 |
Ertuğrul MERTEL
10 yıl önce - Sal 26 Şub 2013, 15:03
Şeriat bir hukuk sistemidir.
Dinin Devletle ilgili hüküm ve esasları olarak bakılsa da her hususta bir hukuk oluşturmuştur. Ferdi ve toplumsal şeriat hükümleri diye 2'ye ayırmak gerekir .
Şeriatın toplumsal yönlerinde Devlet uygulayıcıdır.
Fakat Devlette bunu Organları aracılığı ile uygulayacağından bir düzen ve insan ihtiyacı vardır .
Ferdi şeriat namaz , oruç , güzel ahlak , zulmetmemek , kadınlara karşı yumuşak olmak ve Veda Hutbesindeki tün belirtilen haklar ve güzel ahlakla çevrelenmiş halidir.
Toplumsal şeriatın gelmesi ise ilkesel manada idn bütündür. Dinin kendisi bunu kaynağında belirtmiştir. İnkar edenler varsa kendini kandırır .
Peygamberin uygulamasıda buna tezat oluşturmayacak şekilde zaten şekillenir.
İlim , Hikmet , marifet ve sosyal psikolojik , endüstriyel ilerleme ile beraber ancak bugünkü gelinen noktada başlıktaki Devletsel hükümler şeriatının uygulanması süreci bir kadro / kapasite ister .
Her müslümanın olduğu yer bir şeriat merkezidir İslama göre .
Hepsi şahsında dini temsil eder ...
Gök ehli ile yer ehli arasında bir bağ vardır ve bu bağı doğru manada gösterilen şeriat sağlar ... Fakat dinin nakil yollarından bugüne kadar gelen uygulamalarıyla , Devletler arası ilişki vs. ile bir sürü farklı uygulamalar oluştuğundan bugün için Şeriat dendi mi kafalar karışıyor .
Şahsi fikrim coğrafi ve şuur altı bilgilerle gelişen süreçte Her toplum kendine özgü yaklaşım ve uygulama Devletleri eliyle geliştirdiğinden herkes kendi metodunu kutsuyor .
Bu da mevzuyu içinden çıkılamaz saiklere götürüyor .
Aslında bu kadar boğazına kadar zaafiyete batmışken / yenikken Müslümanlar silkelenip sorgulamayacaklarsa kendilerini ne zaman yapacaklar oda ayrı bir garabet.
Başlığı açan arkadaşın niyetini bilemeyiz.
Fakat açıktan söylediği sözler en azından Kuran'daki manası ile uygun şeyler . Az çok Kuran okuyan herkes bunu bilir.
Fakat imtihan ve nefis - şeytan üçgeninde dengeyi ayetlerle uyumsuz olarak bozanlar buna karşı çıkar . En azından kelime olarak karşı çıkmak işi bilenler için İman tehlikesinin taaa kendisidir.
Ben müslümanım ama şeriata karşıyım demek küfürdür.
Gelir veya gelmez Allah bilir.
Ama karşı çıkmak İmanı götürür ...
İnanmayanlar için sorun yok . İnananlar içinse sorun vardır . Belki bazı arkadaşlar mevzunun vehametini anlamamışlardır diye açıklama gereği durdum .
Fakat ne zaman ki İslam'da Osmanlı zamanında alimeler İctihad kapısı kapandı dediler ... Din bitti ... Kabuk kısmı kaldı ve içi - özü çürümeye başladı ...
Eğer insanlar bir hukukla yönetilecekse ki yönetilecek gayrı bir hukuk aslında zulümdür Kurana göre .
Fakay hukuku devamlı geliştirmeniz ve her çağda onu temeli üzerine kat kat olgunlaştırıp ayakta tutmanız gerekir.
Siz ferdi İslami şeriatı ayağa kaldırdığınız anda diğer şeriat oluşur. O olmadan da olmaz zaten diğeri ... Onun olması içinde bugün başımızı öne koyup hata nerede idi demek gerekir .
Kim kırılacaksa kırılsın .
Kimsenin hatrı HAK'kın hatrından üstün değildir .
Fakat siyaset ve geçmiş yaşanmışlıklar bir sürü şeye ve beyinlerdekine gölgedir. Ben dahil ...
Hastalığı bilmekte bir adım ...
|
 |
Hüseyin ATAR
10 yıl önce - Sal 26 Şub 2013, 15:07
| Alıntı: |
| Bugün itibari ile, yeryüzünde şeriatın doğru uygulandığı bir ülke yoktur. Bu sebeple "şu ülkede şeriat var ve sonuçlar ortada" demek de doğru olmayacaktır. |
Benim de merak ettiğim ve öğrenmek istediğim bu işte..
Suudi Arabistan değil...
İran hiç değil...
Arap ülkelerinden biri değil...
Peki;
1400 yıldan bu yana şeriatın uygulanışına örnek gösterilecek bir devlet kurulmamış mı ?
Yoksa şeriat, "tam anlamıyla uygulanması mümkün olmayan" ütopik bir sistem mi ?
|
 |
akin87
10 yıl önce - Sal 26 Şub 2013, 15:08
Peygamber efendimiz (SAV) buna bastan izin veriyor, sonra Allah(c.c.) kesin hükmü ile yasakliyor. Burda simdi nasil yorum yapacaksiniz?
| Alıntı: |
İlk zamanlarda muta nikahına cevaz verilmiş, daha sonra neshedilmiş olduğundan, sahabeler arasında farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Hz. Peygamber (a.s.m)’in buna dair ruhsat verdiğini bilen, ama daha sonra neshedildiğinden haberi olamayan bazı sahabîler, bunun cevazına hükmetmişler. Ancak, neshedilip hükmünün ortadan kaldırıldığını öğrenen sahabiler ise bunun haram olduğu yönünde görüş beyan etmişlerdir.
Bazı sahabilerin daha sonra bu nikahın yasaklandığını öğrenince eski fikrinden vazgeçtiği bilinmektedir. Bunlardan biri de İbn Abbas olduğuna dair rivayetler vardır. İbnü Abbas, mut'a nikâhının uzun zaman nesh edilmediğini söylüyordu. Bilahare mensuh olduğunu kabul ederek ilân etti. Bir gün İbn al-Zubeyr ile İbn Abbas arasında mut'a nikâhı hususunda ihtilaf oldu. İbnü Zübeyr. İbn Abbas'a ta'rizen: "Ne oldu, bazı kimselerin gözü kör olduğu gibi basireti de kapandı. Resûlullah'ın mut'a nikâhına cevaz verdiğini söylüyorlar." dedi. Bundan anlaşılıyor ki İbn Abbas neshden yani Muta nikahının haram kılındığından habersizdi, nesh durumunu öğrenince görüşünden döndü. Nitekim Said bin Cübeyr'den şöyle rivayet edilmiştir: "İbn Abbas bir gün bir hutbe okudu, dedi ki: Mut'a nikâhı leş, kan ve domuz eti gibidir." (bk. el-Fıkh ala'l-Mezâhib al-arba'a VI. 90-93)
Mut’a nikahına iznin verildiği yerlerin hepsinde bir zorunluluk söz konusudur. Buharî ve Müslim’in rivayet ettiği şu hadis-i şerif de bunu göstermektedir. Abdullah b. Mesud anlatıyor: “Biz Resulüllah (a.s.m) ile birlikte –yanımızda kadınlar olmadığı halde- gazada bulunuyorduk. Hz. Peygamber (a.s.m)’e ‘kendimizi hadım edelim mi?’dedik, buna izin vermedi. Sonra bir elbise karşılığında belli bir süreye kadar kadınlarla evlenmemize müsaade etti.’ İbn Mesud daha sonra “Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı tertemiz şeyleri kendinize haram kılmayın” (Maide, 5/87) mealindeki ayeti okudu”(Neylu’l-Evtar, 6/545).
Mut’a nikahının kıyamet gününe kadar neshedildiğine dair bir çok rivayet vardır. Bunlardan biri şöyledir:
"Ey insanlar, ben size kadınlarla mut`a yapmanız konusunda izin vermiştim. Şüphesiz Allah, onu kıyamet gününe kadar haram kılmıştır. Kimin yanında (mut`a nikahı ile tuttuğu) kadın varsa, onu serbest bıraksın. Onlara verdiklerinizden hiçbir şey geri almayınız" (Müslim, Nikâh, 19, 22, 24; İbn Mâce, Nikâh, 44; Dârimî, Nikâh, 16; Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 406) Bu neshin Mekke fethinde, Veda haccında yasaklandığına dair rivayetler de vardır. (bk. Neylu’l-Evtar, 6/546)
İbn Münzir’in belirttiği gibi, İlk zamanlarda -yukarıda açıkladığımız sebeplerden ötürü- mut’a nikahının caiz olduğunu gösteren alimler olmakla beraber, daha sonra bu nikahın haram olduğu hususunda -Şialar hariç- İslam alimleri arasında icma hasıl olmuştur.(Neylu’l-Evtar, 6/548). Mut’a nikahı konusunda geniş bilgi için bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bârî,9/166-174.
İslam alimlerinin büyük çoğunluğunun kabul ettiği görüşe göre, önce izin verilen muta nikahı daha sonra neshedilip cevaz hükmü ortadan kaldırılmış ve kıyamete kadar kesin olarak haram kılınmıştır. Durum böyle olunca, artık ilk zamanlardaki cevaz şartı gibi görünen “zorunluluk” üzerinde durmanın bir anlamı yoktur. Çünkü bu gün hiçbir zorunluluk böyle bir yolu açamaz.
|
|
 |
sayfa 19  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|